Açılın Kapılar Şah'a Gidelim Türküsü Hikayesi

'Müzik Sohbet & Fan Club' forumunda Mavi_inci tarafından 21 Şubat 2011 tarihinde açılan konu

  1. Mavi_inci

    Mavi_inci Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Açılın Kapılar Şah'a Gidelim Türküsü Hikayesi konusu Açılın Kapılar Şah'a Gidelim Türküsü ve Hikayesi..


    Vaktiyle, Hafik ilçesinin Sofular köyünde Hızır adında bir genç varmış.O zamanlar bu köyün halkı Alevi imiş.Zamanla yoldan çıkmışlar.Onların bu durumunu beğenmeyen Hızır, köyden ayrılmaya karar vermiş, çıkmış yola.Ha şurası, ha burası derken Banaz'a kadar gelmiş.Pir Sultan'ın yanına azap durmuş.Sonra da müridi olmuş.
    Aradan seneler geçmiş, bir gün Hızır:

    "Pirim, demiş; Sen herkese himmet ediyorsun, herbiri çeşitli makamlara geçiyor, ne olur, bana da himmet et, büyük adam olayım, ben de bir makama geçeyim."

    Pir Sultan şöyle bir düşündükten sonra gülümsemiş. "Ulan Hızır ben dua ederim, belki sen de büyük adam olursun; Hatta paşa, vezir de olursun ama, sonunda gelip beni astırırsın."

    Yine de duasını eksik etmemiş.Hızır İstanbul'a gidip saraya girmiş.Ağa, Kapıcıbaşı, Paşa, Beylerbeyi derken vezir olup Sivas valiliğine atanmış.Pirini unutmamış, haber gönderip huzuruna getirtmiş.Hürmet, izzet, ikram derken bir hayli de sohbet etmişler.
    Yemekte mükellef bir sofra donanmış.
    Pir Sultan yiyeceklere şöyle bir bakıp hemen geriye çekilmiş.Paşa şaşırmış.

    "Birşey mi oldu pirim?". Pir Sultan, "Hızır, demiş; Bu yemeklerde zina kokuyor.İçinde yetim hakkı var, sen bunları haram para ile yaptırmışsın." Hızır Paşa "Yok pirim" dediyse de dinletememiş.Ama bir hayli de içerlemiş.Pir Sultan biraz daha ileri gidip, "Bunları ben değil, köpeklerim bile yemez.İstersen çağırayım da gör" demiş.Hemen ünlemiş, köpekler anında gelmişler.Bir tepsiye haram yemek, bir tepsiye helal yemek konmuş.Önce haram yemekler getirilmiş.Köpekler şöyle bir koklayıp geri geri çekilmişler. Arkasından helal yemeklerle dolu tepsi gelmiş.Köpekler onu da kokladıktan sonra, kuyruklarını sallaya sallaya yemeye başlamışlar.Bu hakarete çok kızan Hızır Paşa,
    hırsını yenemeyip pirini Toprakkale'ye hapsettirmiş.

    Eh... Ne de olsa piri.Hırsı geçince bir bahane ile affetmek istemiş.
    Zindandan çıkartıp demiş ki:

    "Bana içinde Şah'ın adı geçmeyen üç deyiş söylersen seni affedeceğim.Yok, söylemezsen kendin bilirsin" Pir Sultan "Peki öyleyse" deyip tezeneye şöyle bir dokunmuş ve,

    "Açılın Kapılar Şah'a Gidelim",
    "Kul Olayım Kalem Tutan Ellere" ve
    "Karşıda Görünen Ne Güzel Yayla" adlı değişleri okumuş.
    (Tüm değişlerde Şah'ın adı defalarca geçiyor)

    Pirini affetmeye hazırlanırken, onun hemen her fırsatta Şah'ı anması Hızır Paşa'yı çileden çıkarmış.Ne söylediğini, ne yaptığını bilemez hale gelmiş.Yanındakilere emretmiş:

    "Asın bunu".




    Açılın Kapılar Şah'a Gidelim Türküsü




    Hızır Paşa bizi berdar etmeden
    Açılın kapılar Şah'a gidelim
    Siyaset günleri gelip çatmadan
    Açılın kapılar Şah'a gidelim

    Bunda bilmeyeni bildirirler mi
    Eli bağlı namaz kıldırırlar mı
    Yoksa Şah diyeni öldürürler mi
    Açılın kapılar Şah'a gidelim

    Aslımız Muhammet kıyman cellatlar
    Üstümüzde bite davacı otlar
    Ölüm Allah emri ya eziyetler
    Açılın kapılar Şah'a gidelim

    Her nereye baksam yolum dumandır
    Pirim bana küfür etse imandır
    Zincir boynum sıktı halim yamandır
    Açılın kapılar Şah'a gidelim

    Sağlıklı mı ola dostun illeri
    Karşıda görünen tozlu yolları
    Şah'tan elçi gelmiş dem bülbülleri
    Açılın kapılar Şah'a gidelim

    Güzel Şah'ım çıktı m'ola köşküne
    Can dayanmaz gayretine müşkine
    Seni beni Yaradan'ın aşkına
    Açılın kapılar Şah'a gidelim

    Kapısı yok bacasından bakarım
    Gözlerimden hasret yaşı dökerim
    Şah'a giden bir bezirgan tutarım
    Açılın kapılar Şah'a gidelim

    Pir Sultan Abdal'ım güzel Şah canım
    Ağlamaktır benim demim devranım
    Arşta melek yerde çeşm-i efganım
    Açılın kapılar Şah'a gidelim


    Pir Sultan Abdal
     

Bu Sayfayı Paylaş