şefaat vardır

'Dini Programlar' forumunda sleza tarafından 27 Aralık 2008 tarihinde açılan konu

  1. sleza

    sleza Üye

    şefaat vardır konusu selamun aleyküm şefaat yok diyorsunuz ayeti kerimeleri de delil olarak gösteriyosunuz.şmidi kısaca ayet-i kerimelerin manalarını anlayabileceğin şekilde anlatacağım.ve unutulmasın ki araştırmadan kuranın tek bir ayetini alıp hüküm vererek insanları yanıltanlar cehennemliklerdir.onlara sonsuz azap vardır.


    Rahman ve Rahim olan Allah ın adıyla
    ''Öyle bir günde korkun ki o günde hiç kimse başkası için ödemede bulunmaz hiç kimseden şefaat kabul edilmez fidye alımaz onlara asla yardım yapılmaz''Bakara48

    bu ayeti şefaat yok diye delil gösteriyorlar. peki sence şefaat olmadığına inanıyorsan biraz sonra aşaşğıda Alalh ın şfaatle ilgili ayetlerine ne diyeceksiniz nasıl açıklayacaksın çok merak ediyorum.bu ayetin bir önceki ayetine bak bakalım ne yazıyor.ben yazayım:
    "Ey israiloğulları!Size verdiğim nimetimi ve (bir zamanlar) sizi cümle aleme üstün kuldığımı hatırlayın"Bakara 47.

    şimdi gelelim açıklamasına.şefaat sadece mümin müslüman kullaradır.kuranı kerimde israiloğullarının lanetlenmiş ve kalplerinin mühürlü bir topluluk olduğunu bilirsin.şefaat sadece müslümanlar içindir.hiç yahudi,hristiyan münafık için şefaat kabul olunabilir mi.peygamber efendimizin amcası dahi cehenneme gidecektir müslüman olarak olmadığı için. bu ayeti almışsın ama öncesinde yahudilerden bahsettiğini bilmiyorsun. 47,46,45, ayetlerde zaten yahudilerden bahsedildiği açıkça ortada.şefaat zaten bunlara yaramaz.şefaat yalnızca müslüman olarak ölenlere yarar.ama sen tek bir ayeti alarak sanki bu ayeti kerimde Alalh celle celalühü müslümanları kastediyormuş gibi yazmışsın.halbuki burda israiloğullarına seslenmekte onların akıbetini belirtmektedir.

    ''Artık şefaatcıların şefaatı onlara fayda vermez.''Mğdessir48 bu ayette de aynı yola başvurmuşsun.şefaat zaten hristiyanlar münafıklar inanmayanlar için değildir.sadece müslümanlar içindir.sünneti de bunun için kılarız işleriz. şimdi müğdessir suresinin 48. ayetinden önce en başına gel bakalım. 8.9 ayetlerde "Sur,a üfürüldüğü zaman var ya,işte o gün çetin bir gündür." müğdessir 10. ayet:"kafirler için hiç kolay değildir" yine kafirleri anlatmaya dikkat et kafirlerin sonunun ne olacağını anlatmaya devam ediyor. 40,41,42. ayetlere bak :" Onlar cennettedirler.Birbirlerine suçlular hakkında sorular sorarlar ve dönüp onlaraşöyle derler.sizi Sekar,a (cehenneme) ne soktu?"
    43. ayet "onlar şöyle derler:biz namaz kılanlardan değildik."
    44.ayet"yoksula yedirmezdik" 45.ayet "batıla dalanlarla birlikte biz de dalardık" 46, ayete dikkat et "ceza gününü yalanlıyorduk" bu ayet zaten apaçık kafir olduklarının bi göstergesidir ve zaten müslümanlar dışındakine şefaat yoktur. 47. ayet te de "nihayet ölüm bize gelip çattı" derler. sense gene 48. ayeti almışsın sanki müslümanlara denir gibi yazmışsın.

    ''Ondan başka ne bir dost nede bir şefaatcı vardır.Artık düşünüp öğüt almaz mısınız?''Secde4.
    ''De ki Bütün şefaat Allah tandır.Göklerin ve yerin hükümranlığı onundur sonra ona döndürüleceksiniz.''Zümer44.

    buralarda da zaten şefaatin bir delil olduğu apaçık.Allah sadece kendisinni izin verdiklerine şefaat izni verecektir.Allahü teâlâ, şefaat edene ve şefaat edilene izin vermedikçe, hiç kimse şefaat edemez. Kalblerindeki müthiş korku giderilince, [şefaat bekliyenlere şefaat edenlere] “Rabbiniz şefaat hakkında ne buyurdu?” diye soracaklar. Onlar [şefaat edenler] ise, “Hak olanı buyurdu [şefaate izin verdi]” diyecekler.) [Sebe 23]

    Şefaat haktır
    Bütün Ehl-i sünnet âlimleri, ittifakla, hepsi şefaati kabul etmişlerdir. Sadece nakilden çok akla tabi olan Mutezile denilen sapık bir fırka, şefaati inkar etmiştir.
    Yeni türedi bazı yazarlar da Peygamber efendimize düşmanlık ederek, “Kur'anı getirmekle onun vazifesi bitmiştir. Kimseye faydası olmaz, şefaat edemez” diyorlar. Onun, âlemlere rahmet olarak geldiğini kabul etmiyorlar, Mutezileye inanıyorlar da, şefaatin hak olduğunu bildiren ayet ve hadisleri inkar ediyorlar.
    Hâlbuki Kur'an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki:
    (Resule itaat eden, Allaha itaat etmiş olur.) [Nisa 80]
    (Allah ve Resulüne itaat eden, en büyük kurtuluşa ermiştir.) [Ahzab 71]
    (Peygamberin verdiğini alın, yasak ettiğinden sakının!) [Haşr 7]
    (De ki; “Bana uyun ki, Allah da sizi sevsin!”) [Al-i İmran 31]
    {Bu ayet-i kerime gelince, münafıklar, “Muhammed kendisine tapılmasını istiyor” dediler. [Şimdiki mezhepsizler de, “Peygamber, Allahtan üstün tutuluyor” diyorlar.] Bunun üzerine aşağıdaki ayet-i kerime inmiştir. (Şifa-i şerif)}
    Resule itaat etmiyenler
    (De ki; “Allaha ve Peygambere itaat edin! [İtaat etmeyip] yüz çeviren [kâfir olur] Elbette Allahü teâlâ kâfirleri sevmez.) [Al-i İmran 32]
    (Allahü teâlâ, şefaat edene ve şefaat edilene izin vermedikçe, hiç kimse şefaat edemez. Kalblerindeki müthiş korku giderilince, [şefaat bekliyenlere şefaat edenlere] “Rabbiniz şefaat hakkında ne buyurdu?” diye soracaklar. Onlar [şefaat edenler] ise, “Hak olanı buyurdu [şefaate izin verdi]” diyecekler.) [Sebe 23]
    (O gün, kimse şefaat edemez. Ancak Rahmanın [Allahın] izin verdiği ve sözünden hoşlandığı kimse şefaat eder.) [Taha 109]
    (Rahmanın [Allahın] nezdinde söz ve izin alanlardan başkası şefaat edemez.) [Meryem 87]
    (Allahı bırakıp da, taptığı putlar şefaat edemez. Ancak hak dine inanıp ona şahitlik eden kimseler şefaat eder.) [Zuhruf 86]
    (Onlar, Onun [Allahın] rızasına kavuşmuş olandan başkasına şefaat etmezler.) [Enbiya 28]
    (Sadece Allahın dilediği ve razı olduğu kimselere şefaat etmesi için izin verilen, göklerde nice melekler vardır.) [Necm 26]
    Yukarıdaki ayet-i kerimelerde, Allahın izni olmadan kimsenin şefaat edemiyeceği açıkça bildirilmektedir. Ancak Allahın izin verdiklerinin bundan müstesna oldukları, yani ancak Allahın izni ile şefaat edecekleri bildirilmiştir.
    Allahın izni olmadan şefaat edilemiyeceğini bildiren ayet-i kerimelerden bazısı şunlardır: (Bekara 255, Yunüs 3, Meryem 87, Zümer 44)
    Kâfirlere şefaatçi olmadığını ve putların şefaat edemiyeceğini gösteren ayetlerden bazıları şunlardır: (Araf 53, Şuara 100, Rum 13, Secde 4, Yasin 23),
    (Şefaatçilerin şefaatleri, onlara [kâfirlere] faide vermez.) [Müddessir 48]
    Zümer sûresinin, (Allahtan başkalarını dost edinenler, onlar Allaha şefâ’at ederek bizi yaklaştırır derler) meâlindeki 3. âyeti ileri sürülerek, müslümanları müşriklere benzetmek, çok çürük, ahmakça bir şeydir.
    Abdullah bin Ömer’in bildirdiği hadîs-i şerîflerde Peygamber efendimiz sallallahü aleyhi ve sellem buyurmuşlardır ki:
    (Bir zaman gelecek, kâfirler için gelmiş olan âyet-i kerîmeleri, müslümanları kötülemek için vesîka olarak kullanacaklardır)
    (En çok korktuğum şey, âyet-i kerîmeleri, Allahü teâlânın dilemediği yerlerde kullanacak kimselerin ortaya çıkmasıdır)
    Bu iki hadîs-i şerîf, Kur’ân-ı kerîme iftirâ edip, kâfirler hakkındaki âyet-i kerîmelerin müslümanlar için olduğunu söyliyenlerin türeyeceğini bildirmektedir. Putlara tapınmak ile, evliyâdan yardım istemek birbirine benzemez. Putlara yalvarmak, Cehenneme ***ürür. Evliyâya yalvarmak ise, Allahü teâlânın affına, merhametine sebep olur.
    selamun aleyküm şefaat yok diyorsunuz ayeti kerimeleri de delil olarak gösteriyosunuz.şmidi kısaca ayet-i kerimelerin manalarını anlayabileceğin şekilde anlatacağım.ve unutulmasın ki araştırmadan kuranın tek bir ayetini alıp hüküm vererek insanları yanıltanlar cehennemliklerdir.onlara sonsuz azap vardır.


    Rahman ve Rahim olan Allah ın adıyla
    ''Öyle bir günde korkun ki o günde hiç kimse başkası için ödemede bulunmaz hiç kimseden şefaat kabul edilmez fidye alımaz onlara asla yardım yapılmaz''Bakara48

    bu ayeti şefaat yok diye delil gösteriyorlar. peki sence şefaat olmadığına inanıyorsan biraz sonra aşaşğıda Alalh ın şfaatle ilgili ayetlerine ne diyeceksiniz nasıl açıklayacaksın çok merak ediyorum.bu ayetin bir önceki ayetine bak bakalım ne yazıyor.ben yazayım:
    "Ey israiloğulları!Size verdiğim nimetimi ve (bir zamanlar) sizi cümle aleme üstün kuldığımı hatırlayın"Bakara 47.

    şimdi gelelim açıklamasına.şefaat sadece mümin müslüman kullaradır.kuranı kerimde israiloğullarının lanetlenmiş ve kalplerinin mühürlü bir topluluk olduğunu bilirsin.şefaat sadece müslümanlar içindir.hiç yahudi,hristiyan münafık için şefaat kabul olunabilir mi.peygamber efendimizin amcası dahi cehenneme gidecektir müslüman olarak olmadığı için. bu ayeti almışsın ama öncesinde yahudilerden bahsettiğini bilmiyorsun. 47,46,45, ayetlerde zaten yahudilerden bahsedildiği açıkça ortada.şefaat zaten bunlara yaramaz.şefaat yalnızca müslüman olarak ölenlere yarar.ama sen tek bir ayeti alarak sanki bu ayeti kerimde Alalh celle celalühü müslümanları kastediyormuş gibi yazmışsın.halbuki burda israiloğullarına seslenmekte onların akıbetini belirtmektedir.

    ''Artık şefaatcıların şefaatı onlara fayda vermez.''Mğdessir48 bu ayette de aynı yola başvurmuşsun.şefaat zaten hristiyanlar münafıklar inanmayanlar için değildir.sadece müslümanlar içindir.sünneti de bunun için kılarız işleriz. şimdi müğdessir suresinin 48. ayetinden önce en başına gel bakalım. 8.9 ayetlerde "Sur,a üfürüldüğü zaman var ya,işte o gün çetin bir gündür." müğdessir 10. ayet:"kafirler için hiç kolay değildir" yine kafirleri anlatmaya dikkat et kafirlerin sonunun ne olacağını anlatmaya devam ediyor. 40,41,42. ayetlere bak :" Onlar cennettedirler.Birbirlerine suçlular hakkında sorular sorarlar ve dönüp onlaraşöyle derler.sizi Sekar,a (cehenneme) ne soktu?"
    43. ayet "onlar şöyle derler:biz namaz kılanlardan değildik."
    44.ayet"yoksula yedirmezdik" 45.ayet "batıla dalanlarla birlikte biz de dalardık" 46, ayete dikkat et "ceza gününü yalanlıyorduk" bu ayet zaten apaçık kafir olduklarının bi göstergesidir ve zaten müslümanlar dışındakine şefaat yoktur. 47. ayet te de "nihayet ölüm bize gelip çattı" derler. sense gene 48. ayeti almışsın sanki müslümanlara denir gibi yazmışsın.

    ''Ondan başka ne bir dost nede bir şefaatcı vardır.Artık düşünüp öğüt almaz mısınız?''Secde4.
    ''De ki Bütün şefaat Allah tandır.Göklerin ve yerin hükümranlığı onundur sonra ona döndürüleceksiniz.''Zümer44.

    buralarda da zaten şefaatin bir delil olduğu apaçık.Allah sadece kendisinni izin verdiklerine şefaat izni verecektir.Allahü teâlâ, şefaat edene ve şefaat edilene izin vermedikçe, hiç kimse şefaat edemez. Kalblerindeki müthiş korku giderilince, [şefaat bekliyenlere şefaat edenlere] “Rabbiniz şefaat hakkında ne buyurdu?” diye soracaklar. Onlar [şefaat edenler] ise, “Hak olanı buyurdu [şefaate izin verdi]” diyecekler.) [Sebe 23]

    Şefaat haktır
    Bütün Ehl-i sünnet âlimleri, ittifakla, hepsi şefaati kabul etmişlerdir. Sadece nakilden çok akla tabi olan Mutezile denilen sapık bir fırka, şefaati inkar etmiştir.
    Yeni türedi bazı yazarlar da Peygamber efendimize düşmanlık ederek, “Kur'anı getirmekle onun vazifesi bitmiştir. Kimseye faydası olmaz, şefaat edemez” diyorlar. Onun, âlemlere rahmet olarak geldiğini kabul etmiyorlar, Mutezileye inanıyorlar da, şefaatin hak olduğunu bildiren ayet ve hadisleri inkar ediyorlar.
    Hâlbuki Kur'an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki:
    (Resule itaat eden, Allaha itaat etmiş olur.) [Nisa 80]
    (Allah ve Resulüne itaat eden, en büyük kurtuluşa ermiştir.) [Ahzab 71]
    (Peygamberin verdiğini alın, yasak ettiğinden sakının!) [Haşr 7]
    (De ki; “Bana uyun ki, Allah da sizi sevsin!”) [Al-i İmran 31]
    {Bu ayet-i kerime gelince, münafıklar, “Muhammed kendisine tapılmasını istiyor” dediler. [Şimdiki mezhepsizler de, “Peygamber, Allahtan üstün tutuluyor” diyorlar.] Bunun üzerine aşağıdaki ayet-i kerime inmiştir. (Şifa-i şerif)}
    Resule itaat etmiyenler
    (De ki; “Allaha ve Peygambere itaat edin! [İtaat etmeyip] yüz çeviren [kâfir olur] Elbette Allahü teâlâ kâfirleri sevmez.) [Al-i İmran 32]
    (Allahü teâlâ, şefaat edene ve şefaat edilene izin vermedikçe, hiç kimse şefaat edemez. Kalblerindeki müthiş korku giderilince, [şefaat bekliyenlere şefaat edenlere] “Rabbiniz şefaat hakkında ne buyurdu?” diye soracaklar. Onlar [şefaat edenler] ise, “Hak olanı buyurdu [şefaate izin verdi]” diyecekler.) [Sebe 23]
    (O gün, kimse şefaat edemez. Ancak Rahmanın [Allahın] izin verdiği ve sözünden hoşlandığı kimse şefaat eder.) [Taha 109]
    (Rahmanın [Allahın] nezdinde söz ve izin alanlardan başkası şefaat edemez.) [Meryem 87]
    (Allahı bırakıp da, taptığı putlar şefaat edemez. Ancak hak dine inanıp ona şahitlik eden kimseler şefaat eder.) [Zuhruf 86]
    (Onlar, Onun [Allahın] rızasına kavuşmuş olandan başkasına şefaat etmezler.) [Enbiya 28]
    (Sadece Allahın dilediği ve razı olduğu kimselere şefaat etmesi için izin verilen, göklerde nice melekler vardır.) [Necm 26]
    Yukarıdaki ayet-i kerimelerde, Allahın izni olmadan kimsenin şefaat edemiyeceği açıkça bildirilmektedir. Ancak Allahın izin verdiklerinin bundan müstesna oldukları, yani ancak Allahın izni ile şefaat edecekleri bildirilmiştir.
    Allahın izni olmadan şefaat edilemiyeceğini bildiren ayet-i kerimelerden bazısı şunlardır: (Bekara 255, Yunüs 3, Meryem 87, Zümer 44)
    Kâfirlere şefaatçi olmadığını ve putların şefaat edemiyeceğini gösteren ayetlerden bazıları şunlardır: (Araf 53, Şuara 100, Rum 13, Secde 4, Yasin 23),
    (Şefaatçilerin şefaatleri, onlara [kâfirlere] faide vermez.) [Müddessir 48]
    Zümer sûresinin, (Allahtan başkalarını dost edinenler, onlar Allaha şefâ’at ederek bizi yaklaştırır derler) meâlindeki 3. âyeti ileri sürülerek, müslümanları müşriklere benzetmek, çok çürük, ahmakça bir şeydir.
    Abdullah bin Ömer’in bildirdiği hadîs-i şerîflerde Peygamber efendimiz sallallahü aleyhi ve sellem buyurmuşlardır ki:
    (Bir zaman gelecek, kâfirler için gelmiş olan âyet-i kerîmeleri, müslümanları kötülemek için vesîka olarak kullanacaklardır)
    (En çok korktuğum şey, âyet-i kerîmeleri, Allahü teâlânın dilemediği yerlerde kullanacak kimselerin ortaya çıkmasıdır)
    Bu iki hadîs-i şerîf, Kur’ân-ı kerîme iftirâ edip, kâfirler hakkındaki âyet-i kerîmelerin müslümanlar için olduğunu söyliyenlerin türeyeceğini bildirmektedir. Putlara tapınmak ile, evliyâdan yardım istemek birbirine benzemez. Putlara yalvarmak, Cehenneme ***ürür. Evliyâya yalvarmak ise, Allahü teâlânın affına, merhametine sebep olur.
     

Bu Sayfayı Paylaş