1899-1900’ Lü Yıllarda Çorum Medreseleri

'Karadeniz Bölgesi' forumunda ASİ MARDİNLİ tarafından 9 Nisan 2009 tarihinde açılan konu

  1. Sponsorlu Bağlantılar
    1899-1900’ Lü Yıllarda Çorum Medreseleri konusu 1899-1900’ Lü Yıllarda Çorum Medreseleri

    Kuruluş tarihi bakımından medrese sisteminin yapısı, fıkıh ilmi uzmanları tarafından tanımlanan, yorumlanan ve korunan hukukî bir temele dayanıyordu. 21 Medreseler sıbyân mekteplerinin üstünde eğitim ve öğretim yapan orta ve yüksek tahsil müesseseleriydi. 22 Osmanlılarda ilk medrese, 1330'da Orhan Bey tarafından İznik'te yapılmış ve burada ilk müderris olarak da Türk alim ve mütefekkirlerinden Davûd-i Kayseri tayin edilmiştir Osmanlıların ilk bir buçuk asır içinde yaptırmış oldukları medreselerin derece ve sınıf itibarıyla en mühimleri İznik, Bursa ve Edirne'de idi.23

    Osmanlı fetih politikasına göre fethedilen yerlerde ilk önce cami ve yanında medrese açılması bir gelenek halini almıştır. Bu gelenek topluma ve devlete gerekli din, ilim ve eğitim hizmetleri yanında devlet idaresinde ihtiyaç duyulan idarî ve adlî personelin yetiştirilmesine yönelikti. 24 Bu ilk medreseden sonra artık bütün Osmanlı ülkesinde medreseler açılmaya başlandı.

    Fatih Sultan Mehmet’in İstanbul'u fetheder etmez, "Sahn-ı Semân" medreselerini tesis ettirmiş ve bunlar için geniş vakıflar kurmuştur. 25 Semâniye medresesinin kuruluşundan yaklaşık 70 sene sonra Sultan Süleyman İstanbul'da Süleymaniye külliyesini kurdu. Külliye, biri hadis öğretimi için, biri tıp ve dördü genel medrese olmak üzere toplam 6 medreseden meydana gelmekteydi.

    26 Osmanlı Devleti'nde İstanbul'dan başka vilâyetlerdeki şehir ve kasabalarda, hatta köylerde medreseler tesis olunmuş, ilmin yayılmasına çalışılmış idi. Hükümet tarafından tesis ve idâme masrafları temin olunmuş medreseler olduğu gibi hayır ve hasenat sahiplerinin himmetiyle vücut bulmuş medreseler de vardı. 27 Medreseler yatılı okullar şeklinde örgütlenen ve dershane, imaret, kütüphane ve yatakhane gibi çeşitli ek kurumlan içinde barındıran birer külliyedir. Külliyenin merkezinde eğitim ve öğretim faaliyeti için ayrılan bir dershane veya oda bulunurdu.

    Öğrencilerin barınak ihtiyaçları için hücre denen yatakhaneler, yeme-içme ihtiyaçlarının karşılandığı imaret denen yemekhaneler, bu kurumların karakteristik özelliklerindendir.28

    Ders medreselerin içindeki dershanelerde okutulduğu gibi camilerde de okutulurdu. Medreselerde salı günü tatil yapılırdı. 29 Medrese tedrisatında okutulan ders kitapları, öncelikle, her Müslüman şahsın din ve dünya işleri için gerekli olan bilgileri elde etmesi imkân sağlayacak şekilde tertip edilmiş görülmektedir.

    Medrese eğitim sisteminde asıl hedefin, Müslüman bir şahsın bilgili ve düzgün ahlaklı olarak yetişmesini sağlamak olduğu söylenebilir. 30 Alt dereceli medreselerin talebelerine softa veya suhte ismi verilirken öğretmen veya profesöre müderris denilirdi. Medreselere genellikle sıbyân mektebini bitiren veya başka bir yerde okuma yazma ile temel dinî bilgileri öğrenen çocuklar alınırdı. Ancak, medreseye alınmak için kesin hatları ile çizilmiş bir yaş sının yoktu.

    Öğretim süresi daha ziyade öğrencinin çalışkanlığına ve gerekli olan ders ve imtihanları verme durumuna bağlı olup bugünkü gibi yıllara ve sınıflara göre düzenlenmemişti.31

    Medreselerde, Fıkıh, Akâid, Usûl-i Hadis, Tefsir, Hesâb, İlm-i Hikmet, Mantık, Belagat ve Kelâm derslerinden başka,32 Aritmetik, Geometri, Cebir, Astronomi gibi riyâzî ilimler de okutuluyordu. 33

    Medrese müderrisleri ve talebeler, üç aylarda civarlarında bulunan köy ve kasabalara dağılarak buralarda, Kur'an okuyup, vaaz ve nasihat etmek suretiyle gördükleri hizmetlere mukabil halktan para, yiyecek ve giyecek alıyorlardı. Buna cer deniyordu. 34 Bu usûl, talebelerin medresede öğrendikleri teorik bilgileri, gittikleri yerlerde tatbik etmelerine imkân veren ve halkla bütünleşerek, ilerdeki meslekî hayatları için tecrübe kazanmalarını sağlayan bir eğitim metodu idi. 35 Devlet bu hizmetten "cer-i suâl" adında bir vergi alıyordu.

    Temettuât sayımlarına göre Çorum'da bu vergi 50 ile 280 kuruş arasında değişiyordu. 1845 yılının üç aylarında, Çorum medreselerinden bu görev için civar yerlere, 10 talebe ile 6 müderrisin gittiği görülmektedir.36

    Tanzimat'a kadar ki klasik dönemde, devletin tüm maârif yükünü sırtında taşıyan medreseler, bu dönemden sonra tüm sosyal hayata yayılmaya başlayan batılılaşma ve yenileşme hareketlerinden olumsuz yönde etkilendiler. Bu çerçevede kurulan Batı tarzı eğitimkurumlan, yavaş yavaş medreselerin yerini almışlardır. 37 Çorum'da 1650 senesinde 8 medrese mevcuttu. 38 İncelediğimiz dönemde ise

    Çorum'da 12 medrese eğitim ve öğretim faaliyetinde bulunuyordu. Kırklar (Şerife Fatıma Hatun) Medresesi: Emir Ahmed mahallesinde olup, Şerife Fatıma Hatun bint-i es-Seyyid el-Hac Mehmed tarafından bina edilmiştir. Hangi tarihte inşâ edildiği, bilinmemektedir. 1845 yılında Kara İsmail Efendizâde Salih Efendi medrese vakfının Ayvalı köyü a'şânndan ücret alarak müderrislik görevini yapıyordu. 39 Yine

    1884 Şubatında müderris olan es-Seyyid Mehmed Sadık b. İsmail ücretini, medresenin Ayvalı köyündeki vakfından alıyordu. 40 1855 tarihinde vakfın mütevellisi olan evlâd-ı vâkıftan es-Seyyid Ömer medresenin para vakfından karşılanmak üzere 1096 kuruş harcanarak tamir edilmiştir. 50

    Ahmed Hulûsî Paşa Medresesi:

    Şeyh Eyüb mahallesinde olup muhtemelen XIX. yüzyıl başında sabık kaymakam Ahmed Hulusi Paşa b. Ebubekr tarafından inşâ edilmiştir. 51 1845 yılında medresede Abdullah, Salih, Ömer ve Ahmed Efendi olmak üzere dört müderris görev yapıyordu. Bunlar, medrese para vakfından senelik 400 kuruş yemek, 600 kuruş zahire parası alıyorlardı. 52 Medresenin harap duruma gelmesi üzerine 1895 Mayısında, mahallince keşf yapılması neticesinde 5739 kuruş masrafla tamir edilebileceği anlaşılmıştır.

    Bu meblağ medrese vakfından karşılanmıştır. Tamirat mahalli evkaf komisyonu ve evkaf müdür ile mütevellisi marifeti ile emaneten yaptırılmıştır. 53

    Ölçekoğlu Medresesi:

    Çöplü mahallesinde bulunan medreseyi, ashâb-ı hayrattan Ölçekzâde El-Hac Hasan Ağa b. el-Hac Hasan bina ettirmiştir. Medrese vakfının han, boyahane ve dükkânları bulunuyordu. 54

    Hacı Osman Efendi Medresesi:

    Hacı Nasrullah mahallesindeki medrese Alaybeyizâde Hacı Osman Efendi tarafından yaptınlmıştır.55 Sicillerde Alaybeyizâde medresesi olarak da geçmektedir. 56

    Abdülbâkî Paşa Medresesi (Defterdar Medresesi):

    Şeyh Eyüb mahallesindedir. Defterdar Abdülbâkî Paşa tarafından inşâ ettirilmiştir. Medrese 1898 yılında Müderris Ahmed Efendi ve 25 talebe ile eğitim faaliyetine devam etmekte idi. 57 1879 Ocağında Bozdağlıoğlu Zaim Ahmed Paşa b. Süleyman Ağa, Dedeoğlu hanındaki yarım hisse dükkânının senelik icarının bir kısmını medresede eğitim gören talebenin kandil ihtiyacı için vakfetmiştir. 58

    Kurtoğlu Medresesi:

    Emir Ahmed mahallesinde olup, Kurtzâde Zaim Hacı Süleyman tarafından yaptınlmıştır. 59 1845'te el-Hac Ali Efendi, vakfın gelirinden 290 kuruş almak üzere müderrislik yapıyordu.50 Medrese vakfının hamam, bağ, değirmen gibi gelir getiren akarları bulunuyordu.61

    Süleyman Feyzi Paşa Medresesi:

    Tevkii Süleyman Feyzi Paşa taralından Çöplü mahallesinde yaptırılmıştır. 1898'de 15 talebe ile eğitim yapan, medresenin müderrisi Mustafa Efendi idi.62

    Cemaleddîn Medresesi:

    Çorum'un înalözü (Suludere) köyündedir. 1689 tarihli bir fermana göre, medresenin Ağcaköy, Deliler ve Suludere köylerinde arazileri bulunuyordu. Bu tarihte es-Seyyid Ahmed müderrislik yapmaktaydı. 63 1845'te müderrislik yapan Demircioğlu Mehmed Efendi, vakfın Kınık, Deliler ve İnalözü köylerinde bulunan.arazilerinden senelik 475 kuruş almakta idi.

    64 Ayrıca İnalözü köyünde bu isimde bir de cami bulunmaktadır. 65 1889 Eylülünde müderris olan es-Seyyid Abdurrahim Efendi'nin çocuksuz ölmesi üzerine, es-Seyyid Üveys Efendi bu göreve getirilmiştir.66

    Haliliye Medresesi:

    Çorum'un köylerinde bulunan diğer bir medrese olan bu yapı Hüseyinâbâd nahiyesine bağlı Çöplü köyünde idi. 1897 yılında Halil Hayrullah Bey b. Mehmed Reşid Paşa maundan 2000 kuruş vererek, köyde cami bitişiğinde Haliliye ismini verdiği 6 oda ve 1 dershane ile müştemil bu medreseyi inşâ ettirmiştir. Medresenin vakfiyesine göre, paranın senelik neması olan 240 kuruşun 50 kuruşu medresenin tamirine, 190 kuruşu müderrislere verilecekti.67

    Câmi-i Kebîr (Ulu Cami) Medresesi:

    Evliya Çelebi Seyahatnamesinde bu yapıdan Murad Han Medresesi olarak bahsederken, diğer 7 medreseye göre mamur ve meşhur olduğunu söyler.68 Medreseyi cami ile beraber tamir ettiren IV. Murad'dır. 1886 Ocağında müderrisi olan, Dersiam Mustafa Efendi b. Receb'in ölmesiyle Hafîz Mehmed Arif Efendi bu göreve getirilmiştir.

    69 1845 senesinde Olçekzâde el-Hac Hasan Ağa medreseye 8 adet hücre yaptırarak kendi malı bir boyahanenin, 4 sehimden 3 sehîmini ve 2 dükkânın 4 sehmden 3 sehmini vakf etmiştir.

    Bunların nemasından her sene medrese müderrisine 150 kuruş, bevvâba 30, talebelere senelik 15 kuruş revgân-ı bezir ücreti verilmekte idi. 70

    [​IMG]

    Bu tarihlerde en fazla öğrenciye 35 kişi ile Kurtoğlu medresesi ve en az öğrenciye de 13 kişi ile Muzaffer Bey medresesi sahip idi. Çorum medreselerinde 243 talebe eğitim yapıyordu ki ortalama medrese başına 24 talebe düşüyordu.

    Bu sayı Çorum'da açılan diğer modern okulların talebe sayısına baktığımızda çok düşük kalmaktadır. İptidaîlerde ortalama 105, Rüştiyede 88 ve 1898 tarihinde açılan idadide 78 talebe vardı. Medreselerde öğrenci azlığının çeşitli sebepleri vardır. Devlet tarafından batı tarzında açılan okulların itibarının yükselmesi ile medreseler kendi öğrencilerine bir istikbal vaad edemiyor, sosyal ve meslekî yükselişlerine vesile olamıyordu. Bu dönemlerde devlet memuru olmak çok büyük bir ayrıcalıktı.

    Ama memur olmanın yolu artık medreselerden geçmiyordu. Memur olup, itibarlı bir görev almak için devletin kurduğu okullarda okumak gerekiyordu. Bu okullar, medreselere göre çok daha geniş imkânlarla donatılmış, organize edilmiş ve finansiyel güvencelere kavuşmuştu. Artık halk çocuklarını medreselere değil, daha bakımlı olan ve istikbal vaad eden devlet okullarına göndermeyi tercih etmeye başlamıştı.

    Çorum'daki medreselere ve diğer modern okullara giden öğrenci sayılarına bakıldığında bu durum çok açık olarak meydandadır. Ülkenin diğer yerlerinde olduğu gibi, Çorum halkı da modern okullara rağbet etmekte idi.
     

Bu Sayfayı Paylaş