Agliyorum Bu Gece

'Şiirler' forumunda NeslisH tarafından 8 Aralık 2008 tarihinde açılan konu

  1. NeslisH

    NeslisH Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Agliyorum Bu Gece konusu
    AĞLIYORUM BU GECE
    Gönlümün Mahzeninde Sana Sevda Türküleri
    kabulumdur seni sevmenin bedeliyse ölüm
    ama
    sevgiye kurşun sıkılmaz ki ah gülüm
    gecenin koynundaki öksüz çocuk gibi
    karanlıklardan korkarım ben
    gözlerini alma gözlerimden
    yarınlarımı elimden
    tutunacak dalım olmalı
    yenilmemek için hayata
    sensiz akar giderim hüzün deresinde
    suç sevmenin neresinde
    kendinle gurur duymalısın sevmişsem seni
    suçlama kendini ya da beni
    sana sevda türküleri gönlümün mahzeninde
    ikimize de en doğrusunu zaman gösterecek
    senin memleketim gibi güzel yüreğin
    duygularını vurduğun zincirleri kıracak
    sevgime mi koşacak
    yoksa anlamsız korkularda
    yine sevgi mi yenilecek
    bana sorarsan tabuların sevgimizin
    önünde eğilecek
    ve yarınlar bize gülecek
    elbet sevgiyede uğrar hayatın yolu
    koparıp yalnızlığına atma
    hayatın dalından sana eğilen kırmızı gülü
    korkma gül kanatmaz ki hiç bir gönülü
    istersen kurumuş gül yaprakları gibi biriktir zulanda
    sana ayırdığım ömürü
    yaralı bir güvercinim kipriğinde
    avcı mı olacaksın sevgime
    dudaklarıma yakışır sevda türküleri
    dokun yüreğimin tellerine
    mutlulukistanı vereyim ellerine
    avucunda bir gelincik gibi büyütür seni bu şair
    bütün güzellikleri sığdırır hasretine
    mendilliğe uzatır yüreğini ağlayan memleketine
    her şeyini sevdiğine
    ama acıları ayırır kendine
    her rengini büyütür sevginin
    dünyayı mutluluğa boyamasını da bilir
    bir serçenin kanadında
    ya da senin susarken de konuşan gözlerinde
    örselenmiş sevda bırakmaz ardında
    hiç bir sevgide mutlu olamasın
    mutlu olacağın kadar bu şairin sevgisinde
    sana sevda türküleri gönlümün mahzeninde
    yaralıyım ama
    anasından kopmak istemeyen çocuk gibi sarılırım yaşama
    şimdiye kadar aldığım tek güzel yara
    senden gelen her şey güzeldir bana
    güzelliğin sevdamda konuşur
    sol yanım kurşun yedi
    ömrümün kalanı üşür
    belki de yüreğin aşkımı bölüşür
    hiç olmasa kanadığın anda dinle
    anahtarı sende
    gönlümün mahzenide sana sevda türküleri
    say ki sen bir yıldızsın gökyüzünde
    ben
    ömrünü harcamayı göze almış bir aşığım
    o yıldızın peşinde
    biliyorsun söküp atamayacağın
    bir tohumdur sevgim
    yüreğinde günden güne büyüyecek
    ve yarınlar bize gülecek
    Sustum!
    Ne kadar susulacaksa o kadar sustum!
    kendimle konuşuyorum şimdi yalnız...
    yalnız yüreğimle dokunuyorum sesime
    kimse duymuyor...
    Sustum!
    bin ah sürüp dudaklarıma
    Sustum!
    sustu benimle deniz,
    sustu deli dalgalar, sustu martılar...
    umutlarımı sarıp rüzgarlara
    uzaklara savuruyorum her gece
    yıldız yapıp serpiyorum gökyüzüne
    kimse görmüyor...
    Sustum!
    tam acılarımı haykıracaktım ki,
    sustum
    bir çığlık kanıyor demedim,
    en derininde yüreğimin...
    sustum!
    içimdeki volkanları boğarak
    açmadım yüreğimi kimselere
    hançeri sadece kendime sapladım
    sapladım ve sustum!
    hüznü yüzümde,
    acıları gözlerimde toplayarak...
    Sustum!
    sustu dudağımdaki şarkı,
    gözlerimdeki şiir
    yaraları yalayan rüzgar
    sokaklarında kahrolduğum şehir
    gözlerim konuşuyor yalnız!
    Saçı ağarmış hayaller
    nemli kirpiklerle
    bulutlandığında gözlerim
    gökte şimşek olup çakıyorum
    kimse görmüyor...
    Sustum!
    tuz basıp yaralarıma!
    ne kadar susulacaksa o kadar sustum!
    içinde volkanlar taşıyan bir derviş gibi
    yaslanıp yalnızlığın duvarına
    gül döküp kalabalıklara her gece
    kimsesiz geziyorum gönül ülkemi
    kimse bilmiyor...
    Sustum!
    tam sevdiğimi haykıracaktım ki, sustum
    sustu benimle gök, sustu dağ, sustu toprak
    acılar konuşuyor şimdi yalnız
    yaralı gönlümün sızıları konuşuyor
    tutup öldürüyorum içimdeki sevdaları bir bir
    atıyorum uçurumlardan
    kimse görmüyor
    Ne zaman
    dudaklarından öpmeye kalksam hayatı
    saçlarını koklasam rüzgarların
    içimde incecik bir sevgi ürperiyor
    sarı hüzünler dökülüyor gönül bahçeme
    gelmiyor beklediğim bahar
    yaralar merhem tutmuyor
    gözyaşı olup dökülüyorum kaldırımlara
    kimse silmiyor
    yağmur dinmiyor
    sevdiğim bilmiyor
    Sustum!
    sustu benimle sarı sabır,
    sustu hasret, sustu zaman
    yalnız gözlerimle dokunuyorum hayata
    kimse duymuyor
    Sustum!
    İçimdeki dalgalar kabardıkça volkanlar gibi
    sustum
    sustu dudağımdaki şiir
    gözlerimdeki nehir
    gönlümdeki yara
    bulutlar haykırdı isyanımı
    şimşekler haykırdı
    sadece ben duydum
    sadece ben
    Ey beşiğini sallayıp boğduğum hayat
    ey kucağımda büyütüp öldürdüğüm sevgi
    yaralar merhem tutmuyor
    geceler avutmuyor
    ben sustum
    acılarım konuşuyor yalnız
    yaralı gönlümün sızıları konuşuyor
    Ben sustum!
    susmuyor yüreğimi kavuran kasırga
    pencereme vuran yağmur damlaları
    susmuyor inleyen rüzgar
    bahar gelmiyor
    kuşlar sevinmiyor
    yıldızlar küs
    ay üzgün
    güneş doğmuyor
    acı dinmiyor
    içimde binlerce şiir kanıyor her gece
    kimse bilmiyor
    kimse duymuyor
    sustum!
    sustu benimle sarı sabır, sustu hasret,
    sustu hayat, sustu zaman
    acılar konuşuyor yalnız
    acılarım konuşuyor
    kimse duymuyor...
    duymuyor...
    duymu...
    duy...
    DUDAĞIM MÜHÜRLÜ,HAPİSTE KALBİM

    Lal oldu dilim
    Gönlümde fırtına kopar,
    İçimden dicle akar duymazsın,
    Susmak zorundayım zalim,
    Sırdır bu görürsün, anlamazsın
    Tutuşur yüreğim,
    Birileri benzin döker içime,
    Alevimi göstermem yine de kimseye,
    Binlerce cam kırığı batar gövdeme,
    Bakışım çok şey anlatır,
    Bir baksan gözlerime,
    Aşk bu ne yapsan saklanmıyor,
    Yedi bitirdi beni,
    Bakışlarını kaçırma ne olur,
    Sana muhtaç bu bedeni,
    Santim santim acı kesiyor,
    Atabilsem korkularımı pencereden,
    Seni seviyorum diye haykıracağım,
    Ne çare sözcükler ağzımda donar,
    Dışım çiçek açar, içime yaprak dökerim,
    Bir kere gülsen zalim,
    Gözlerinde kaybolup giderim,

    Anla insafsız,
    Aşkına mühürlü yüreğim,
    Acizim, susmalıyım,
    Dudaklarına tutunur canım,
    Gözlerime bak, aşkına ölümdür,
    Benim sır dediğim
    Gül Yangını Kül Yokluğun İntihar
    Gün ışığını toplarken
    Akşama doğan varlığınla
    Aydınlanacak anlar
    Ve ben gelişimle sen gidişinlesin
    Duyuyor musun
    Bir yerde bir şeyler atıyor
    Kırık bir dalga kayaları yalıyor.
    Tutkumsun ateş topu yüreğim
    Seni görmek, seni düşlemek
    Seni bilmek seni sende
    Sensizlikte de olsa yaşamak demek
    Sen yüreğimin titreşen sesi
    Turnanın kanat süzüşü
    Çiçeğin bahara dönenci
    Çatlayan kurak toprağın sızısı
    Yangın alevi Afrika sıcağı
    Deprem şiddeti ölçülemeyen
    Düşlerimin düşüncemin güzelliği
    Senler hep güzel
    Işıl, ışıl dolar gözlerime günler
    Dağılır karalar
    Bir liman
    Gelir gider nice anılar
    Hüznüm isyanda yüreğim
    Gül yangını kül yokluğun intihar..
    Bu bir boşluğun hikayesi
    İlk kez bu akşam içimde bir şey var
    Tuhaf duygulara bürünen kalbimi
    Ellerime aldım
    O kadar sıktım ki
    Nefes alamıyorum
    Ayrılıklarla yenilgilerle
    Yine dar sokaklarda yürüyorum
    Yalnız otuzbir yaşımın nisan ayını çok özledim
    Bilmem geçmişin özlemi
    Halime çare olurmu
    Ben ayrılığı hiç ama hiç istemedim ki
    Ama kalbimin başara bileceği bir şeyler olsa gerek
    Çok uzaklaştım içimde tatlı bir telaş
    Arkamda bir kaç gölge
    Belirli belirsiz
    Bomontinin sıkıntılı dik yokuşundayım
    Tam ortasında sokağın loş bir ışık
    Bir çift köpek
    Şahittir olup bitene kendince
    Beklemesi bir hoş
    Her bekleyiş bu kadar güzel olsa
    Ne istediğimi bilmek istermisin
    Hayatımın geri kalan kısmını
    Paniğe kapıldım
    Yola devam etmem gerek
    Anlıyormusun
    Bir rengim daha soldu
    Dikkatlice bak
    Bak ki o simsiyah saçlarından dökülen
    Öfken gururun
    Bir nebze olsun hafifler
    Sen Bana Hep İyi Geliyorsun
    ne zaman kendimle baş başa kalsam
    senli düşlere dalıyorum
    bitmesini hiç istemediğim bir rüya gibi
    sen bana hep iyi geliyorsun
    ne zaman sıkılsam
    seni düşünürüm
    ellerinden tutup mor dağlara çıkarım
    kar sürerim yüzüne
    sevgili için koparılmış kırçiçeği gibi
    sen bana hep iyi geliyorsun
    ne zaman daralsam
    seni düşünürüm
    omzuna dayarım başımı
    buzlarımı eriten
    yanıklarımı serinleten nefes gibi
    sen bana hep iyi geliyorsun
    ne zaman artsa ağrılarım
    seni düşünürüm
    anamın titrek sesiyle can demesi
    babamın şevkatle okşaması
    yaralarıma merhem gibi
    sen bana hep iyi geliyorsun
    ne zaman özlesem
    seni düşünürüm
    hayranı olduğum yıldızla resim çektirmek
    sevdiğim kişiyle sevişmek gibi
    sen bana hep iyi geliyorsun
    ne zaman öfkelensem
    seni düşünürüm
    birbirine geçer dişlerim
    kızgınlığıma bebek gülmesi gibi
    sen bana hep iyi geliyorsun
    ne zaman endişelensem
    seni düşünürüm
    öldü diye sana koşarken
    burnunun bile kanamadığını görmek gibi
    sen bana hep iyi geliyorsun
    ne zaman kendimle baş başa kalsam
    sensiz oluyorum
    beni sensiz bırakma
    sen bana hep iyi geliyorsun
    Sebebi Sensin
    Gülmüşse bir kerecik hüzün gözlerim
    Değmişse dudağıma bir tek tebessüm
    Çıkıyorsa boğazımda hala nefesim
    Canımın cananı sebebi de sensin
    Şiirdir dilimde sana her kelime
    Türkü olur sazıma akan her cümle
    Sabaha mutlu ise senle her gece
    Canımın cananı sebebi de sensin
    Kral sofrası olur kuru ekmeğim
    Mecnundan beter seven yüreğim
    Vuslatına ermekse en son dileğim
    Canımın cananı sebebi de sensin
    Yüreğime akıyor hasretin zehri
    İçimde çağlıyor sevdamızın nehri
    Olduğun yerdeyse aşkların baş şehri
    Canımın cananı sebebi de sensin
    Gözlerin gönlümün en büyük serveti
    Bu büyük sevdanın sendedir hikmeti
    Yaşıyorsam eğer dünyada cenneti
    Umut Gül der yarim sebebi de sensin
    .................................................. .......
    ..............Bir türkü dolandı şimdi dilime,
    'Gönül dağı yağmur yağmur boran olunca
    akar can özüne sel gizli gizli
    bir tenhada can cananı bulunca
    gönülden gönüle gider yol gizli gizli...'
    ....
    Seviyorum demekle olmuyor elbette, ölümüne sevmek,
    'Seni en çok ben seviyorum 'diyebiliyorsa sevilen
    Gönülden gönüle akıyorsa sevda nehri...
    ve önünde duramıyorsa hiç bir şey
    Gel sebebim..gel..gizli gizli...
    Umut Gül Hayal ya...Bende ki...
    Hayal ya bende ki;
    Diyorum ki!
    Çıkıp da gelsen bir akşam vakti
    Çalsan kapımı üşüyen ellerinle,
    ...
    Süzülüp girsen içeri...
    Ürkek bir ceylan edasıyla,
    Atılsan boynuma,
    Yılların hasretiyle…

    Çayımda hazır olsa sobamın üzerinde
    Tutuştursam hemen ellerine
    Bir yandan yudumlarken çayını,
    Bir yandan sevgiyle baksan bana
    Gözlerinin, en koyu kahvesiyle
    Otursan hemen yanı başıma
    Yorgunum canım desen
    Asırları devirip,
    Çok uzun yoldan geldim
    Sevdanın yolcusuyum
    Dinlendir göğsünde beni…

    Bitirip çayını,
    Yapıştırsan başını sevdanla çarpan göğsüme,
    Sen öperken avuç içlerimi...
    Ben okşayıp, koklasam saçlarını

    Sobamın üstünde kavurup
    Sensiz boğazımdan geçmeyen kestaneleri
    Ellerimle soyup yedirsem sana…

    Atarken yorgunluğunu
    Sevdanla coşan dizlerimde...
    Ölümsüz sevdamızın türkülerini
    Söylesem gözlerine…

    …ve sevdiğim…
    Alsam seni kollarıma
    Sarılsam incecik beline
    Isıtsam seni...
    Sevdana hasret dudaklarımla…

    Hayal ya bendeki..
    Umut ya işte…
    Hani şu fakirin ekmeği cinsinden...

    Gelsen ya…
    Bir gün çıkıp düşlerimden…
    ....
    (Önce hayaldi senli günlerim,
    Şimdi uçsuz bucaksız bir umman içimde sana dair umutlarım,
    Biliyorum geleceksin bir gün..! Umudunla Sevda Yolculuğuna…)
    Umut Gül Sen düştün
    Kurşunlar yagmur olmuş yagıyordu,
    Aklıma ölüm degil sen düştün,
    Vuruldum gülüm kanım akıyordu,
    Gözlerime ölüm degil sen düştün.
    Karanlık,yüreklere korku salıyordu,
    Gecenin kuru ayazı yüzleri yalıyordu,
    Şimşekler sevdamıza imza atıyordu,
    Yüregime korku degil,sen düştün.
    Toprak ıslak ve soguk üşüyorum,
    Vuruldum sevdam düşüyorum,
    Rüzgarda sesin,siluetlerde resmin,
    Dilime ölüm degil,sen düştün....
    İshak Özlü Gül yazdim kalbime solmayacak
    hüzünden mi, susuzlugumdan mi,
    yalanlardanmi,
    sevdadan mi,
    düsleri aldim bir kemaninin gece yarisi gün ortasnda,
    unut git diyor kalbim,
    sevdim duymuyor söyledigimi kalbim,
    bir gecenin deniz mavisi pazarindayim,
    kapimi calan aldanmis yalanlardi durgun hayallerde,
    bulduklarimla aglayamam hüzünlerimsiz,
    biraktiklarim cam bir vazoda,
    yanan yüregim denize sabaha,
    yangin bu kalbim senin sevgine,
    aska düsenleri aldim icimden yanima,
    aglayamam ben yanliz,
    gamsiz dertlerimi bir kapanin icine attim,
    hesaplari sönen yildizlara,
    sonra satarim dedim benim gibi sevdaya,
    iste benim aldiklarim onlar paylastigim askim derdimde,
    bir gecenin kaydesiz pazarindayim,
    günahlarimi ask affeder,
    düslerim zorlar,
    günahlarimi ask affeder,
    tutunarak hasret yüzüm,
    simsiki sardim sarmaladim,
    söz bulamadim söylemeye söz,
    aynalar söndü,
    söndüler yildizlarin ardindan,
    gördügüm bamabaska unutmadiklarim,
    kalbimin sökemedikleri,
    gördügüm agladigim,
    sonrada hepsini toparlayip giden sendin,
    tezgahi serdim benligimdekilerle,
    öksüz asklara selam yazdim,
    bir selam edermi maziden leyla,
    yoksa bu yazdigim duygularima güler mi,
    anlarmiydi,rüzgarindan devrildigime,
    yüregimdeki gülün dayanamadigi rüzgara,
    karli daglarin yamacinda hic soldurmadigima gülermiydi...

    Ölene kadar sendeyim,
    sensin benim mavim,
    seni asla birakmayacagim,
    benim ince sevgilim,
    elini ver sansimi bitirmeyeyim,
    alirim seni allanirim,
    sararsam seni berduslasirim,
    romansin bende deliyim ugruna ömrümü yazarim,
    ben sana belaliyim,
    kim engel olacak bana ben kararimi verdim,
    yanliz yada seninle birlikte ömrü icecegim,
    sensin benim herseyim,
    ben sana deliyim,
    sensin benim hayalim tek sevgilim,
    sensin benim sansim bunu hic bitirmeyecegim,
    kaleminde ismin yazili hep kalbimin,
    ben sana sevgiliyim,
    kalbimin kalemiyle ismini yazarim,
    sana kiyamam seni hep yasatacagim,
    sarkisin sen yarim kalmaz sana nefesimin sonuna kadar okuyacagim,
    askimin bestesiyim,
    seni seviyorum diye ulu orta hep haykiracagim,
    gözümdesin hüzünlerini kücücük bir damla yapacagim,
    yemin ettim seni hic mi hic birakmayacagim,
    ben gercek bir deliyim askimin nagmesiyim,
    ben bir deliyim,
    askina katiksiz bir deliyim,
    ölene kadar sendeyim,
    derdin olayim dertlerine serserice gögsümü dereyim,
    defalarca atsan beni,
    ben salaga yatar yine sana gelirim,
    ben yine seni severim,
    ben senin icin deliyim,
    satsan bile beni bilinmeyen yerlere,
    birdaha gelme desende,
    ben senin artik gülün delgilim desende,
    ben salaga yatar yine sana gelirim söylediklerinin hepsine güler gecerim,
    ben yanliz seni sevecegim,
    bile bile sen bitecegim yer olsanda giderim,
    bana sefa mi bulunmaz deyipte baska yere gitmeyecegim,
    dedim ya ben askinin delisiyim,
    bana askini ver gönlüme bir gülden öpücük,
    bir gül kücücük bir gülücük,
    askindan oldum deli bir cocuk,
    ölene kadar sana ucuk,
    dedimya ben askinin delisiyim,
    hemde siril siklam delirmisim,
    ne dersen de bana istersen manyak de,
    salaga yatar senin icin bütün sözlerini yutarim gülüp gecerim,
    manyagim ya askina iste yeterki bir dagi devireyim,
    iste yeterki sensiz olan tüm sevgilere küseyim,
    bilmem delimiyim manyak mi yoksa ucurumdami,
    ama sunu kesin biliyorum ölene kadar sendeyim
    !
    !
    !
     

Bu Sayfayı Paylaş