10 Kasım Şiirleri Burada sizde katılın

'Şiirler' forumunda _Mr.PaNiK_ tarafından 9 Kasım 2008 tarihinde açılan konu

  1. _Mr.PaNiK_

    _Mr.PaNiK_ Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    10 Kasım Şiirleri Burada sizde katılın konusu 10 Kasım

    Sensizlik benim canımı acıtıyor
    Gözlerinde ki ışıkla günüm daha aydınlık hep

    Bir garip hüzünlüyüm bugün
    Gerçi her 10 Kasım da böyle olurum ben…

    Hiçbir zaman alışamadım sensizliğe.


    Özledim seni Önder im…
    Yolum, ışığım, geleceğim …

    Her zaman izindeyim.


    Efsun Aydın


    >>>Lütfen bu konuya yorum değil beğendiğiniz bir şiir ile katılın... <<<
     
  2. _Mr.PaNiK_

    _Mr.PaNiK_ Üye

    Sabahlar, her zaman güzel değildir,
    Her zaman ayrılık akşamla gelmez.
    Al atlar sırtında hoyrattır fecir,
    Hoyrattır, ne kalbler kırmıştır, bilmez.
    Sabahlar her zaman güzel değildir.


    Vakti, bir yerinden bölünce şafak
    İri ve rüyalı gözlerle müphem;
    Nur olmuş içimde sanırım ak pak
    Ayrı bir mânada korktuğum adem,
    Eski düşüncemde, rahat ve uzak.


    Fethe çıkmış gibi duyarım birden
    Eşsiz gururunu bir cihangirin.
    Ufuklar üstünde yüzen tekbirden
    Vatanca büyümüş asil ve derin
    Bir matem tütmekte şimdi fecirden




    Nefti yalnızlığı başlar zamanın
    Mağfiret ürperir, dağılır, uçar.
    Ölüm korkusuyle dolu bir anın
    Müphem uzletinde ebedî ruhlar;
    Nefti yalnızlığı başlar zamanın.


    Rüzgar esmez olmuş, sular durgundur,
    Bir garip hali var Dolmabahçe'nin;
    Hala içimizde yüzen gecenin
    Aydınlık bilmeyen devamı durur,
    Rüzgar esmez olmuş, sular durgundur.


    Ruh için, ölümsüz, derler cihanda,
    Her mevsim onunla güzel her seher
    Bütün esatiri parçalasan da
    Atatürk önünde mağlupsun kader!
    Ruh için, ölümsüz derler cihanda.
     
  3. _Mr.PaNiK_

    _Mr.PaNiK_ Üye

    On Kasım’larda Yürümek

    Atatürk’üm işte 10 Kasım yine
    Dalgalanır ağaçlarla oğullar
    Dalgalanır oğullarla nineler
    Dalgalanır ninelerle genç kızlar
    Özlemin ta yüreğime işlemiş
    Seni bulmak, seni görmek için ben
    Bütün toprakaltıyla barışacağım

    Ereceğim sana usta, barışta, başarıda
    Öyle
    Güçlüsün ki
    Güçleneceğim
    Öyle yücesin ki, yüceleceğim
    Düşüne düşüne seni kocaman kocaman
    Dağlara, dağlara karışacağım

    Ozan mıyım, ordu muyum, su muyum anlaşılmaz
    Çağlar upuzun allığı yüreğimde ülkünün
    Sanki bayrak bir kalemdir, sanki gökler bir kağıt
    Sanki ellerim gece
    Sanki ellerim gündüz
    Yazacağım seni daha, bir daha
    Ben senin ölümünle yarışacağım

    Fazıl Hüsnü Dağlarca
     
  4. _Mr.PaNiK_

    _Mr.PaNiK_ Üye

    Atatürk’e Ağıt

    Edirne’den Ardahan’a kadar
    Bir toprak uzanır
    Boz kanatlı üveyikler üstünde uçar
    Ardahan’dan Edirne’ye
    Edirne’den Ardahan’a kadar

    Kopdağı’nda akar bir çeşme var
    Serçe parmak kalınlığında suyu
    Haram etmiş gece gündüz uykuyu
    Akar da akar

    Samsun’un evleri denize bakar
    Sokakları yosun içinde
    Çaparlar, takalar, manavlar
    Bilyalar gibi suyun yüzünde
    Bir iner bir kalkar

    İstanbul’da bir yâr sevdim
    İnsanı günaha sokar

    Savaştepe köprüsünden geçen tirenler
    Sel olur İzmir’e akar
    İzmir’in denizi kız, kızı deniz
    Sokakları hem kız hem deniz kokar

    Güneyde mis kokulu bir ağaç
    Yuvarlak yaprakları ince
    Yaz gelip de güneş vurunca
    Dallarından bal akar

    Bu toprak bizim yurdumuzdur
    Deli gönül yücesine çıkar
    Bir üveyik olur uçar gider
    Ardahan’da Edirne’ye
    Edirne’den Ardahan’a kadar
     
  5. _Mr.PaNiK_

    _Mr.PaNiK_ Üye

    10 KASIM​



    Bir bulut inmis,beyaz,
    Karli daglar basina.
    Her 10 Kasim sabahi,
    Bir ates düser, dösüme.

    Nerdesin, ey Ata?m nerede?
    Sensiz millet, öksüz burada.

    Sanat, ilim, fen seninle.
    Sevinen, gülen seninle.
    Olmak isterdik inan,
    Ebediyen seninle.

    Daglarin, ak basi kar midir?
    Kuslar, Ata?mdan haber, var midir?

    Yarim biraktigin isler,
    Bugün, sanki seni bekler.
    Zengin millet hayalin,
    Acep, neden emekler?

    Sen gelmiyorsan, bir haber gönder.
    Kim içimizdeki, Atatürk gibi önder? ​
     
  6. _Mr.PaNiK_

    _Mr.PaNiK_ Üye

    MUSTAFA KEMAL'İ DÜŞÜNÜYORUM

    Mustafa Kemal'i düşünüyorum;
    Yeleleri alevden al bir ata binmiş
    Aşıyor yüce dağları, engin denizleri.
    Altın saçları dalgalanıyor rüzgarda,
    Işıl ışıl yanıyor mavi gözleri.

    Mustafa Kemal'i düşünüyorum;
    Yanmış, yıkılmış savaş meydanlarında
    Destanlar yaratıyorlar cihanın görmediği
    Arkasından dağ dağ ordular geliyor
    Her askeri Mustafa Kemal'i gibi

    Mustafa Kemal'i düşünüyorum;
    Gelmiş geçmiş kahramanlara bedel
    Hükmediyor uçsuz bucaksız göklere.
    Al bir ata binmiş yalın kılıç
    Koşuyor zaferden zafere...

    Mustafa Kemal'i düşünüyorum;
    Ölmemiş bir kasım sabahı
    Yine bizimle beraber her yerde
    Yaşıyor dört köşesinde vatanın,
    Yaşıyor damar damar yüreklerde.

    Mustafa Kemal'i düşünüyorum;
    Altın saçları dalgalanıyor rüzgarda;
    Mavi gözleri ışıl ışıl, görüyorum.
    Uykularıma giriyor her gece.
    Ellerinden öpüyorum.


    Ümit Yaşar Oğuzcan
     
  7. _Mr.PaNiK_

    _Mr.PaNiK_ Üye

    ON KASIM’LARDA YÜRÜMEK

    Atatürk'üm işte 10 Kasım yine
    Dalgalanır ağaçlarla oğullar
    Dalgalanır oğullarla nineler
    Dalgalanır ninelerle genç kızlar
    Özlemin ta yüreğime işlemiş
    Seni bulmak, seni görmek için ben
    Bütün toprakaltıyla barışacağım

    Ereceğim sana usta, barışta, başarıda
    Öyle
    Güçlüsün ki
    Güçleneceğim
    Öyle yücesin ki, yüceleceğim
    Düşüne düşüne seni kocaman kocaman
    Dağlara, dağlara karışacağım

    Ozan mıyım, ordu muyum, su muyum anlaşılmaz
    Çağlar upuzun allığı yüreğimde ülkünün
    Sanki bayrak bir kalemdir, sanki gökler bir kağıt
    Sanki ellerim gece
    Sanki ellerim gündüz
    Yazacağım seni daha, bir daha
    Ben senin ölümünle yarışacağım

    Fazıl Hüsnü Dağlarca
     
  8. _Mr.PaNiK_

    _Mr.PaNiK_ Üye

    ATATÜRK

    Atatürk'üm eğilmiş vatan haritasına
    Görmedim tunç yüzünü böylesine geceler
    Atatürk neylesin memleketin yarasına
    Uçup gitmiş elinden, eski makbul çareler

    Nerede İstiklal harbinin o mutlu günleri
    Türlü düşmana karşı kazanılan zaferi
    Hiç sanmam, öyle ağarsın bi daha tan yeri
    Atatürk'üm ben ölecek adam değildim der


    Git hemşerim, git kardeşim toprağına yüz sür
    O'dur karşı kıyıdan cümlemizi düşünür
    Resimlerinde bile melül mahzun görünür
    Atatürk'üm kabrinde rahat uyumak ister


    Cahit Sıtkı Tarancı
     
  9. _Mr.PaNiK_

    _Mr.PaNiK_ Üye

    MUSTAFA KEMAL

    - Dağ başını efkâr almış
    Gümüş dere durmaz ağlar -
    Gözyaşından kana kesmiş gözlerim;
    Ben ağlarım. Çayır ağlar, çimen ağlar.
    Ağlar-ağlar: Cihan ağlar
    Mızıkalar iniler: Irlam-ırlam dövülür
    Altmış üç ilimiz: Altmış üç yetim
    Yıllar gelir-geçer: Kuşlar gelir-geçer
    Her geçen seni bizden parça-parça götürür
    Mustafa'm! Mustafa Kemal'im!

    Diz dövdüm:
    Gözlerimin şavkı gitti Sakarya'nın suyuna.
    Sakarya'nın suları namım söyleşir.
    Hemşehrim Sakarya! Öksüz Sakarya!
    Ankara'dan uçan kuşlar -
    "Kemal'im" der, günler-günü çağrışır.
    Kahrolur. Bulutlara karışır.
    Gök bulut, yaşmak bulut.
    Uca dağlar, dev-boyunlu morca dağlar
    Divan durmuş bekleşir
    Mustafa'm! Mustafa Kemal'im!


    Nasıl böyle varıp geldin? Hoş geldin!
    Çıngı kaymış, yalazlanmış gözlerin
    Şol yüzünde güneş-südü sıcaklık.
    Ellerinden öperim Mustafa Kemal.
    Senin dalın yağrağın, biz senin fidanların.
    Biz, bunları yapmadık.
    Sen elbette bilirsin, bilirsin Mustafa Kemal:
    Elsiz-ayaksız bir yeşil yılan.

    Yaptıklarını yıkıyorlar Mustafa Kemal!
    Hani bir vakitler Kubilay'ı kestiler.
    Çün buyurdun! Kesenleri astılar
    Sen uyudun. Asılanlar dirildi.
    Mustafa'm! Mustafa Kemal'im!

    Karalar kuşanmış Karadeniz akmam diyor.
    Dokunmayın! Ağlamaktan bıkmam diyor.
    Bu gece kıyamet gecesi.
    Bu vapur Bandırma vapuru.
    Yattığı yer nur olsun Mustafa Kemal
    Ben ölümden korkmam diyor
    Korkmam diyen dilleri: Toz oldu-toprak oldu.
    Değirmen döndü dolandı: On yıl oldu.
    Bir kusur işledik, bağışlar mı kimbilir;
    O bize öğretmedi kazan kaldırmasını.
    Günahı-vebali öğretenin boynuna
    Erdirip-olduran'a ana-avrat sövmesini.
    Yüreğim kırıldı, kanım kurudu.
    Var git Karadeniz! Var git başımdan.
    Mızıka çalındı: Düğün mü sandın
    Bir yol koyup gideni gelir mi sandın?
    Mustafa'm! Mustafa Kemal'im!

    Ankara'nın taşına bak!
    Tut ki baktım: Uzar gider efkârım:
    Çayır ağlar, çimen ağlar, ben ağlarım.


    Gözlerimin yaşına bak!
    Ankara Kalesi'nde, Rasat-Tepe'de
    Bir akça-şahan, gezer dolanır:
    Yaşın-yaşın mezarını aranır
    Şu dünyanın işine bak! -
    Mustafa'm! Mustafa Kemal'im!

    Attila İlhan
     
  10. _Mr.PaNiK_

    _Mr.PaNiK_ Üye

    Büyük Yas

    Hatırlatmayın ban dokuzu beş geçeyi,
    Hele puslu geçen o geceyi….
    Söyletmeyin kasım adlı iki heceyi,
    Bu benim en büyük yasım.
    Bu Atam’ın öldüğü tarih 10 Kasım.


    Atam ölmüş Dolmabahçe Sarayı’da
    Çok üzüldüm olamadım ya yanında
    Ağladım onun öldüğünü duyduğumda
    Bu benim en büyük yasım
    Bu Atam’ın öldüğü tarih 10 Kasım…

    Dudum ki Atam ölmüş
    Türkün yanan meşalesi sönmüş
    Atam 10 Kasım da gömülmüş
    Bu benim en büyük yasım
    Bu Atam’ın öldüğü tarih 10 Kasım….

    Bu tarihte Atam’ın kalmış cansız eti
    Kan ağlıyor Türk Milleti..
    Böyle anladık yokluğu,sefaleti
    Bu benim en büyük yasım
    Bu Atam’ın öldüğü tarih 10 Kasım…


    Bu gün duydum sirenler çalıyor.
    Sordum ne oldu? Dediler çiçekler soldu…
    Dedim niye? Dedilerki Atatürk öldü diye…
    Bundan sonra bayraklar yarıya iniyor.
    Bu benim en büyük yasım
    Bu Atam’ın öldüğüm tarih 10 Kasım…

    Aziz Çınar

     
  11. _Mr.PaNiK_

    _Mr.PaNiK_ Üye

    10 KASIM TÜRKÜSÜ

    Atatürk! Anıtkabir devrimlerini söyler,
    Bozkır ovalarına, Erciyes'e Ağrı'ya,
    Ulusun egemen olduğunu
    Özgür olduğunu
    Haykıracağım haykıracağım işte,
    Senin sustuğunca!

    Yolunda yürüyeceğim Atatürk;
    Ana baba oğul kız,
    Dere tepe bucak köy,
    Yeryüzü yaşamalarımla değil
    Oralarda, Senin gittigince!

    Atatürk, taşıyacağım
    Çanakkale'de, Sakarya'da, Çankaya'da, al al,
    Senin taşıdığını;
    Yurdun gök ülküsü
    Dalgalanırken,
    Senin bayrağını yücelteceğim.
    Senin çıktığınca.

    Fazıl Hüsnü Dağlarca
     
  12. _Mr.PaNiK_

    _Mr.PaNiK_ Üye

    NÖBETÇİ MİLLET

    Yaradan hey Yaradan! Dört yıl değil bin yıl geçse aradan
    Sensin ateş diye kanımızdaki Sesin ışık diye önümüzdeki!
    Ey yanımızdaki
    Beş on mermere, bir avuç toprağa sığan
    Sınırsız mavi umman hey!
    Yeni kıyılar bulur, yeni yarlar kazardın
    Sen her köpürüp taşmanda; Her konuşmanda
    Milletin alın yazısını yeniden yazardın.
    Bakışların inanmayanı ezerdi
    Sağ kolun bir tırpana benzerdi:
    Başlardı yurt tarlasında düşüncenin hasadı.
    Cümlelerin ya örsten kalkardı Ya çıkardı kından.
    Başak saçların sarkardı harman alnından:
    Halk, biçilmiş ekin gibi, düşerdi dizlerine.
    Milyonlar katılırdı sözlerine Mıknatısa koşan zerreler gibi.
    Köhne kanaatler, köhne küreler gibi
    Sözünde çarpışıp düşerdi.
    Tam sustuğun gün kıyamet oldu
    Tam konuştuğun anlarsa mahşerdi:
    Rab, gökte "dinleyin" derdi meleklerine;
    Yıldızlar girerdi yeni mahreklerine;
    Nehirler kavuşurdu yeni denizlerine:
    Halk biçilmiş ekin gibi düşerdi dizlerine.
    Şimdi nöbetçi olmak için Anıtkabrine
    Tamamlayabilmek için tavafını
    Sarmış yalın kılıçlar gibi etrafını

    Tutuyor nöbet Bu millet:
    Bu, vaktiyle ayaklarını ummanlar yalayan
    Bu, üç kıtayı atının nallarıyla damgalayan
    Bu, Timur'u, Atilla'yı, Oğuz'u
    Bu, Yıldırım'ı, Fatih'i, Yavuz'u
    Bu, seni yetiştiren ulu millet.

    Vakar ve haysiyetle dimdik Uyanık, tetik
    Anıtkabrinde tutuyor nöbet Dünya dönüp dolaşıp
    Boğazlaşıp dalaşıp Ergeç ve ancak
    Milli misaklarda karar kılacak Ey en büyük usta!
    Düşünen olmadı bu hususta
    Senden evvel ve senden ileri.
    İlk müjdeyi, ilk haberi Senden almıştı cihan
    Ta o zamandan Anlayamadığına yansın.
    Sen, dünyanın dönüp dolaşıp geleceği
    Uğrunda milyonların seve seve öleceği
    En büyük maksat için Dünyaya ilk karşı koyansın.
    Nasıl içimizdeysen bütün varınla
    İşte öylece dünya davalarındasın!
    O ışık saçların, o alev sözlerinle O gök gözlerinle sen.

    Ey ıssız geceler içinden Bize eşsiz sabahı getiren!
    Ey asırlardır dul bayrağın eşi
    Ey geceyarılarımızın güneşi
    Ey ışık saçlar
    Ey yele kaşlar
    Ey çekilmiş hançer bakışlar
    Ey fikri döven şakaklar
    Ey kalem parmaklar
    Ey ay-yıldızlı el
    Ey en güzel
    Ey en büyük
    Ey Atatürk!


    Getir dudaklarını bir bir alnımıza koy Dağlansın ateşinle bu soy.
    Oy Atatürk oy...
    İrkilmez Ata çocuğu irkilmez:
    Zaptedilmez, Atam, zaptedilmez
    Biz varken senin hisarının burçları:
    Bakışlarımız kılıç uçları
    Bekliyoruz devrimini biz Çökmeyeceğiz diz

    İsterse hayat zehrolsun
    İsterse refah kahrolsun
    İsterse kurşun düşsün yanımıza belimize
    İsterse geçinmek için bir dilim

    Kuru ekmek geçmesin elimize.
    Halel gelmez bizim ateşimize;
    Dünya düşse peşimize
    Yer sarsılsa yerinden
    Ne senden geçeriz, ne senin eserinden.

    Behçet Kemal Çağlar
     
  13. _Mr.PaNiK_

    _Mr.PaNiK_ Üye

    Atatürk’üm biliyorum bugün 10 Kasım.
    Senin ölüm yıl dönümün.
    Ama sen gidince seni bu vatan arar oldu,
    Bu genç yüreğim seninle doldu.


    Sen merak etme Atam.
    Senden aldığımız örneklerle olduk adam,
    Atam seninle var olduk,
    Senin ilkelerinle yoğrulduk.



    Sıra biz gençlerde yolundayız,
    Sözlerinle ilkelerinle doğru yoldayız,
    Seni canım kadar vatanım kadar,
    Çok seviyorum Atam,dünyalar kadar…
     
  14. _Mr.PaNiK_

    _Mr.PaNiK_ Üye

    10 Kasim

    Yıl otuz sekiz On Kasım Perşembe
    Hatırdan çıkmayacak bir sonbahar.
    Sarsılıyor İstanbul yedi tepe,
    Yaman esmiş Dolmabahçe'de rüzgar.

    Gerçek olamaz, olsa olsa bir düş,
    Dokuzu beş geçe Atatürk ölmüş.
    Böyle toptan bir yas nerede görülmüş,
    Beraber ağlıyoruz kurtlar, kuşlar.

    Bu memlekete en çok hizmet eden,
    Bu aşk ile dağlara gücü yeten,
    On sekiz milyonun omzunda giden
    Atam, Ankara sırtlarında yatar. ​
     
  15. _Mr.PaNiK_

    _Mr.PaNiK_ Üye

    bayrak yariya ÇekİlmİŞ
    atatÜrk'Üm ÖldÜ dİye
    en son yaprak da dÖkÜlmÜŞ
    atatÜrk'Üm ÖldÜ dİye

    irmaklar yasli ÇahlamiŞ
    aĞaÇlar sessİz aĞlamiŞ
    vatan karalar baĞlamiŞ
    atatÜrk'Üm ÖldÜ dİye

    sÜrÜ yastutmuŞ ovada
    kuŞlar susmuŞ yuvada
    rÜzgar esmez olmuŞ daĞda
    atatÜrk'Üm ÖldÜ dİye
     
  16. _Mr.PaNiK_

    _Mr.PaNiK_ Üye

    BİR TUTKUDUR MUSTAFA KEMAL

    Bir Tutkudur Mustafa Kemal;
    Nice sevdalara değişilmeyen.
    Yitirilmiş Kasımlarda açan umuttur,
    Bir baştır, vazgeçilmeyen...

    Bir Türküdür Mustafa Kemal;
    Suskun ağızlarda söyleşir, durur.
    Çaltıburnu'nda gözetir denizi.
    Köroğlu'nda bağdaş kurup oturur...

    Bir İnançtır Mustafa Kemal;
    Yurdun dört yönünde, bir çağdır yaşayan.
    Sarmış kollarıyla, çepçevre ulusu.
    Sakarya boylarından Akdeniz'e taşıyan...
    Bir Anlamdır Mustafa Kemal;
    Belkahve'den dürbünüyle seyrediyor İzmir'i.
    Özgürlük diyor, al atının üstünde,
    Kırıyor kılıcıyla, tutsak eden zinciri...

    Bir Bayraktır Mustafa Kemal;
    Çekilmiş kalelere, rüzgârda dalgalanan.
    Bozkırın bağrında yol alan kağnılara,
    Işık tutan, güç veren, yol bulan...

    Y.Doğan ERGENELİ
     
  17. _Mr.PaNiK_

    _Mr.PaNiK_ Üye

    Ağlayalım Atatürk'e

    Ağlayalım Atatürk'e
    Bütün dünya kan ağladı
    Süleyman olmuştu mülke
    Geldi ecel, can ağladı

    Doğu batı cenup şimal
    Aman tanrı bu nasıl hal
    Atatürk'e erdi zeval
    Memur mebusan ağladı

    Atatürk'ün eserleri
    Söyleyecek bundan geri
    Bütün dünyanın her yeri
    Ah çekti, vatan ağladı

    Fabrikalar icat etti
    Atalığın ispat etti
    Varlığın Türke terketti
    Döndü çarh devran ağladı

    Bu ne kuvvet, bu ne kudret
    Var idi bunda bir hikmet
    Bütün Türkler İnön'İsmet
    Gözlerimiz kan ağladı

    Tren hattı tayyareler
    Tükler giydi hep kareler
    Semerkantla Buharalar
    İşitti her yan ağladı

    Siz sağ olun Türk gençleri
    Çalışanlar kalmaz geri
    Mareşalin askerleri
    Ordular tümen ağladı

    Zannetme ağlayan gülmez
    Aslan yatağı boş kalmaz
    Yalnız gidenler gelmez
    Her gelen insan ağladı

    Uzatma Veysel bu sözü
    Dayanmaz herkesin özü
    Koruyalım yurdumuzu
    Dost değil, düşman ağladı

    Aşık Veysel
     
  18. _Mr.PaNiK_

    _Mr.PaNiK_ Üye

    Atatürk Acısı


    Ben
    Her on kasım sabahı
    Bir çıra gibi
    Yanar tutuşurum
    Gözbebeklerimde
    Taşıl ve soğuk çağlar yansır

    Ben
    Her on kasım sabahı
    Atatürk'ü yaşarım Atatürk'çe
    Anadolu sokaklarına vuran günışığını
    İliklerime dek duyarım
    Umutlarımı alırım
    Yoz ve bağnaz kavramlardan
    Köksüz ve bilinçsiz ilkeler
    Yankımaz yapıtlarımda
    Ve akar gelir usuma Anadolu dağlarından
    Işıl ışıl gürül gürül bir su

    Ben
    Her on kasım sabahı
    Toprağı, göğü ve denizleri
    Anadolu dağlarından seyrederim
    Atatürk acısı
    Yüreğime dek oturmuştur evrence

    Siz büyük ölüler
    Biz öldükten sora da yaşayacaksınız

    Şahinkaya Dil
     
  19. _Mr.PaNiK_

    _Mr.PaNiK_ Üye

    Gidiyor


    Gidiyor, rastgelemez bir daha tarih eşine
    Gidiyor, on yedi milyon kişi takmış peşine

    Gidiyor, sonsuz olan kudreti sığmaz akla
    Gidiyor, göğsünü çepeçevre saran bayrakla

    Gidiyor, izleri üstün birikmiş yaşlar
    Gidiyor, yerde kılıçlarla eğilmiş başlar

    Gidiyor, harbin o en korkulu aslan yelesi
    Gidiyor, sulhun ufuklarda yanan meş’alesi

    Yine bir devr açacakmış gibi en başta O var
    Hıçkıran seste O var, sessiz akan yaşta O var

    Siliyor ruhunun ulviliği fani etini
    Çiziyor ufka batan bir güneşin heybetini

    Büyüyor, gökten inip toprağa yaklaştıkça
    Büyüyor gitgide gözlerden uzaklaştıkça



    Orhan Seyfi Orhon
     
  20. _Mr.PaNiK_

    _Mr.PaNiK_ Üye

    10 KASIM ATA’ YA SESLENİŞ

    Sensiz 10 kasım da, nasıl güleyim
    Ah çeker ağlarım, dertli yüreğim
    Albayrak yarıda, durur direğim
    Ulusun sensiz, gülmüyor Atam.

    Hazan geldi Atam, çiçekler soldu
    Hergün şehit geldi, millet kahroldu
    Şehit anaları saçların yoldu
    Ulusun sensiz, gülmüyor Atam.

    Güneşler tutuldu, ayda karardı
    Ağladı ulusun bahtı karardı
    10 kasımda ulus sana ağladı
    Ulusun sensiz, gülmüyor Atam.

    Ordular ilk hedef, akdeniz dedin
    Savaşın sonunda zafere erdin
    Sana yas tutuyor, şimdi milletin
    Ulusun sensiz, gülmüyor Atam.

    Gündüz güneş idin, gecede aydın
    Bütün devrimleri ülkeye yaydın
    On kasım da aramızdan ayrıldın
    Ulusun sensiz, gülmüyor Atam.

    Yurdumuzdan hain düşmanı attın
    Kurtardın ülkeyi bayram yaşattın
    Ecel geldi atam, bahtımızı kararttın
    Ulusun sensiz, gülmüyor Atam.

    Devrimlerle bu günlere gelindi
    Zaferlerle bütün ulus sevindi
    Bayram etti ulus, sana güvendi
    Ulusun sensiz, gülmüyor Atam.

    Bakari’ yem ben Atamı ararım
    On kasımlar da, sever anarım
    Kaybettim ben Atama yanarım
    Ulusun sensiz, gülmüyor Atam.

    Yılmaz BAKAR​
     

Bu Sayfayı Paylaş