Aşık Kurşun Saraç Kimdir - Aşık Kurşun Saraç Biyografisi, Hayatı

'Biyografi & Otobiyografi' forumunda Mavi_Sema tarafından 8 Ocak 2011 tarihinde açılan konu

  1. Mavi_Sema

    Mavi_Sema Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Aşık Kurşun Saraç Kimdir - Aşık Kurşun Saraç Biyografisi, Hayatı konusu Aşık Kurşun Saraç biyografisi, Aşık Kurşun Saraç hakkında bilgi, Aşık Kurşun Saraç kimdir, Aşık Kurşun Saraç hayatı

    1933 yılında Kars ili, Posof ilçesi, Sarıçiçek köyünde doğdu. Babası Selimoğullarından Molla Osman’ın oğlu Ağali ağa, annesi Aşık Kamber’in kızı Urubiye hanımdır. Uzun yıllar Selim ilçesinde yaşadığı için aşık Ummani’yi bir Selim’li olarak görüyoruz. Ki çocuklarının bir çoğu burada doğmuş ve büyümüştür. Aşık Ummani 1960 yılına kadar Posof ilçesinde yaşadı. Daha sonra Kars’ın Selim ilçesine yerleşti ve burada 14 yıl ikamet etti. Daha sonra da Bursa ili, Kestel ilçesi, Burhaniye köyüne yerleşti. Eşinin adı Fatma’dır. Sümmani, Sevgi, Nuran, Enver, Ayten, Serkan ve Nurten adlarında 7 çocuğu vardır. İlkokulu 4. sınıfa kadar okudu. Diplomasını ise 48 yaşında iken Atatürk’ün doğumunun 100. yılı dolayısıyla düzenlenen okuma, yazma kursunu bitirdikten sonra aldı. Aşık oluşu şu şekilde cereyan etmiştir. Çocukluk yıllarında köylerinde okul olmadığından köylerine 7 km. uzaklıkta olan Beyazkayın köyüne yaya olarak gidip, gelirmiş. 23.02 1948 yılının bir kış gününde okuldan eve dönerken çarpıntı ve baş dönmesinden dolayı bir kayanın altına oturur. Burada bir müddet uykuya geçer. Rüyasında: Çok güzel bir odanın içindedir. O güzel odanın içinde pirlerle, dervişlerle iki rek’at namaz kılar ve okunmuş dualı bir bardak şerbeti ikram ederler ve “ Al yavrum! Allah’ın, Rasulullah’ın, Kuran’ın ve Pirler’in aşkına iç” diyerek içirirler. Daha sonra önüne iki kitap getirirler. Biri Arap harfleriyle yazılı Hz. İbrahim’e inen sahifeler, biri de Lokman Hekim’in ilaç kitabı. Bu iki kitabı da okuturlar. Yine aynı rüyanın içinde Sevgilisi Meliha hanımı kendisine gösterirler. Meliha hanım’ın elinde bir elma vardır bu elmayı dört dilim eder ve üç dilimini kendisine verir bir dilimini de Meliha hanım’ın kendisi yer. Sonra bir denizin üstünde yürüdüğünü görür ve bu deniz’in adı nedir? Diye sorduğunda, kendisine “ umman” dır demişler. Bundan sonra da kendisine “ Ummanî” mahlasını vermişler.
     

Bu Sayfayı Paylaş