Adı: Aylin

'Kitap Özetleri & E-Kitaplar' forumunda Dine tarafından 3 Eylül 2009 tarihinde açılan konu

  1. Dine

    Dine Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Adı: Aylin konusu Yazarı: Ayşe Kulin
    Yayınevi: Remzi Kitabevi
    Basım Yılı: 1998
    328 sayfa
    Roman / Türk Edebiyatı

    Cemal Devrimel ve Leyla Hanım çiftinin kızı olan Aylin 1938 yılında doğmuştur. Aylin’in ablası Nilüfer Hanım, Londra Üniversitesinde okuyan Aziz Bey ile evlenerek Londra’ya yerleşti. Robert Koleji’nde okula başlayan Aylin 1958 yılında mezun oldu. Nilüfer, Aylin’in Londra’da üniversite okumasını istiyordu ama, diploması İngiltere’de geçersiz sayılıyordu. Bu arada dayısı Hilmi onu mankenlik okuluna yazdırdı. Fakat annesi bu durumu onaylamıyordu ve evlenmesini istiyordu.

    Aylin’in düşüncesi ise Paris Üniversitesinde okumaktı. Fakat annesinin vefat etmesiyle okul hayatı sona erdi. Annesinin ölümünden sonra doktor olmaya karar verdi. Bu sırada Libya Kralının oğlu olan Prens Tekkouk Senusi ile tanıştı ve evlendiler. Evliliği iyi gitmeyen Aylin İstanbul’a döndü ve prensten boşandı. Aylin başarısız evliliğinin bitmesinden sonra tekrar tıp eğitimi almaya karar verdi. 26 yaşında iken İsviçre Neuchatel Üniversitesinde eğitime başladı. Burada tanıştığı Jean Pierre ile evlenmeye karar verdi. 1971 yılında üniversiteyi bitiren Aylin, New Rochell Hastanesinde asistanlığa başladı. Jean Pierre New Mexico’ya gitmek zorunda kalınca ondan da ayrılmak zorunda kaldı.
    Aylin 1974 yılında Mişel Rodomisli ile bir evlilik yaptı. Bu en uzun süren evliliğidir. Aylin Mişel ile olan tekdüze yaşantısından sıkılınca, biraz ayrı kalmalarını söyleyerek onunla da ayrılmanın ilk adımını atar. Aylin ve Mişel psikiyatri uzmanıdırlar. Aylin ünlü bir psikiyatri uzmanı yolunda emin adımlarla ilerlemektedir. Psikiyatri hastalarını hayata kazandırma konusunda çok başarılıdır. Bunlardan birisi olan İrena ile samimi bir dostluk kurmuş ve ömür boyu görüşmüşlerdir. Tedavi ettiği hastalardan bir diğeri ise, iyileştikten sonra Türkiye’ye yerleşen rahibe Nancy’dir.
    Aylin bu sırada Misel ile boşanmış ve dördüncü evliliğini Joseph Cates ile yapmıştır. Aylin’in bu evliliğine, her ne kadar onaylamasa da ablası Nilüfer de karşı çıkmamıştır.
    Aylin hayatında sürekli yeni arayışlara devam ediyordu. Joseph ile evliliği iyi yürüyordu. Fakat Joseph’in kızları vardı ve o bu durumdan rahatsızdı. Dördüncü evliliğinden de sıkılmaya başlayan Aylin yeni arayışlara girmişti. Bu sırada Irak’ta Körfez Savaşı devam ediyordu. Bu savaş ile ilgili bir görev almaya karar vermişti. 1992 yılında Oklohama’ya yarbay olarak atandı. Burada da çok başarılı görevler yaptı.
    Yeni görevindeki ilk yılı çok iyi geçmişti. Hastalarına “Işık Terapisi” tedavisi uyguluyor ve başarılı oluyordu. İkinci yılında ise yine sıkılmaya başlamıştı. Bu sırada eşi de bir kadınla yaşamaya başlamış ve Aylin’e ihanet etmiştir. Bunun yanı sıra işinde de zorluklarla karşılaşmaktadır. Eşinin boşanma isteğine Aylin karşı çıkmakta ve kocasından intikam almak istemektedir. Ancak kocası bir an önce boşanmak için sabırsızlanıyordu. Çünkü birlikte olduğu kadın Bill Clinton’un akrabasıydı ve hemen evlenmeleri gerekiyordu. Bu sırada Aylin’e esrarengiz telefonlar gelmekte ve dikkatli olması konusunda uyarılmaktaydı. Aylin ise bu durumu pek önemsemiyordu.
    Aylin, 19 Ocak 1995 Perşembe günü evinin bahçesinde, hizmetçisi tarafından, arabasının altında ölü olarak bulundu. Aylin’in nasıl öldüğüne veya öldürüldüğüne dair hiçbir ize rastlanamamıştır. Aylin arabası ile tuhaf bir kaza geçirmiş görünüyordu. Fakat vücudunda hiç yara izi yoktu ve elbiseleri de sağlamdı. Aylin’in ailesi özel dedektifler tutarak olayı araştırdılar ama herhangi bir sonuca ulaşamadılar. Aylin yaşıyor olsaydı Türk Devletlerinin birinde Amerikan elçisi olmasına kesin gözüyle bakıyorlardı.
     

Bu Sayfayı Paylaş