Ağzınızın tadını bozmayın

'Diyet Beslenme' forumunda Dine tarafından 9 Ekim 2009 tarihinde açılan konu

  1. Dine

    Dine Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Ağzınızın tadını bozmayın konusu Sofranızdaki yemeklerin tadına varabilmek için neler yapmanız gerekiyor?
    [​IMG]
    Adına ‘tat’ dediğimiz duygu; aslına bakılırsa göz, ağız, burun ve mide gibi organlarımızın faaliyetleri sonucunda ortaya çıkan bir durumdur.
    Tat; tükettiğimiz yiyecek ya da içeceklerin çeşitli özellikleri hakkında göz, burun ve ağız yoluyla gönderdikleri bilgilerin beyindeki toplamı olan bir lezzet hissidir. Aslında tüm insanlar için bu hisse doğru yol alırken izlenecek rota aşağı yukarı aynıdır. İnsan, görüntüsü kendisine güzel gelen bir yiyeceği ya da içeceği, kokusu da hoşuna giderse ağzına alır.
    Ağız, söz konusu yiyeceğin ya da içeceğin tadını yani ekşi, tatlı, acı ya da tuzlu oluşunu, ısısını ve yumuşaklığını hisseder. Çiğneme işlemi yapılırken ağız kapalı olduğundan, hava alımı ve verimi burun yoluyla yapılır. Burundan soluma sırasında burun içerisinde oluşan hava akımı sayesinde, yiyeceğin içerisindeki koku zerrecikleri ağzın arka boşluğundan burna geçerek koku alma işleminin devametmesini sağlar. Yiyecek ya da içecekler, çiğneme esnasında rahatsızlık vermezse yutulur.


    SİGARA TUZ TÜKETİMİNİ ARTIRIR
    Şimdi bu normal insan davranışına aykırı davranış biçimlerinden örnekleri,
    tıbbi tespitler ışığında sizinle paylaşmak istiyorum. Bunlardan biri; sigara ve yiyecek-içecek ilişkisi, diğeri ise yanlış yemek alışkanlıklarımızdan biri
    olan hızlı yemek ve ağzımıza büyük lokmalar almak. Uzmanlar, sigara konusunda şunları söylüyor: “Sigara içenlerin ağızlarındaki tat almaya hassas reseptörlerin hassaslığı azalır. Bu azalma en çok tuzlu tadı alan reseptörlerde görülür. Kişi sigara içmeden önce aldığı tuzlu tadı alabilmek için yiyeceğine gittikçe daha fazla tuz koyar. Tuz alımının artması, vücuttaki su tutulmasını da artırır. Vücutta fazla su tutulması da kan basıncını yükselterek, kişinin kalp hastalıklarına yakalanma olasılığını artırır. Yani sigara içen bir kişi hemağzının tadını bozarak yiyeceklerden eskiden aldığı lezzeti alamamakta, hem de kalp hastalıklarına yakalanma olasılığını bir hayli artırmaktadır.”

    BÜYÜK LOKMALARDAN KAÇIN
    Diğer yanlış ise, ağzına büyük lokma alan ya da hızlı yeme alışkanlığı içinde
    bir lokma bitmeden diğerini ağzına atan kişileri kapsıyor. Ağzına büyük lokma
    atanlar, yiyeceklerden fazla lezzet alamıyor. Doyma hissi de duyamıyor. Aynı
    içerikteki yemekle doyma hissine daha rahat ulaşabilmek için yemeğimizi azar azar ve iki lokma arasında bir süre bekleyerek yemeliyiz. İki lokma arasında beklememiz, reseptörlerimizde oluşan adaptasyonun ortadan kalkması yani reseptörlerimizin ikinci lokmanın lezzetini de olduğu gibi alabilmesi için şart. Böylece, yiyeceğin tadını, kokusunu, sıcaklığını yani lezzetini daha iyi algılama ve daha az yiyip doyma şansını yakalarız.
    Yemek yemek ile sağlıklı yaşamarasında doğrudan bir ilişki vardır. Elbette
    yemeğin doğru hazırlanması lezzet açısından önemlidir ancak en az hazırlamak kadar önemli bir başka unsur ise; yiyecek ve içeceklerin tüketilme
    alışkanlıklarıdır. Ben sadece iki hatalı tüketimyanlışlığından bahsettim.
    Maalesef bunları çoğaltabiliriz. Özet olarak diyebiliriz ki; bir yemekten lezzet alıp almamamız birçok değişken tarafından belirlenmektedir. Yani yemek yemek, hazırlanmasından tüketilmesine başlı başına bir iştir.
     

Bu Sayfayı Paylaş