A. Kadir Bilgin Şiirleri

'Şairlerimiz Ve Şiirleri' forumunda KaRDeLeN tarafından 29 Nisan 2010 tarihinde açılan konu

  1. KaRDeLeN

    KaRDeLeN Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    A. Kadir Bilgin Şiirleri konusu GİTTİN İÇİMDE KALDI AYRILIK

    Gittin
    Ayrılırken buz tutmuş bıyıktı gözlerin
    Kaçamak ellerimiz komutsuz sallandı
    Dudaklarımızda sıradan sözcükler
    Vedalaşmayı bile beceremedik
    Son bir bakış kaldı arkanda
    Kalabalığa karışan
    Her şey düzmece bir dinginliğe gömüldü
    Gittin.

    İçimde

    Yığınlarca kitap kaldı uçuşan
    Sözcükler beynimin köşelerinden
    Çıkıp korkuttular gecelerimi
    Peşimden geldi gölgeler
    Aynalara bakamaz oldum
    Hiçbir oyun avutmadı beni
    Yaşamıma sığmayan bir şey kaldı
    İçimde.

    Kaldı

    Yeni bir kent işkenceye hazır
    Ödeşemedim gittiğin mevsimlerle
    Belleğimi silkeleyip anılardan
    Tik tak çaldın uzun zaman
    Alışamadım yarımlığa
    Düşlerimde intihar tutkuları
    Sırtımda hançerinin oyduğu boşluk
    Kaldı.

    Ayrılık

    Çoğalarak giriyor günlerime
    Senden başka kim bilebilir
    Geçmişin dökümünü yaptığımı
    Ağır ağır pulsara dönüşürken güneşler
    Sonbahar hüznüne benziyor pencerede
    Artık konuk beklemeyen gözlerim
    Sayfalar da bitti ışık da her yanı kapladı
    Ayrılık.


    A. Kadir
     
  2. KaRDeLeN

    KaRDeLeN Özel Üye

    Bİr Sevda Türküsü

    Sokul yanıma,

    çığlıklar dolarken kentin sokaklarına
    yirmidört ayar yankılar düşer dağlardan.
    Üşürüm kar giyinmiş ağaçlar gibi
    sımsıkı tut ellerimi
    ki,
    bir kır çiçeği
    korkusuzluğuna ulaşayım.
    Tuz ekmek ve şarap kadar kutsal,
    okunması düşlenen bir kitabın
    el değmemiş koyakları kadar gizemli,
    sevdaya ait ne varsa içimde
    sırtımda taşıyorum akşamları.
    Rüzgarın baştan çıkarıcı çağrısına kapılıp
    ipini koparan uçurtma gibi
    çılgın olmak istiyorum,
    bu yüzden,
    görmüyor musun kollarım
    sana uzanıyor savaş alanının
    tam ortasından
    Peşimde kanıma susamış canavarlar var,
    gecenin sabaha yakın olan kısmında
    çalı ol
    yapraklarının arasına al beni,
    dikenlerin batmasın ama.
    Çocuklar kadar berrak pınarlar
    olsun avuçlarında,
    bir yudum içtiğimde
    ay kanatlarını tak
    gözlerime gözlerinle
    yak beni yüreğindeki ateşle.
    Karınca gölgesi olsan bir öğle üstü,
    uyusam uykuların en derininde,
    mermer yontular görsem düşümde,
    kılıfından çıkarsam ölümü
    rasgele öpsem ağustos gibi yanan göğsünden,
    uyandığımda sen yoksan
    haykırsam, haykırsam, haykırsam...

    A. KADİR BİLGİN
     
  3. KaRDeLeN

    KaRDeLeN Özel Üye

    SANA GELİYORUM


    I.

    Benim sabah keyfim
    yeni açmış bir gülü
    insanların gülücüklerine yerleştirmektir.

    II.

    Sana karlı bir günde geleyim
    saçımın beyazlığı ve paltomun ıslaklığıyla
    üşüyen dudaklarımı ısıt, tenimi kurula
    uzun bir şarkıda susalım farkında olmadan
    sobanın çıtırtılarına dalalım
    sana küçük törenlerimizde şarkı söyleyeyim
    içki içelim güneşle başbaşa
    saçlarına dokunan tarağın hışırtısını dinleyeyim
    gözlerinin titreşimini yansıtsın aynalar
    bir gece şelalesi gibi
    damarlarıma akıp yankılan yüreğimde.

    III.

    Sana yağmurlu bir günde geleyim
    parkta ıslanalım birlikte
    gürültüller toprağın kokusunda erisin
    kentin görüntüsü değişirken bulutlarla
    duraksamadan parlayan gözlerin
    ve ıslaklığınla sar beni
    en koyu kızıllığında dudaklarının
    kıralım demir parmaklı pencereleri
    önlerine ortanca saksıları yerleştirelim
    ağız dolusu sobe diyelim dudaklarımıza.

    IV.

    Sana güneşli bir günde geleyim
    ışıklı yollara halılar serelim
    birlikte aşkınlığa yükselelim,
    okyanus sularının ortasında altın kumsallarıyla
    mücevher gibi parlayan adada,
    ben hep iskeleye demir atmış
    beyaz bir yelkenlinin düşünü gördüm
    tuzlu dudaklarını yakmak için
    sana kendi yaptığım güneşleri getireyim
     
  4. KaRDeLeN

    KaRDeLeN Özel Üye

    AYRILIK..


    Tüm umut yollarını kapayan

    aşk da bir isyandır.
    Nerede kimbilir o fırtına,
    beni yüzyıllara savuran
    yüzü yırtık kan.
    İşlediğim zamansız sevdanın
    cılız kemiklerini sayıp,
    özgürlük adına soyunuyorum
    uykunun karesine aşk kafesimde.
    Ey duru bestesini dinlediğim gökyüzü!
    Kiminle o ihtiras denizi,
    kimi boğuyor dalgalarıyla,
    nedir bu uğultu,
    Kimdir tanık?
    Sussun sularını aşınmış yatağımdan
    alıp götüren deli yel,
    umarsız dalgaların uzandığı hiçbir kuyuyu bağlamayan
    köGoogle Page Rankingünün üstünde
    Kral Lear gibi güçsüz ve deli
    düşsün elime ayrılık
     

Bu Sayfayı Paylaş