50 yıldır Aylak

'Köşe Yazıları' forumunda Dine tarafından 28 Aralık 2009 tarihinde açılan konu

  1. Dine

    Dine Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    50 yıldır Aylak konusu
    50 yıldır Aylak


    YUSUF ATILGAN’ın benim temel kitaplarımdın biri olan Aylak Adam kitabı da 2009 yılında 50 yaşına bastı.1

    Türk romanını değerlendirdiğinizde bazı kitaplar, belirleyici özellikler taşır, işte Aylak Adam da onlardan biridir .
    Romanın ilk sayfasındaki Bâki’nin bir dizesini okuyunca bir merkezkaç beni, yeniden romanın içine çekti:
    “Mufassal kıssa başlarsın garip efsane söylersin.”
    Roman, 1957-1958 Yunus Nadi Roman Armağanı’nı kazanmıştı.
    İstanbul’a geldiğinde tanıştım/tanıştık Yusuf Atılgan’la.
    O zaman Laleli’de oturuyorduk, bir kahvenin üst katında buluşurduk, orada arada bir satranç oynar, dostlarımla buluşurdum. Bir tür özel bürom gibiydi.
    * * *
    YUSUF ATILGAN’ın dingin bir yüz ifadesi vardı, insana sempatik geliyordu.
    İlk izlenimim, yavaş ve az konuşması, buna paralel olarak söylediklerinin içeriğinin yoğunluğuydu.
    Dünya romanının önemli, edebiyat tarihinin dönemeçlerindeki bütün kitapları okumuştu.
    Roman üzerine konuşurken, alçakgönüllü bir bilge tavrıyla James Joyce’un romanlarından söz ederdi.
    Türk Dili ve Edebiyatı okumuştu ama İngiliz edebiyatını da iyi bilirdi. Belki de bu rahatlatıcılık, hayatını geçirdiği köyde kazandığı sükûnetti.
    Büyük şehrin en iyi romanlarından birini yazmıştı, birey ekseninde bir dönemi abartmadan, çiğ bir toplumculuğa düşmeden anlatmıştı. Bugün dillere pelesenk olmuş, aydın ve entelektüel içerikli ilk metinlerden birisiydi onun romanı!
    Büyük kentin adamı mıydı? Hem öyle hem değil.
    a dergisi ve biz 1950 Kuşağı onu çok sevmiştik.
    Öykülerinden oluşan Bodur Minareden Öte’yi de biz yayımlamıştık.
    Birlikte epey günler geçirdik, bizim konuğumuz olmasını benimsemiştik.
    Sık sık Asaf Çiğiltepe’nin Sıraselviler’deki Arena Tiyatrosu’na giderdik. Çünkü bizim beğendiğimiz oyunlar ve oyuncular burada birleşmişti.
    Aylak Adam 50 yıldır okunuyor ve eskimiyor.
    Her kuşak onda iyi romanın kurallarını keşfediyor. Ayrıca benzer konuyu işleyen romanlar arasında özgünlüğüyle diğerlerinden çok daha rahat ayrılabilmesi özelliğiyle de farklı değerlendirmek gerekiyor.
    Özel basımın başındaki yazı, doğru yargılar içeriyor:
    “Türk romanının doruklarından biri olmayı sürdürüyor. Modern Avrupa romanının belli başlı halkaları içinde değerlendirilebilecek nitelikte ve özgünlükteki bu roman yaratıcı eleştiriye kapılar açan özellikler taşıyor. Yusuf Atılgan, en çok 1950 kuşağı yazarlarınca anlaşılmış, onlara yakın olmuştu. Bu anlamda Atılgan’ı bu öncü kuşağın ‘ağabeyi’, Aylak Adam’ı da dönemin şiiriyle öyküsündeki yeniliklerle değerlendirilmesi gereken bir roman sayabiliriz.”
    * * *
    YENİDEN okunması gereken bir roman.
    Genç kuşak bunu okumadıysa Türk romanını anlayamaz.

    (1) Yusuf Atılgan, Aylak Adam (50 Yaşında), Yapı Kredi Yayınları, ciltli, bir kereliğine basılan 3000 nüsha numaralanmıştır.


    Doğan Hızlan / Hürriyet
     

Bu Sayfayı Paylaş