Adana 'daki MüzeLer

'Adana Tanıtımı' forumunda ASİ MARDİNLİ tarafından 25 Mart 2009 tarihinde açılan konu

  1. Sponsorlu Bağlantılar
    Adana 'daki MüzeLer konusu Adana Arkeoloji Müzesi

    Adana'nın ve bütün Çukurova'nın tarihi eserlerinin sergilendiği Müze, Cumhuriyetin ilanından hemen sonra 1924 yılında kurulmuştur. Bu nedenle Türkiye'nin en eski on müzesinden birisidir. İlk olarak çevredeki sütun, sütun başlıkları ve lahitlerin Polis Dairesinde toplanmasıyla kurulan Müze, Adana'lı Alyanakzade Halil Kamil Bey'in müdür olarak atanması ve başarılı çalışmaları sonunda, 1928'de Taşköprü'nün başındaki şimdi yıkılmış olan Cafer Paşa Camii'nin Medresesi'nde ziyarete açılmıştır.

    1950 yılında, Kuruköprü'de şimdiki Etnografya Müzesi'ne taşınmıştır. Özellikle Tarsus/Gözlükule (1934), İçel/Yumuktepe (1936), Ceyhan/Sirkeli (1938) ve Yüreğir/Misis (1958) höyüğü kazılarında bulunan, Çukurova'nın ilk çağlarına ait seçkin eserler müzede toplanmıştır. Müzenin etnografik eser açısından zenginleşmesine Müze Müdürü Ali Rıza Yalman'ın (Yalkın) büyük katkıları olmuştur.

    Müze 5 Ocak 1972 yılında şimdiki binasına taşınmıştır.

    Hitit İmparatorluk dönemine ait "Dağ Kristali Heykelciliği" çok ilgi görmektedir.
     
  2. Dine

    Dine Özel Üye

    Adana İlinde Bulunan Müzeler

    Adana Etnoğrafya Müzesi
    İl merkezinde, Kuruköprü mevkiindeki 1845 yılında yapılmış ve terkedilmiş kilise binası 1924 yılından sonra müze olarak düzenlenmiştir 1972 yılında eserlerin yeni müze binasına taşınmasının ardından kilise restore edilmiş, 1983 yılında ise Etnografya Müzesi’ne dönüştürülmüştür Müzenin bahçesinde kûfi, sülüs ve nesih hatla yazılmış kitabe ve mezar taşları teşhir edilmektedir Ayrıca sade, sikkeli, mecidiye tipi, kavuklu, fesli ve barok başlıklı, XVIIyüzyıldan kalma Osmanlı kadın ve erkek mezar taşları yer almaktadır Bunlar arasında yörenin ileri gelenlerinden Adana Valisi Süleyman Paşazade Ahmet Paşa, Karaisalı Kaymakamı Hasan Fevzi Bey, Adana Askeri Alaybeyi Miratizade İbrahim Bey, Adana Defterdarı Sofyalı Mustafa Bey, Orman Başmüfettişi Akif Efendi’nin mezar taşları da bulunmaktadır Bahçenin batı kısmında Türk-İslâm eserlerine ait kitabeler sergilenmektedir Bunlar arasında Misis Hanı, Adana Vilayet Konağı, Bahripaşa Çeşmesi, Taşköprü ve Misis köprüsü tamir kitabeleriyle Osmanlı devlet armaları bulunmaktadır

    Müzenin etnoğrafik eserler bölümünde; ham deriden çarıklar, zemzem takımları, bakır kahve ibrikleri, ahşap kahve değirmenleri, mangallar, hedik, ellik, körük, kirkit, keserler, gelin takunyaları, usturlaplar, neyler, kavallar, aşiret zurnaları, altın küpe, kolye ve bilezikler, gümüş kemerler ve kemer tokaları, gümüş hamaylı kolyeler, tespihler, gümüş halhallar, yüzükler, tepelikler, bilezikler, ağızlıklar, sürmedanlar, köstekli saatler, yaylı kabak kemane, yaylı tanbur, kemençe, kılıç ve kalkanlar, cepken, sırmalı kadın giysileri ile mankenler üzerinde simle dokunmuş kadın kıyafetleri, iki adet bindallı ve cepken bulunmaktadır Ayrıca müzenin İstar bölümünde, el dokuma tezgâhları, ıstar, mekik, kirkit, yay, ılkıdır, kirmen, çıkrık ve duvarda kilim örnekleri yer almaktadır Yörük Çadırı ile Şark Odası ayrı bir bölümde yer almaktadır

    Adana Misis Mozaik Müzesi


    Misis Antik kentinde bulunan Mozaik örneklerinden biri

    Adana Ceyhan arasındaki tarihi İpek yolu üzerinde, Adana’ya 26 km uzaklıkta bulunan müzede, Misis Antik kenti sınırları içerisinde yer alan bir Bazilika’ya ait zemin mozaikleri sergilenmektedir MSIVyüzyıla tarihlenen bu mozaikler 1956 yılında Misis Höyüğü’nde kazı yapan Alman arkeoloji heyetinden Prof Dr H Theodor Bossert ile Dr Ludwig Budde tarafından ortaya çıkarılmıştır Mozaiğin tam ortasında bir masa veya sehpa şeklinde yapılmış bir kümes ve etrafında Nuh Peygamber’in tufanda gemisine aldığı 23 adet kuş ve kümes hayvanları, bu grubun etrafında ise vahşi ve evcil hayvanlar yer almaktadır

    Müzede; Misis Höyüğü’nde yapılan kazılar sonucu elde edilen bazı eserler de sergilenmektedir

    Adana Arkeoloji Müzesi

    Adana’nın ve bütün Çukurova’nın tarihi eserlerinin sergilendiği Müze, Cumhuriyetin ilanından sonra 1924 yılında kurulması için çalışmalara başlanmıştır Bunun için Alyanakçızade Halil Kamil Bey görevlendirilmiş ve çevredeki eserleri toplamıştır Türkiye’nin en eski on müzesinden birisidir İlk olarak çevredeki sütun, sütun başlıkları ve lahitlerin Polis Dairesinde toplanmış sonra da , 1928’de Taşköprü’nün başındaki şimdi yıkılmış olan Cafer Paşa Camisi’nin Medresesi’nde ziyarete açılmıştır 1950 yılında, Kuruköprü’de şimdiki Etnografya Müzesi’ne taşınmıştır Özellikle Tarsus/Gözlükule (1934), İçel/Yumuktepe (1936), Ceyhan/Sirkeli (1938) ve Yüreğir/Misis (1958) höyüğü kazılarında bulunan, Çukurova’nın ilk çağlarına ait eserler müzede toplanmıştır Müzenin etnografik eser açısından zenginleşmesine Müze Müdürü Ali Rıza Yalman’ın (Yalkın) büyük katkıları olmuştur 1950-1972 yıllarında Kuruköprü semtindeki eski kiliseyi kullanan müze, 1972 yılında inşa edilen bugünkü Arkeoloji müzesine taşınmıştır

    Müze girişinde Hitit dönemine ait Kapı Arslanı, Silifke/Taşucu’ndan ve Uzuncaburç’tan getirilen iki adet Augustus heykeli ile girlantlı lahitler, küpler, mancınık gülleleri, yazıtlar, sunaklar ve çeşitli mimari parçalar sergilenmektedir Müzenin giriş katı Taş Eserler salonu olarak düzenlenmiştir Burada, Troya Savaşlarını yüksek kabartma biçiminde betimleyen ve Tarsus’tan getirilen mermer "Akhilleus Lahti" lahdi, Seyhan Baraj gölünde kalan Augusta antik kentinden getirilen Medusalı Lahit ile Karataş/Magarsus antik kentinden getirilen insan boyutundaki bronz Karataş heykeli sergilenmektedir Kronolojik Eserler Salonu, İlk çağlardan Osmanlı dönemine kadar Çukurova’da kurulan uygarlıklara ait eserleri bir araya getirmiştir Bunların arasında; adak eşyaları, kap, kandil, tanrı, tanrıça, insan ve hayvan figürleri de bulunmaktadır Ayrıca Adana/Tepebağ’da bulunan "Lir Çalan Orpheus Mozaği" de bu salondadır Bölgesel Eserler Salonunda Adana Müzesi’nin yapmış olduğu kazılarda ortaya çıkan eserler ile, satın alma yoluyla müzeye kazandırılan eserler sergilenmektedir Zengin formlu cam örnekler, Selçuklu çinileri ve çeşitli uygarlıklara ait mühürler de bunların arasındadır Sikke, Mühür ve Mücevher Eserler Salonunda, Lydia döneminden başlayarak çeşitli tarihlere ait sikkeler, takılar ve Adana’nın ilçelerinde bulunan defineler sergilenmektedir Müzedeki eserler arasında Hitit İmparatorluk dönemine ait "Dağ Kristali Heykelciliği" çok ilgi gören bir heykeldir

    Adana Atatürk Müzesi

    Adana Atatürk Müzesi, Seyhan Caddesi üzerinde, XIXyüzyılda yapılmış geleneksel Adana evlerindendir İki katlı, çıkmalı, kırma çatılı, kâgir bir yapıdır Bu özellikleri nedeniyle yapı Bakanlıkça "Korunması Gerekli Taşınmaz Kültür Varlığı" olarak tescil edilmiş ve koruma altına alınmıştır 15 Mart 1923’te Atatürk eşi ile birlikte Adana’ya geldiğinde, Ramazanoğulları’ndan Suphi Paşa’ya ait olan bu binada ağırlanmışlardır

    Bina Atatürk Bilim ve Kültür Müzesi Koruma ve Yaşatma Derneği’nce zamanın Kolordu Komutanı Bedrettin Demirel’in önderliği ve halkın yardımıyla kamulaştırılıp restorasyonu yapılmış ve 1981 yılında Adana Arkeoloji Müze Müdürlüğü’ne bağlı bir müze olarak hizmete açılmıştır Atatürk’ün Adana’ya gelişi her yılın 15 Mart’ında resmî törenle bu binada kutlanmaktadır

    Müzede Kurtuluş Savaşı sırasında ve sonraki yıllarda çıkan yerel gazetelerden Yeni Adana, Türk Sözü, Çukurova, Dirlik gazetelerinin yer aldığı bölümler, kitapların çoğu bağış yoluyla sağlanan kütüphanesinde Osmanlıca ve Türkçe (Latin harfleriyle) yazılı 2000’e yakın kitap vardır Müzenin üst katında, Emekli Subay Nevzat Duruak tarafından yapılmış olan Atatürk’ün mumdan heykeli, pirinç karyola, sim işlemeli yatak, masa örtüsü, ayrıca Maraş işi iki koltuk ve elbise dolabı bulunmaktadır Ayrıca, Atatürk’ün portresi, vitrin içerisinde Yeni Adana Gazetesi’nin ciltlenmiş Pozantı nüshaları ve çalışanlarının çerçeveli resimleri vardır Müzenin Mücahitler Odası’nda Gani Girici’nin ve bazı mücahitlerin portreleri, Gani Girici’ ye ait madalya ve Atatürk’ün ölüm anına, 9:05’e ayarlanarak durdurulmuş bir saat bulunmaktadır Hatay Odası’nda ise, Atatürk Adana’ya geldiğinde, Ayşe Fıtnat Hanım’ın başkanlığında bir grup Fransız işgalindeki Hatay’dan gelerek Atatürk’ ün huzuruna çıkmış ve ona siyah gül hediye etmiştir Buna karşılık, Atatürk de "Kırk asırlık Türk yurdu düşman elinde kalamaz" demiştir Bu olayı anlatmak için mankenler konmuştur Ayrıca ceviz oymalı sehpa, Türk bayrağı ve Hatay’dan gelen heyetin çeşitli boylarda fotoğrafları bulunmaktadır

    Müzenin silah odasında çeşitli tüfekler, tabancalar, paşa apoleti, Atatürk’ ün doğduğu evin maketi, Anıtkabir’e Osmaniye’den giden taşın örneği ve vitrin içerisinde çeşitli yıllara ait madeni paralar yer almaktadır Atatürk’ün yaverinin kaldığı odada pirinç karyola, sim ve gümüş işlemeli yatak örtüsü, ceviz kaplamalı elbise dolabı, madeni ibrik ve leğen bulunmaktadır Kuva-yi Milliye Odasında da Atatürk, İsmet İnönü ve Kuva-yi Milliye döneminde emeği geçen ve Kuva-yi Milliye hareketini başlatanların büstleri bulunmaktadır
     

Bu Sayfayı Paylaş