1 Aralık Dünya AIDS Günü İle İlgili Yazı

'Özel Gün ve Geceler' forumunda Mavi_inci tarafından 30 Kasım 2010 tarihinde açılan konu

  1. Mavi_inci

    Mavi_inci Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    1 Aralık Dünya AIDS Günü İle İlgili Yazı konusu 1 Aralık Dünya AIDS günü ile ilgili yazı. Dünya AIDS günü ve AIDS hakkında bilgi. AIDS Nedir?

    1988 yılından bu yana WHO (DÜNYA SAGLlK ÖRGÜTÜ) tarafından alınan karar çerçevesinde bütün Dünya Ülkeleri, 1 Aralık gününü HIV / AIDS konusunda bilinçlenmeyi sağlamak ve korunma yollarının öğrenilmesi amacıyla “DÜNYA AIDS GÜNÜ” olarak saptamıştır.

    1 Aralık Dünya AIDS günü ve izleyen günler hastalığın işlendiği bir hafta olarak anılıyor. Dünya için giderek önemli bir tehlikeye dönüşen ve 22. Yüzyılla birlikte Afrika başta olmak üzere geri kalmış ülkelerde ortalama yaşam süresinin 30′un altına düşebilme beklentisinden olsa gerek ülkemizde de konu ilk kez ciddiyetle ele alındı.

    Tarih boyunca her yüzyılın kendine has bir salgına tanıklık ettiğini görüyoruz. Christopher Colombus Amerika’dan döndükten hemen sonra Fransız ordusu Napoli’yi işgal edince şehir bir salgına yakalanmıştı. Fransızlar buna Napoliten Hastalığı, İtalyanlar ise Fransız Hastalığı adını vermişlerdi. Aynı yıllarda benzer bir salgın Kuzey Hindistan’da da görülmüş, bu kez Müslümanlar Hinduları, Hindular da Müslümanları suçlamaya başlamışlardı. Ama çok kişi Frenginin Avrupa’ya Colombus’un gemileriyle ulaştığını söylüyordu. Frengiye yakalananlar tarih boyunca lanetlendiler. Ne de olsa cinsel ilişki ile bulaşan bir hastalıktı. Etken olan mikrobun belirlenmesi için 20. Yüzyıl beklenecekti.
    18. yüzyılda beliren Tüberküloz, tamamen aşağı sınıfın hastalığı olarak bilindi. 19. yüzyılda Yahudilerin bu hastalığa genetik olarak dirençli olduğu iddia ediliyordu.

    Yine o yıllarda ortaya çıkan Gut Hastalığı ise yüksek sınıfın bir rahatsızlığıydı. Kolera ise Asya’nın Avrupa’nın başına bela ettiği bir hastalıktı. Tamamen geri kalmış toplumlarda görülüyordu.

    20. yüzyıl başlarında beliren Kanser ise sigara ile oluşmaktaydı. Dolayısıyla sigara içenler toplum için birer hastalık kaynağıydı. Hitler Kanserin Ari ırkı zedelemek için özellikle oluşturulmuş bir hastalık olduğunu bile iddia etti.
    1980′lerde ortaya AIDS çıktı. Önceleri bir çeşit homoseksüel hastalığı olarak biliniyordu. Kökeni Afrikalılar veya Haitililerdi. Allah’ın günahkârlara verdiği bir ceza olmalıydı. Ama hastalık Amerika ve Avrupalıların da başına bela olunca işin rengi değişti. Yine dünyayı kurtarma görevi onlara düştü. Dünya Sağlık Örgütü AIDS için seferber edildi ve Ocak 1999′da ‘Hangi ülkeden gelmiş olursa olsun HIV/AIDS ile yaşayan insan sınır dışı edilemez, aşağılayıcı muamele ya da ayrımcılık uygulanamaz’ diye bildirge bile yayınladı. 2002 Raporunda ise her gün 6000 yeni gencin bu hastalığa yakalandığı ve bu yıl toplam 68 milyon yeni hasta beklendiği belirtildi. Halen dünyada 40 milyon kişinin HIV (+) olduğu ve %95inin gelişmekte olan ülkelerden kaynaklandığı tahmin ediliyor.

    AIDS (Kazanılmış Bağışıklık Yetmezliği Sendromu ), vücudun mikroplara karşı koyma yeteneğinin bozulduğu bir hastalıktır. Hastalığın etkeni HIV (İnsan Bağışıklık Yetmezliği Virüsü) adı verilen bir virüstür. HİV / AiDS, çağımızın en önemli sorunlarından birisidir. AiDS sadece tıbbi bir hastalık değil, aynı zamanda ekonomik, kültürel, psikolojik, ve sosyal boyutları da olan bir sorundur. AiDS, gerekli önlemlerin etkili ve hızlı bir şekilde uygulanamadığı ülkelerde hızla yayılmaktadır. Etkilenen kişilerin çoğunluğu en üretici çağlarında olan 25 yaş altındaki gençlerdir.

    * Bulaşma Yolları
    Cinsel Temasla: Erkek ve kadının cinsel organ salgılarında bulunan virüs her türlü cinsel ilişki sonucu, kadından erkeğe, erkekten kadına veya erkekten erkeğe bulaşır.

    Kan Yoluyla: Kontrolsüz kan nakilleri, kullanılmış ve dezenfekte edilmemiş şırınga, iğne,cerrahi alet, kesici ve delici aletler, dövme ve akupunktur aletleri ile organ ve doku nakilleri.

    Anneden-Bebeğe: HIV virüsü taşıyan gebe kadından doğacak çocuğa, doğum ve emzirme yoluyla bebeğe bulaşmaktadır.

    * Tanı
    AiDS virüsünün bir insana bulaşması ile hastalığın ortaya çıkması sırasında ortalama 2-10 yıl arasında bir süre geçmektedir. HİV ( + ) kişiler, ortalama 10 yıllık bir süre içinde mutlaka AiDS tablosuna girerler. Başka hastalıklarda taşıyıcı olanlar da ileride hastalık gelişmeyebilir. Oysa, HİV için böyle bir şans yoktur. Virüsün varlığı HİV testi denilen ve Elisa yöntemi ile kanda vücudun virüse karşı oluşturduğu savunma cevabını ölçen test ile belirlenir.

    * Tedavi
    Bilinen radikal tedavisi yoktur. Son yıllarda kullanılan ilaçlar ile hastalık belirtilerinin ortaya çıkışı geciktirilebilmektedir. Tedavi giderleri çok yüksektir. Çalışmalar sürdürülmektedir.

    * Korunma
    AiDS ile mücadelenin temelini koruyucu önlemler oluşturur. Önyargıları besleyen hatalı bilgilenmenin önüne geçilmelidir. Toplumun tüm kesimleri AiDS hakkında eğitilmelidir. Cinsel temasla bulaşmayı önlemek için; toplumun tek eşliliğe ve karşılıklı sadakate özendirilmesi, cinsel ilişkilerde mutlaka “Güvenli Seks” ilkelerine uyulmalı, herhangi bir şüphe varsa kondom kullanılmalıdır. Kan ve kan ürünlerinin kontrolünün iyi yapılması, cerrahi aletlerin temizliği ve sterilizasyonu, iğnelerin tek kullanımlık olmasına dikkat edilmelidir. AiDS mikrobu almış kadınlar gebe
    kalmamalıdır.

    BULAŞMADIĞI DURUMLAR
    * Tokaloşma, öpüşme, dokunma ve kucaklaşma ile
    * Tükürük, gözyaşı, ter, idrar ve dışkı ile
    * Yiyecek, içecek, kaşık, çatal, bardak, tabak ve telefon ile
    * Hayvan ısırması, arı, sinek ve böcek sokması ile
    * Tuvalet, duş, çeşme musluğu, yüzme havuzu, deniz, sauna ve hamamlardan BULAŞMA OLMAZ!!

    Alıntı
     

Bu Sayfayı Paylaş