Acele Karar Verme (Çocuk Hikayeleri)

'Çocuklara Masallar Fıkralar' forumunda Mavi_Sema tarafından 28 Eylül 2009 tarihinde açılan konu

  1. Mavi_Sema

    Mavi_Sema Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Acele Karar Verme (Çocuk Hikayeleri) konusu
    Köyün birinde bir yaşlı adam varmış Çok fakirmiş ama Kral bile onu kıskanırmışÖyle dillere destan bir beyaz atı varmış ki, Kral bu at için ihtiyara nerdeyse hazinesinin tamamını teklif etmiş ama adam satmaya yanaşmamış "Bu at, bir at değil benim için; bir dost, insan dostunu satar mı" dermiş hep Bir sabah kalkmışlar ki,at yok Köylü ihtiyarın başına toplanmış: "Seni ihtiyar bunak, bu atı sana bırakmayacakları, çalacakları belliydiKrala satsaydın, ömrünün sonuna kadar beyler gibi yaşardınŞimdi ne paran var, ne de atın" demişlerİhtiyar: "Karar vermek için acele etmeyin" demiş"Sadece at kayıp" deyin, "Çünkü gerçek buOndan ötesi sizin yorumunuz ve verdiğiniz kararAtımın kaybolması, bir talihsizlik mi, yoksa bir şans mı? Bunu henüz bilmiyoruz Çünkü bu olay henüz bir başlangıçArkasının nasıl geleceğini kimse bilemez" Köylüler ihtiyar bunağa kahkahalarla gülmüşlerAradan 15 gün geçmeden at, bir gece ansızın dönmüşMeğer çalınmamış, dağlara gitmiş kendi kendineDönerken de, vadideki 12 vahşi atı peşine takıp getirmişBunu gören köylüler toplanıp ithiyardan özür dilemişler"Babalık" demişler, "Sen haklı çıktın Atının kaybolması bir talihsizlik değil adeta bir devlet kuşu oldu senin için, şimdi bir at sürün var" "Karar vermek için gene acele ediyorsunuz" demiş ihtiyar "Sadece atın geri döndüğünü söyleyinBilinen gerçek sadece bu Ondan ötesinin ne getireceğini henüz bilmiyoruz Bu daha başlangıçBirinci cümlenin birinci kelimesini okur okumaz kitap hakkında nasıl fikir yürütebilirsiniz?" Köylüler bu defa açıkçn ihtiyarla dalga geçmemişler ama içlerinden "Bu herif sahiden gerzek" diye geçirmişlerBir hafta geçmeden, vahşi atları terbiye etmeyeçalışan ihtiyarın tek oğlu attan düşmüş ve ayağını kırmış Evin geçimini temin eden oğul şimdi uzun zaman yatakta kalacakmış Köylüler gene gelmişler ihtiyara"Bir kez daha haklı çıktın" demişler "Bu atlar yüzünden tek oğlun, bacağını uzun süre kullanamayacak Oysa sana bakacak başkası da yokŞimdi eskisinden daha fakir, daha zavallı olacaksın" demişler İhtiyar "Siz erken karar verme hastalığına tutulmuşsunuz" diye cevap vermiş"O kadar acele etmeyin Oğlum bacağını kırdıGerçek bu Ötesi sizin verdiğiniz karar Ama acaba ne kadar doğru Hayat böyle küçük parçalar halinde gelir ve ondan sonra neler olacağı size asla bildirilmez" Birkaç hafta sonra, düşmanlar kat kat büyük bir ordu ile saldırmış Kral son bir ümitle eli silah tutan bütün gençleri askere çağırmış Köye gelen görevliler, ihtiyarın kırık bacaklı oğlu dışında bütün gençleri askere almışlar Köyü matem sarmış Çünkü savaşın kazanılmasına imkân yokmuş, giden gençlerin ya öleceğini ya da esir düşeceğini herkes biliyormuş Köylüler, gene ihtiyara gelmişler "Gene haklı olduğun kanıtlandı" demişler "Oğlunun bacağı kırık ama hiç değilse yanında Oysa bizimkiler, belki asla köye dönemeyecekler Oğlunun bacağının kırılması, talihsizlik değil, şansmış meğer" "Siz erken karar vermeye devam edin" demiş, ihtiyar "Oysa ne olacağını kimseler bilemez Bilinen bir tek gerçek var Benim oğlum yanımda, sizinkiler askerde Ama bunların hangisinin talih, hangisinin şanssızlık olduğunu sadece Allah biliyor"

    Lao Tzu, öyküsünü şu nasihatla tamamlamış:

    "Acele karar vermeyinHayatın küçük bir dilimine bakıp tamamı hakkında karar vermekten kaçının Karar; aklın durması halidirKarar verdiniz mi, akıl düşünmeyi, dolayısı ile gelişmeyi durdururBuna rağmen akıl,insanı daima karara zorlar Çünkü gelişme halinde olmak tehlikelidir ve insanı huzursuz yaparOysa gezi asla sona ermez Bir yol biterken yenisi başlarBir kapı kapanırken, başkası açılırBir hedefe ulaşırsınız ve daha yüksek bir hedefin hemen oracıkta olduğunu görürsünüz"
     

Bu Sayfayı Paylaş