“Risale-i Nur, müşterileri aramaz; müşteriler onu aramalı, yalvarmalı.” ifadesini nasıl anlamalıyız?

'Risale-i Nur Külliyatı' forumunda kultur_bilgisayar tarafından 13 Aralık 2008 tarihinde açılan konu

  1. Sponsorlu Bağlantılar
    “Risale-i Nur, müşterileri aramaz; müşteriler onu aramalı, yalvarmalı.” ifadesini nasıl anlamalıyız? konusu 1- Evvela hiçbir ilmi eser müşteri aramaz, muhtaç olanlar onu arar bulurlar. Bu noktada risalelerle nur talebelerini birbirinden ayırmak gerekir. Risaleler, Kur’anın manevi bir icazı olduğundan zatında çok ehemmiyetli, ulvi, kutsidir. Bu noktadan bizim ona şeref vermemiz söz konusu olamaz, biz ancak onunla şerefleniriz. Bu sebeple Üstad, “risaleler müşteri aramaz” diyor, ama “nur talebeleri müşteri aramaz” demiyor.
    2- Bir davanın gelişmesi ve büyümesi insanlarla olacağından elbette bu hakikatleri müşterilere ulaştırmaya çalışmalıyız. Bizim bu gayretlerimiz Risalelerin müşteri araması demek değildir.
    3- Hizmette bir nevi manevi kazanç ve ticaret söz konusu olduğundan müşteriler aranır.
    4- Üstad hayatı boyunca istidatlı dava adamları arayıp elemanlar yetiştirme gayreti göstermiştir.
    5- “Karşımda müthiş bir yangın var. İçimde evladım yanıyor, imanın tutuşmuş yanıyor, o yangını söndürmeye ve imanımı kurtarmaya koşuyorum.” diyen bir Üstadın talebeleri yerinde duramazlar
    6- 10. Lemadaki şefkat tokatlarının birincisi dikkatle mütala edildiğinde Üstadımızın âleminde hizmet ön plandadır.
    7- Üstadın ism-i HAKİM ve ism-i RAHİM’e mazhariyetinin sırrı da müşteri aramaya yöneliktir.
    8- Herhalde yanan insanlar itfaiyeye koşmazlar. Bilakis itfaiye ehli, saniye gecikmeksizin yananların imdadına koşmaları gerekir.
    9- Peygamber efendimiz, liyakatlı- kabiliyetli müşteriler ararken,
    • Yüzlerce defa onlara davasını anlatma ihtiyacını hissederken,
    • Fiilen aciz kaldığında dua mekanizmalarını çalıştırıp Ömerlerden birini nasip etmesi hususunda Rabbine yalvarırken,
    • Kendisinden sonra yüz yirmi bin tane dava adamı yetiştirirken, bu dava adamlarından sadece on bin kadarı mukaddes beldelerde, diğerleri dünyanın muhtelif beldelerinde vefat etmişlerken,
    • Hz. Cebrail, (a.s), ibadetle meşgul olup ancak tebligatı terk eden bir kavmin helaki için vazifelendirilirken… “risaleler müşteri aramaz” ifadesini yanlış anlayıp nefsimizin tembelliğine pirim vermemek gerekir kanaatindeyiz.
    10- Üstadımızın Emirdağ lahikası I’de “...hizmet noktasında çok hırs göstermekle beraber neticelerine kanaatle mükellefiz” buyurması bu gibi yanlış anlayışlar için önemli bir uyarıcıdır.
    Bu ifadenin geçtiği bir mektuptan Üstadın şu mesajı verdiğini anlıyoruz: Risaleler siyasilerin himmetleriyle sair insanlara ulaşacak değildir. Bu noktada onlara ihtiyacı yoktur. Bilakis onların bu hakikatlere müşteri olmaları gerekir.
     
  2. Google

    Google Özel Üye

    Allah razı olsun paylaşım için teşekkürler
     

Bu Sayfayı Paylaş