Abdal Musa Türküsü Hikayesi

'Müzik Sohbet & Fan Club' forumunda Mavi_inci tarafından 21 Şubat 2011 tarihinde açılan konu

  1. Mavi_inci

    Mavi_inci Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Abdal Musa Türküsü Hikayesi konusu Abdal Musa Türküsü ve Hikayesi



    Yaşamıyla ilgili çeşitli görüşler ileri sürülen ozanlardan biri de Kaygusuz Abdaldır. Doğum tarihi de ölüm tarihi de, öldüğü yer de, bugün bile, tartışmalı görülüyor.

    Kaygusuz Abdal'ın doğum yılı ile yaşadığı dönem üzerinde dört ayrı görüş ileri sürülmektedir. Son yapılan araştırmalardan çıkarılan, ama kesin olmayan sonuçlara göre, Kaygusuz Abdal'ın yaşamını şöylece özetleyebiliriz:

    Kaygusuz Abdal'ın doğum yılı 1341-42 yılından daha geriye götürülemez. Asıl adı Alayı Gaybi (Alaeddin bir Gaybi) dir. Babası Alaiye Bey'i Hüsammedin Mahmud, dedesi Alaeddin Yusuftur. Bundan, Kaygusuz Abdal'ın bir "bey ailesi"nden geldiği, iyi bir öğrenim gördüğü, ayrıca avcılık, okçuluk gibi becerileri elde ettiği, saray da yetiştiği anlaşılmaktadır.

    Genç yaşında, Elmalı'daki Abdal Musa'nın buyruğuna girmiş, şeyhi kendisine "Kaygusuz" adını vermiştir. Bundan sonra da, bütün yaşamı boyunca şeyhinin yürüttüğü Bektaşilik tarikatının yayılmasında çalışmıştır. 1397-98 yıllarında Mısır'a gittiği, orada bir tekke açtığı anlaşılıyor. Daha sonra Hacca gitmiş, Suriye'yi Irak'ı dolaşmış, Anadolu'ya dönmüş, güney ve batı Anadolu'da bir süre dolaşmış, 1424-1430 yıllarında Rumeli'ye geçmiş. Edirne, Yanbolu, Filibe, Manastır'da bulunmuştur.

    Kaygusuz Abdal, bir görüşe göre Mısır'da ölmüş, Mukattam Dağı'nda bir mağaraya gömülmüştür. Bir başka görüş, Kaygusuz Abdal'ın mezarının Elmalı'nın Tekke Köyü'ndeki Abdal Müsa türbesinde olduğudur. Bu türbede, şeyhi, şeyhinin annesi, kızkardeşi ve üç dervişle birlikte yatmaktadır.

    Kaygusuz Abdal'ın da eğitim, öğrenim görmüş öteki tekke ozanları gibi aruzla yazılmış şiirleri vardır. Ama bunlar hece ölçüsü ile yazdıkları gibi başarılı değildir.

    Kaygusuz Abdal'ın şiirlerinde beliren en büyük özellik, kaba sofuluğu, insanların eksiklerini, kusurlarını, genel yaşamdaki terslikleri, bozuklukları gizli ya da açık ama alaycı bir dille eleştirmesidir. Yergi, taşlama gücü yüksek bir ozandır Kaygusuz Abdal.

    Kendisinin de bağlandığı Bektaşilik inancasına, katı kurallara bağlı bir öğretici kimliğiyle değil, gülümseten bir biçimde, daha eğlendirici, iğneleyici, eleştirici bir anlatımı yeğleyerek yayma çabasında görülüyor.

    Kaygusuz Abdal'ı, özellikle yergi taşlama, gülmece türünün çok başarılı örneklerini veren, yazdıklarıyla bugün de yaşarlılığını yitirmemiş, ilgi çekici, etkin bir ozan olarak saymamız, yanlış bir yargı olmasa gerektir.




    Abdal Musa Türküsü

    Beylerimiz elvan gülün üstüne
    Ağlar gelir şahım Abdal Musa'ya
    Urum Abdalları postun eğrine
    Bağlar gelir şahım Abdal Musa'ya

    Urum Abdalları gelir dost deyü
    Eğnimizde aba hırka post deyü
    Hasteleri gelir derman isteyü
    Sağlar gelir şahım Abdal Musa'ya

    Hind'den bazerganlar gelir yayınır
    Pişer lokmaları açlar doyunur
    Bunda aşıkları gelir soyunur
    Erler gelir şahım Abdal Musa'ya

    Meydanında dara durmuş gerçekler
    Çalınır koç kurbanlara bıçaklar
    Döğünür kudüm açılır sancaklar
    Tuğlar gelir şahım Abdal Musa'ya

    Her matem ayında kanlar saçarlar
    Uyandırıp Hak çerağın yakarlar
    Demine hu deyip gülbang çekerler
    Nurlar gelir şahım Abdal Musa'ya

    İkrarıdır koç yiğidin yuları
    Muannidi çeksem gelmez ileri
    Akpınar'ın Yeşilgöl'ün suları
    Çağlar gelir şahım Abdal Musa'ya

    Ali'm almış Zülfekarın destine
    Sallar durmaz Yezitlerin kasdına
    Tümen - tümen Gene Ali'nin üstüne
    Sırlar gelir şahım Abdal Musa'ya

    Benim bir isteğim vardır Kerim'den
    Münkir bilmez evliyanın sırrından
    Kaygusuz'am ayrı düştüm pirimden
    Erler gelir şahım Abdal Musa'ya
     

Bu Sayfayı Paylaş