ABDURRAHMÂN BİN AHMED (Abdurrahmân-ı Zâz)

'Sahabeler ve Alimler' forumunda Dine tarafından 9 Şubat 2010 tarihinde açılan konu

  1. Dine

    Dine Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    ABDURRAHMÂN BİN AHMED (Abdurrahmân-ı Zâz) konusu ABDURRAHMÂN BİN AHMED (Abdurrahmân-ı Zâz)

    Şâfiî mezhebinde derin fıkıh alimi ve meşhûr veli Tebrizlidir Künyesi Ebü'l-Ferec olup, "Zâz" diye meşhûrdur 1040 (H 432) senesinde İran'da Tebrîz'e bağlı Serahs kasabasında doğdu Sonra Merv'e yerleşti Birçok âlimden hadîs ve fıkıh ilmini öğrendi Kâdı Hüseyin'in önde gelen talebelerindendi Şâfiî mezhebinde büyük bir âlim olarak yetişti Çeşitli memleketlerden gelen pek çok kimse kendisinden ilim aldılar Çok talebe yetiştirdi 1101 (H 494) senesinin Rebî-ül-âhir ayında vefât etti

    Merv şehrine gelip yerleştikten sonra, Kâdı Hüseyin'den fıkıh ilmini öğrendi Merv'deki Şâfiî âlimlerinin en üstünü oldu Ebü'l-Kâsım el-Kuşeyrî, Hasan bin Ali el-Mutavvi'î, Ebü'l-Muzaffer Muhammed bin Ahmed et-Temîmî ve daha başka âlimlerden hadîs-i şerîf dinleyip ezberledi Kendisinden de; Ebû Tâhir es-Sincî, Ömer bin Ebî Mutî', Ahmed bin Muhammed bin İsmâil en-Nişâbûrî ve daha başkaları hadîs-i şerîf rivâyet ettiler

    İlimde yüksek dereceye ulaşan âlimlerden olup zühd ve verâ sâhibi, haram ve helâli ziyâdesiyle gözeten biri idi Az yer, az içerdi Kendisinden ilim öğrenmek için, çeşitli memleketlerden pek çok talebe geldi Böylece ismi ve ilmi, birçok şehirlerde duyuldu

    Ebû Sa'd es-Sem'ânî diyor ki: "O, İslâm âlimlerinin en büyüklerinden birisi idi İsmi çeşitli yerlerde darb-ı mesel oldu Çünkü o, Şâfiî mezhebini ve onun imâmına âit en ince bilgileri ezbere biliyordu İmlâ ismini verdiği eseri, her yere yayıldı Kendisine dört bir taraftan gelen büyük âlim ve fakîhler ilim tahsîl ettiler Bu hususta ona sarsılmaz ve çok büyük îtimâdları vardı İlmi çok geniş olup, kendisine yetişen olmadı Fetvâları o kadar kuvvetli idi ki, aksini bildiren çıkmadı Fazîletinin ve ilminin çokluğu ile berâber, dînine çok bağlı, verâ sâhibi, günahtan uzak duran bir zât idi Yiyip içmede ve giyinmede ihtiyatlı hareket eder, haram ve şüpheli olmasından çok sakınırdı

    Hanımı Hurre binti Abdurrahmân anlatıyor:

    Kocam pirinç yemezdi Çünkü pirinç, ekildiği zaman suya ihtiyâcı çok olurdu Pirinç ekenlerin, bu ihtiyaçlarını karşılayabilmek için ister istemez başkalarına haksızlık yapmış olabileceklerini düşünürdü

    Hanımı şöyle anlatır:

    Evimize hırsız girmiş, giyecek eşyâların hepsini alıp götürmüştü Hattâ üzerinde namaz kıldığım seccâdem dahî alınmıştı Kocam İmâm-ı Abdurrahmân'ın cübbesi, evin ortasındaki bir ipin üzerinde bulunduğu halde alınmamıştı Hırsız, beş ay sonra bulunup yakalandı Çalınanların çoğunu geri verdi Fakat bazı şeyleri getirmedi Kocam hırsıza; "Niçin cübbemi almadın?" diye sordu Hırsız da; "Ey Şeyh! O gece birkaç defa almak istedim Ona yaklaşınca her defâsında, ondan bir ateş parladı Hattâ beni yakacaktı Sonunda onu ipin üzerinde bırakarak, evden ayrıldım" diye cevap verdi

    Başlıca eserleri şunlardır:

    1) Kitâb-ül-Emâlî veya İmlâ: Şâfiî mezhebinde kıymetli bir fıkıh kitabıdır

    2) Et-Ta'lîka

    Esnevî; Mühimmât ismindeki eserinde diyor ki: "Râfi çoğu nakillerini İmâm-ı Gazâlî'nin sözleri dışında, altı kitaptan yapardı Bunlar Tehzîb, Nihâye, Tetimme, Şâmil, Tecrîd-i İbn-i Kec ve Abdurrahmân bin Ahmed'in Emâlî'sidir"

    1) Mu'cem-ül-Müellifin; c5, s121
    2) Tabakât-üş-Şâfiîyye; c5, s101
    3) Tehzîb-ül-Esmâ vel-Lüga; c2, s263
    4) Şezerât-üz-Zeheb; c3, s400
    5) İslâm Âlimleri Ansiklopedisi; c4, s312
     

Bu Sayfayı Paylaş