Aşağıbarak Köyü Hakkında Bilgi Hacıbektaş Nevşehir

'Nevşehir Tanıtımı' forumunda DeMSaL tarafından 21 Ocak 2011 tarihinde açılan konu

  1. DeMSaL

    DeMSaL Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Aşağıbarak Köyü Hakkında Bilgi Hacıbektaş Nevşehir konusu Aşağıbarak Köyü Hacıbektaş resimleri - Aşağıbarak Köyü Hacıbektaş hakkinda bilgiler



    Aşağıbarak, Nevşehir ilinin Hacıbektaş ilçesine bağlı bir köydür.

    Barak, Barak Ovasi, Gaziantep'in Nizip ilçesi, Firat Nehri, Sacir Çayi, Carablus ilçesi (Suriye'de) ve Suriye siniri arasinda kalan verimli topraklari kapsayan ovadir. Barak Ovasi'nda yüzden çok köy vardir. Burasi, verimli oldugundan ilkçag uygarliklarinin merkezi olmustur. Barak bölgesindeki topraklarin ve köylerin çogu, Türkiye ile Suriye siniri çizilirken Suriye topraklarinda kalmistir. Suriye, Kilis, Oguzeli, Gaziantep ve Nizip yerlesme birimlerinin çevreledigi alanlarda; Ezo Gelin, dilden dile anlatilir, türküleri söylenir. Barak sözcügünün anlamini, Kasgarli Mahmut, en eski Türkçe sözlük olan Divani Lügat'it Türk'te açiklarken bir söylenceyi de aktariyor: 'Barak çok tüylü köpek. Türklerin inandiklarina göre, kerkez kusu kocayinca iki yumurta yumurtlarmis, bunlarin üzerine otururmus, yumurtanin birisinden barak çikarmis. Bu barak köpeklerin en çok kosani, en iyi avlayani olurmus. Öbür yumurtadan da bir yavru çikarmis; bu, son yavrusu olurmus.' Orta Anadolu'nun kimi yerlerinde, uzun tüylü bir tür av köpegine, Barak ya da Kilbarak denmektedir. Barak Ovasi'nda yasayan Barak Türkmenleri'nin Oguzlarin Kinik ve Begdili oymagindan olduklari ileri sürülmektedir. Gaziantepli arastirmaci Mehmet Solmaz'in, Barak ve Baraklilar üzerine yazdiklarinin çogunu, oldugu gibi buraya geçiriyorum: 'Barak kelimesinin anlami hakkinda Türkçe Sözlük'ün 82.ci sayfasinda sunlari yaziyor: 1- Tüylü, killi çuha, kebe. 2- Bir cins tüylü av köpegi. 3- Agaçlara sarilan büyük asma. Ebulgazi Bahadir Han'in Türklerin eski çaglari hakkinda tespit ettigi söylentilere göre: Oguz Han Güney Muhit Denizinin kiyilarinda, yüksek daglarda yasayan kabilelerin padisahi (Itbarak Han'a) ilk seferinde yeniliyor. 17 yil sonra onu yenip öldürüyor. Mogollarin Tarihçisi Residüddin bu kabileyi (Kilbarak) diye adlandiriyor. Oguz Kilbaraklarin karanliklar diyarindaki memleketine gittigini söylemekle Kilbarak'lar diyarinin kuzey ülkeleri oldugunu göstermis oluyor. 18.ci yüzyilda Cengiz Han'in memleketine gitmis olan Italyan gezgini Garpini bunlarin güneyde olduklarini, Cengiz, Hindistan Seferinden dönüste Barak'lara rastladigini anlatir. Cengiz Ordusu bunlarla savasa tutusmustur. Fakat Baraklar bir hileye basvurmuslar , sehre girip vücutlarini islattiktan sonra, kumda yuvarlanmislar ve vücutlarini kaplayan çamur, sogukta donarak buz kesilince derilerine ok islemez olmus; sonrada Cengiz'in askerlerini bozguna ugratmislar. Residüddin, kabilenin çamura girerek kumda yuvarlandiktan ve bu isleri üç defa tekrar ettikten sonra meydana gelen kalin tabakayi kurutmak ve savasa böyle gitmek adetleri oldugunu kaydeder. Yine çesitli kaynaklardan ögrendigimize göre, Baraklarin erkeklerinin ÇIRKIN ve kadinlarinin ise gayet yakisikli ve GÜZEL olduklarindan erkeklerine izafeten bu kabileye Kilbarak dendigi beyan edilmektedir. Battal Gazi'nin efsanevi romaninda da (Kilbarak) oymaginin adi geçer. Barak adinda dört tane Türk Hakani adi biliyoruz:

    1- Barak Hacip'tir (Ölümü 1235) Kirman Beyi ve bu ülkede hükümdarlik eden Karahitay sülalesinin kurucusudur. Barak Hacip, Barak Ogullari Sülalesindendir. 1210 da cereyan eden Talas Muharebesinden sonra Harzemsahlarin hizmetine girmis, sonra hükümdarin Serdar veziri olmustur. Harzemsah Devletinin yikilisini doguran Cengiz istilasi karsisinda çikan kargasaliklardan yararlanarak 1222 de Kirman'da istiklalini ilan etmis ve kurdugu hükümeti kisa zamanda kuvvetlendirmistir. Islamiyeti kabul ettikten sonrada Abbasi Halifeleri tarafindan taninarak kendisine Kutlug Ünvani verilmistir. Barak Hanedaniogulari 81 yil payidar olmuslardir. 2- 16.ci yüz yillarda Özbek Hanlarindan Nevruz Ahmet Han'in Türkçe adida Barak Handir. Bu hükümdar Kanuni Sultan Süleyman'la münasebette bulunmustur. 3- Çagatay Hükümetini oldukça olgunlastiran ve büyük Hakan Kubilay Han'a kafa tutan Barak Han'in hayati dagdagali geçmistir. Ilkin kendisine Maveraünnehir'de bir arpalik verilmis (...) ve burada bos durmayarak Iran Han'i Abaka Han'a karsi harekete geçmis, Horasan ve Afganistan'in bir kismini yagma etmistir. Fakat Iran Mogollari tarafindan perisan edilerek ölümden zor kurtulmustur. (...) Buhara'ya gelmis, bir söylentiye göre Müslüman olarak Giyasettin ünvanini almistir. En son 1371 de bir muharebede yenilerek ordu ve karargahi kusatildigi zaman ansizin ölmüs oldugu ögrenilmistir. Ölüsü Mogol gelenegine göre parlak bir törenle büyük bir dagin tepesine gömülmüstür.' ('Genel Tarih 1' adli kitapta -Ismet Parmaksizoglu, Yasar Çaglayan- 'Çagatay Hanlari Soykütügü' verilmistir. Çagatay Hanlari Soykütügü'nde, Barak Han'in, 1266-1271 yillari arasinda 7. han olarak tahtta kaldigi belirtilmistir. Mehmet Solmaz'dan yaptigim alintiyi sürdürüyorum" 4- Cuci Sülalesinden Özbek Han'i Urus'un torunu Koyircak Hanin oglunun adi da Barak Handir. 1419 yillarinda Bozkirlarda yaptigi savaslarda basari elde edemeyince Maveraünnehir'e kaçip Ulug Bey'e siginmistir. Üç yil Ulug Beyin yaninda kalmis, sonra onu yardimi ile Gök Orduyu ele geçirerek Han olmustur. Barak Han 1429 da Mogolistan'a yaptigi bir akinda prenslerden Sultan Mahmut tarafindan öldürülmüstür. Bunlardan baska birde Bektasi Babalarindan Sari Saltuk beyin halifesinin adi da Barak'tir ve buna Barak Baba denmektedir. Barak Baba Anadolu'yu dolasmis. Iki kere Sam'a gitmis, Mogollar tarafindan Geylan'a elçilikle gönderilmistir. Fakat ayaklanma halinde olan Geylan'lilar Barak Baba'yi parçalayarak öldürmüslerdir. 1308 de kemikleri dervisleri tarafindan Sultaniye'ye getirilmis ve oraya gömülmüstür. Mogollar tarafindan kendisine bir mezar ve yanina bir tekke yaptirilmistir.' (Burada yine araya giriyorum... Yunus Emre, bir siirinde: 'Yunus Tapduk'dan oldu hem Barak'dan Saltuk'a/ Bu nasip çün cüs kildi ben nice pinhan olam' diyerek seyhi Tapduk Emre'nin Barak Baba'yla iliskisini açiklar. Dolastigi yerlerde garip kiligi ve kendisine uyan dervisleriyle halki saskinliga düsürüp ürküten Barak Baba'nin 'sathiyye' türü bir yapiti vardir. Çagatayca olan yapit, 'Barak Baba Risalesi' adiyla anila gelmisse de daha çok yarim kafiyeli ve yedi heceli siir görünümündedir. Önce 'Kutbü'l Alevi' adli biri tarafindan Farsça olarak serhedilmis -açimlanmis- (1355), sonra bu açimlama; Hiziroglu Ilyas (Uzun Firdevsi) tarafindan, baskasinin ayrintili anlatimi oldugu belirtilmeden Türkçe'ye çevrilmistir (1485). Mehmet Solmaz'in kitabindan alintilamayi, kaldigim yerden sürdürüyorum: ) 'Barak Baba'ya uyanlara Barakiyan ve Baraklilar dendigini tarihi kaynaklardan ögreniyoruz. Bektasi Vilayet-Name'lerine göre de Barak Baba'nin Haci Bektas Veli'nin Halifelerinden oldugu bilinmektedir. Barak Baba'nin Tokat köylerinden birinde dogduguna ve babasinin beylerden olduguna bakilirsa Selçuk Türkleriyle birlikte Anadolu'ya gelerek Yozgat dolaylarina yerlesen Barak ve Türkmen Oymaklarindan olmasi ihtimali daha kuvvetlidir. Baraklarin vaktiyle Alevi, yani, Bektasi tarikatlarindan olduklari Idris Inal'in verdigi bilgilerden anlasilmaktadir. Hatta yakin zamanlara kadar Tokat'tan Alevi Dedelerinin Tekkeye kurban ve para toplamak için geldiklerinde, Baraklarin bunlara fevkalade hürmet göstermis olduklarini anlatiyor ki bunlarin bir kisimlarinin Alevi Dedeleriyle siki bir ilgileri vardir. (...) Bugün ekseriyeti Nizip'in Barak Bucaginda toplanmis olan Barak Asiretinden bir kisminin Yozgat'ta kaldiklarini bazi kaynaklardan ögreniyoruz. Bundan 170 yil önce bir kisim Baraklarin eski yerlerinde Yagni, Derzor ve havalilerinde kaldiklari Cevdet Pasa Tarihinde yazilidir. Tarihteki Baraklara ait bu parçayi asagiya aliyorum. (1232 tarihinde Baraklar Kilis Hasina tecavüz ediyorlar. Bunlarin üzerine Halep Valisi Ahmet Pasa, bir kita top ve bin neferle delilbasisi Osman Agayi gönderiyor. O da Baraklari maglup ediyor. Ve birkaç tanesini idam ederek baslarini istanbul'a Padisah'a gönderiyor. Rakka Valisi de yine havalide yasayan Barak Asiretinden ve sair eskiyadan on tanesini idam ediyor ve baslarini Istanbul'a gönderiyor.) (Cilt 11 Sahife: 17) Bu beldede uzun süre inceleme yapan Yalgin su bilgiyi veriyor: 'Barak asireti 1000-1010 tarihlerinde Firuz Beyin idaresi altinda Ortaanadolu'dan sürülerek yerlestirilen 80.000 hanelik Türkmenlerin bir oymagidir ki vaktiyle Rakka-Culap ve Gaziantep Cenubunda yerlesmis 97 köyden ibarettir. 97 köyün 18'i Türkiye, geri kalani Suriye'de kalmistir .Barak oymaginin 12 obasi vardir: Bu obalarin on iki olmasina ragmen kendi aralarinda 7 obaya ayrilmistir: Eseli, Karakozan, Adikli, Kürdülü, Abdürrezakli, Torun, Bayindirli obalaridir. Bunlardan en büyükleri Torun, Abdürrezakli, Kürdülüdür. (...) Türkmenlerin, Karasihli, Bekmisli, Arapli adinda üç kolu vardir: (...)' (Ezo Gelin, ss. 58-63.) Kimi kaynaklara göre de Barak'in anlami 'bayrak' demektir... Yöre halki, Türkmen göçüne bayraktarlik ettigi için yöreye 'Barak' denilmistir. Barak Türkmenleri'nin Anadolu'ya 11. yüzyilin baslarinda göç ettikleri bilinmektedir. Türkmen Baraklari'nin Aleviligi benimsedikleri, kimi törenlerinin ve geleneklerinin Samanlik kültürünün izlerini tasidigi görülmektedir. 'Barak Ovasi'nda yasayan Barak Türkmenleri'nin Oguzlarin Kinik ve Begdili oymagindan olduklari ileri sürülmektedir.' demistim... M.Sakir Ülkütasir, 'Abdallar' baslikli incelemesinde, Begdili oymaginin Anadolu Abdallari'ndan oldugunu vurgular... Ülkütasir söyle der: 'Abdallar, ekseriyetle yerlesik ve kismen göçebe bir halde yasayan Alevi-Kizilbas zümrelerden biridir. Anadolu'nun muhtelif bölgelerinde bir takim Abdal köyleri, müteferrik yiginaklari, yani obalari vardir. Göçebe Abdallar, yilin muayyen mevsimlerinde yer yer dolasarak, köy kiyilarinda geçici olarak otururlar. Güney, Bati ve Orta Anadolu baslica cografi dagilis yerlerini teskil eder. (...) Abdallar, soy itibariyle Türkmendirler. Bugünkü Anadolu Abdallari -Tahtacilar, Çepniler daha dogrusu bütün Anadolu Kizilbaslari gibi- Babai Türkmenlerinin bakiyeleridir. Binaenaleyh bunlari, dili ve soyu bütün bütün baska olan Çingenelerle akraba veya yurt tutmus Çingene gibi telakki etmek katiyyen dogru degildir. (...) Anadolu'da eskiden beri yerlesmis Abdal oymaklari vardir. Bugünkü Abdallar kendilerinin, hakli ve dogru olarak, Türk irkindan ve Islam olduklarini ifade ederler .Bu ifadelerine ilave olarak da ulu ve aziz saydiklari 'Kara Yagmur'un reisligi altindaki 'Horasan Erleri' (Güney ve Dogu Abdallari ise, Oguzlardan 'Beydili' boyu) ile beraber Anadolu'ya geldiklerini israrla söylerler. (...) Güney Anadolu'daki bu Abdal zümrelerinin oymak ve zenaatleri hakkinda Rahmetli Ali Riza (Yalman)'in 'Cenupta Türkmen Oymaklari' adli eserinde de ayrica su malumata rastlamaktayiz: 'Fakçilar (av avliyan Abdallar), Tencili (Cambazlik ve kuyumculuk yapan Abdallar), Begdili (Türkmenlere yamak ve yarici duran Abdallar), Gurbet veya Cesis (sepet, küfe yapan Abdallar; bunlar tam göçebedirler), Karaduman (Ibrahim Pasa'nin iskan Beyi'ne Misir'dan gönderdigi kalabalik bir mu***i ve raks heyetlerinin bakiyyesi olan Abdallar) Abdallari'. (...) Sünni köylü taassubu çalgiyi, türküyü Abdallara terk etmistir. Onlar, yani Abdallar, Türk Halk Musukisi ve Raks (Oyun) kültürünü sadakatle devam ettirmektedirler.' Baraklar'a devlet yer verince, kimileri köy kurup tarimla ugrasmis, kimileri de topraga baglanmadan göçebe hayvancilikla geçinmislerdir. Bugün Barak topraklarinin büyük bölümü, birkaç aganin elindedir. Barak köylülerinden toprak sahibi olanlar çok az sayidadir. Yoksul, topraksiz Baraklilar; yasamlarini sürdürebilmek için 1980'lere dek Suriye sinirindan kaçakçilik yapiyorlardi... Tarimla ugrasan Barak köylüleri, ürünlerini yalnizca Gaziantep'te satarlar.

    Barak Türkmenleri, Baraklar, Oğuzların sağ kolu Bozoklardan Yıldızhan Oğullarına bağlı Beğdilli boyu içerisinde yer alan oymaklardan biridir. 1100'lü yıllarda Firuz Beğ'in önderliğinde Anadolu'ya gelen Baraklar önce Yozgat yöresinde yurt tuttular, fakat devletle araları açılınca Antep'e sürüldüler. Antebin bulunduğu platonun güneyine Tilbaşar yaylasına yerleştiler. Bu coğrafi bölge, doğuda Fırat'a (culap suyuna), batıda, Gavur (Amanos)dağlarına, güney ve güney batıda, Halep ve Amık ovasına kadar uzanır. Bu bölgede Arap ve Kürtlerle uzun süre uğraşırlar. Dedemoğlu bir türküsünde:"Ömrümde sevmezdim Arabı Kürdü, Çekti çadırını karşıma kurdu" der. Bu durum karşısında Firuz Beğ oymağın yarısını alarak Horasan'a göç etti. Geride kalan Barakların bir kısmı Anadolu'nun muhtelif yörelerine dağıldılar, diğerleri ise Antep'te yaşamaya başladılar. Antep'te kalan Barakların yaklaşık dörtte üçlük bölümü, padişah 2. Süleyman döneminde bölgedeki devşirme unsurlarla sürekli kavga edip, bunların tarlalarını ve evlerini yaktıkları gerekçesiyle Rakka'ya sürüldü. Bu sürgün olayının 1690'lı yılların sonunda gerçekleştiği ifade edilebilir. Şu an İran topraklarındaki Horasan şehri atayurtlarıdır. Horasan'dan 84.000 hane göç etmiştir. Şu an Gaziantep ilinin İslahiye, Karkamış, Nizip, Oğuzeli(ŞanlıUrfa)(Birecik,Bozova,halfeti,Suruç ilçeleri BİRECİK Bağlarbaşı köyu, Besni (Adıyaman)ilçesinde özellikle Kızılin, Ören ve Nevşehir ili Hacıbektaş İlçesi Aşağıbarak, Yukarıbarak ve Belbarak köylerinde yaşamaktadırlar.Kültürel olarak zengin bir sözlü kültüre sahiptirler. Kendilerine has kültürleri vardır. Kültürlerinde kendi adlarıyla anılan Barak uzun havaları önemli yer tutar. Bu uzunhavalarda kendilerine ait bütün bilgileri sözlü olarak sonraki kuşaklara ulaştırmışlardır. Ünlü ozanları Karacaoğlan, Dedemoğlu, Kılınçoğlu, Dadaloğlu ve Garip'tir.


    Coğrafya

    Nevşehir iline 60 km, Hacıbektaş ilçesine 15 km uzaklıktadır.Kırşehir iline 42 km uzaklıktadır.

    İklim

    İklim bakımından Aşagıbarak Köyü İç Anadolu Bölgesi`ne özgü kara ikliminin etkisi altında kalır. Kış ayları soğuk ve kar yağışlı, yaz ayları ise sıcak ve kurak geçer. İç Anadolu Bölgesi`ni çevreleyen Toroslar ve Kuzey Anadolu Sıradağları, Akdeniz ve Karadeniz ılıman iklimlerinin iç kesimlere girmesini engellediklerinden, köyün bulunduğu bölgede Dogu Anadolu Bölgesi`ndeki gibi sürekli olmasa da kara iklimi özellikleri görülür Kırşehir ili Metoroloji Müdürlüğü'ndeki kayıtlara göre, bölgede yıllık ısı ortalaması 11°C civarındadır. Bölgede en soğuk geçen aylar Aralık ve Ocak, en sıcak geçen aylar ise Temmuz ve Ağustostur. Yörede en düşük sıcaklık ortalaması -8,8 °C (1930) ile -28,0 °C (1942) arasında; en yüksek sıcaklık 34 °C (1950) ile 39,4 °C (1954)'dür

    Nüfus

    Yıllara göre köy nüfus verileri
    2007 248
    2000 304
    1997 377

    Ekonomi

    Köyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır.

    Muhtarlık

    Yerleşim yerinin köy tüzel kişiliği alması ile birlikte köyün tüzel kişiliğini temsil etmesi için köy muhtarlık seçimleri de yapılmaktadır.

    Seçildikleri yıllara göre köy muhtarları:

    2007 - malik can
    2004 _ malik can
    1999 - malik can
    1994 - faik çalışkan
    1989 - faik çalışkan
    1984 - necati bircan
    1979 - esat şirin
    1974 - sami gürbüz
    1969 - kazım say
    1964 - şaban kavak
    1959 - şaban kavak
    1954 - bahri güleç
    1949 - ali özcan (koca ali)
    1944 - ali özcan (koca ali)
    1939 - ali özcan (koca ali)
    1934 - bahri güleç
    1929 - ali özcan (koca ali)

    Altyapı bilgileri

    Köyde, ilköğretim okulu var ama öğrenci sayısının yetersiz olduğundan eğitim ve öğretim hacıbektaş ilçesinde yapılmaktadır. Köyün içme suyu şebekesi vardır ancak kanalizasyon şebekesi yoktur. Ptt şubesi yoktur ancak ptt acentesi vardır. Sağlık ocağıve sağlık evi vardır ama doktor ve ebe yoktur. Köye ayrıca ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır.

    [​IMG]


    Köyünüze ait bilgi ve resimleri bizimle bu konu altında paylaşabilirsiniz
     

Bu Sayfayı Paylaş