24 Kasım Öğretmenler Günü Şiirleri - Yeni Şiirler

'Özel Gün ve Geceler' forumunda Mavi_inci tarafından 11 Kasım 2010 tarihinde açılan konu

  1. Mavi_inci

    Mavi_inci Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    24 Kasım Öğretmenler Günü Şiirleri - Yeni Şiirler konusu
    24 kasım ögretmenle günü şiirleri-ögretmenler şiirleri -yeni ögretmenler günü şiirleri

    24 Kasım Öğretmenler günü ile ilgili birbirinden güzel ve seçme şiirleri bir araya getirdik. Aşağıda birbirinden farklı onlarca şiir yer almaktadır. Dilediğinizi alabilirsiniz:


    ANA GİBİ, BABA GİBİ

    Öğretmenim bilir misin
    Seni nasıl sevdiğimi?
    Sorsan bana nerde yerin
    Gösteririm ben kalbimi
    Ana değil, ana gibi;
    Baba değil, baba gibi
    Öğretmenim ben de sevgin
    Can içinde bir can gibi…

    Hüseyin DÜZBASAN

    ———————————————

    ARKADAŞLAR MERHABA
    Sizden sonra da dolup boşalacak bu sınıflar
    Duvarlara, sıralara sindi şimdiden
    Umudunuz, sevinciniz, düşleriniz
    Mezun olup gidiyorsunuz ya
    Hep kulaklarımda çınlayacak sesiniz
    Ben asık yüzlü hocanız Arif Ay
    Çantası kitap, yüreği şiir dolu
    Kucaklarcasına hepinizi: MERHABA!
    Bu hafta kaç kitap okudunuz diyerek
    Yine her sabah mahcup bakışlarınızdan öpeceğim
    Hayat ebedî hayata eklenince tamamlanır
    Bu yüzden dersler de bitmeyecek
    Son şiirler gibi yarım kalacak
    Uzun bir nehirdir anılarımız
    Hep aramızda akacak
    Sizler gibi bir gün
    Ben de mezun olacağım
    Özledikçe her birinizi
    Yorgun gözlerimle
    Yıllığınıza bakacağım

    Arif AY
    Başkent Ün. Öğretim Görevlisi /ANKARA

    ATATÜRK VE ÖĞRETMENİM

    Sevgili öğretmenim
    Heyecanla beklerdik seni her sabah
    “GÜNAYDIN” derdin, seslerin en güzeliyle,
    “BUGÜNKÜ KONUMUZ” diye, başlardın söze
    Kara tahta Önünde akbilgilerle
    Çırpınırdın, birşeyler öğretmek için bize.
    “BAYRAK” derdin öğretmenim
    Heyecandan dalgalanırdı sesin BAYRAK gibi
    “ATATÜRK” deyince coşardın sen
    Yatağına sığmayan IRMAK gibi.
    “ATATÜRK” deyince öğretmenim
    Nefes almaz seni dinlerdik
    Anlatırdın hayatını devrimlerini
    Cepheden-cepheye koşardın sen
    Daha bir büyürdün gözümüzde
    Sanki ATATÜRK’Ü yaşardın sen.
    Ellerinden öperim öğretmenim.
    En güzel duygularla en güzel bilgilerle
    Yetiştirdin bizi
    Şimdi içimizde inanç başımızda BAYRAK
    Bu Yurt sevincimiz tasamız bizim
    ATATÜRK ilkeleri en büyük yasamız bizim
    ATATÜRK yolundan dönmeyiz biz
    MEŞ’ALEMİZ ATATÜRK sönmeyiz biz…

    Özkan GÖNLÜM


    ——————————————————–


    BAŞÖĞRETMENİM

    Atatürk benim,
    Başöğretmenim.
    Ne öğrendimse
    Ondan öğrendim.
    Yenilikleri
    Hep o düşünmüş
    Milleti için,
    Ağlamış, gülmüş
    Çocuk kalbimle,
    İlk onu sevdim.
    Atatürk benim
    Başöğretmenim

    Tarık ORHAN


    ——————————————–


    BEN ÖĞRETMEN OLMAK İSTİYORUM

    Ben öğretmen olmak istiyorum.
    Ben şâirimin mısralarında dil,
    Genç kızımın gergefinde nakış nakış gül.
    Âşığımın sazında tel
    Öpülesi bir el olmak istiyorum:
    Ben öğretmen olmak istiyorum…
    Ben çaresizliğin filizlendiği yerde ümit,
    Korkunun mayalandığı yerde yürek olmak istiyorum
    Ben öğretmen olmak istiyorum…
    Ben öğretmen olmasam diyorum!
    O zaman şu körpe fidan
    Nasıl öğrenecek, çiçek açıp meyve vermeyi?
    Şu gelinlik kızım,
    Şu bıyıkları yeni terleyen delikanlım
    Kimden öğrenecek insan gibi sevilmeyi, sevmeyi;
    Vatan için, millet için, bayrak için
    Göz kırpmadan ölmeyi?
    Sen öğretmen olmalısın kardeşim;
    Sen namussun, vicdansın, adaletsin…
    Sen müsbet ilimsin kardeşim
    Sen irfansın, inançsın geleceğimi aydınlatan…
    Sen buram buram tüten vatan-sevgisi
    Sen burcu burcu kokan Türklük duygususun
    Biz öğretmen olmalıyız kardeşim:
    Biz görmeyenlere göz,
    Duymayanlara kulak,
    Yürüyemeyenlere ayak atmalıyız…
    Biz şairlerimizin mısralarında dil.
    Genç kızlarımızın gergeflerinde nakış nakış gül.
    Âşıklarımızın sazlarında tel.
    Öpülesi bir el olmalıyız.
    BİZ ÖĞRETMEN OLMALIYIZ. .

    Mustafa Nejat SEFERCİOĞLU
    (Millî Eğitim Dergisi)


    —————————————————-


    BENİ DE GÖTÜR AYDINLIĞINA

    Öğretmenim İsrafil TURAN’a
    İçimde ufkuma çizdiğin dağlar,
    Adına gül gibi uzanıyorum…
    Her çığlık kahrın önünde ağlar,
    Seni yüreğimle selâmlıyorum.
    Nasıl gizler yüreğini bir çocuk,
    Islak yorganının karanlığına?
    Sığmaz düşlerime bu koca boşluk,
    Al beni de götür aydınlığına…
    Ziller çalsın, yine sen dağları çiz,
    Sevginin rengine boya suları.
    Kucaklasın hasretimi bu deniz,
    Büyüsün ellerinde güneşin yolcuları.
    Bütün yıldızları sersem geceye,
    Bütün çocuklara seni anlatsam,
    Adın sığmaz kurduğum her tümceye,
    Kıyametler kopar seni unutsam.


    Nuri PEKÖZ
    Çavuşlu İlköğretim Okulu Türkçe Öğretmeni
    Görele/GİRESUN


    —————————————————————


    ELLERİNDE ÖPERİM ÖĞRETMENİM
    -I-
    Ellerinden öperim öğretmenim
    Binlerce öğrencinden biriyim ben
    Anne oldun baba oldun bana
    Okudum yazdım çok şey öğrendim
    Borcumu ödeyemem sana.
    Ellerinden öperim öğretmenim
    Tebeşir tutan, kalem tutan ellerinden
    Ellerin öyle güzel ellerin, öyle sıcak
    Ya gözlerin öğretmenim ışıl-ışıl
    Sevgi dağıtırdın kucak-kucak.
    Ellerinden öperim öğretmenim
    Benim için en büyük gurursun sen
    Bir söz duysam iyiye güzele dair
    Kalbimde vurursun sen.
    -II-
    Ellerinden öperim öğretmenim
    “Daha dün annemizin kollarında yaşarken
    Çiçekli bahçemizin yollarında koşarken…”
    Sen BAYRAK önünde topladın dizi-dizi
    ATATÜRK yolunda yetiştirdin bizi.
    Ellerinden öperim öğretmenim
    Boşa gitmedi emeğin
    Kimimiz doktor olduk savaştık hastalıkla
    Asker oldu kimimiz canı Vatana feda
    Kimimiz mühendis oldu yol yaptı baraj yaptı
    İşçi olduk memur olduk emek verdik topluma
    Öğretmen oldu kimimiz karanlığı aydınlattı.
    Ellerinden Öperim Öğretmenim
    Huzurlu ol düşünme bizi
    ATATÜRK yolunda dimdik ayaktayız
    Sesimiz daha gür yolumuz daha aydınlık
    Özgür esen rüzgarda dalgalanan al Bayraktayız.
    Sevgili öğretmenim
    Senin için yazdım bu şiiri
    Binlerce öğrencinden biri benim
    Mübarek ellerinden öperim.

    Özkan GÖNLÜM


    —————————————————


    ÖĞRETMENİN VEDASI

    Gidiyorum… Bir yanımda emeklerim,
    Bir yanımda
    Uçsuz bucaksız hayallerim.
    Sizlerde yaşayacak onlar şimdi.
    Bir damla gözyaşına kıyamadığım,
    İçimin derdi, saçımın akı çocuklar…
    Yavrularım…Evlâtlarım,
    Kınalı kuzularım,
    Avucu reyhan kokulu küçük dağlarım.
    Kiminiz büyüdü, heybetiyle
    Nam saldı, kâh korku yedi âleme,
    Hatta bana bile!…
    Kiminiz kurudu, kara saban arkasında
    Ufalandı eller, parçalandı yürekleriniz
    Toprakla beraber…Sevgisiz…
    Kiminiz, daha çiçek açmadan meyve verdiniz…
    Bu ihtiyarın derdi nedir bilir misiniz?
    Dört adam,
    Çıkacak mı benim dört kolluyu taşıyan?…
    Ve olacak mı acep öbür tarafta
    Yepyeni bir kara tahtam…
    Benimle zamanı gelince oynadın da hazla
    Alışamadığım dört duvar arasında ne işin vardı!
    Hep benden önce oradaydın ne yazın ne kışın vardı…
    İlk harfler, heceler, sözcükler derken
    Ve o mabede seninle gelip giderken
    Tutuştu ellerimiz birleşti gözlerimiz.
    Karga seslerinin rüzgârlara karıştığı bir son yazdı
    Son göz göze gelişimizde…
    Buruk tebessümlerinle beni ağlatmıştın
    ÖĞRETMENİM,CANIM….

    Fatma AYDEMİR
    Asarcık Emirmusa Karaköseoğlu
    İlköğretim Okulu Öğretmeni / SAMSUN


    ———————————————————————


    VE DÜŞÜNÜR ÖĞRETMEN

    Eylülde sararan yapraklarla beraber,
    Öğretmenler vurulur, boş tarlaların ıssızlığında.
    Ve düşünür öğretmen, ölümle yaşam arasında.
    Kim, neden sıkmıştır, kahpe kurşunları, kahpece?
    Yarar kurşunların sesi karanlığı bir gece.
    Akan her damla kan, yaklaştırır ölümü.
    Gurbetin kanlı tozu tutuşturur gönlünü.
    Eğitim ordusunda olunca şanlı nefer,
    Başlamıştır gurbete gitmek için bir sefer.
    Ölümün beklediğini bilemezdi bu yerde.
    Çare diye gelmişti, cehalet denen derde.
    Böyle mi olmalıydı öğretmenin kaderi?
    Alırlardı sılada elbet kara haberi.
    Yaşlı ana sarılır cansız duran bedene.
    Lânetler yağdırılır, ona ateş edene.
    İntikam yeminleri edilir hep bir dilden.
    “Rahat uyu öğretmen!Çıkmazsın gönüllerden.”
    Derler de unuturlar, adın kalır.

    Murat ARICI
    Erdemli Çıraklık Eğitim Mrk. Md. Yrd. / İÇEL


    ———————————————————-


    ZİLLER ÇALACAK

    Zil çalacak… Sizler derslere gireceksiniz bir bir
    Zil çalacak, ziller çalacak benim için,
    Duyacağım evlerden, kırlardan, denizlerden;
    Ta içimden birisi gidecek uça ese…
    Ama ben, ben artık gidemeyeceğim.
    Zil çalacak… Siz geminize, treninize gireceksiniz bir bir
    Zil çalacak, ziller çalacak benim için,
    Duyacağım iskelelerden, istasyonlardan bütün;
    Ta içimden birisi koşacak ardınızdan….
    Ama ben, ben artık gelemeyeceğim.
    Sonra bir gün bir zil çalacak yine
    Hiç kimseler kimsecikler duymayacak,
    Ne sınıflar, ne iskeleler, ne istasyonlar, ne siz…
    Ta içimden birisi kalacak oralarda
    Ben gideceğim.

    Zeki Ömer DEFNE​
     
  2. Mavi_Sema

    Mavi_Sema Özel Üye

    öğretmenler ile ilgili şiir,
    öğretmenler ile ilgili şiirler,
    öğretmen ile ilgili şiirler,
    öğretmen ile ilgili şiir,




    Hayatımın tadı tuzu
    Işığı ve kılavuzu
    Ayrıcalıklı yerdesin
    Öğretmenim kalbimdesin

    Nice eşsiz güzellik
    Hep senin eserin
    Sen bütün gönüllerdesin
    Öğretmenim kalbimdesin

    Rüyamda bile varsın sen
    Ruhumda titrer nefesin
    Hem gönülde,hem dildesin
    Öğretmenim kalbimdesin

    Ozan Özeken





    BAŞÖĞRETMEN

    Atatürk benim,

    Başöğretmenim,

    Ne öğrendimse,

    Ondan öğrendim.

    Yenilikleri,

    Hep o düşünmüş,

    Milleti için,

    Ağlamış, gülmüş.

    Çocuk kalbimle,

    İlk onu sevdim,

    Atatürk benim,

    Başöğretmenimdir.

    Tarık ORHAN



    Yolsuz köye gittin yaya
    Gönül verdin cagdasliga
    Karanligi del dedinya
    Delecegim ögretmenim

    Olur ettin olunmazi
    Deldin kaleminle tasi
    Bil dedinya bilinmezi
    Bilecegim ögretmenim

    Karanligi yirta yirta
    Cikacagiz aydinliga
    Isik ol da ak dedinya
    Akacagim ögretmenim

    Kin gütmedin yüreginde
    Hos gördün hep densizi de
    Her bir cani sev dedinya
    Sevecegim ögretmenim

    Sor dedinya sen her seyi
    Gör dedinya gercekleri
    Yik dedinya hurafeyi
    Yikacagim ögretmenim

    Kuru ekmek zeytin yedin
    Karda kista sürgün gittin
    Bildiginden hic dönmedin
    Ne büyüksün ögretmenim

    Süleyman APAYDIN



    SEVGİLİ ÖĞRETMENİM

    Sevgili öğretmenim,

    İnan sen bir ışıksın.

    Yanarsın gece gündüz.

    Aydınlatırsın bizi.

    Doğruyu, güzeli,

    Bize sen öğretirsin.

    Vatanıma sevgiyi,

    Kalbimize sen korsun.

    Çevreni aydınlatır,

    Bir mum gibi erirsin.

    Anne - baba gibisin,

    Bizi, bağrına hep basarsın.

    Fethi BOLAYIR


    Öğretmenim
    Bana bir harf öğretenin
    kırk yıl kölesi olurum
    demiş ulu bir kişi
    sen bana sen yirmi dokuz
    harf öğrettin öğretmenim.
    Köleliğe karşı olsan da sen
    ben
    olurum seve seve
    yirmi dokuz kere kırk yıl
    senin kölen!

    Fevzi GÜNENÇ



    ÖĞRETMEN
    Dosttur o çalışanla, dosttur o yarışanla
    Yarınlara el ele beraber koşanlarla,
    Mutludur o, simsiyah saçları olmuşsa ak,
    Dünden daha güçlüdür uyanırken her sabah.

    Doğruya, güzelliğe, odur yolu gösteren
    Odur hep geleceğe güvenle gülümseyen.
    Bir ana, bir babadır çocuklara sunulan.
    Odur eli öpülen, odur fedakâr insan.

    Sarsılmaz bir inançla görevini sevmekte,
    Ömrünü adamıştır milletine hizmette.
    Ruhlara şekil veren, kafaları besleyen
    Uygarlığa yürürken en öndedir öğretmen.

    Nevin EMGEN



    İsim Bulunmaz Sana
    İsim Bulunmaz Sana Kutsal İşine Uyan
    Sen Ki Örnek İnsansın Acıyan, Seven,Duyan
    Kalbin Uçsuz, Bucaksız, Engin Denizler Gibi,
    Gözlerin İçindeki Cevheri Gizler Gibi

    Neredesiniz Hocam
    İlk okula geldiğimde siz yanımdaydınız.
    İlk siz öğretiniz okumayı yazmayı,
    İlk siz öğretiniz sevgiyi saygıyı,
    Şimdi Neredesiniz HOCAM!!!

    ÖĞRETMENİM

    Güler yüzlü öğretmenim,
    Bir tanesin, canım benim.
    Masallarla bilmeceler,
    Anlatırsın neler neler...

    Kalemimi tutamazken
    Kitabımı açamazken
    Bir de baktım yazıyorum,
    Sular gibi okuyorum.

    Çalışıp iyi olmayı,
    Koşup el ele vermeyi,
    Bu güzel yurdu sevmeyi
    Sen öğrettin öğretmenim.

    Bizde pek çok emeğin var,
    İçimizde çok yerin var
    Yetiştirdin hepimizi,
    Ver öpelim elinizi


    Süleyman KARAGÖZ




    ÖĞRETMENİME

    Bilgi demetleri sun, yine bana,
    Yine yalçın dağlar ötesinden gel...
    Işık saç, erdem ver, sisli dünyama,
    Yine altın çağlar ötesinden gel...

    Aydınlığa giden sonsuz yollardan,
    Tomurcuklar açan yeşil dallardan,
    Bahçedeki taze, solmaz güllerden,
    Baharlarla bağlar ötesinden gel...

    Fecri müjdeleyen yıldızdan, aydan,
    Uzat maviliği şeffaf saraydan
    Buketler dererek bize uzaydan,
    Göklerden al tuğlar ötesinden gel.

    Milletime doğan şafaklarla şen,
    Şehitler yatağı topraklarla sen,
    Irkıma şen veren bayraklarla sen
    Tarihler, otağlar ötesinden gel....

    Süleyman ÖZBEK




    ÖĞRETMENİMİ SEVİYORUM

    Öğretmenimi seviyorum; çünkü:
    Okuyor,
    Düşünüyor,
    Düşündüğünü konuşabiliyor.
    Yazıyor,
    Yaşamının içinde insanlar var; düşünceler, sevgiler, aşklar, Şiirler var; kendisi var.
    Yalnızca bakmıyor, görüyor;
    Gördüğünü anlıyor;
    Anlatıkları ile bir çok Özge'ye yol gösteriyor, öğretiyor.
    ... Ve en önemlisi herşeyi bildiğini sanan insanın, aslında, Hiçbir şey bilmediğinin farkında.
    Bu nedenle her geçen günün ona yeni şeyler
    Öğreteceğinin bilincinde.
    Emek veriyor. Bir öğrenciye okuduğu şiirle umut veriyor.
    Öğretmek için, yaratmak için çaba harcıyor.
    ... Ve sevgi, saygı duyuyor öğrenciye.
    Kendine inanıyor ve saygı duyuyor.
    Bir savaşı var ve bu savaşta en büyük silahı güven,
    Sevgi ve umut...
    Yalnız kendi rolünü oynuyor.
    En önemlisi beni kendisi yapmaya çalışmıyor.
    Öğretmenimi seviyorum; çünkü, ona, saygı duyuyorum.
    Öğretmenim:
    Kendinize çok, ama çok iyi bakın çünkü,
    Birçok Özge'nin size ihtiyacı var.
    Sizi seviyorum..


    Özge GÜNGÖR




    SENİNLE HER MEVSİM BAHAR ÖĞRETMENİM

    Bir gün dersem ki, ben öğretmenim
    Kalemimin mürekkebi alın terindir.
    Vedalaşıp gidersem öğretmenim
    Unutmayı unuturum da, unutmadığım
    Kalbimdeki en güzel yerindir.

    Bir gün adımı soranda çocuklarım
    Kendimden önce senin adını söylerim
    Solmadan açabiliyorsa köpre tomurcuk,
    Uğrunda harcanır boncuk boncuk,
    Yine de bitmez öğretmenim var derim

    Güllerin güzelliğini göstermeden önce
    Gülşenin vurulduğu tebessümünü anlatırım
    Her zil çalışında önce sen gelirsin aklıma
    Senden incecik bir ışık gelir şiir şiir
    Ben susarım, yine sen konuşursun gönlünce.

    Bir gün dersem ki ben öğretmenim
    Sen güneş kadar uzakta bile olsan
    Her bakışımda gülümseyişini görürüm
    Işıksız açmazmış çiçek, gelmezmiş bahar
    İnan seninle her mevsim bahar öğretmenim.


    Yılmaz İMANLIK




    ÖĞRETMEN

    Dosttur o çalışanla, dosttur o yarışanla

    Yarınlara el ele beraber koşanlarla,

    Mutludur o, simsiyah saçları olmuşsa ak,

    Dünden daha güçlüdür uyanırken her sabah.

    Doğruya, güzelliğe, odur yolu gösteren

    Odur hep geleceğe güvenle gülümseyen.

    Bir ana, bir babadır çocuklara sunulan.

    Odur eli öpülen, odur fedakâr insan.

    Sarsılmaz bir inançla görevini sevmekte,

    Ömrünü adamıştır milletine hizmette.

    Ruhlara şekil veren, kafaları besleyen

    Uygarlığa yürürken en öndedir öğretmen.
    Nevin EMGEN




    SEVGİLİ ÖĞRETMENİM

    Sevgisinin sonu yok,
    Kalbinin şefkati çok,
    Gönlü büyük, gözü tok,
    Sevgili öğretmenim.

    Bilgisi ışık saçar,
    Sözleri gönül açar,
    Ruhum sevinçen uçar,
    Sevgili öğretmenim.

    Bekliyoruz yolunu,
    Sardık sağla solunu,
    Uzat bize kolunu
    Sevgili öğretmenim.

    Toplandık dizi, dizi,
    Sev, okşa hepimizi,
    Sensin okutan bizi,
    Sevgili öğretmenim.

    Doğru yol gösterirsin,
    Okutur, eğitirsin,
    Bize bilgi verirsin,
    Sevgili öğretmenim.

    Seni candan severiz,
    Saygı duyar överiz,
    Ellerinden öperiz,
    Sevgili öğretmenim!..

    Ali Osman ATAK




    SİZİ GÖRÜNCE

    Sizi görünce;
    Eriyor yüreğimdeki buzlar,
    Yüzümde çiçekler açıyor birden.
    Zamanı süzüp içtiğim,
    Ilık yaz akşamlarını hatırlıyorum
    Kehribar tanesi gözlerinizden.

    Durdu ŞAHİN




    SÖZ VERDİM ÖĞRETMENİME

    Öğretmenim, babam, ana kucağım
    Okulum, ilim, şehrim, bucağım
    Sınıfımsa, evim, barkım, ocağım
    Söz verdim öğretmenime
    BÜYÜK ADAM OLACAĞIM.

    Yeteri kadar çalışacağım,
    Rakibimle yan yana yarışacağım,
    Elbette aralarına karışacağım
    Söz verdim öğretmenime
    BÜYÜK ADAM OLACAĞIM

    Yükselmeli insan dalında
    Göstermeli becerisini cihanda
    Çalışkanlık belli olur simada
    Söz verdim öğretmenime
    BÜYÜK ADAM OLACAĞIM



    Zeynep Kamil İlköğretim Okulu




    VE DÜŞÜNÜR ÖĞRETMEN


    Eylülde sararan yapraklarla beraber,
    Öğretmenler vurulur boş tarlaların ıssızlığında.
    Ve düşünür öğretmen, ölümle yaşam arasında:

    Kim, neden sıkmıştır kahpe kurşunları kahpece?
    Yarar kurşunların sesi, karanlığı bir gece.
    Akan her damla kan yaklaştırır ölümü.
    Gurbetin kanlı tozu tutuşturur gönlünü.

    Eğitim Ordusu'nda olunca şanlı nefer,
    Başlamıştır gurbete gitmek için bir sefer.
    Ölümün beklediğini bilemezdi bu yerde.
    Çare diye gelmişti, cehalet denen derde.

    Böyle mi olmalıydı öğretmenin kaderi?
    Alırlardı sılada elbet kara haberi.
    Yaşlı ana sarılır cansız duran bedene.
    Lanetler yağdırılır ona ateş edene.

    İntikam yeminleri edilir hep bir dilden.
    Rahat uyu öğretmen, çıkmazsın gönüllerden.
    Derler de unuturlar; adın kalır bir taşta.
    Sorarsın bir gün elbet: "Niye öldüm bu yaşta?"

    Eylülde sararan yapraklarla beraber,
    Öğretmenler vurulur boş tarlaların ıssızlığında.
    Ve düşünemez öğretmen, ölümün karanlığında.

    Murat Arıcı Erdemli Lisesi Edebiyat Öğretmeni Erdemli/Mersin




    ZİLLER ÇALACAK

    Zil çalacak... Sizler derslere gireceksiniz bir bir
    Zil çalacak, ziller çalacak benim için,
    Duyacağım evlerden, kırlardan, denizlerden;
    Ta içimden birisi gidecek uça ese...
    Ama ben, ben artık gidemeyeceğim.

    Zil çalacak... Siz geminize, treninize gireceksiniz bir bir
    Zil çalacak, ziller çalacak benim için,
    Duyacağım iskelelerden, istasyonlardan bütün;
    Ta içimden birisi koşacak ardınızdan....
    Ama ben, ben artık gelemeyeceğim.

    Sonra bir gün bir zil çalacak yine
    Hiç kimseler kimsecikler duymayacak,
    Ne sınıflar, ne iskeleler, ne istasyonlar, ne siz...
    Ta içimden birisi kalacak oralarda
    Ben gideceğim.


    Zeki Ömer DEFNE
     

Bu Sayfayı Paylaş