Abdullah Bİn Muhammed Bİn AbdurrahmÂn

'Sahabeler ve Alimler' forumunda Dine tarafından 9 Şubat 2010 tarihinde açılan konu

  1. Dine

    Dine Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Abdullah Bİn Muhammed Bİn AbdurrahmÂn konusu ABDULLAH BİN MUHAMMED BİN ABDURRAHMÂN

    Mekke-i mükerremede yetişen İslâm âlimlerinden ve evliyânın büyüklerinden olup seyyiddir İsmi, Abdullah bin Muhammed bin Abdurrahmân el-Eska', lakabı Ebû Alevî'dir Doğum târihi tesbit edilemiyen Abdullah bin Muhammed, Mekke-i mükerremede yetişti 1567 (H974) senesinde, Cemâzil-evvel ayının on sekizinci günü orada vefât etti Şebîke kabristanında bulunan meşhûr türbesindedir

    Abdullah bin Muhammed, ilk temel bilgileri babasından okudu Sonra zamânında bulunan büyük İslâm âlimlerinin derslerinde bulunarak yetişti Bir taraftan da tasavvuf yolunda ilerledi Babasından ve Abdullah bin Hakem bin Sehl Kuşeyr'den tasavvuf yolunda icâzet aldı Zâhirî ve bâtınî ilimlerde asrının imâmı, tasavvuf yolunda bulunanların da üstâdı oldu Hocalarından Abdullah bin Ahmed bin Fadl ile birlikteResûlullah efendimizi ziyâret için Medîne'ye gitti Günlerce bir şey yemedi Muhammed bin Irak ile görüştü Muhammed bin Ömer ona şefkatle muamele etti ve sabr etmesini tavsiye etti Abdullah bin Muhammed, rüyâsında ceddi Muhammed aleyhisselamı gördü Peygamber efendimizin ona Haremeyn'de (Mekke ve Medîne'de) kalmasını emretti Sabahleyin uyanınca Kuba Mescidine gitti Orada tekrar Muhammed bin Irak ile karşılaştı Onun yanından ayrılmadı O esnâda hummaya yakalandı Şeyh Muhammed cübbesini onun üzerine koyunca hastalığı geçti Bundan sonra Muhammed bin Irak'a tam bağlandı ve ondan icâzet aldı Ayrıca Medîne'de bulunan bir çok veliden mesela Ali Müttekî Hindî'den icâzet aldı Hırka giydi Şeyhi Muhammed bin Irak'ın emriyle Zebîd'e gitti ve orada evlendi Daha sonra Hadramut ve Terim'e gitti İlim öğrendi ve öğretti Sonra Mekke'ye döndü Mekke-i mükerremede veya Medîne-i münevverede bulunurdu Çok kerâmetleri görüldü ve pek çok talebe yetiştirdi Nice kimse ondan istifâde etti

    Allahü teâlânın izni ile, yanına gelenlerin gönüllerindeki düşünceleri anlar ve haber verirdi Kimi zaman dostlarına ve sevdiklerine, ileride başlarına gelecek bâzı şeyleri haber verir, bâzân da çok uzak beldelerde meydana gelen hâdiseleri bildirirdi

    Basrî nisbeti ile meşhûr Seyyid Abdürrahîm el-Ehsâvî'nin çok sevdiği bir kız çocuğu vardı Bu kızcağız bir gün vefât edip, Allahü teâlânın rahmetine kavuştu Seyyid Basrî hazretleri o kadar üzüldü ki, bu üzüntüsü, vefâtına sebeb olacak zannedildi Üzüntüden duramıyordu

    Seyyid Basrî, Abdullah bin Muhammed ile karşılaştıklarında, duâ istedi O da eliyle onun göğsünü sıvazlayıp duâ etti Allahü teâlânın izni ile, Basrî'nin kalbindeki o şiddetli üzüntü bir ânda kayboldu Abdullah bin Muhammed, ayrıca Seyyid Basrî'yi sâlih bir evlâd ile müjdeledi Doğudan batıya kadar, zamânındaki bütün âlimlerin kendisiyle iftihâr edeceği sâlih bir evlâdının olacağını haber verdi

    Bundan sonra Seyyid Basrî'nin hanımı hâmile oldu Doğum ânı geldiğinde, Abdullah bin Muhammed hazretleri Seyyid Basrî'ye bir haberci gönderip, daha önce kendisine müjdelediği sâlih evlâdın doğmak üzere olduğunu bildirdi ve kendisini tebrik etti Seyyid Basrî'nin çocuğu doğdu Aynı gün Abdullah bin Muhammed'in habercisi geldi Aradaki mesâfe çok uzak olduğundan, zâhirî olarak Abdullah bin Muhammed, Basrî'nin hanımının hâmile olduğunu bilmiyordu Fakat doğumu tebrik için bir haberci göndermesi, habercinin ise, tam doğumun olduğu gün gelmesi, hep onun kerâmetiydi Seyyid Basrî'nin bu evlâdı, ileride meşhûr olup tanınacak olan Şeyh Ömer el-Basrî idi

    Abdullah bin Muhammed hazretlerinin annesi vefât etmişti Zamanla annesini görmeyi çok arzu etti Bu şiddetli arzu ile Allahü teâlâya duâ etti Allahü teâlânın izni ile, uyanık ve gâyet açık bir şekilde annesini âhiret nîmetleri içinde gördü ve bu nîmetler için Allahü teâlâya çok şükretti

    Rivayete göre; Abdullah bin Muhammed, talebelerinden bâzısına; "Ben vefât ettikten uzun zaman sonra, kabrimin üzerine bir türbe yapılıp tamamlandığında, oğlum Ali'nin yakınlarına tâziyede, başsağlığı dileğinde bulununuz Çünkü o da aynı günde vefât eder" dedi Nihâyet Abdullah bin Muhammed hazretleri 1567 (H974) senesinde vefât etti Takrîben elli sene sonra, kabri üzerine türbe yapıldı Bu türbenin tamamlandığı gün, Abdullah bin Muhammed bin Abdürrahmân'ın Ali ismindeki oğlu vefât etti

    O büyük zâtın yukarıdaki sözünü işitenler, Ali isimli bu zâtın vefâtının, babası tarafından kerâmet olarak kırk yedi sene evvel târihi ile birlikte bildirildiğini böylece anlamış oldular

    BÜYÜK BİR ÂLİM OLACAK

    Kâdı'l-müslimîn ve İmâm-ül-müslimîn diye meşhûr olan Kâdı Hüseyin Mâlikî, çocukluğunda şiddetli bir hastalığa tutulmuştu Hastalığı çok ağır olup, vefât edecek zannettiler Bu zâtın annesi, Abdullah bin Muhammed'in büyüklüğüne inanan sâliha bir hanım idi Hasta çocuğunu alarak, duâ isteği ile Abdullah bin Muhammed'in yanına getirdi Evliyâdan Abdurrahmân bin Ömer el-Amûdî de orada bulunuyordu Bir kadının hasta çocuğunu getirip duâ talebinde bulunduğu arzedilince, Abdürrahîm Amûdî'ye çocuğu dışarıdan alıp getirmesini söyledi Sonra, bu çocuğun yaşıyacağını, herkese faydası dokunacak çok yüksek bir âlim olacağını müjdeledi Çocuk getirildiği zaman duâ ve teveccüh edip geri gönderdi Bu sırada sene 1559 (H967) idi Bundan sonra çocuk iyileşti Hastalığından eser kalmadı Büyüdüğünde, Abdullah bin Muhammed'in bildirdiği şekilde zamânının büyük ve meşhûr âlimlerinden oldu

    1) Câmiu Kerâmât-il-Evliyâ; c2, s125
    2) Nûr-üs-Safîr; s258
    3) İslâm Âlimleri Ansiklopedisi; c13 s181
    4) El-Meşre-ur-Revî; c2, s196
     

Bu Sayfayı Paylaş