Ağlama Gözlerim Mevlam Kerimdir Türküsü Hikayesi

'Müzik Sohbet & Fan Club' forumunda Mavi_inci tarafından 21 Şubat 2011 tarihinde açılan konu

  1. Mavi_inci

    Mavi_inci Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Ağlama Gözlerim Mevlam Kerimdir Türküsü Hikayesi konusu Ağlama Gözlerim Mevlam Kerimdir Türküsü ve Hikayesi


    Parça dört dörtlük olarak kayıtlı, son dörtlükte Abdal Pir Sultan adı geçmektedir. Ne var ki Pir Sultan Abdal hakkında yazılmış kitaplarla ilgili olarak en son, en güvenilir eser olarak gördüğümüz İbrahim Aslanoğlu'nun Pir Sultan Abdallar adlı kitabında böyle bir şiire rastlayamadık. Muhtemelen kaynak şahıs türküyü okurken, bunu kendi inancına yakın bulduğu için Pir Sultan Abdal'a mal etmiştir. Şiirin beş dörtlük olarak bir kaynakta Doğu Anadolu'da yaşamış halk şairlerinden Aşık Kurbani adına kaydedilmiş olduğunu gördük.
    Bizim kanaatimiz türkünün sözlerinin Kurbani'ye ait olduğu yönündedir.



    Ağlama Gözlerim Mevlam Kerimdir Türküsünün Sözleri


    Ağlama Gözlerim Mevla Kerimdir
    Ağlama gözlerim Mevla kerimdir
    Her daim rüzigar böyle de kalmaz
    Dermansız dert olmaz sabreyle gönül
    Geçer bu ahuzar böyle de kalmaz

    Aşkın seyyahıyım gezerim hayli
    Yüz bin mihnet çeksem kesmezim meyli
    Bir misal eylerim zulmeti leyli
    Doğar şemsi nehar böyle de kalmaz

    Ne kadar çok olsa dağların karı
    Eritir Huda'nın hoş rüzigarı
    Yetişir bağların ayvası narı
    Açılır nevbahar böyle de kalmaz

    Adem Seyfullah yedi buğdayı
    Kıldı ihtiyarsız nehyi Huda'yı
    Bilirdi affeder bayı gedayı
    Rahmeder o Gaffar böyle de kalmaz

    Ferman Huda'nındır emrolsa ondan
    Nuh u Nebiyyullah geçer tufandan
    Çıkar her deryanın yolu bir yandan
    Görünür bir kenar böyle de kalmaz

    Kaldı ateş içre İbrahim Halil
    Tevekkül babını eyledi delil
    Ateşi gülistan eyledi celil
    Gördüler söndü nar böyle de kalmaz

    İsmail'in kurban olacak çağı
    Ağlaştı dünyanın taş ile dağı
    Hiç kulu keser mi kulun bıçağı
    Çün koçu kurban var böyle de kalmaz

    Var mı Eyyup gibi çeken cefayı
    Cefayı çekmeyen bulmaz sefayı
    Akibet bir derde bin bir şifayı
    Verir Perverdigar böyle de kalmaz

    Her ne ise haktır Kalu Bela'dan
    Kalem böyle çalmış Arşı Ala'dan
    Gel Hıfzı umudun kesme Mevla'dan
    Bu çarkı berkarar böyle de kalmaz
     

Bu Sayfayı Paylaş