Şu Giden Aşkı Çevirir misiniz?

'Aşk-Sevgi-Evlilik Sözleri' forumunda maviboncuk tarafından 28 Nisan 2009 tarihinde açılan konu

  1. maviboncuk

    maviboncuk Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Şu Giden Aşkı Çevirir misiniz? konusu
    • Şu Giden Aşkı Çevirir misiniz?
    • Tam ortasında fırladım yerimden. Kulağı yırtarcasına çalıyordu kapının zili. Üstüme sabahlığımı geçirdim, koşarak indim merdivenleri, yüreğim ağzımda, nefesim kesilerek seslendim: Kim O?
    • Şu Giden Aşkı Çevirir misiniz?

    • [​IMG]
    • Elinde saman rengi büyük bir kutu ile duran adamın suratına baktım. Saçım, başım darmadağın. Gözlerimden alev çıkıyor olmalıydı, uzattığı evrağı sinir içinde imzaladım. Daha önceki deneyimlerinden biliyormuş, erken saatte kapıyı çok çalmazsa, duymayacakmışım. Kağıt bırakıp giderse, bana eziyet olacakmış, gidip almak zorunda kalacakmışım. Teşekkür ederim ama muhteşem bir rüyanın en heyecanlı yerinde gelinmez ki! Zaten git, kargo yollamak isteyenleri dolaş, kutuları topla, en son bana gel. Benim kapıma, karganın henüz kahvaltısını etmediği saatlerde dayanma. Erken uyandırılmaktan nefret ederim. Daha kötüsü rüyayı kaçırıyorum. Adam gidecek, yakalayamazsam ben sonra seni yakalarım, başına gelecekleri düşün. Bu cümleleri söylemek istedim ama tahmin edersiniz ki sustum.
    • Kim bilir ne gereksiz bir evrak çıkacak içinden? Gidip hemen uyusam yetişirim düşüncesiyle, koliyi kolumun altına sıkıştırıp, merdivenleri indiğim hızla çıktım. Başucuma bıraktım kutuyu, yastığa gömdüm başımı, uyumak istiyorum. Mümkünse rüyama kaldığım yerden devam etmem lazım.
    • İçimden koyunlar, kuzular, yıldızlar, bulutlar sayıyorum. Kaça kadar saysam olmuyor. İçimi kemiriyor, kutudan ne çıkacak diye meraklı düşünceler beynimin kıvrımları arasında dolaşıyor. Of ya of! Kalkıp oturdum, hırsla açtım, başka bir kutu daha çıktı. 1 Nisan şakası gibi! Onu da açtım, bir sürü resim ve fotokopiler var.
    • Sahaf bir arkadaşımdan rica ettiğim eski resimler ve isimsiz mektuplar gelmiş. Tarihin sararmış sayfalarından kalan, kim oldukları, kime yazıldıkları bilinmeyen, ünsüz mektuplar ve resimler. Kocaman, büyük aşkların, dostlukların şahidi resimler. Geçmişin sessiz ama çok şey anlatan tanıkları. Eskiye bu kadar özlem duymaya başlayınca, acaba yaşlanmaya başladığının da işareti olur mu bunlar?
    • Dünya kurulduğundan beri var olan bu duygu, yani aşk, hiçbirimizin yakasını bırakmayacak. Benim yakama gelince, o bıraksa, ben yine tutarım. Aşka aşık kalacağım, aşkla yaşama tutunacağım. Birine ait olmayı seçtiğimde, onu tercih edecek yüreğim yine, aşkın kadını olacağım.
    • Dağıttım konuyu, neyse! Merakımı giderip, tekrar yattım. Gel uyku, gel! Ya, adam belki hala rüyalar diyarında, kolundaki saate bakarak bekliyordur. Gitmem lazım oraya. Bunları düşünürken içim geçmiş, dalmışım. Şansa bakın ki, aynı noktaya ulaşmayı başardım. Ancak kendimi bir tren garında buldum. Benim adam binmek üzere trene, sesleniyorum, duymuyor. Trenin kulağı acıtan düdüğü ile birlikte, raylar üzerinde bir hareket başladı. Sinirimden kuduruyorum. Ne zorluklarla döndüm ben oraya, durdursana beynim şu treni! Tam o sırada, siyah şapkalı, siyah mantolu bir adam dönüp baktı bana uzaktan. Seslendim: “Pardon, beyefendi şu giden aşkı çevirir misiniz?” Gülümsedi adam, öylesine göz attı trene ve bana doğru yürümeye başladı. İyisi mi, siz boş verin gideni, biz bu rüyaya sizinle devam edelim. Elimi uzattım, tokalaşıyorduk, uyandım! Yahu, bu kadar saçma bir rüya, böyle adi bilinçaltı olur mu? İnsanın beyni, kendine düşmanlık eder mi? Ondan sonra da uyuyamadım tabii. Ama inat ettim, bu gece tekrar aynı rüyaya uyuyacağım. Adam belki hala oralardadır..
     

Bu Sayfayı Paylaş