Aşk ve Terk'e dair...

'Ayrılık ve Yalnızlık Sözleri' forumunda Mavi_Sema tarafından 23 Mart 2009 tarihinde açılan konu

  1. Mavi_Sema

    Mavi_Sema Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Aşk ve Terk'e dair... konusu

    [​IMG]

    Bazen öyle bir ilişkiye tutulursunuz ki, ne sevebilir, ne terk edebilirsiniz

    Kör kütük bağlanmışsınızdır aslında

    En güzel yıllarınızın, acı tatlı hatıralarınızın ortağıdır; iç çekişmelerinizin müsebbibi, yazılarınızın ilhamı, sohbetlerinizin konusudur

    Gözyaşlarınızda, bilinçaltınızda, kahkahanızdadı r Korkunca saklandığınız bir sığınak, coşunca öptüğünüz bir bayrak

    Sevdanız riyasız, çıkarsız, karşılıksızdır Sınırsız ve nihayetsiz;

    "Ölmek var, dönmek yok"tur



    * * *



    Lakin gün gelir anlarsıız; içten içe bir şeylerin kanadığını

    Tutkulu sevdaların gizli hançerleri başlar parıldamaya Şurasından, burasından eleştirmeye koyulursunuz:

    "Şöyle görünse, öyle demese, değişse biraz ya da eskisi gibi olsa"

    Başkalarını örnek göstermeye, "Bak onlar nasıl yaşıyor" demeye başlarsınız

    Hem birlikte yaşayıp, hem özgür olmanın yollarını ararsınız Aşkınızın gözü kör değildir artık, yanlışını görür düzeltmek istersiniz "Eskiden böyle miydi ya" diye başlayan sohbetlerde açılır eleştirinin kapısı; açıldıkça, bastırılmış itirazlar yükselir bilinçaltından

    Böyle süremeyeceğini bilirsiniz Değişsin istersiniz

    O, sevgisizliğinize yorar bunu İhanete sayar Tutkulu ilişkilerde ihanetin bedeli ölümdür

    "Ya sev böyle ya da terket" diye gürler



    * * *



    Bir zamanlar bir gülücüğüyle alacakaranlığı ışıtan o rüya, bir kabusa dönüşür birden Kapatır gönlünün kapılarını, yasaklar kendini size Hoyrattır, bakmaz yüzünüze

    Zehir akar dilinden, konuşturmaz, suçlar, yargılar mahkum eder

    Mühürler dudaklarınızı, yırtar atar yazdıklarınızı, siler sizi defterden

    "İyiliğin içindi hepsi, seni sevdiğim için" dersiniz, dinletemezsiniz Ayrılırsanız yaşamayacağınızı bilirsiniz, lakin böyle de sevemezsiniz

    İhanetten kırılmşıtır kaleminiz; severek, terk edersiniz



    * * *



    "Madem öyle"nin çağı başlar ondan sonra
    Madem ki siz böylesine tutkunken, o hep başkalarını seçmiştir, madem ki kıymetinizi bilmemiştir, o halde "günah sizden gitmiştir"

    Lanet ederek bu karşılıksız aşka, çekip gitmeleri denersiniz

    Aşkın göçmenlik çağı başlar böylece

    Daha özgür olacağınız limanlara demirlerseniz bir süre Ne var ki unutamaz, uzaktan uzağa izlersiniz olup biteni Etrafı bir sürü uğursuzla dolmuş, kurda kuşa yem olmuştur Deli kanlılar, eli kanlılar, uğruna ölenler, sırtına binenler sarmıştır çevresini

    Gurur duyar onlarla, koynunda besler, gözünü oysunlar diye

    Uğruna kan dökenleri sever, yoluna gül dökenlerden fazla

    "Bana ne kendi seçimi" diye omuz silkmeye çabalarsınız bir süre

    Ama sonra ansızın kulağımıza çalınan bir şarkı ya da kapı aralığından süzülüp gelen bir koku, hatırlatır onu yeniden

    Yaban ellerde, başka kollarda ondan bahseder ağlarsınız Kokusunu özlersiniz; türküsünü söylemeyi, şarkısını dinlemeyi, yemeğini yemeyi, elinden bir kadeh rakı içmeyi

    Karşı nehrin kenarından hasret şiirleri haykırırsınız, sular kulağına fısıldasın diye

    Dönüp "Seni hala seviyorum" diye bağırmak geçer içinizden

    Dönemezsiniz

    Göremedikçe bağlanır, uzaklaştıkça yakınlaşırsınız



    * * *



    Anlarsınız ki bir çaresiz aşktır bu, ne onunla olur, ne onsuz

    Hem kollarında ölmek, kucağına gömülmek arzusu, hem "Ne olacak sonunda" kuşkusu

    Böyle sevemezsiniz, terk de edemezsiniz
    Sürünür gidersiniz
     

Bu Sayfayı Paylaş