Aşağıtekke Köyü Hakkında Bilgi Çayıralan Yozgat

'Yozgat Tanıtımı' forumunda DeMSaL tarafından 5 Haziran 2010 tarihinde açılan konu

  1. DeMSaL

    DeMSaL Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Aşağıtekke Köyü Hakkında Bilgi Çayıralan Yozgat konusu Çayıralan Aşağıtekke Köyü - Aşağıtekke Köyü Hakkında - Aşağıtekke Köyü Tanıtımı - Aşağıtekke Köyü Resimleri




    AŞAĞI TEKKE KÖYÜ'NÜN TARİHÇESİ


    Aşağıtekke Köyü Çayıralan ilçesine 5 km. Yozgat iline 120 km uzaklıktadır. Köyümüz merkezi bir köy olup 14 Köyün ilçe ile Trafik bağlantısı bizim köy üzerinden yapılmaktadır. Köyümüzün iki akarsuyu bulunmaktadır. Bunlardan biri köyün doğusundan gelen Derekemal özü diye adlandırdımız dere. Diger akarsu ise kuzeyinden gelen külekçi özü diye adlandırdımız dere. Bu akarsular köy merkezinde birleşip gitmektedir. Ama şimdilerde ne hikmettir bilinmez eski günlere bakarak yeterince yagmur ve kar yagmıyor. Köyde susuzluk ve kuraklık yaşanıyor akan çeşmeler kuruyor 15-20 senedirde köyün derelerinden su gelmiyor. Buda Allahın bir hikmeti olmalı.
    Köyümüz şimdiki bulundugu yere nereden gelmiştir önce ona bakalım. Köyümüzün yazılı bir tarihi geçmişi yoktur. Bu zamana kadar kimse merak edip tarihi geçmişini kaleme almamış. Ağızdan ağıza gelen söylentilerle köyümüzdeki yaşlı insanlardan sorup öğrendigim kadarı ile yazmaya çalısacagım.
    Köyümüz daha önceleri şimdiki bulundugu yerin güneyinde köye uzaklıgı 2 km olan eski köy diye atlandırdımız yerleşim yerindeymiş. Şu anda bile eski evlerden kalıntılar bulunmaktadır. Diğer bir belirti ise büyük bir mezarlıgın olması. Mezarlık o günden günümüze kadar aynı şekliyle gelmiş ve o şekildede durmaktadır. O zamanlar Aşağıtekke ve Yukarıtekke diye köylerde yokmuş. Bunlar o zamanlar bereber bir köymüş. Beraberken Köyün isminin ne oldugunu tam bilen yok. Galiba Tekke Köyü olabilecegini söylüyorlar.
    Tekke Köylüleri köyü burdan başka bir yere taşımaya karar verirler. Neden taşınmak istemişler? Çünkü eski köydeyken çok eşkiya, (terörüst) ve sel suyu baskınlarına maruz kaldıklarından köyü taşımışlar ama nereye? Şuandaki köyün bulundugu yerin doğusunda olan yaylanın alanı dedigimiz mevkiye tepenin yamaçlarına taşımışlar. Burda'da uzun kalmamışlar çünkü burda bulunan mezarlık çok küçük. Burdan niçin ayrılmışlar burda'da ormandaki canavarlar köylüyü rahat bırakmamış birde kötü hava sartlarından köye olan ulaşım zorluklarından ve köyün bulundugu yerin oturuma elverişli olmaması gibi sebeplerden dolayı burdanda taşınmışlar. Önce burdan bir kaç aile şu andaki köyümüzün bulundugu yerin dogusunda ve köye uzaklıgı 1 km mesafede olan komşu ve kardeş köy olan Yukarıtekke'nin bulundugu yere yerleşmişler. Geride kalan diger ailelerde bunları takip edip Yukarıtekkenin oldugu yere yerleşmişler. Uzun yıllar burda oturmuşlar. Yıl 1878 o yıllarda çok kuraklık geçiyormuş. Tekke köylüleri su ve içme suyu bulmakta zorluk çekiyorlarmış. O zamanlarda maddi durumu ve mal varlıgı iyi olan bir kaç aile şu andaki köyümüzün bulundugu yerde su bol oldugu için oraya gelip yerleşmişler. Daha sonra bir kısım ailelerde onları takip edip gelmişler. Diger aileler orda yani şimdiki Yukarı Tekkenin oldugu yerde kalmışlar Tekke Köyü böylelikle ikiye bölünmüş ve iki köy olmuş isimlerinide Aşagıtekke ve Yukarıtekke olarak belirtmişler.
    Köyümüzün eskiden çok fakir ama çok misafir perver oldugunu söylüyorlar. Her evin bir misafir odası varmış. Köyümüz merkezi köy oldugundan bu misafir hanelerde hiç misafir eksik olmazmiş. O zamanlarda hayvanlarla yolculuk yapıldıgından köyümüzde misafir olarak konaklayan çok olurmuş. Şimdi ise arabalar ve toplutaşım araçları çogaldı misafir kalınmaz oldu, evlerde misafir odaları kalkmış oldu.

    O günlerde olupta bu bugünlerde uygulanmayan sevgi, saygı ve örf, adetlerden bazıları.

    a) Eskiden köy odalarında köyün ileri gelenleri toplanıp sohbet ederlermiş. Bu odalara o zamanın gençleri ve çocukları giremezlermiş girseler bile o günkü konuşulan konularda sohbetlere katılıp görüşlerini söyleyemezlermiş. Çünkü orada bulunan büyüklerine karşı saygısızlık sayılırmış. Şimdilerde ise yediden yetmişine herkes toplantılara katılıyor günün konuşulan konusunda görüşlerini ve fikirlerini söyleye biliyor. Gurbet çıktı örf ve adetler kalktı iyimi oldu kötümü oldu bilen yok.

    b) Trafikte karşıdan karşıya geçmek için sag ve solu kontrol eder araba yoksa o zaman karşıya geçeriz. Bunu eskilerde bizim köyün hanımları yapıyorlarmış. O zamanlarda elbette köyde araba yokmuş ama bir bayan yoldan karşıya geçmek için yolu kontrol edermiş. Yolda gelmekte olan bir erkek görse yaş olarak kendinden büyük veya küçükte olsa saygıdan dolayı onun önünden geçmezlermiş. Geçse ne olurmuş? Trafik cezası yok elbete ama erkegin önünden geçti diye çok ayıplarlarmış. Geçen hanım çevresi ve büyükleri tarafından ikaz edilir ve uyarılırmış birdaha erkeklerin önünden geçme erkekler geçsin sen ondan sonra geçersin derlermiş. Şimdilerde yaşlı hanımlar genelde bu saygıyı uyguluyorlar, ama şimdiki hanımlar mektep, medrese görmüşler bazıları gurbete doğup büyümüşler ve oralarda yetişmişler. Bu kuralları bilip bilmedikleri yada uygulayıp uygulamadıkları ne kadar dogru bilinmez ama çagı atlayıp Avrupa Birligine girecegiz ya buda ondan olsa gerek.

    c) Bir aile reisi düşünün eskiden annesinin, babasının veya büyüklerinin yanında çocuklarını sevip kucaklarına almazlarmış. Gurbetten gelmiş ve yıllardır çocuklarını görmemiş olsalar bile saygıdan dolayı almazlarmış. Çocuklar eve gelen misafirin elini öper gibi babalarının elini öperlermiş. Ailesi rahatsız yatıyor olsa çocuklar aglıyor bir ihtiyacı olsa bile büyüklerinin yanında kalkıpta çocuklarıyla ilgilenmezlermiş. Buna nazaren çocuklar büyüklerine karşı sonuna kadar saygıda kusur etmezlermiş. Şimdilerde aile reisleri gurbette gördüler'ki aileler çocuklarıyla nasıl ilgileniyor, nasıl seviyorlar, ve çocuklarıyla her şeylerini paylaşıyorlar. Şimdilerde aile reisleri çocuklarıyla gerektigi gibi sevgi, saygı ve her şeylerini paylaşıyorlar ama şimdide çocukların büyük bir kısmı kendilerine verilen fazla sevgi, saygıdan'mıdır yoksa Devletin kendilerine tanımış oldugu haklardan'mıdır nedir bilinmez büyüklerine karşı saygı ve sevgilerini yitirmişler. Bu çocuklarda millenyumun çocukları olduklarından olsa gerek.

    ÇOBANDEDE

    Çok eskiden köyümüze gelen o zamanlarda çobanlık yaptıgı bilinen bir zât varmış. Bu zât'ın kim oldugunu nereden geldigini ne iş yaptıgını bilen yok. Bilinen tek şey ise bu zât'ın hayvanları boz tepede şimdiki adıyla (çoban dede) olan tepede otlatırken yorulup dinlenmek için oturdugu yerde aniden kaybolmasıyla biliniyor. Onun anısına o zamanın insanları o zamanki imkanlarıyla tepenin üzerine anıt mezarı yapıp içinede bir tane ıbrık koymuşlar ve tepeyede çoban dede ismini vermişler. Bu zât'ı zamanla görenler olmuş ıbrıgıyle aşagıya inip su alıp çıktını görmüşler. Bunu görenler heyecanlarını köye gelip bir başkalarına anlatarak paylaşmışlar. Başkalarına anlattıklarından olmalıki bu zât'ı gören şahıslarda birdaha görememişler. Yıllar geçtikten sonra 1957 yıllarında Köyümüz halkından biri bu zât'ın mezarında ne oldugunu merak etmiş gizlice kazarak buldugu ıbrıgı almış kimseyede birşey söylememiş. O günden itibaren köyde iklim degişimi yaşanır. Köylüler sabah kalkarlar hava günlük güneşlik herkes bünlük işlerini yapmaya koyulurlar. Öyle vakti oldumu bir bulut gelir tahminen iki saat yagmur yagdıktan sonra tekrar günlük güneşlik olurmuş. Bu olay 15 veya 16 gün devam etmiş. Bu olaylar devam ederken olayın 12 veya 13 gecesinden itibaren yine köyümüz halkından biri gece rüyasında o zât'ı görür, zât derki benim ıbrıgımı aldılar, getirin yerine koyun ben rahat edemiyorum, abdest alamıyorum. Bu şahıs görmüş oldugu rüyasını çözememiş yada anlam verememiş olsa gerekki olayın ne oldugunu anlamamış. Aynı rüyayı üç gün üst üste tekrar görmüş ve üçüncü gün rüyasında ıbrıgın yerine koyulmadıgı takdirde köyün başına büyük bela gelecegini söylemiş. Bu şahıs yine bu rüyaya bir anlam verememiş olmali. O gün sabah köy halkı kalkıp hiç birşeyden habersiz günlük işlerine koyulmuşlar. Aylardan Haziran ayı hava günlük güneşlikmiş. Havada bir bulut bile yokken öglen saatlerinde yine aynı siyah bulut gelip çoban dedenin ve bozalan dedigimiz mevkinin üzerinde durmuş. Bu gün diger günlerden farklı iki saat aralıksız bardaktan boşanır gibicesine yagan yagmur köyü yerle bir etmiş. Ögle vakti olması sebebiyle herkesin bagda bahçede çalışıyor oldugundan çok şükür can kaybı olmamış. Yalnız bir anne beşikte yatmakta olan çocugunu kurtarma ugruna eve girmek isteyince yüzme bilmediginden sele sularına kapılmış ve selden sonra o annenin cesedini agacın dalında takılı bulmuşlar. Çocuk ise beşigi ile su üzerinde giderken o günün tek yüzme bilen köyün ögretmeni (Salih Hoca) canı pahasına suya girip çocugu kurtarmış. Bagda bahçede çalışan köy halkı gelen sel sularını yüksek tepelerden hayretler içinde seyrederek köyde neler oluyor diye diye köye dogru giderken sel sularının alıp götürmekte oldugu eşyalara bu benim bu benim diye sahip bile çıkanlar olmuş, ama hiç bir şey yapamamışlar. Köye geldiklerinde ise köyün yerle bir oldugunu görmüşler. Mal kaybının çok oldugu evlerin yok oldugu o zamanın çok fakir olan halkı dahada fakir ve perişan olmuşlar. Bu olaylar yaşanırken çoban dedeyi rahatsız edip ıbrıgını alan şahıs hiç bir hastalıgı yokken hastalanıp yataklara düşmüş ve felç olmuş. Neden hastalandını ve ıbrıgı aldıgını bir müddet herkesten saklamışlar. Nedeni anlaşılıncada köylüler ıbrıgı almışlar ve birde kurbanlık koç alıp çoban dedeye çıkarlar. Kurbanı kesip ıbrıgıda yerine geri koymuşlar. Olan köylüye olmuş tabi bu arada Devlet el uzatmış kızılay evsiz kalanlara çadır, yiyecek ve giyecek vermiş. Köy halkı bir müddet bununla idare ettikten sonra normal hayatlarına geri dönmüşler.
    Bu olaydan sonra köyde göç başlamış. Köy halkı yaralarını sarmak için gurbet yollarına düşmüşler. Türkiyenin çeşitli yerlerine çalışmaya gitmişler. Kimi geri dönmüş kimide oralara yerleşip kalmışlar.
    Avrupa kapısı açılmış 1963-1964 de. Köyde kalanların bir kısmıda bir umut deyip varını yogunu verip avrupaya gitmişler. Amaçları hep aynı, gurbete gidip bir koşu hayvanı bir kaç tarla ve birde ev yapmakmış.O gündür bu gündür kırk yıl geçmiş hala gurbetteler.
    Çoban dede artık köy halkının bir umudu olmuş. Yagmur duasına çıkıldıgı yagmur duasının yapıldıgı, pilavların pişirilip ayranların içildigi bir yer olmuş. Ama insanlar durmuyorki, komşu köylerden bir veya birileri yine 1980 yıllarında çoban dedeyi yine rahatsız ederler. Mezarını kazıp ıbrıgını alırlar. Köyümüz yine sel sularına maruz kalır. Bunda çok sükür o kadar büyük sel felaketi ve can kaybı olmamıştır. Olay hemen anlaşılmış çoban dedenin ıbrıgı bulunamadıgından yerine başka bir ıbrık koyup mezarını kapatırlar.
    Bu olaylar yaşanırken çoban dede için bir önlem veya koruma düşünülmemiş. Bu olaylardan sonra 1984-1985 yıllarında köyhalkından olan Mustafa Açıkgöz (Gazinin Mustafa) o zamanın imkanlarıyıla kagnısıyla taşıdıgı taşlarla çoban dedenin etrafını çevirmiş. Onun çevirdigi şekilde günümüze kadar gelmiştir.
    Yine 1990 yılında köyümüzün iş adamlarından olan Hayri ve İbrahim Yıldız kardeşler çoban dedeye bir bina inşa edip içinide türbe olarak yapmışlar. Orayı ziyaret edenler rahatca abdestlerini almaları ve namazlarını kılmaları için gereken herşey düşünülmüş.
    Hayri Yıldızın köyümüze yaptırmış oldugu yatırımlardan biri olan. Hayri Yıldız Yatılı İlkögretim Bölge Okulunda 550 ögrenci egitim görmektedir. Bunlardan 350' si yatılı 200'ü ise cevre köylerden taşıma usuliyile gelmektedir. Yaz tatilerinde köylülerimiz okulun salonunu dügün ve nişan töreni yapmak için kullanmakta. Ayrıca okulun çeşitli hizmetlerinde görev yapmak için köyümüz ve çevre köy insanlarına bir ekmek kapısı olmuştur.
    Köyümüz o günlerden bu günlere gelinceye kadar çok göç vermiş. Kazaya baglı köylerin içinde en çok göç veren köyü olmuş. Nüfusunun %70-80 lik büyük bölümü gurbete gitmiş. Köyde sürekli kalan 60-70 aile iken, gurbette olan aile sayısı

    350 oldugu tahmin ediliyor. Bunlardan 250 ailenin Avrupada çeşitli yerlerde oldugu, 150 ailenin ise Türkiyenin çeşitli illerinde ikamet ettikleri söyleniyor.
    Köyümüzdeki ailelerin %3-5'i tarımla, %10-15'şi emekli maaşı ile geçimlerini saglarken diger ailelerde umutlarını gurbete baglamışlar.

    Altyapı bilgileri

    Köyde ilköğretim okulu vardır. Köyün içme suyu şebekesi vardır. kanalizasyon şebekesi vardır. Ptt şubesi yoktur ancak ptt acentesi vardır. Sağlık ocağı ve sağlık evi yoktur. Köye ayrıca ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır.

    Köyümüzün Web Sitesi:
    http://www.asagitekke.com/

    [​IMG]

    [​IMG]



    Kaynak : Yerel Net , Vikipedi, özgür ansiklopedi , asagitekke.de



    Köyünüze Ait Bilgi ve Resimleri Bu Konu Altında Paylaşabilirsiniz
     

Bu Sayfayı Paylaş