Adnan Menderes (Adnan Menderes Kimdir? - Adnan Menderes Hakkında)

'Biyografi & Otobiyografi' forumunda UquR tarafından 9 Mart 2009 tarihinde açılan konu

  1. UquR

    UquR Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Adnan Menderes (Adnan Menderes Kimdir? - Adnan Menderes Hakkında) konusu Adnan Menderes


    Adnan Menderes (tam adı: Ali Adnan Ertekin Menderes, 1899–1961), 1950-1960Türkiye Cumhuriyeti başbakanlığı görevinde bulunmuştur. yılları arasında
    1899'da, Aydınlı zengin bir çiftçinin oğlu olarak doğdu. Büyük babası Hacı Ali PaşaKırım Tatarlarından olup Eskişehir çevresinden Tire taraflarına göç etmiştir. İlkokuldan sonra, Kızılçulu Amerikan Koleji'nden mezun oldu. Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden 1935 yılında mezun oldu. Kurtuluş Savaşı'nda savaştı İstiklal Madalyası aldı.
    Aydın'da, 1930'da, kısa süreli "Serbest Cumhuriyet Fırkası"nın bir kolunu organize etti. Bu partinin kapatılmasından sonra Cumhuriyet Halk Partisi'ne (CHP) katıldı.(1931) 1945 yılında parti içi muhalefetten dolayı ihraç edildi.
    7 Haziran 1946'da, Demokrat Parti'yi, yani Türkiye'deki ilk yasal muhalefet partisini kurdu. 1946 seçimlerinde Celal Bayar'dan sonra partideki ikinci önemli adam haline geldi.
    14 Mayıs 1950 seçimlerinden sonra DP iktidara geldi, ve Menderes başbakan oldu. İlk çok partili seçim olan 21 Temmuz 1946 tarihindeki seçimlerin aksine, Menderes hükümeti "açık oy gizli tasnif" yöntemi ile değil, "gizli oy açık tasnif" ile seçilmiştir. 10 yıllık başbakanlık döneminde Türk iç ve dış politikasında büyük değişimler meydana geldi. Tarım makineleştirildi; ulaşım, enerji, eğitim, sağlık, sigorta ve bankacılık ilerledi. Türkiye, ilerleme konseptini öğrendi. Aynı zamanda, bu dönemde Türkiye, Kore Savaşı'na asker yolladı; böylece NATO'ya girişin temelleri atılmış oldu.
    Menderes, geleneksel aile yaşam tarzına daha toleranslıydı ve İslam'ın başka şekillerdeki uygulamalarına Atatürk ve partisinden daha sıcak bakıyordu. Atatürk döneminden o güne kadar Türkçe okunması mecburi olan ezanın istenilen dilde okunabilmesini serbest bıraktı, Batı yanlısı olmakla beraber önceki başbakanlara göre Müslüman ülkelerle daha yakın ilişkiler kuruyordu. Menderes, daha liberal bir ekonomi görüşüne sahipti; yani daha fazla özel girişime izin verdi. Ekonomik girişimleri toplumun fakir kesimini mutlu etti, ama ülkede aşırı ithalata sebep oldu.
    Menderes, toplumun entellektüel kesimi ve Atatürk devrimlerinin tehlikede olduğunu düşünmekte olan askeri kesim arasında popülerliğini giderek yitirmeye başladı. Bu gelişmeler politik yaşamının sonunu hazırlayan faktörler oldu. Kara Kuvvetleri Komutani Orgeneral Cemal Gürsel kendi kisisel vatanperver perspektiflerini bir gece once sohbet ettigi Milli Savunma Bakani’na ve dolayisiyla hukumete sundugu icin erken emekliye sevkedilerek zorunlu izne gonderildi. Bu mektubunda, Adnan Menderes’e olan saygi ve destegini acik bir sekilde ‘Cumhurbaşkanlığına Sayın Adnan Menderes getirilmelidir. Bu muhterem zatı her şeye rağmen milletin çoğunluğunun sevmekte olduğuna kaniim. Bu sevgiden istifade edilerek kırılanların gönülleri alınmalı ve millete yeniden güven telkin edilmelidir’ gorusleriyle ifade eden "Cemal Aga", Silahli Kuvvetlerin tum kademelerine iletilen ve ordunun mutlaka siyasetten uzak kalmasini tavsiye eden ikinci bir veda mektubuna ragmen, 27 Mayıs 1960Hasan Polatkan ve Fatin Rüştü Zorlu idama mahkum edildiler. Celal Bayar'ın cezası yaş haddi nedeniyle müebbed hapse çevrildi. Devlet Baskani Cemal Gursel ve Ismet Inonu’nun, diger dunya liderleri ile birlikte Menderes ve diger kabine uyelerinin idam cezalarinin affi dilekleri, komite tarafindan reddedildi. Fatin Rüştü Zorlu ve Hasan Polatkan 16 Eylül 1961, Adnan Menderes ise 17 Eylül 1961'de İmralı Adası'nda asılarak idam edildi. 7 Kasim 1964’de, Celal Bayar’in hapis cezasi Cumhurbaskani Cemal Gürsel’in affi ile kaldirildi. Adnan Menderes'in mezarı ölümünden 29 sene sonra İmralı'dan alınarak İstanbul'daki bir anıtmezara taşındı (17 Eylül 1990). gününde gerçekleştirilen, Gursel ile alakasi olmayan ve kendisinin ne planlayip nede katildigi, albay ve daha alt rutbelilerin yuruttugu askeri müdahalenin daveti uzerine kurdugu Milli Birlik Komitesi'nin Baskanlik gorevini uslendi ve devrim lideri olarak tanitilarak kabul edildi. DP üyeleri çeşitli suçlardan, askeri harekatin idarecilerinin istegi uzerine, Yassıada'da yargılandılar. Menderes'e isnad edilen suçlar arasında Üniversite yönetimine ve öğrencilerine fazla baskıcı politika uygulaması gibi konular vardı. Dava sonunda Anayasa'yı ihlal suçundan Celal Bayar, Adnan Menderes,
    Daha sonraları, Aydın'da bir üniversiteye (Adnan Menderes Üniversitesi) ve İzmir'de uluslararası bir hava limanına (Adnan Menderes Hava Limanı) onun adı verilmiştir.

     
  2. UquR

    UquR Üye

    1899 yılında Aydın�da doğdu. Babası İzmirli Katipzade İbrahim Ethem Bey, annesi Aydınlı Hacı Alipaşazadeler�den Tevfika Hanım�dır.Anne ve babasını küçük yaşta kaybetti. O'nu anneannesi büyüttü. Tahsil hayatına İzmir İttihat ve Terakki Mektebi�nde başlayan Adnan Menderes, Kızılçulu Amerikan Koleji�nde okurken misyonerlerle başı derde girdiği için, çeşitli makamlara müracaat etti. Müracaat ettiği makamların birinin başında Celal Bayar vardı. Bayar�la böyle tanışmış oldu.

    Ankara Hukuk Fakültesi�ni bitiren Adnan Menderes, Birinci Dünya Savaşı sırasında yedeksubay olarak askerliğini yaptı. Aydın�da bazı arkadaşlarıyla birlikte Ayyıldız Çetesi�ni kurdu. Daha sonra Söke�de Piyade Alay Yaveri olarak savaşa katıldı. Savaştan sonra İstiklal Madalyası aldı.

    Ali Fethi Okyar tarafından 1930 senesinde kurulan ancak kısa sürede kapatılan Serbest Fırka�nın Aydın Teşkilatı'nı kurarak başkanı oldu. Bu parti kapatılınca CHP�ye girdi ve 1931 yılında bu partiden Aydın Milletvekili seçildi.

    1945 senesine kadar TBMM�de komisyon raportörlüğü yapan Adnan Menderes, o yıl Saracoğlu Hükümeti�nin getirdiği Toprak Kanunu Tasarısı'nı şiddetle reddederek, komisyondan istifa etti. Partide yaptıkları muhalefetten dolayı, Refik Koraltan ve Fuat Köprülü ile birlikte CHP Disiplin Kurulu tarafından 12 Haziran 1945�te ihraç edildiler.

    Celal Bayar da hem partiden hem de milletvekilliğinden istifa etti. Bu hareketler Demokrat Parti�nin 7 Ocak 1946�da kurulmasına sebep oldu. 1946 seçimlerinde Demokrat Parti�den Kütahya Milletvekili olarak meclise girdi. Celal Bayar�dan sonra ikinci adam durumuna geldi.

    KESİTLER
    [​IMG]
    Atatürk ve CHP macerası
    27 Mayıs Darbesi
    Darbe hakkında bir yazı
    Bebek Davası
    Menderes'in son dakikaları
    61 Nolu Tebliğ
    14 mayıs 1950 seçimlerinde DP oyların 53,5�ini alarak iktidar oldu. 10 senelik DP iktidarının tek başbakanı oldu ve o döneme damgasını vurdu. İktidarı zamanında 5 hükümet kurdu. Bu 10 senelik zaman içinde Türkiye�nin iç ve dış siyasetinde büyük gelişmeler oldu. Sanayileşme ve şehirleşme hamlesi başladı, köye makine girdi, ulaşım, enerji, eğitim, sağlık, sigorta ve bankacılık yeniden başladı. Türkiye kalkınma kavramıyla tanıştı.

    27 Mayıs 1960 tarihinde yapılan askeri darbeyle iktidardan indirildi. Yassıada�ya hapsedildi. Milli Birlik Komitesi tarafından kurulan Yüksek Adalet Divanı�nca idama mahkum edildi. Yassıada'da tutuklu bulunduğu sırada çeşitli işkencelere maruz kaldığı söylenir.


    ATATÜRK'ÜN SÖZÜ VE CHP MACERASI
    [​IMG]
    Türk demokrasi tarihinin en önemli şahsiyetlerinden biri olan Adnan Menderes 1930 yılında Serbest Fırka'ya katıldı. Serbest Cumhuriyet Fıkrası feshedildikten sonra, Celal Bayar'la görüşerek, Cumhuriyet Halk Partisine girdi, en sonunda da Mustafa Kemal'in "Bugün konuştuğum genç, elbette burada bizim parti mutemetleri ile çalışamaz. Şayan-ı dikkat bir gençtir" cümlesi ile beğenisini kazanmıştı ve 1931 yılında CHF Aydın Milletvekili seçildi, 1945 yılına kadar CHF Milletvekilliğini sürdürmüştür.
    Adnan Menderes o dönemi şöyle anlatıyor:
    "Atatürk zamanında ben, Aydın'da Serbest Fırka'nın reisiydim. Fethi Bey bizzat Aydın'a gelerek, Serbest Fırka ile meşgul oldu. Aydın'daki belediye seçimlerini kazandım. Gayet dürüst bir mücadeleye giriştim. Halk Fırkası ileri gelenleri ile tanışıyordum. Ama Halk Partisi'ne, onların rica ve ısrarına rağmen girmemiştim... Fethi Bey'in partisi, malum şartlar altında feshedildi. Memlekete derin bir teessür hakim oldu. Halk Partisi kendisini toparlamak istedi. Vilayetlere heyetler gönderildi. Bu arada Izmir ve Aydın'a da, Celal Bayar riyasetinde bir heyet geldi...Ben gelen heyetle bir hafta temas etmedim. Nihayet, Celal Bayar tanıdığım ve hürmet ettiğim bir zattı. Vasıf Çınar Ittihat ve Terakki mektebinden hocamdı... Ve temas temin edildi. Bu muhterem zatların ibram ve ısrarı üzerine, Halk Partisine girerek, fikirlerimizi parti içinde müdafaa etmek muvafık olacaktı. O zamana kadar ve benimle beraber Halk Partisi'ne karşı çekingen tanınan arkadaşlarla, Halk Partisi'ne girdik." (Bilgin Çelik, " Toplumsal Tarih Aralık 2000", "Aydın'da Serbest Fırka ve Belediye Seçimleri )

    1945 senesine kadar TBMM'de komisyon raportörlüğü yapan Adnan Menderes, o yıl Saracoğlu Hükümeti'nin getirdiği Toprak Kanunu tasarısını şiddetle eleştirerek komisyondan istifa etti.Partide yaptıkları muhalefetten dolayı bir süre sonra Refik Koraltan ve Fuat Köprülü ile birlikte CHP Disiplin Kurulu tarafından 12 Haziran 1945'te ihraç edildiler.



    27 MAYIS DARBESİ
    [​IMG]
    Sabah saat 04:36'da Ankara Radyosu'ndan yapılan bir anons nefesini tutan insanları bir anda heyecanlandırdı. Tek haberleşme aracı olan devlet radyosundan evlere ulaşan anonsta, ''Bugün, demokrasimizin içine düştüğü buhran ve en son müessif hadiseler dolayısıyla ve kardeş kavgasına meydan vermemek maksadıyla, Türk Silahlı Kuvvetleri, memleketin idaresini eline almıştır'' deniliyordu ve Türk halkı ihtilalle ilk defa tanışmış oldu.

    Cumhurbaşkanı Celal Bayar Çankaya Köşkü'nde; Başbakan Adnan Menderes Kütahya'da gözetim altına alınıyordu. Bakanlar Kurulu ve Tahkikat Komisyonu üyeleriyle DP milletvekilleri de bulundukları mekanlardan toplanarak Harp Okuluna gönderildiler.

    Demokrat Parti iktidarı ile iyi ilişkiler içinde bulunan dönemin Genelkurmay Başkanı Rüştü Erdelhun başta olmak üzere üst rütbeli asker ve bürokratlar cezaevlerine konuldu. Ülkede ilan edilen sıkıyönetim sonucu tüm Demokrat Partili milletvekilleri, üst derecedeki bürokratlar, polis şefleri tek tek evlerinden alındı. Tüm siyasiler yargılanmak üzere Yassıada'ya gönderildiler.


    DARBE HAKKINDA BİR YAZI BÜYÜK GÜN (Çetin Altan-27 Mayıs 1960-Milliyet )
    BÜTÜN Türk vatanperverleri bu muazzam ve şanlı günün sevinci ve heyecanı içindedirler.
    Çürümüş, sufli politik tertiplerinin şahsi ihtiraslarla Türkiye'yi en tehlikeli badirelere, kardeş kavgalarına sürüklemek üzere olduğu bir sırada, Türk Silahlı Kuvvetlerinin medeni bir şekilde devlet idaresine el koymaları ve memleketi karanlık bir akibetten kurtarmaları, tarihimizin büyüklüğüne yakışan mutlu bir hareket olarak, Milletimize hür ve insan haklarına uygun yeni ufuklar açmaktadır.
    Kara ve şüpheli günler selamete ermiş ve Türk Silahlı Kuvvetlerinin şahsında mukedderatına hakim olmuştur.
    Silahlı Kuvvetlerimizi tam zamanında ve üstün bir anlayışla, Milletin kaderini, gitmekte olduğu kötü yoldan bir anda aydınlığa çıkarmıştır.
    Her türlü yalan, baskı ve küçük oyunlardan uzak olarak, Kurucu Meclis'in koyacağı demokratik prensipler çerçevesinde, yakında serbest seçimlere gidilecektir.
    Vatandaşların vakur bir anlayışla aynı milletin çocukları olduklarını hatırlamaları, Hukuk ve İnsan Haklarının koyduğu esaslar içinde, hür bir memlekette yaşayabilmek için birbirlerine kardeşce davranmaları bugün her zamandan ziyade milli bir vazife olmuştur.
    Artık hiçbir partinin rozeti kanun dışı bir imtiyazın sembolü olmayacaktır. Güzel vatanımızda eşit ve hür olarak insanca yaşamanın saadetini paylaşacağımız dakikalar yakındır.
    Kinsiz, baskısız ve zindansız kardeşce bir sevginin memleket üzerinde esas saadetini duyuyor ve bu büyük günü candan alkışlıyoruz.
    Nefretlerin, kıskançlıkların ve ahlaksızlıkların uğursuz bulutları dağılmaktadır. Bütün vatandaşların bu yeni devrin kapısından bir tek vücut halinde girmeleri ve her türlü şahsi duyguların üzerinde, memleket menfaatlerini düşünmeleri en kutsal vazife olmuştur.
    Hakiki hürriyetin saati çalmıştır. Atatürk'ün inkilaplarına bağlı olarak demokratik bir memlekette Türklüğün şerefine yakışan bir nizamın temelleri atılmaktadır.
    Yaşasın Türk milleti yaşasın Türk Ordusu...



    BEBEK DAVASI
    [​IMG]
    "Adnan Menderes'in gayri meşru çocuğu, Dr. Mükerrem Sarol tarafından alınarak öldürüldü." Gazetelerin kullandığı bu haberler Yassıada Savcılarınca delil telakki edilerek, Adnan Menderes hakkında tarihte Bebek Davası olarak anılan dava açıldı. bunun yanında Başbakanlık kasasından çıktığını iddia edilen kadın iç çamaşırı ve bir kutu da çıplak kadın fotoğrafı da delin olarak kullanıldı. Menderes ise bu tutum karşısında gönül ilişkisini yalanlamadığı gibi özür de dilemedi; çocuğun öldürülmediğini, doğum anında öldüğünü söyledi. Adnan Menderes'in gönül ilişkisine girdiği Ayhan Aydan, gerçekten de Menderes'ten hamile kalmış ancak bebekten kurtulmayı kesinlikle istemediği gibi, doğurmayı çok arzulamıştı. Doğuma giren Dr. Fahri Atabey de, "bebeğin boynunu saran kordon yüzünden ölü doğduğunu" saptamıştı.
    Türk siyasi tarihinde, kaçamağı göze alan, evliyken yaşadığı bir ilişki yüzünden kendini kamuoyu önünde savunmak durumunda kalan tek başbakan Adnan Menderes oldu.

    Ayhan Aydan ise, Yassıada duruşmalarında tanık olarak dinlendiği kürsüde şunları söylüyordu:

    "Adnan Menderes'i 1951'de tanıdım. Evli olmasına rağmen büyük bir aşkla sevdim. Bütün emelim ondan bir çocuk sahibi olmaktı. Bunu başaramadım. Ancak hangi vicdansız ana, üzerine titrediği bebeğinin öldürülmesine razı olabilir?" Mahkeme başkanı tarafından sevgilisini kurtarmaya çalışmakla suçlansa da, kamuoyu düşüncesini değiştirmeye, bu yasak ilişkideki masumiyete inanmaya, hatta sempati duymaya başladı. Tarihe "bebek davası" olarak geçen bu duruşmaların sonunda Adnan Menderes beraat etti. Menderes'in beraat ettiği tek dava da buydu. Fakat "devletin yüksek menfaatlerine ve istihbarat işlerine sarfedilmek üzere emrine tahsis edilen paraların bir kısmıyla opera sanatçısı Aydan Ayhan'a ev aldığı" iddiasıyla açılan davada suçlu bulundu.



    MENDERES'İN SON DAKİKALARI İmralı'ya gelindiğinde, memleket içinde ve dış basında sıhhi durumu türlü spekülasyonlara yol açan Menderes, iskeleden konulduğu misafir salonuna kadar çiçek tarhları arasındaki 100 metrelik yolu hiç kimsenin yardımı olmadan rahatça yürüdü. Ayrıca misafir salonu ile darağacının bulunduğu yer arasındaki 80 metrelik yolu da, gene aynı rahatlıkla katetti.
    İmralı Adasının etrafında ve içinde Örfi İdare Kumandanlığınca sıkı emniyet tedbirleri alınmıştı. İmralı Adasının etrafında donanmamıza mensup tekneler, içinde de deniz, kara ve hava askerleri görülmekteydi.
    Yassıada'dan bir enstantane �.... birden önümdeki sırada sağda Bayar�ın başını tanıdım. Yanında oturanı seçemedim önce. Yalnız çok ince bir boyun, gevşek beyaz yaka ve sarı saçlar gözüme çarptı. Bir ara başını çevirdi, o zaman Bayar�ın yanında oturanın Adnan Bey olduğunu hayretle gördüm. Yarabbi ne hale gelmişti! Zayıflamış, zayıflamıştı. Yüzünde benek benek çiller. Sanki uzun bir hastalıktan yeni kalkmıştı...� Samet Ağaoğlu, Arkadaşım Menderes 1967 Baha Matbaası syf:176
    Menderes'e M.B.K.'nin tasdik kararı, kendisine tahsis olunan misafir salonunda tefhim edilmiştir. Cumartesiyi pazara bağlıyan gece saat 01.30'da Zorlu ve Polatkan için yapılan formaliteler, Menderes için tekrarlandı.
    Menderes Egesel'i dinlerken Polatkan derecesinde olmamakla beraber gene korku ile sarsıldı. Fakat zamanla kendisini toparladı. Oturduğu yerde kamburunu çıkararak daha da küçülmüş ve son arzusu sorulduğu zaman bir sigara istedi.
    Verilen Yenice sigarasını içerken şunları söyledi:
    - Dünyadan ayrıldığım şu anda, ailemi ve çocuklarımı şefkatle andığımı kendilerine bildirin. Vatanı ve milleti Allah refah içinde bıraksın.
    Menderes, sabaha karşı saat 02.31'de Zorlu'nun ipe çekildiği darağacında asılmak suretiyle idam edildi. Menderes'in de, Zorlu ve Polatkan gibi darağacına götürülürken, usule uygun olarak bilekleri arkasına bağlanmıştı.



    61 NOLU TEBLİĞ
    [​IMG]
    M.B. Komitesi İrtibat Bürosunun (61) numaralı tebliğidir:
    1- Ord. Prof. Dr. Sedat Tavat, Amiral Bristol Hastahanesi Dahiliye Servisi Şefi Dr. Nevzat Yeginsu ve Yassıada Garnizon Hastahanesi tabiplerinden Dr. Galip Bozalioğlu, Dr. Ahmet Karahaliloğlu, Dr. Zeki Kebapçıoğlu ve Dr. Sedat Yürütgen'den müteşekkil heyet tarafından düşük Başvekil Adnan Menderes'in sıhhi muayenesi yapılmış sıhhi durumunun tamamen normale döndüğü raporla tesbit edilmiştir.
    2- Yüksek Adalet Divanınca verilen ve Milli Birlik Komitesince tasdik edilen idam cezası hükmü infaz edilmiştir. Tebliğ olunu
     

Bu Sayfayı Paylaş