Şukufe Nihal-Domaniç Dağları’nın Yolcusu Kitap Özeti

'Kitap Özetleri & E-Kitaplar' forumunda Mavi_Sema tarafından 21 Şubat 2010 tarihinde açılan konu

  1. Mavi_Sema

    Mavi_Sema Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Şukufe Nihal-Domaniç Dağları’nın Yolcusu Kitap Özeti konusu Şukufe Nihal’in MEB tavsiyeli kitaplar listesinde de yer alan eseri “Domaniç Dağlarının Yolcusu”, kadın duyarlılığı ile yazılan bir kiyap ve sıradan gezi kitaplarından çok farklı bir özellik taşıyor.

    Onlarca esere imza atan Şukufe Nihal’in “Domaniç Dağları’nın Yolcusu” adlı kitabı Leyla ile Mecnun Yayınları’ndan çıktı. Şukufe Nihal, Domaniç Dağlarının Yolcusu’nda büyük bir hayranlık beslediği Milli Mücadele dönemini, destanlaşan kişisel bir hikâye üzerinden anlatıyor.

    Hikâyeye göre, Kurtuluş Savaşı sırasında İnegöl yakınlarında, Domaniç dağlarından inen bir köylü kadını, düşmana yol göstererek vatana ihanet ettiğini öğrendiği biricik oğlunu silahını çekerek öldürüyor. Yazar, bu etkileyici öyküden ve gözünde devleşen Anadolu kadınından bir iz bulmak üzere, olayın geçtiği yerlere araştırma yapmaya gidiyor. Kitap, yazarın bu gezi sırasındaki duygu ve düşünceleriyle, yaşadığı hadiselerden oluşuyor.

    Yazar, izini sürdüğü hikâyeye ulaşmak isterken konakladığı duraklarda dikkatini en çok dönemin “kadın” figürü üzerine yoğunlaştırıyor. Öğretmen olmasının da verdiği şevkle, kadınların eğitiminin ve çalışmasının öneminden, yanlış evlilikler ve bunların doğurduğu sonuçlardan bahsederken; çözüm yollarını da hemen yanı başında sunuyor.

    İlerlemenin köyden başlayacağı fikrini savunan Şukufe Nihal, bu iş için aydınların harekete geçmesi gerektiğine inanıyor. Yazar, idealini öylesine büyük bir coşku ve samimiyetle savunuyor ki, neyin nasıl olması gerektiğinden bahsettiği bölümlerde bile kuruluğa düşerek okuru sıkmıyor.

    Domaniç Dağlarının Yolcusu’nu sıradan bir gezi kitabı olmaktan çıkaran en önemli unsur, kadın duyarlığının imbiğinden süzülmesi. İlk satırlardan itibaren coşkulu, titiz, şiirsel ve zarif bir üslup okuru hemen sarmalıyor. Bunda Şukufe Nihal’in her şeyden önce bir şair olmasının payı çok büyük.
     

Bu Sayfayı Paylaş