4 yeni film gösterimde

'Sinema Dünyasından Haberler' forumunda Dine tarafından 23 Ocak 2010 tarihinde açılan konu

  1. Dine

    Dine Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    4 yeni film gösterimde konusu 2’si yerli 4 yeni yapımın gösterime girdiği haftanın öne çıkan filmi Uğur Yücel’in yönettiği ve başrolünü Kenan İmirzalıoğlu, Nejat İşler, Berrak Tüzünataç ve Ceyda Düvenci ile oynadığı ‘Ejder Kapanı’…
    [​IMG]
    Bu hafta 2’si yerli 4 yeni film sinemaverlerle buluşacak.
    EJDER KAPANI
    Yönetmenliğini Uğur Yücel’in yaptığı ve senaryosunu Kubilay Tat’ın yazdığı ‘Ejder Kapanı’ adlı filmde, Uğur Yücel, Kenan İmirzalıoğlu, Nejat İşler, Berrak Tüzünataç ile Ceyda Düvenci rol aldı.

    Çekimleri İstanbul’da 8 haftada tamamlanan filmin konusu özetle şöyle: ”Güneydoğu’da askerliğini yapan er Ensar acımasız bir ölüm makinesidir. Askerdeyken 12 yaşındaki kız kardeşine tecavüz edilmiştir. Askerden döndüğü ilk gün, kız kardeşinin kendini astığını öğrenir. Ardından şehirde cinayetler işlenmeye başlar. Soruşturmayı cinayet masasından iki usta dedektif Abbas, Celal ve stajyer polis memuresi Ezo üstlenir. Emekliliğinden önce son görevini üstlenen Abbas’ın tek hayali sevgilisi Cavidan’ı da alıp uzaklara gitmektir.”
    MORGANLAR NEREDE
    Marc Lawrence’in yönettiği ve Mary Steenburgen, Sarah Jessica Parker, Hugh Grant ile Sam Elliott’nun oynadığı ”Morganlar Nerede?/Did You Hear About the Morgans?” haftanın bir diğer komedi filmi oldu. Romantik komedi türü içinde evliliği anlatan filmin konusu şöyle:

    ”Manhattan’lı başarılı çift Meryl ve Paul Morgan’ın neredeyse mükemmel olan hayatlarının tek başarısız yönü sürdüremedikleri evlilikleridir. Ancak hayatlarındaki problem başlarına gelen felaketin yanında bir hiç kalacaktır. İstemeden bir cinayetin görgü tanığı olurlar ve bir kiralık katilin hedefi olurlar. Federal polis onları küçük bir kasabaya göndererek tanık koruma programına alır.”

    PRENSES VE KURBAĞA
    Ron Clements ile John Musker’in yönettiği ve Anika Noni Rose, Bruno Campos, Keith David ile Michael-Leon Wooley’nun seslendirdiği animasyon film ”Prenses ve Kurbağa/The Princess and the Fog”, bilindik ”prens-kurbağa” hikayesini ters yüz ediyor.

    Bir prensesin, yakışıklı bir prense dönüşen bir kurbağayı öpmesiyle birlikte gerçek aşkını bulduğu hikayeye benzemeyen filmde, prenses yine bir kurbağayı öpüyor fakat sonuçlar çok farklı oluyor. Bunun peşinden mizah, heyecan, müzik ve duygu dolu bir macera başlıyor. Sonunda aşk, prens ile prenses arasında bir yolunu bulup gelişiyor.
    Walt Disney Animation Studios’un yeni çizgi filminin müzikleri ise Oscar ödüllü besteci Randy Newman’a ait.
    KUTSAL DAMACANA 2
    Yönetmenliği Şafak Sezer ve Korhan Bozkurt’un paylaştığı ‘Kutsal Damacana 2: İt Men’in senaryosunu ise Leman çizerlerinden Soner Günday ile Şafak Sezer yaptı.

    Şafak Sezer’in başrolünü de oynadığı filmde, Mustafa Üstündağ, Aydemir Akbaş, Serkan Şengül, Tuğba Karaca, Yıldırım Memişoğlu, Eriş Akman, Güzin Usta ve Ferhat Güzel rol aldı.
    Hollywood’un vazgeçilmezi ”kurt adam”ı tiye alan film, HD formatında 6 haftada çekildi. Filmin 3D efektleri için özel bir ekip kuruldu. Özel efektleri, animasyonları, dinamik hikayesi, akıcı anlatım üslubu, heyecanı ve eğlencesi sürekli yükselen filmin konusu şöyle:
    ”Fikret, eski mesleği olan gemiciliğe dönmüş, tayfa olarak çalıştığı gemiyle uzak denizlere açılmıştır. Gemi Hint Okyanusu’nda seyrederken Somalili korsanların saldırısına uğrar, korsanlar gemiyi ele geçirir, Fikret denize atlayıp kaçar. Ertesi gün Fikret, baygın bir halde Hindistan sahilinde bir kumsalda karaya vurur. Bir kaç Hintli köylü Fikret’i bulur, tedavi etmek için yakınlardaki bir Budist tapınağına götürürler. Aradan 5 ay geçer, Fikret sağlığına kavuşur, tapınakta eğitim gören Serkan adındaki bir Türk ile tanışıp arkadaş olur.
    Fikret ve Müjdat o gece Müjdat’ın evine giderler. Uyumak için yatağa girdiklerinde o gün açık artırmadan aldıkları tablonun içindeki kurt, tablodan çıkar, Müjdat’ın içine girer.”
    KİM KİMİNLE NEREDE
    Woody Allen’ın yönettiği ve Ed Begley Jr, Patricia Clarkson, Larry David ile Conleth Hill’ın oynadığı ”Kim Kiminle Nerede/Whatever Works”, kuantum mekaniği, evlilik, deha, aldatma ve cinsel uyanışlar hakkında bir komedi özelliği taşıyor. Allen’in farklı bakış açısını ortaya koyan filmin konusu şöyle:

    ”Bir zamanlar fizik profesörü olan Boris, dünyanın patlayacağını düşünen, kendini dev aynasında gören ve tüm insanlığa karşı hissettiği nefreti gizlemeyen tuhaf bir adamdır. Bir gün yolu güneyli saf kız Melody St. Ann Celestine ve tutucu ailesiyle kesişir.”
    PARANORMAL ACTIVITY
    Oren Peli’nin yönettiği ve Katie Featherston, Micah Sloat, Mark Fredrichs ile Ashley Palmer’ın oynadığı ”Paranormal Activity”, haftanın korku filmi olarak öne çıkıyor. Korku ve gerilim filmi sevenleri sinema salonlarına çekeceği tahmin edilen filmin konusu özetle şöyle:

    ”Genç, orta gelirli bir çift, iki katlı evlerine taşındıktan bir süre sonra özellikle geceleri giderek artan şiddetle kendini gösteren, rahatsız edici birtakım ses ve olaylara tanık olmaya başlar. Özellikle de uykuda oldukları sırada.”
    AKLI HAVADA
    Jason Reitman’ın yönettiği ve George Clooney, Vera Farmiga, Jason Bateman ile Melanie Lynskey’nin oynadığı ”Aklı Havada/Up In The Air”, romantik-komedi sevenlere hitap ediyor. Beklenmedik bir anda ortaya çıkan aşkı anlatan filmin konusu şöyle: ”Ryan, bütün iş yaşamını şehirden şehre iş seyahatlerinden ibaret olan bir şirket elemanıdır. Çalıştığı şirketin seyahat bütçesini küçültmesi üzerine Ryan kendini beklenmedik bir mücadele içinde bulur. Tam da rüyalarını süsleyen seyahat tutkunu kadınla yeni tanışmışken, çalıştığı şirket tasarruf önlemlerini gerekçe göstererek, bundan sonra daha az seyahat etmesini uygun bulmaktadır.”

    SHERLOCK HOLMES
    Guy Ritchie’nin yönettiği ve Robert Downey Jr, Jude Law, Rachel McAdams ile Mark Strong’un oynadığı ”Sherlock Holmes”, maceraseverlerin ilgisini çekeceğe benziyor.

    Arthur Conan Doyle’un dünyaca ünlü karakteri Sherlock Holmes’un dinamik yeni uyarlamasında Holmes ve cesur ortağı Watson en son maceralarına atılır. Dövüş tekniklerini, efsanevi zekası gibi silah olarak kullanan Holmes, bu macerasında ülkesini yok edebilecek ölümcül bir komployu aydınlatmak için yeni bir düşman ile savaşır.
    GELECEKTEN BİR GÜN
    Boğaçhan Dündar’ın yönettiği ve Hayrettin Karaoğuz, Hande Subaşı, Rasim Öztekin ile Neco’nun rol aldığı ”Gelecekten Bir Gün” adlı romantik komedi filminde, intihar eden bir gencin başına gelen olaylar anlatılıyor. Filmin konusu şöyle:

    ”Hayatı boyunca yaşadığı tüm aksiliklerden dolayı çok şanssız olduğuna inanan Tolga, işinden de kovulunca, platonik aşkına kavuşma ihtimalinin de kalmadığına inanarak intihar eder. Melekler kendisine ceza olarak eğer intihar etmemiş olsaydı gelecekte nasıl bir hayatının olacağını gösterir. Bunun üzerine Tolga’nın hayatında olağanüstü bir komedi ve aşk başlar.”
    KAPTAN FEZA
    Ümit Ünal’ın yönettiği ve Hakan Karahan, Ahmet Mümtaz Taylan, Meral Okay ile Mine Tugay’ın oynadığı ”Kaptan Feza”, bir Yeşilçam aktörü olan babasına tıpatıp benzeyen Ömer’in yaşamını konu alıyor.

    Ömer’in, 6 yaşında küçük bir kızı olan Asu ile yollarının kesişmesi ve kızın onu gerçekten uzay kahramanı ”Kaptan Feza” zannetmesi ile başlayan senaryo, aslında bir mafya tetikçisi olan Ömer’in küçük kızın hayallerini yıkmamak için bir uzay kahramanı gibi davranması ile devam ediyor.
    PITIRCIK
    Laurent Tirard’ın yönettiği ve Maxime Godart, Valerie Lemercier, Kad Merad ile Sandrine Kiberlain’in oynadığı ”Pıtırcık-Little Nicholas”, bir çocuğun gözünden yetişkinlerin dünyasına bakıyor. Filmin konusu kısaca şöyle:

    ”Pıtırcık, hayatından memnundur. Onu seven bir ailesi, arkadaşları vardır. Ancak bir gün her şey değişir. Pıtırcık, anne ve babasının konuşmalardan yeni bir kardeşi olacağı anlamını çıkarır ve paniğe kapılır. Herkes yeni gelen bebeği daha çok sevecek ve artık ailesi onunla ilgilenmeyecektir. Pıtırcık, ailesinin kendisinden vazgeçmemesi için çeşitli taktikler uygulamaya başlar.”
    AMELİA
    Mira Nair’in yönettiği ve Hilary Swank, Richard Gere, Ewan McGregor ile Christopher Ecceleston’un rol aldığı ”Amelia” güçlü oyuncu kadrosu ile haftanın öne çıkan filmleri arasında yer alıyor.

    Amelia Earhart’ın yayıncı George Putnam ile yaptığı fırtınalı ortaklık ve bu ortaklıktan doğan nihai evliliği, Earhart’ın havacılıkta elde ettiği erken başarı, şöhret ve servete kavuşmasının da arkasındaki güç oluyor.
    Birbirlerine karşılıklı ihtiras, hayranlık ve büyük bir aşkla bağlı olan çiftin aralarındaki bağı, Earhart’ın Gene Vidal ile yaşadığı kısa tutkulu ilişki bile sarsamıyor.
    GİR KANIMA
    Thomas Alfredson’un yönettiği ve Kare Hedebrant, Lina Leandersson, Per Ragnar ile Henrik Dahl’ın oynadığı ”Gir Kanıma/Lat Den Ratte Komma In-Let The Right One In”, vampir filmlerine yeni bir soluk getiriyor.

    John Ajvide Lindqvist’in çok satan romanından uyarlanan ve 1982 yılında Stockholm’de geçen bir hikayenin anlatıldığı filmin konusu şöyle:
    Oskar’ın hayatı, kendi yaşlarında bir çocuğun mahalleye taşınmasıyla değişir. Soğuktan pek etkilenmeyen bu beyaz yüzlü ve gizemli yeni komşu Eli ile Oskar arasında bir arkadaşlık gelişir. Fakat Eli’nin gelişiyle eş zamanlı olarak civarda cinayetler işlenmeye başlanır. Yeni arkadaşının bir vampir olduğunu öğrenen Oskar için arkadaşlığı, korkusundan daha önemlidir.
    Çeşitli festivallerde büyük ilgi gören film, Saturn Awards, Boston Society of Film Critics Awards, British Independent Film Awards gibi birçok ödüle de layık görüldü.
    KIRIK KUCAKLAŞMALAR
    Pedro Almodovar’ın yönettiği ve Penelope Cruz, Lluis Homar, Blanca Portillo ile Jose Luis Gomez’in oynadığı ”Kırık Kucaklaşmalar/Los Abrazos Rotos-Broken Embraces” karanlıkta yazan, yaşayan ve seven bir adamın hikayesini anlatıyor.

    Kader, kıskançlık, güç, trajedi, suçluluk duygusu tarafından yönetilen çılgın ve mantıksız bir aşkı anlatan filimin konusu şöyle:
    Mateo Blanco, geçirdiği korkunç trafik kazasında sadece görme yeteneğini değil, Lena’yı, yani hayatının kadınını da kaybetmiştir. İki isim kullanır: ‘Harry Caine’, senaryo, hikaye ve edebi yazılarını yazarken kullandığı takma adıdır. ‘Mateo Blanco’ da yönetmenlikte kullandığı gerçek adıdır. Kazadan sonra gerçek kimliğini reddeder ve takma adı ‘Harry Caine’ ismini kullanır. Hayatta tutunabilmesi için Mateo Blanco’nun, sevgilisi Lena ile öldüğü fikrini kabullenir.
    Senaryoları sayesinde yaşayan Harry Caine’e, eski sadık yapımcısı Judit Garcia ve Judit’in oğlu ve yazılarını kağıda döken Diego yardım eder. Yaşamaya ve yazmaya karar verdiğinden beri, Harry acıyla alay eden ve bilinçli olarak geçmişini unutan, hayattan zevk almak için diğer duygularını geliştiren çekici bir adamdır. Gerçek kimliği olan Mateo Blanco’nun tüm izlerini hayatından siler.
    Bir gece Diego bir kaza geçirir ve Harry o gece onun başından ayrılmaz ve ona bakar. Diego ona, Mateo Blanco’ya birkaç şey sormak istediğini söyler, Harry şaşkınlığının ardından kabul eder ve 14 yıl önce olanları, bir babanın uykuya dalan oğluna masal anlatması gibi anlatmaya başlar.”
     
  2. Google

    Google Özel Üye

    Paylaşım için teşekkür ederim..
     

Bu Sayfayı Paylaş