Ağlamanın Faydaları...

'Psikoloji' forumunda Dine tarafından 24 Eylül 2009 tarihinde açılan konu

  1. Dine

    Dine Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Ağlamanın Faydaları... konusu Kalbe yararlı: Özellikle üzüldüğünüz zaman ağlamak, kalbi daha az yoruyor. Çünkü, gözyaşı dökmek ile üzüntülüyken sıkışan kalp damarları açılıyor.

    Stres düşmanı: Ağlayarak, birçok hastalığın baş düşmanı olan stresle başa çıkabilirsiniz. Çünkü bu duygu, şaşırtıcı olsa da, mutluluk hormonlarınızı harekete geçiriyor.

    Daha iyi uyku: Kederli olduğu günlerde gözyaşı döken insanlar, diğerlerine göre, rahatlayarak daha iyi uyku çekiyor.

    Güven duygusu: Kişinin güven duygusunu artırıyor. Çünkü gözyaşı döktüğü anda herkesin ona olan ilgisi, ona özgüvenini ve sevildiğini hatırlatıyor.

    Gözlere yarar: Gözyaşındaki bir madde, eğer hiç akmazsa göz kuruluğu rahatsızlığına neden oluyor. Ara sıra ağlayan kişi, böylece bu hastalığa yakalanmaktan kurtuluyor.

    Tansiyona yararlı: Sıkıntılı veya sevinçli olduğunda tansiyonu düşen ya da çıkan kişi, ağladığında tansiyonu normale dönüyor.

    Yeme alışkanlığı: Sıkıntılı günlerinde iştahı açılan ve kendini yemeğe vuran kişiler, ağlarsa daha az yiyerek formlarını koruyor.


    #Ağladığımız zaman, vücudumuzdaki stres hormonları gözyaşlarıyla vücuttan uzaklaşır ve biraz sonra rahatladığımızı hissederiz. Gözyaşları, bünyenin güvenlik subaplarıdır. İçinizde sakladığınız duygular birike birike bir gün patlama noktasına gelir. İşte o zaman ağlayabilirseniz, emniyet subapları yani gözyaşları sizi ağır bunalımlardan kurtarır.

    #Sağlıklı yaşamak için her şeyden önce ruh sağlığınızı düzene sokmalısınız. Duyguları bastırmak, ilerde büyük sorunlarla karşılaşmanıza neden olacaktır. Bu nedenle içinizden geldiğinde kimseden çekinmeden ağlayın
    Eskiler, içinden ağlamak geldiği halde gözyaşlarını tutmaya çalışan gençlere ağlamalarını tavsiye eder, "Ağlarsan açılırsın, rahatlarsın" derlerdi. Günümüzde tıp uzmanları da ağlamanın fiziksel ve ruhsal sağlığımız açsından çok yararlı olduğunu belirtiyorlar
     
  2. Ağlamanın zayıflık göstergesi olduğunu düşünüyorsanız bu haberi mutlaka okuyun, çünkü ağlamanın aşırı uçlarda yaşadığımız hisleri yatıştırmak için hormon seviyesini düzenlemek gibi bir fonksiyonu var.

    “Size ağlamayın demeyeceğim; çünkü her gözyaşı şerden akmaz.” diyordu Gandalf, J.R.R. Tolkien’in unutulmaz eseri Yüzüklerin Efendisi’nde...

    Sizin de özellikle stres altındayken içinizden kendinizi bir odaya kapayıp ağlayarak içinizi boşaltmak gelir mi? Bazı zamanlar ağladığınızda kendinizi daha iyi hissettiğiniz olur mu?

    Cevabınız ‘evet’ ise, yalnız değilsiniz! Size Dr. Leslie Beth’in ağzından bu durumun nedenleri aktarmak istedik:

    Çoğumuz şöyle güzel bir ağladıktan sonra kendimizi daha iyi hissederiz. Bu rahatlama duygusu hayali sayılmaz. Sağlam bir ağlama nöbeti duygusal yükümüzü içimizden atmamıza yardımcı olduğu gibi, bütün vücudunuzu da rahatlatabilir ve sakinleştirebilir.

    Çeşitli gözyaşı çeşitleri vardır. Hepimiz duman, soğan, sis ve polenler gibi çevresel faktörler nedeniyle tepkisel gözyaşları dökmüşüzdür. Eğer dökmeseydik, gözümüz kuru ve aşırı hassas olacaktı. Bu tür gözyaşları refleks olarak oluşur ve gözümüzü oluşabilecek herhangi bir dışsal tehlikeye karşı korumaya yarar.

    Duygusal gözyaşlarımızın da vücudun kendi içinde oluşan bazı toksinlere karşı korumasına yaraması ise şaşırtıcı değildir. Soğan gibi dışsal faktörlere tepkisel olarak oluşan gözyaşlarının biyokimyasal bileşimi, duygusal gözyaşlarınınkinden farklıdır.

    Duygusal bir deneyimden sonra ağladığımızda, gözyaşlarımızda biriken ve stresin neden olduğu proteinler çok daha yoğundurlar. Hatta William H. Frey, Muriel Langseth gibi kabul görmüş araştırmacılar, 1985’te yayımlanan "Ağlamak: Gözyaşlarının Gizemi –Crying: The Mystery of Tears" adlı kitaplarında gözyaşının önemi hakkında yazmışlardır.

    Başka bir deyişle vücudumuzun duygusal ya da fiziksel durumuna göre zehirli olabilecek hormonlardan kurtulması için ağlarız ve ağlama ihtiyacı duyarız. Aşırı stres hormonları bağışıklık, kilo alma ve psikolojik moda etki eder. Ağlamak ise sadece parasempatetik sinir sistemimizin, sempatetik sinir sisteminin acıya, kaçışa, kavgaya, krizlere hatta yoğun bir sevince verdiği tepkiyi yönetmesinin etkisini azaltmakta kullandığı metotlardan biridir.

    Yani iyi bir ağlama nöbetinin, iyi haberlerle rahatladığımızda, aşırı bir şekilde sevindiğimizde, yas tuttuğumuzda veya korkutucu bir olaydan sonraki hislerimiz için en iyi (ve yutması en kolay) ilaç olduğunu söyleyebiliriz.

    Tedbir olsun diye de söylemek gerek: Uzun süreli ve tekrarlanan ağlama hali, ciddi depresyon nedeniyle doktorun reçeteli olarak verdiği antidepresan ilaçların beyindeki kimyasal yapıyı değiştirmesiyle alakalı olabilir.

    Ama genel olarak; gelecek sefer ağlamak istediğinizde, kendinizi ağlamaya bırakın gitsin. Unutmayın, ağlamak bir zayıflık göstergesi değildir.
     

Bu Sayfayı Paylaş