50 yıldır kadife elbise giyme geleneği olan köy

'Türkiye Tatil Yerleri Hoteller' forumunda Mavi_Sema tarafından 4 Ocak 2010 tarihinde açılan konu

  1. Mavi_Sema

    Mavi_Sema Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    50 yıldır kadife elbise giyme geleneği olan köy konusu 50 yıldır kadife elbise giyme geleneği olan köy

    Bu kış podyumlarda parlak kadife rüzgârı esiyor. Dünyaca ünlü markalar; Armani, Prada, Fendi kadifenin asaletini yeni keşfetti. Oysa Afyon Dinar'ın köylerinde 50 yıldır 'kadife elbise giyme' geleneği var.

    [​IMG]

    Kadife, bu memlekette altından hatta tektaş pırlantadan bile değerli. Top top kumaşı olanın sırtı yere gelmiyor. Kırmızı, gök mavisi ve çimen yeşili en makbulü. Bu nedenle 24 dönüm arazisini kadife kumaşa satan çiftçi de var, kadife yüzünden kavga edip ayrılan da... Çünkü kadife, onlar için zenginlik ve statü demek.

    Bağcılar köyünden Göksel ve Fadime Koçer, 1998 yılında evlenmiş. Dört çocukları var: Hatice, Mehmet, Bağdat ve Seydi... Ama az kalsın dünya evine girmeden dünyaları kararacakmış. 4 metrelik has kadife yüzünden aralarında kavga çıkmış. Hani şu parlak, göz kamaştıran kadifeler var ya, işte onlardan. Bir de yoz kadife söz konusu ki, bu bahsi birazdan açıklayalım. Göksel'in annesigil tutturmuş, 'Nişanlına söyleyiver, Koçergiller sana bir değil, iki kadife elbise yapsın. Yoksa seni zor alır.' Kızcağız ne yapsın, çal çene durmadan itiraz edecek hali yok! Gelenek böyle diye boyun eğmiş emre. Göksel, teklifi duyunca çıldırmış, 'Ne gerek var iki çift elbiseye! Kadife yerine iki bilezik daha takarız.' Neyse ki, olay tatlıya bağlanmış da Fadime ile Göksel muradına ermiş...

    Ya komşu köy Horu'daki (Akpınarlı) Elif ile Mehmet çiftinin suçu ne! Horu'da işler daha sıkı. Mutlaka yeşil, mavi, kırmızı ve lacivert olmak üzere dört kadife fistan alınacak. Emir demiri keser. Damat efendinin işine geliyorsa... Mehmet'in, metresi 150 TL'den 16 m kadife almaya yetecek gücü olmadığı için herkes kendi evine dönmek zorunda kalmış. Bir kadife elbise 4 metre kumaştan çıkıyor. Bu, 150 TL'den 600 kayme demek. Bir de dikimi var. Nereden baksanız bir fistan 700 TL'ye mal oluyor. 3 elbise etti mi 2 bin 800 TL. Köy yerinde bu parayı vermek hiç kolay değil... Eğer bir erkek, bu parayı veremiyorsa bekar kaldığının resmidir.


    [​IMG]

    Gurbet Çelik (soldan 3.) ve arkadaşlarının, kadife elbiselerini anneleri almış. Çeyizlik kıyafetlerinin modelinin biraz daha farklı olmasını istiyorlar.

    15-20 yıl önce yine Bağcılar köyünden bir adam –adı lazım değil, köy halkı bu konularda çok titiz, isimler üzerinde durulmasından hiç hoşlanmıyor- 24 dönüm arazisini bilmem kaç top kadifeye satmış. Aldığı kumaşı da oğullarına vermiş ki, gelinlerin gönlü hoş olsun diye.

    Afyon Dinar'ın Bağcılar (Hacıbeşirli), Çürüklü, Akpınarlı, Ocaklı ve Haydarlı köylerinde böyle hikayeler çok. Kadifenin forsundan geçilmiyor buralarda. Altından hatta tektaştan daha değerli. Küçükten büyüğe her kadının mutlaka üç kadife elbisesi var. Dokuması parlak, ince ve zarif.

    Moda dünyası kadifeyi yeni keşfetmiş olsa da Dinarlı kadınlar ta yıllar öncesinden asaletini, şıklığını, zarafetini fark etmiş. Yıllardır da bu trend köydeki yerini başka kumaşlara terk etmemiş. Çünkü onlar için kadife, zenginlik demek, statü demek. Şehir sosyetesinden bir kadın nasıl ki, markalı bir çantayla gezmeye çıkarsa, Çölova sosyetesinin markası da kadife... Her babayiğidin harcı değil yani bu statüye sahip olmak.

    İşin ilginç yanı, hepsi de moda otoritelerinin tanımına uyan, son derece kendine güvenen ve akıllı kadınlar. Kadife giydiklerinde daha havalı salınıyorlar köy sokaklarında. Özellikle Ocaklılı kadınlar, devlet ana gibi. Gurbet ve Nazire'nin annesi Hatice Çelik, mavi kadifesini sırtında taşımaktan onur duyduğunu söylüyor mesela. Kızı Gurbet ve Nazire arkadaşlarıyla birlite dağları arkalarına alıp objektifimize gülümsüyorlar. Ünlü modellere taş çıkartacak pozlarıyla...

    Trendleri yakından takip eden köy sakini Hacıbeşirli'den 37 yaşındaki dört çocuk annesi Fatma Sağlam. En orijinal kadifeler onun gardırobunda asılı. Dikiş de bildiği için her türlü modeli uygulayabiliyor.

    Alamancıların işi

    Çölovası'ndaki (dümdüz bir ovada kurulduğu için köyler, yörede burası Çölovası diye anılıyor) kadife merakının kökeni 1960'lı yıllara dayanıyor. O zamanlar Almanya'ya en büyük işçi göçü bu bölgeden olmuş. Ova sular altında kalınca devlet Dinarlılara öncelik vermiş. Her evden birkaç kişi Almanya'ya, Fransa'ya yerleşmiş. Gidenler gitmiş, ama nedense yaz tatillerinde memleketlerinde dönüşlerinde hediye olarak kadife kumaş getirmişler. Eh şehirden gelen her şeyin tadı tuzu başka. Avrupai bir hava esmiş Çölovalı kadınlar arasında. Senin kadifen mi güzel benimki mi, senin modelin mi gösterişli benimki mi? İlk önceleri sadece düğünlerde giyilen kadife, daha sonra günlük hayatın vazgeçilmezi olmuş. Yazın sıcağında bile çıkarılmamış. Malum, kadife sıcak tutuyor. Böylece kadife Dinar'da resmen sınıf atlamış, statü değiştirmiş.

    Ocaklı köyünden 85 yaşındaki Hacer Gürcan'ın Fransa'da yaşayan kızı Sevgiye, her yıl annesine mutlaka kadife hediyesini eksik etmiyor. Hacer nine de namazında niyazında, yemesinde içmesinde, köy gezmesinde olsun kadifesini sırtından çıkarmıyor. 73 yaşındaki Neslihan Yıldız'ın mor renkli parlak elbisesinin hikâyesi de aynı. Misafirini bu kıyafetiyle karşılıyor, onunla uğurluyor. Bu yılın moda renkleri arasında mor olduğunu hatırlatalım. Neslihan teyze, moda olduğu için değil, sevdiği ve bir de sıcak tuttuğu için giyiyor kadifesini ama bu arada modaya da göz kırpıyor.


    [​IMG]

    Anne-kız kadife hayranı

    31 yaşındaki Zeynep Çiçekdemir, Hacıbeşirli köyünden. Annesi 16 yaşında, Kımıllılı Tuncay Demirçiçek'le evermiş. Kendini tanıtırken, 'Tuğçe, Tûba ve Ramazan adında evladım, bir de has kadifeden bir elbisem var.' diyor. Çakma kadifesi de sandığında duruyor. İşte bu kadifeye yoz diyorlar. Daha ucuzu yani. Gücü yetmeyen mecburen yoza razı oluyor. Zeynep, onu çok sevmiyor, ama yine de saklıyor. Kızı Tûba'ya diktirdiği yeşil kadife elbise ise iyisinden. Ana-kız kadifelerini giyip evlerinin önündeki tahta koltuğa kuruluyor, kimi zaman kadifenin asaletine yaraşır hayallere dalıyor, kimi zaman da biraz sonra tandır başında pişirecekleri katmerlerin...

    Zeynep'in giydiği parlak kırmızı kadife elbise içindeki kutni adı verilen pantolonla beraber üç yıl önce 500 TL'ye mal olmuş. Armani'den aşağı kalır yanı yok yani. Çilekeş anası Sultan Demiraslan, "Öldüm edesiye bu fistanı, az mı 500 TL. Yarım milyar demek." diyor. Başlık parası desen değil, tektaş desek olmaz. Her şeyden daha değerli bir kumaş.


    [​IMG]

    Hacıbeşirli köyünün kızları sadece kadife hayranı değil. Kadife gibi sesleri de var. Yeliz ve Kıymet Koçer, tarlada nohut yolarken türkü de attırıyorlar.

    Dünyayı kadife modası sardı

    -Bu yıl Fendi'nin, Giorgio ve Emporio Armani'nin, Prada'nın, Marc Jacobs'un, Elie Saab'ın, Ralp Lauren'in 2010 kış koleksiyonlarında kadife modası var. Moda siteleri, bu yeniliği 'kadifenin asaleti' başlığıyla duyurdu. Koleksiyonlar tarif edilirken de "Kadife, vamp ve kendine güvenen kadınların tercihidir. Klasik ve kadınsılığın yanında asil bir havayla dişiliği ön plana çıkarır. Lacivert, siyah, bordo, gri, hardal rengi ve morun tonlarındaki kadife kumaşlardan tasarlanmış elbise, blazer ceket, elbise, etek ve pantolonlar ünlü markaların vitrinlerde göz kamaştırıyor." ifadeleri kullanılıyor.

    SEVİNÇ ÖZARSLAN
     

Bu Sayfayı Paylaş