Aşık Pervani Kimdir - Aşık Pervani Biyografisi

'Biyografi & Otobiyografi' forumunda Mavi_Sema tarafından 8 Ocak 2011 tarihinde açılan konu

  1. Mavi_Sema

    Mavi_Sema Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Aşık Pervani Kimdir - Aşık Pervani Biyografisi konusu Aşık Pervani hakkında bilgi, Aşık Pervani kimdir, Aşık Pervani eserleri,

    Karadeniz yöresinde çok sayıda halk şairi yetişmiştir. Sahil kesiminde mani, türkü ve destan söyleyen, kemençe ve tulum-zurna çalan şairler iç kesimlerde ise saz eşliğinde koşma, destan ve güzelleme söyleyen şairler çoğunluktadır.

    Sadece Artvin ve ilçelerinde 160 dan fazla şair yetişmiş olup bunların 60 dan fazlası halk şairidir. işte Aşık Pervani de bunlardan biridir.

    5 Mart 1931 tarihinde Yusufeli'nin Havuzlu (Okar) köyünde doğan İsmail Çelik, 19. yüzyıl halk şairlerinden İkrari'nın torunudur. Babası Ali, annesi Ayşe olup, kendi köyünde çiftçilikle geçinirken köyün mazrası olan Satol Yaylasında çift sürerken uykusu geliyor. Bir yabanı armut (panta) ağacının gölgesinde yatıp uyuya kalıyor. Rüyasında Hızır, İlyas ve Kutup Nebi onu Mısır'ın Kenan ilinde asıl adı Ayşe, mahlası ''Nazlıhan'' olan bir kızı gösteriyorlar. Pirlerin elinden bade içen İsmail onlarla yedi deryayı dolaşıyor. Bir susuz değirmen görüp bu değirmenin kime ait olduğunu soruyor:

    -Bu değirmen Narmanlı Sümmani'ye aittir. Yedi deryanın suyu bu değirmenden geçerdi. Kendisi öldü ve değirmen de artık dönmüyor, diyorlar. Sonra yeni yapılmış bir değirmen gösteriyorlar. Bu değirmenin kime ait olduğunu soruyor:
    -Oğlum bu değirmenin sahibi yoktur, diyorlar. O da:
    -İhtiyar baba, bu değirmen benim olmaz rnı? diye soruyor. Pir diyor ki:
    -Ya oğlum, bu değirmen senin için yapılmıştır. On iki hicapta ''perdede'' bu
    değirmenin taşları sanki kanat bağlamıştır. Bundan öteye yol yoktur. Bundan ötesi karanlıktır... diyor. İsmail bakıyor ki değirmenin taşları sanki kanat bağlamış, öyle hızla dönüyor ki, şaşırıyor o anda:
    -Ne güzel dönüyor, ayni pervanaye benziyor, deyince pırlerden biri ona hitaben:
    -Bundan sonra senin aşıklar arasında adın Pervani'dir diyor. İsmail'e mantık ve imla öğrettikten sonra, Nazlıhan'ı ona, onu Nazlıhan'a nişanlıyorlar ancak Hızır Nebi:
    -Oğlum Pervani, eyvah ki göreceğin bundan ibarettir. Sana bundan sonra sevdiğine kavuşmak kısmet değildir deyip: ''Size destur demişiz'' diyorlar ve kız oradan ayrılıp gitmeğe, Pervani de arkasından şiir söylemeğe başlıyor :

    Dön beri dön beri yüzün göreyim
    Bir dakika karşımda durda öyle git
    Eyledin cismimi hep kızıl yara
    Derin yaralarım sar da öyle git,

    Sevdiceğim ben karında ötüştüm
    Şirin dudu gibi lisan konuştum
    Göründün gözüme elimden kaçtın
    Bana bir teselli ver de öyle git.

    Bir telini vermem yüz bin liraya
    Neylerim ki perde geçti araya
    Cismimi düşürdün kızıl yaraya
    Yarama bir derman sar da öyle git

    PERVANİ'nin elden gitti cananı
    Gönül feryat eder eyler figanı
    Sevdiceğim bulam nerede seni
    Bari bir nişane ver de öyle git.

    diye seslenince, Nazlıhan durup ona karşılık veriyor:

    Dinle ey sevdiğim sefil Pervani
    Sana cemalimi görmek haramdır
    Erenler ki bize haram dediler
    Dünyada murada ermek haramdır

    Bu dünyada deremezsin gülümü
    Sümbüller kuşattı sağ ve solumu
    Sırma saçlarımı, ince belimi
    İnce beli sana sarmak haramdır

    Ara, görmek için düş gurbet ele
    Ben bir gülüm senin gibi bülbüle
    Sen bir bülbül oldun şol gonca güle
    Sana gonca gülü dermek haramdır,

    Od düştü de yakar benim içimi
    Sevdiceğim affeyle gel suçumu
    Gerdana dökülen sırma saçımı
    Senin için teli örmek haramdır

    Nazlıhan'ım bir murada eremem
    Haram derler pirler burda duramam
    Bu dünyada cemalini göremem
    Sana bir nişane vermek haramdır.

    Bu koşmayı söyledikten sonra kaybolur. İsmail, uyandığı zaman gece yarısı olmuş, çifte koştuğu iki öküz de uzaklaşmıştır. Henüz 18 yaşında olan İsmail köyüne dönünce Osman adlı bir marangoza dut ağacından bir saz yapmasını söylüyor, Osman Usta da:

    -Sen düğünlerde zurna çalardın, ne zaman saz çalmayı öğrendin? diye takılıyor ama dut ağacından da bir saz yapıyor.
     

Bu Sayfayı Paylaş