Age Of Turbulance - Alan Greenspan

'Kitap Özetleri & E-Kitaplar' forumunda ASİ MARDİNLİ tarafından 1 Mart 2009 tarihinde açılan konu

  1. Sponsorlu Bağlantılar
    Age Of Turbulance - Alan Greenspan konusu 11 Eylül 2001 günü, beni İsviçre’den Washington’a geri götürecek uçak havalanmıştı. Çok olmamıştı ki, gizli ajan Bob yanıma yaklaştı ve kulağıma “Sayın başkan, uçağın pilotu sizi kokpit’e davet ediyor. Dünya Ticaret Merkezi (DTM) kulelerine iki uçak çarpmış” dedi. Kaptandan, DTM’ye iki, Pentagon’a bir uçağın çarptığını ve bir diğerinin de kayıp olduğunu; Amerikan hava sahasının tamamen kapandığını ve Zürih’e geri döneceğimizi öğrendim.

    Dönüş yolunda telefonlar kilitlendi, zaten bilgi verebilecek herkes başka uçaklara binmişti bile. Pencereden dışarı bakarken bu eylemlerin daha büyük bir planın parçası olabileceği düşündüm. Merkez Bankası’ndaki durumu merak ettim. Pearl Harbor’dan beri Amerikan toprağında gerçekleşen ilk saldırının etkileri ülkeyi karmaşaya sürükleyebilirdi. Odaklanmam gereken konu, işin ekonomi tarafıydı.

    Merkez Bankası (MB) olarak, Amerikan ekonomisini felç etmek için ödeme sistemlerini devre dışı bırakmanın yeterli olacağı görüşündeydik. Bankalar umutsuzca fiziksel para transferlerine yüklenmeye mecbur kalır, iş dünyası takas (barter) anlaşmaları ve borçlanmaya başvururdu. Haliyle, ülkenin ekonomik faaliyetleri anında yerinde saymaya başlardı.

    ABD MB’sı, olası bir saldırı anında para akışını sağlayan iletişim ve bilgisayar altyapısının yedeklerini ülkenin dört bir yanına dağıttığında soğuk savaş yıllarıydı. Böylece radyasyondan etkilenmemiş yerlerde sistem kısa sürede tekrar faal hale gelebilirdi. 11 Eylül günü de Merkez Bankası başkan yardımcısı Roger Ferguson aynen bu sistemi devreye soktu.

    Saldırıların ekonomik sistemi doğrudan hedef almadığı, bunun daha çok “Kapitalist Amerika”ya karşı yapılan hain bir saldırı olduğu fikri ağır bassa da endişelerim vardı. Amerika gibi gelişmiş bir ekonomiye sahip ülkelerde insanların daima iletişim halinde olması, mal ve hizmet alıp-satması gerekir. İşgücü dağılımı öyle ince hesaplanmıştır ki, herkes yaşamını sürdürebilmek için iş hacminin varlığına muhtaçtır. Bireylerin ekonomiden çekilmeleri çığ etkisi yaratabilirdi. Ekonomik devinim ciddi şekilde yavaşlayabilir, sıkıntılar katlanabilirdi.
     

Bu Sayfayı Paylaş