2009 yaz modası "Erkek bakışıyla"

'Populer markalar & Moda' forumunda Mavi_Sema tarafından 2 Haziran 2009 tarihinde açılan konu

  1. Mavi_Sema

    Mavi_Sema Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    2009 yaz modası "Erkek bakışıyla" konusu
    2009 yaz modası "Erkek bakışıyla"..

    Tulumlar, şalvar pantolonlar, neon renkler, uzun tunikler... "Bu sezon almazsam çıldırırım" dediğimiz şeylerin içinde, uzay gemisinden inmiş gibi mi görünüyoruz? Bakın erkekler bu sezon modasını nasıl değerlendirdi?


    [​IMG]
    [​IMG]


    UZUN TUNİK


    Bu trendde bir Afrika esintisi seziyor. Afrika'yı kıta olarak diğerlerinden ayrı bir yere koyduğum gibi bu elbiseye de aynı muameleyi uygun görüyorum. Sevdim aslında ama biraz fazla hacimli göründü gözüme...

    Gerek kumaşı gerekse renkleri itibariyle aslında yazı, baharı getiriyor akla ama ben de sanki bu mevsimlere denk gelindiğinde daha az kumaş daha fazla ten görmek istiyorum. Eh, erkek aklı işte...





    [​IMG]


    DORE


    Yanında bu parlaklıkta bir elbise giyerek güneşe benzemiş bir kadınla dolaşmak bir erkek için hiç kolay bir iş değil.

    Oldum olası lamedir, doredir; bu renkleri sevemedim. Hayatımdan çıkmalarına, gözümün önünden kaybolmalarına çok memnundum.

    Onlardan böylesine kaçarken, ne yazık ki bu dore modası hayatımıza geri döndü. Parlak tonları seviyorsanız bile en azından baştan ayağa giymeyin hiç olmazsa...








    [​IMG]

    ŞORT


    Aklıma Julia Roberts'ın, Pretty Woman'da fahişe havasından kurtulup daha sofistike görünmek adına giydikleri geldi.
    Evet, o kılık Julia'yı filmde daha önceki ucuz görüntüden kurtarmıştı ve hayır, Julia bu haliyle hiç dişi değildi.

    Ben kadını kadın gibi seviyorum. O yüzden ille de sağını solunu açsın demiyorum ama dişiliğe vurgu yapılsın istiyorum. Kısacası erkek çocuk imajı veren bu şort modasını sevemedim.





    [​IMG]

    NEON RENKLER


    Bir kadın böyle bir üstü sadece spor yaparken giymeli. Hatta alt için bile aynı şey söylenebilir.

    Gelelim renklere... Canlı renk güzeldir tabii buna bir itirazım yok. Ama canlı renkle bağıran renk arasında fark var.

    Ve sanıyorum bu kombinde bağıran renklerin çığlığını bastırmak için biraz daha erkeksi çizgiler tercih edilmiş. Canlı renklere okey ama bu kadarı da fazla galiba.








    [​IMG]

    UZUN KOLLU, YIRTMAÇLI TUVALETLER


    Bu elbisenin aşağısıyla yukarısı arasında iki mevsim fark var gibi görünüyor.
    Ama ne yalan söyleyeyim; metrelerce devam eden yırtmacın güzel bacaklarda nefis duracağını düşünüyorum.

    Ha, bu kadar cesaretiniz ve bu uzunlukta bacaklarınız var mı, yani bu elbiseyi taşıyabilir misiniz; orasını bilmem.
    Ama giyerseniz ben bir göz atarım ve bu konuda, hafifletici sebepler olduğunu öne sürer suçlama da kabul etmem.





    [​IMG]


    ŞALVAR KESİMLİ PANTOLON


    Bluzların üzerindeki büyük çiçek işlemeleri falan sanki belli bir yaştan sonraki kadınlar arasında tercih edilesi şeyler değil mi? Mesela 65 falan...

    Ondan önce hiç gerek olduğunu düşünmüyorum; aslında sanırım ondan sonrası için de aynı düşünüyorum. Ve gelelim pantolona...

    Şalvar kesimler MC Hammer'la birlikte tarihteki yerini aldı sanıyordum. Yanılmışım. Yanıldığıma üzüldüm.






    [​IMG]

    [​IMG]


    GÜNLÜK UZUN ELBİSE


    Sıcak havaların da verdiği bir ruh haliyle olsa gerek ben bu trendi sevdiğimi söyleyebilirim. Renkleri içimi açıyor. İçimin açılmasında dekoltesinin etkisi olduğunu da itiraf etmeliyim. Biraz eski Türk filmlerindeki Gülşen Bubikoğlu'nu anımsatan tatlar var bu trendde... Ve Gülsen Bubikoğlu, Müjde Ar zamanlarını sitayişle anmayan 30’lu yaşlarını süren bir Türk erkeği düşünülemez. Bu şartlarda bu trende mesafeli durmak söz konusu olamaz.


    BLOK RENKLER

    Bu elbiseyi dizin biraz üzerinden keselim lütfen. Beldeki kemerden de vazgeçelim. İki yandaki siyaha ve maviye de gerek yok. Ve elbiseyi oluşturduğumuz son haliyle bu genç kızın üzerinden alıp Monica Bellucci'ye giydirelim. Ve mümkünse akabinde hemen çıkartalım. Sanırım şimdi oldu işte!


    TULUM

    Yüksek bele ve tulumlara yeniden gözümün alışmaya başladığını görüyorum. Tulumlarla birlikte ta 80'lerin ortalarına doğru gidiyorum. O günlerden kafamın içinde Joan Collins'in tulumlu bir fotoğrafı kalmış. O fotoğrafı zihnimde özenle saklıyorum ve seviyorum. O yüzden tuluma da sıcak duruyorum.
     

Bu Sayfayı Paylaş