Şiir Nehri( Seni sevmek diYe Buna derim işte )

'Şiirler' forumunda Fatma tarafından 8 Ekim 2008 tarihinde açılan konu

  1. Fatma

    Fatma Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Şiir Nehri( Seni sevmek diYe Buna derim işte ) konusu Galiba Sensiz Ölüyorum__!

    --------------------------------------------------------------------------------

    öksürerek uyanıyorum yine
    ciğerlerim kopuyor sanki
    alacağım nefes kayboluyor,içim daralıyor
    hırıltılı bir sesle küfür ediyorum hastalığıma
    doktorlar içki,sigara desede
    umurumda olmuyor...
    yoldaşlarımı yarı yolda bırakamam
    benimle birlikte son ana kadar yaşayacak onlarda
    oda rütubetli,tavan yarınlarım gibi simsiyah
    masanın üstünde akşamdan kalma 1 duble rakı
    yarım kavun ve bir parça ekmek..
    hemen yanıbaşımda sigara paketi içinde 2 dal dermansız sigara
    radyo akşamdan açık kalmış herhalde
    Zeki Mürenden birşeyler çalıyor cızırtılı bir şekilde
    seni ben ellerin olsun diyemi sevdim...
    mermi gibi fırlıyorum yataktan...
    sigaramı ceketimi bi çırpıda alıyorum...
    ve sabah ezanıyla atıyorum kendimi istanbul'a
    arkamdan ev sahibim madam Eleni sesleniyor
    ceketimin yakalarını kaldırıp hızlıca devam ediyorum yoluma...
    biriken kira,biriken umutlar,biriken sevdalar
    hepsi kayboldu,hepsi yokoldu
    hatırladığım kadarıyla kira parasını meyhanede yemiştim
    ya umutlarım ya sevdalarım?
    onlar?
    onları kim aldı benden?
    adımlarımı hızlandırıyorum
    hava soğuk dünden kalma yağmur birikintilerine basıyorum
    her bir su damlası ayrı yere dağılıyordu
    kimi ise bana tutunuyordu
    paçalarımı ıslatıyordu...
    dudaklarımda tuzlu bir tat belirdi
    neolabilirdiki bu?
    istemiyordum gözyaşlarımı
    nefret ediyordum onlardan
    hep boşa akıttım onları
    hep gidenlerin ardısıra akııttım onları...
    cebimdeki sigarayı hırsla çıkarttım
    tek nefeste yarılandı sigaram
    hayatım gibi erken yarılandı sigaramda
    girdiğim sokaklar yabancı
    etrafıma bakıyorum anlamsızca
    nerdeyim acaba?
    kiminleyim?
    daha fazla ilerleyemezdim
    oturdum bir kaldırıma
    başım avuçlarımın arasında
    yaşlar artık yere iniyor
    biriken yağmur damlalarına eşlik ediyor yaşlarım
    bu yaşta bu hastalık çok zorluyor beni
    korkuyorum tanımadığım yerlerde öylece serilip gitmekten
    üstüme gazetelerin örtülmesinden....
    nereye kadar diyorum kendime nereye kadar?
    bu korku nereye kadar
    yerimden kalkacak halim yok artık
    alın artık beni burdan
    alın beni yanlızlıklarımdan
    bu yük ağır geliyor artık bana
    sensizlik ağır geliyor...........
     
    1 kişi bunu beğendi.
  2. Fatma

    Fatma Üye

    Bir oyunu anlatıcam..

    --------------------------------------------------------------------------------

    Senle yaşamak ve sensiz yaşamak..
    Adlı oyunu izledim o gün yani..
    senden ayrıldığım gün..
    o oyunu birazcık anlatayım size

    ilk günler kızın bunalım takıldığı son günlere geldikçe
    hayatın sadece bir oyundan ibaret olduğu
    ve aşkda kaybetmenin ve kazanmanın olmadığı
    çünkü aşkın sadece şans olduğunu anlatıyordu bu oyun.

    oyunun asıl amacı yalnızlık ve gözyaşı olsada..
    üzgünüm ama artık ikiside bende yok .
    çünkü hayat sırf sevdiğim kişiden ibaret değilmiş..
    onu anladım..diyen ama onun için ölen biri ..

    neyse sevmek ve sevilmenin tam zamanı bugün..
    çünkü yalnızlığa ve ölüme saniyelerin kaldığı..
    bir gün tam..işte bugün..

    yani seni sevdiğim aşık olduğum gün..
    ölüm ..sessizlik..yalnızlık
    ve ben..
    dost olmuşken..

    yeniden aşık olan ben..
    şimdi artık hiç seni aramıyorum desemde..
    fark ettim ki aşık olduğum kişi yine sen ..

    ama ne fark eder..ben sana git dedim..
    sende gittin..
    oyun bitti ve herkes kendi yoluna gitti..
     
  3. Fatma

    Fatma Üye

    Bir güL Olsaydım ..

    --------------------------------------------------------------------------------

    Bir gül olsaydım
    Yaprağım olur muydun?
    Kırmızı yapraklarıma kan veren
    Toprağım olur muydun?

    Bir gül olsaydım
    Sende bulut olur muydun?
    Benden uzak olduğun için
    Ağlar durur muydun?

    Bir gül olsaydım
    Beni dalımdan koparır mıydın ?
    Odandaki vazoya kor
    Herzaman yanımda olur muydun ?

    Eğer bir güle bu kadar değer verirsen
    Onu candan çok seversen
    Bırak bu gülün bir yaprağı olayım
    Ve gözlerinin önünde yavaş yavaş solayım.

    Sende benim gibi gül olmayasın
    Hasret acısı ile sararıp solamayasın
    Güller tek değildir bir birine benzer
    Ama sen benim kalbimde kocaman bir parçasın
     
  4. Fatma

    Fatma Üye

    KeŞke Son KurŞunu YÜreĞİme Siksaydin

    --------------------------------------------------------------------------------

    Ve sen yoksun artık
    Ne sıcacık bakan gözlerin
    Ne sarıldığım zaman yok olduğum,
    Senin benliğinde var olduğum dünyan
    Ne beni yakan yüreğin
    Ne yüreğime saklayacağım tek bir sözün var
    Ve sen yoksun artık
    yaşayamıyorum, nefes alamıyorum
    çok canım acıyor kanıyor yaralarım
    sevemiyorum insanlarıçünkü hiçbiri sen değil
    beni saran varlığın nerde
    ve sen yoksun artık
    ben yapayalnız kaldım bu acımasızlıklarda
    ben sensiz kaldım
    gittin değilmi
    tek söz yok yüreğime saklayacağım,
    tek bakış yok gözlerimde saklı kalan
    kokun yok dudaklarımda ıslaklığın ve senin hayatında da ben
    ve sen yoksun artık
    uyuyamıyorum oysa ben günlerce sadece uyumak istiyorum
    tek kavuşabildiğim rüyalarımda seninle buluşmak için
    senin için
    hani seninleyken en güçlü fırtınalara dayanabilen bir çınardım ya
    şimdi bir meltem beni yıkıyor
    sensizim
    gittin ya beni, BENİ ANLAMAYAN İNSANLARLA BIRAKTIN YA
    neydi bana nefretin
    bu kadar acıyı bana yaşattın
    bir tekediliş değil yokluğunun varlığını hissetmeme
    neden olan acı
    sensizlikle dövüşmem de değil
    sanki yemin etmiş gibi acılarını sahiplenmekte değil
    gidişin bir ihanete bir yalnızlığıa bir yok oluşa kabul edememk bunu anlamamk içimde fırtına
    kayboluş aşkalara insanlara son çığlık içimdeki yıkılışta
    yapamam dayanamam bunu anlayamam anlatamam
    ,bir tarafım seni inkar ederken bir tarafım seni delice kabulleniyor çıkıp karşıma
    yapmadım demeni bekliyor
    ama sen yüreğime inat susuyosun
    ve sen yoksun arık
    keşke son kurşunu yüreğime sıksaydın bu kadar kanarmıydı içimsen benim canımdın
    aldın yaşayamadımki
    senden sonra bir daha ben olamadımki.............................





    Ne Garip Bı Duygudur Yasamakk

    --------------------------------------------------------------------------------

    Ne garip bir duygudur aslında yaşamak
    Uyanırsın yatağından
    İçinde deli bi coşku
    Nedensiz bi sevinç
    Baş döndüren bi muamma
    Hışımla kalkarsın sıcacık yatağından
    Güne başlamak için
    İlk işin çaydanlığı ocağa koymadan önce
    Perdeyi aralayıp, hava soğuk olsa bile
    Doğan güneşe bir selam çakıp
    Miss gibi havayı taaa ciğerlerine kadar çekmektir
    Umut dolusundur
    Gelecek kaygısı, bugün bitirilmesi gereken işler
    Ve ödenecek faturaların hiçbir hezimeti yoktur
    Çünkü sen güne kendini, kendini de güne adamışsındır..
    Sevdiğin şarkının sadece bildiğin nakaratını
    Bozuk plak gibi defalarca söylemene rağmen sıkılmamışsındır
    Börtü böceğe, yağan kara, doğan güneşe selam veresin gelir
    Çünkü hayat her şeye rağmen güzeldir..
    Ve yaşamak da.

    Sonra bir gün daha olur yaşamında;
    Gece ağlamaktan ıslattığın yastığının şahitlik ettiği
    Şiş gözlerle uyanırsın
    Günün ağarmasına inat, hala karanlıktır gördüklerin
    Işık yoktur,
    Ufuk yoktur,
    Umut etmek bile istemezsin
    İsyan değildir aslında göğe savurdukların
    Yaşadığın haksızlıklar, aşktaki hayal kırıklıkların
    Ve ömrünü adadıklarının ihaneti sarar tüm benliğini
    O günü kafanda geçirirsin;
    Her gün yaptığın gündelik işler bile yük gelir sana.
    Hayatın yükü ağır,
    Yaşadıkların ağır,
    Ve bunları taşıyacak -omzum- hala minicik dersin
    Ezilirsin altında hayatın
    Gözlerin hala ıslak ıslak, en hüzünlü şarkıların
    Ağır dizleridir dilindeki
    Yalnızlık demlersin, çile katarsın
    2 şekerli açık sabah çayının içine biraz da
    Sonra yola çıkar, etrafına şöyle bir bakarsın,
    Ne hazin bir öyküdür hayat
    Ve yaşadıklarımız da
    Dersin...
    Ve devam edersin





    Bugün yeniden ressim çizmek geldi içimden
    Aldım elme kağıdı kalemi
    İçimden ki çoşku çocuksu
    Abuk Sabuk şeyler çizdim
    Kül tabağını çizdim kapıyı çizdim
    Elimi çizdim öncesini çizdim
    Bir şeyi daha çizmek istedim
    Bir defa on defa beceremedim
    Zaten iyi çizemiyordum ama
    Bakınca gözlerime hoş geliyordu işte
    Ama bir türlü çizemiyordum
    Baktığım nesneyi

    Mutluluk uzak küs yine
    Uzak çizemediğim
    Uzak onun gözleri bana
    Yasak onla sevişmek bana
    Kalemimden
    Mürekkep akmıyor

    Suç bende mi mürekkeptemi
    Yoksa kalemimde mi
    Her bu halde ilk ve son
    Her şeyin üstünü kaplamış yalan
    Bendemi kirlendim
    Bakamıyorum onun gözlerine
    Korkuyorum
    bu sevdanın adı yok diye
     
  5. Fatma

    Fatma Üye

    Ateşin Denize Olan Sevdası

    Ateş Nasilda Sevdalanmiş Denize
    Deli Dalgasina Hirçin Kayalara Vuruşuna
    Ateş Demiş Denize Sevdalim Ol
    Hayellerime Ca Veren Sevdalim Ol
    Deniz Dayanamiş Ateşin Gözlerindeki
    Sicakliğina Al Beni Demiş Sarilmiş Ateşe
    Denizle Ateş Birbirine Simsiki Sarilmiş
    Kopmamacasina Sevdalilar Deniz Buhar
    Olmaya Başlamiş Ateş Küle Dönmüş
    Ya Kendileri Yada Sevdalari Yok Olacak
    Baştan Yazilmiş Ateşle Denizin Kaderi
    Yüreğindeki Sevdayi Alip Gitmiş Deniz
    Uçsuz Bucaksiz Diyarlara Zavalli Deniz
    Ateş Kizmiş Sevdasi Denize Yakmiş Yikmiş
    Tüm Dağlari Tepeleri Ormanlari
    Diyar Diyar Aramiş O Büyük Sevdasini
    Sonunda Bulmuş Sevdasi Olan Denizi
    Ateş Bakmiş Denizin Gözlerine
    Ve Ozaman Anlamişki Aşkin Bazen Gitmek
    Ama Gitmek Yitirmek Olmadiğini
    Ateş Susmuş Haykiran Yüreğinle
    Işte O Andan Beri Ateş Denizden
    Deniz Ateşten Kaçar Olmuş...........


    Hiçbir Sevdali Böyle Yapmasin
    Hayeller Nekadar Uzak Olsada Birgün
    Mücizeler Olabileceğini Unutmasin
     
  6. Fatma

    Fatma Üye

    Sana Kötü Bağlanıyorum

    SANA KOTU BAGLANIYORUM...


    Istemeden girmenden belliydi hayatima.Sevecegimi bilseydim seni .
    Sonum ol sevgilim diyislerim bosuna degilmis.Sonum oldun.
    Sensiz geçen saniyelere lanet ediyorum.Sensiz gecen geceye , Seni bana düsündüren heceye , icmek isteyipte sarhos etmeyen ickiye.


    Sevmek seni böyle birsey.


    Yillardir dinlemedigim sarkilarda megersem seni aramisim.Sensiz sarmiyor be gülüm hayat.
    Sana adanmali herşey , sana adanmalı hayatım.Yaşamak buysa son nefese kadar cekmeliyim seni icime.
    Sensiz cıldırıyorum.Seni sensiz yasayamıyorum.Boguluyorum bos beyaz sayfalar icinde.


    Yazmak ta istemiyorum.Zamanı geri alıp sarilmak istiyorum.Kokunu aldıgım dakikalar hic bitmese keske.


    Seni sevmek böyle birsey.


    Bende gitmek istiyorum seni unutacagim bir yere.Sensiz kalacagim seni dusunmeyecegim bir yere.Seni sensiz yasayamayisim.


    Çıldıriyorum ...
    Bir an olsun ayrilma benden nolur.Seni sensiz yasamak zor , cok zor..


    Adına siirler yazmak istiyorum.
    Korkuyorum anlatılmaz sey bu bendeki anlatmak istemiyorum.
    Sana hissettiklerim seni benden ayirir , koparır.Seni korkarcasına seviyorum.Seni cok seviyorum.
    Inci tanem gul kokulum .Baktigimda gozlerine daliyorum dipsiz denizlere.Bogulacak gibi oluyorum.


    Gozlerin geliyor simdi aklıma.Nefes alamayıslarim.Sensiz gecen saniyeler.


    Cıldırıyorum inci tanem.Seni istiyorum.
    Bilmiyorum ne zaman okursun bu yazdıklarimi.Bilmiyorum ne kadar seversin ya sen beni.Ben seni cok seviyorum.
    Calısamadım yine bu aksam.Sacların geldi aklima.Dokunamadim uzatip ta elimi.Sevemedim ellerini.Dokunamadim dudaklarina.
    Aglamak istiyorum delicesine .Duymani istiyorum aglayıslarimi.Sarilmak istiyorum sana.


    Ozletmemistin bu kadar hic kendini.
    Seni düsünüyorum.Sana susadim.Sana hasretim...
    Alınyazim tatlı rüyalar

    Alıntıdır.
     
  7. Fatma

    Fatma Üye

    Özlemeyi Ben İyi Bilirim...!



    Sen özlemeyi bir de bana sor;

    Gece olunca yalnızlık sarınca bedenimi,

    Bir el tutsun ellerimi diye beklemeyi

    Bana sor severken özlemeyi…

    Bir ses ararken kulaklarım,

    Sessizliğin acı çığlıklarını duymayı,

    Gözlerim seni ararken,

    Karanlıkta hayalini görmeyi,

    Sen bana sor kilometrelerce uzaktan sevmeyi…

    Elimi göğsüme sokup,

    Okşamayı seni özleyen kalbimi,

    Yüreğimin titremesini, içimin aniden ürpermesini…

    Şefkatinin eksikliği aklıma gelirken,

    Hasretimden süzülen birkaç damlayı,

    Bana sor sensiz ağlamayı…

    Sensiz saatler çabuk geçsin diye,

    Geceye sığınmayı,

    Yanımdaymışsın gibi yatakta yorgana sarınmayı,

    Bedenimi sarmanı beklemeyi,

    Sıcacık teninin kokusunu içime çekmeyi

    Sensizken seninle sevişmeyi,

    Bana sor…

    Bana sor sen özlemeyi

    Özlemenin en acı, en yalnız çığlıklarını,

    Ben iyi bilirim özlemle yanıp tutuşmayı…
     
  8. Fatma

    Fatma Üye

    keşke sandığın kadar basit olsaydı...

    --------------------------------------------------------------------------------

    zorlama şartları zorlama sevdiğim
    bak elimden geleni yaptım senin için
    hayal etmek güzel fakat gerçekler zor
    bırak herşey gibi buda böyle bitsin


    hep hazırdım ben bu sona...şaşırmadım hiç..
    gittin!!
    bu kadar basit söylenebiliyordu bu işte..gitmen gerekiyordu belli..oysa bir açıklama dahi yapmadın..
    hani "olamayız" demedin, "sevemdim seni" demedin, "sevdim" demedin, "dönmeyeceğim" demedin yada "döneceğim"
    sadece gittin..
    bense kaldğım yerde "neden" bile diyemedim..vardı mutlaka bi sebebi..inan düşünmek bile istemedim...gitmiştin...asıl önemli olan bundan sonraki haaytımdı..ve bilmiyorduım..nerden başlayacağımı..

    şimdi ben giderken ardımdan bakma
    yanan yüreğime birde sen ateş atma

    sevme bir daha beni sevme
    asla yüzümü görme bunu benden isteme

    aylar geçti...giderken sana soramadığım o soruyu gecelerce kendime sordum..sahi neden gitmiştin? cevap bulamadım...saatler geçmez,geceler çekilmez olmuştu.....
    mevsimler geçti üzerinden..ve bir gün geldin..
    hiç beklemezken,umudumu kaybetmek üzereyken,hiç birşey olmamış gibi çıktın karşıma...
    o kadar zaman beklediğim o cevabı vermek için dönmüştün meğer..
    "sevme beni" dedin...
    "çünkü bunu haketmiyorum ben"
    sana acı vermekten başka şey yapmadım bugüne kadar" dedin...
    aylardır beklediğim cevap buydu işte...bu kadar basitti işte herşey..
    sevme bir daha beni sevme
    asla yüzümü görme
    bunu benden isteme...

    ah sevgilim..keşke herşey sandığın kadar basit olsaydı...
    sevmek,kaybetmek,
    gitmek,beklemek
    dönebilmek geriye...
    keşke sandığın kadar basit olsaydı...
     
  9. Fatma

    Fatma Üye

    Adı hüzün olsun bu gerçeğin.
    Ayrılığın tekil sızısını hissetmenin
    Ve senden sonraki yaşantımın,

    Adı hüzün olsun!

    Öteki renklerini aldığın,
    Tek mevsimlik dünyamın,
    Ve senden bana kalanların,
    Rotasız başlayan yolculuğumun,
    Her limanda yüzleştiğim sensizliğin,
    Adı hüzün olsun!


    Bir türlü gelmeyen geleceklerin,
    Bir yarısı sende kalan geçmişin,
    Ve her gün biraz daha kaybolan iyimserliğimin,
    Adı hüzün olsun!


    Gittikçe tuhaflaşan tavırlarımın,
    Azalan ideallerimin,
    Alışkanlık haline gelen sıradanlıkların
    Birbirine benzeyen her günün
    Adı hüzün olsun!


    Aklımda kalan şarkı sözlerinin,
    Anılarını sakladığım kirli odamın,
    Yağan yağmurun,
    Cama dayanmış soluk yüzümün,
    İçimde ağlayan çocuğun,
    Adı hüzün olsun!


    Artık gelmeyeceğine olan inancımın,
    Eksik yüreğimin, göremediğim renklerin,
    Sensizliğin, yarım kalmışlığın,
    Adı hüzün olsun!


    Değişmeyen şeylerin,
    Aynı filmin tekrarına benzeyen rüyaların,
    Sadakatini elden bırakmayan gönlümün,
    İçimdeki yalnız şairin, bu yaşantının,
    Ve bu şiirin adı hüzün olsun..!
     
  10. Fatma

    Fatma Üye

    Z-a-m-a-n-a İsyan


    Bağırmak geliyor içimden,
    Aşkım, canım, hayatım, birtanem demek...
    Seslenmek, tebessümün olmak
    Sımsıkı sarılmak boynuna
    Öpücüklerimle boğmak adeta...
    Yapamıyorum...


    Ağlamak geliyor içimden,
    Özlemim, dünya güzelim
    Maviş maviş bakan gözlerine dalıp
    Yolculuk yapmak istiyorum tebessüm ederek..
    Yapamıyorum.


    Pamuk ellerini tutup sevmek istiyorum
    Tebessümümle...
    Öpmek, okşamak, sürmek yanaklarıma
    Gülen yüzünü seyretmek doyasıya
    Yapamıyorum.


    Zaman...
    Kelimede dahi meymenet yok.
    Ne menem bir şey bu zaman-aman-ama-zam
    Olumsuzluk
    Soldan sağa
    Yukarıdan aşağıya
    Ve ne kadar da çok dillerde.
    Doğru Zaman çok mu zor.
    Doğru İnsan’a Yanlış Zaman
    Hoş Zamanın doğrusuda çok nadir olmalı
    O zaman geldiğinde durur mu acaba Doğru İnsan


    Zamanı gelip Azrail kapıyı çaldığında
    düşünüyordur herkes
    Kimi sevdim
    Kim beni sevdi
    Hayat bu... kesin
    Ne ticaret, ne para, ne pul ne de başka bir şey...
    Hayat sevmek.
    Hayat sarılmak sevdiğine
    Hayat üzmemek sevdiğini
    Hayat gülmek, güldürmek, neşeli olmak.
    Hayat mutlu edebilmek sevdiğini...
    Hayat tebessümünde payı olmak sevdiğinin
    Hayat yetinmeyi bilmek olmalı.


    Doğru İnsan...Yanlış Zaman...
    Doğru Zaman....Yanlış İnsan.
    Hayat oyun oynuyor karıncalara
    Yaşam saydam adeta
    Boşluk
    Hepimiz obje...
    Boşlukta yaşıyoruz.


    Seviyorsan sevdiğini haykır, söyle.
    Varsın dolsun gözlerim düşündüğümde
    Engellemem ki hayalini, ayrılmasın gözümün önünden
    Ne sabahın aydınlığı ve odama yayılan güzel kokusunda
    Yeni bir güne başlarım sensiz.
    Ne de yaşamın gömülen karanlığında
    Unuturum seni.
    Hep koklarım.
    Hep sarılırım.
    Hep severim seni
     
  11. Fatma

    Fatma Üye

    AŞK ve SEVGİ

    AŞK bir yıl sürer
    SEVGİ bir ömür

    AŞK gözünde büyütür
    SEVGİ razı olur

    AŞK aldatır
    SEVGİ ikna eder

    AŞK (aşık) kıskanır
    SEVGİ (sevgili) güvenir

    AŞK seni de onu da ikiye böler
    SEVGİ ikinizi bir eder

    AŞK zehir gibidir
    SEVGİ ilaç

    AŞK ay gibidir hep bir karanlık yüzü var senden gizlenen
    SEVGİ güneş gibidir hep sana bakar içini ısıtır

    AŞK gider (isteyince)
    SEVGİ kalır (isteyerek)

    AŞK çeker, ezer, cesaret kırar
    SEVGİ iter, teşvik eder, yüreklendirir.

    AŞK ise; o senin için hedeftir
    SEVGİ ise; ikiniz de aynı hedefe koşan oklarsınız.
     
  12. Fatma

    Fatma Üye

    ÖZGÜRLÜK

    Özgürlük dedin mi, uçsuz bucaksız olmalı
    Deniz gibi, gök gibi mavi olmalı rengi,
    Çekip gidecek kadar çocuk,
    Pişman olup dönecek kadar cesur olmalı yüreği insanın,
    Laf söyletmemeli geçmişine geleceğine,
    Bugünü zaten sorma gitsin yaşamalı ne varsa,
    Yürekli olmalı son demine kadar....

    Özgürlük dedin mi, gözü kara olmalı insanın,
    Taş gibi sert, su gibi duru olmalı bir yerden sonra,
    Canına kıyacak kadar basına buyruk,
    Hesap soracak kadar bağlı olmalı sıkı sıkıya
    Ağlayarak gözlerini yıkamalı insan küçük duraklarda,
    Bir kalp sızısı yaşamalı, olmadık bir yerinde hayatının,
    Bir umudu olmalı, yaşama sevinci gibi
    Elinde tuttuğu, tutamadığı ne varsa yaşatmalı gönlünde....

    Kadere boyun eğmek yok bu devirde,
    Kadere boyun eğdirmek yerine..
    Şansa tepeden bakmalı insan,
    Hadi canım sende gülümsemesiyle...
    Buldun mu yaşayacaksın ne varsa hayatında,
    Kaybetmeyi göze alacaksın ki sevebilesin
    Ateşlere atacaksın yüreğini sorgusuzca,
    Dönüp arkanı gideceksin yorulduğun yerde..
    Tüketmeyeceksin, tükenmeyeceksin de...
    Beklemeyecek, hep vereceksin kendinden de öte...

    Özgürlük dedin mi, sıkı sıkı tutacaksın hayatı bir yerinden,
    Bir yanın tutsak, bir yanın haylaz olacak..
    Adına toz kondurmayacaksın yanındakinin,
    Savunmasız aşklara yer yok hayatında...
    Koş koşabildiğin kadar o halde,
    Duraklama akşamlarda yaşanmaz hayal kırıklıkları,
    Gözü kara yüreklerde büyür büyüdükçe sevda,
    Tüm düşleri gerçek yapabiliyorsan, yaşıyorsun hayatta...
    Benim düşlerimle, senin gerçeklerin neden yan yana...
    Var bir bildiği hayatının,

    Anlam katıyor her nefeste yüreğin gözyaşlarına,
    Soluklanacak yer arıyorsun yüreğimde,
    Hem kaçar adım senden, hem yanında anlasana
    Bu çelişki neden diye sorma,

    Var bir bildiği hayatının,
    Artık sorgulama......
     
  13. Fatma

    Fatma Üye

    Vur Diyor Vur


    Bugünlerde canım çok sıkılıyor nedense,

    İçimden bir ses bana vur diyor vur kendini,
    Hangi şarkıyı duysam ki aşktan bahsedense,
    İçimden bir ses bana vur diyor vur kendini...


    Hasretinin önünde pes ettim diz çökerek,
    Sanki beni kendimden alıp gittin sökerek,
    Daha fazla bekleme koy boynunu bükerek,
    İçimden bir ses bana vur diyor vur kendini...


    Ne öncen ne de sonran yaşadığım tek ansın,
    Var mı ötesi bilmem bedende akan kansın,
    Gittin söyle ardında gün mü kaldı yaşansın,
    İçimden bir ses bana vur diyor vur kendini...


    Külü bile yok ömrün neyi neyle yakayım,
    Hani sevdan nerde aşk nehir olup akayım,
    Ne bıraktın ardında şöyle dönüp bakayım,
    İçimden bir ses bana vur diyor vur kendini...


    Kuruyuverip kalmış yaprak yaprak dallarım,
    Denizlerin dibini boylamış tüm sallarım,
    Düne gün göstermiyor bile artık fallarım,
    İçimden bir ses bana vur diyor vur kendini...


    Nefes almak imkansız gönül özleme doydu,
    Mutsuzluk yüreğimi sanki en başa koydu,
    Bu sevda oyununda sanırım rolüm buydu,
    İçimden bir ses bana vur diyor vur kendini...
     
  14. Fatma

    Fatma Üye

    Ey aşk hadi öğret bana bilmediklerimi, eksik kalanları..
    Her seferinde canımın acımasının biraz daha azalacağını düşünürdüm hep.

    Ama azalmıyor; yıllar geçtikçe daha da çoğalıyor can acısı.
    Gençlik yıllarında böyle durumlarda başka şeyler düşünmeye çalışırdım. Hatta hatırlıyorum, ilk sevdiğimden ayrıldığımda daha doğrusu terk edildiğimde çok canim yanıyordu. Kendimi avutmak için bir yol bulmuştum; takvim yapraklarıyla oynuyordum. Her gün büyük bir özenle koparıyordum sayfaları, ‘ooh bir gün daha eksildi ‘ diye. Her gün ‘ bugün bir dakika daha uzadı, daha geç karanlık olacak ‘ diye ve her geçen gün canimin acısı daha çok azalacak diye!
    Ama bugün fark ettim ki herkesin çok şaşırdığı bir sürü gereksiz bilgiyi o zamanlar ögrenmisim. Takvim yaprakları ne kadar çok şey öğretirmiş meğerse bana isterseniz size Kırlangıç Fırtınası’nın ne zaman olduğunu söyleyebilirim ya da cemrelerin ne zaman düştüğünü…

    Hatta zeytinyağlı biber dolması tarif edebilirim.
    Öyle hafifletmiştim canimin acısını o zamanlar.

    Ne iyi etmişim de âşık olmuştum.
    Sonra ikinci sevgilimden ayrılmıştım. Daha doğrusu yine terk edilmiştim… Başka vücutlar istemişti cani. Çok canim yanıyordu. Kendimi avutmak için yine bir oyun bulmuştum, yazarların kronolojik sırayla kitaplarını okuyordum. Artik onu telefonla
    aramamam için kendimle mücadele etmem gerekmiyordu.
    O zamanlar anlamıştım insanin kendisiyle mücadelesinin ne kadar yorucu olduğunu!
    Mesela onunla nasıl bir yerde karsılaşırım diye planlar yapmam gerekmiyordu.
    O zamanlar anlamıştım insanin kendisiyle oynadığı oyunların ne kadar yorucu olduğunu. Ya da telefon 10 dakika içinde çalarsa beni arayan O ‘dur diye bitmek tükenmek bilmeyen on dakikalar beklemem gerekmiyordu. Aslında o zamanlar anlamıştım on dakikanın bazen bir asır olduğunu. Yoldan geçen 3. araba kırmızı olursa tekrar barışacağız diye dilekler tutmam gerekmiyordu…
    O zamanlar fark etmiştim trafikte ne kadar az kırmızı araba olduğunu! Ama bugün fark ettim ki, bugün çok az kişinin bildiği ve okuduğu yerli roman ve hikaye yazarlarıyla o zamanlarda tanışmıştım. Nihat Sırrı Örik, Kerime Nadir, Muazzez Tahsin Berkand, Ethem izzet Benice, Kemal Tahir, Pınar Kür, Vedat Türkali, Orhan Pamuk ve diğerleriyle…
    Ve simdi fark ediyorum ki, ne kadar çok şey öğrenmişim o romanlardan, hikâyelerden, yazarlardan… Ne iyi etmişim de aşık olmuşum…
    Sonra üçüncü sevgilimden ayrılmıştım, doğrusu bu kez de
    terk edilmiştim. Başkasına aşık olmuştu. Yine canim çok yanıyordu.

    Kendimi avutmak için bir oyun bulmuştum, aşk şiirleri okuyordum, terk edilmek üzerine.
    BASKALARININ da terk edildiğini çok canlarının yandığını
    görmek ve anlamak acımı hafifletiyordu sanki. İlk ben değilim
    terk edilen diye düşünüyordum.
    O zaman ezberlemiştim Atilla ilhan’dan ‘ ben sana mecburum
    bilemezsin, adini mıh gibi aklımda tutuyorum ‘ dizelerini, o
    zaman ezberlemiştim. Murathan Mungan’ın ‘ ölü bir yılan gibi yatıyordu
    aramızda, kirli ve umutsuz geçmişim ‘ mısralarını ve Ahmed Arif ‘ten
    ve Kavafis ‘ten aşk dizelerini. Simdi fark ediyorum ki ne çok şey
    öğrenmişim o şiirlerden. Ve ne iyi etmiştim de ÂŞIK olmuşum…
    Sonra uzunca bir dönem yeni bir aşkı yeni bir sevgiliyi
    beklemeye başladım. Çok bekledim. Sabırla.

    Biliyordum gelecekti bir gün.
    Bu bekleme döneminde de bir oyun bulmuştum kendime.
    Ne kadar tiyatro oyunu varsa gidiyordum kudurmuş gibi! Ne
    kadar film varsa onlar, seyrediyordum hiç kaçırmadan. İste o
    zamanlar ögrendim benden başka bir sürü ask bekleyen insan olduğunu. Ve o
    zaman öğrendim beklemenin de bazen bir keyif olduğunu ve insana çok şey öğrettiğini…

    Ne iyi etmişim de beklemişim aşkı…
    Hep bana soruyorlar nereden biliyorsun bu kadar çok şeyi
    diye, dilimin ucuna kadar geliyor, söylemek istiyorum ‘ASK YÜZÜNDEN’
    diye ama gülerler anlamazlar diye söylemiyorum, vazgeçiyorum. Yillar
    geçtikçe azalacak sanırdım canimin acısı ama azalmıyor. Ne kadar
    çok şey öğretmiş aşk bana. Hayat okulu dedikleri bu olsa gerek.
    Ya da hani derler ya; okumuş ama adam olamamış diye,
    sanırım okuyup da adam olamayanlar; asktan canları yanmamış
    olanlar, aşkı tanımayanlar, bilmeyenler…
    şimdi…..yine canim yanıyor.Ama biliyorum bu duyguyu.
    Geçecek!
    Fakat simdi, hemen yeni bir oyun bulmalıyım kendime.
    Ey ask hadi öğret bana bilmediklerimi, eksik kalanları
     
  15. Fatma

    Fatma Üye

    Kalın bir kitap oluşturdum geçmişimden,
    dışına bir kapak gerekti ve rengi önemliydi.

    Beyaz mı olmalıydı?
    Ya kırmızı,
    derken kararımı verdim.

    Siyah olacaktı, siyah ve kalın kapaklı bir kitap.
    “Neden siyah?” diye sordu gözyaşım.

    Cevabım hazırdı;

    “Çok eskidendi, umutlarım dağılmadan önce havaya, yeşermeye çalışan tohumlarım vardı gelincik bahçelerinde,
    büyümesine, açmasına izin vermeden soldurdular.
    Toprağını ise savurdular havaya, belki yeniden filiz verir diye çiçeklerim”.

    İnsanlar böyle acımasızdı işte, önce sadakat bağı kurarmış gibi yapıp, sonra yıkarlar tüm bağlarını.
    Ellerini tam uzattığını sanırken hatta uzatmışken onlar çekiverir ansızın,nedeni bilinmez bu kaçışın.

    Gün geldi su içmek istedim eski, yosun tutmuş, yıllara meydan okumuş bir çeşmeden, bir el uzandı ve bir bardak ardından;

    “Buradan iç” dedi.

    Çeşmeden kana kana su içmek varken, bir bardağa sığacak kadar azdı bana ikram etmek istediği su, bilemedi.
    Nezaketti oysa yapmaya çalıştığı, ben yanlış anladım karşımdakini, haykırdım;
    “Bir bardak su bumudur bana layık gördüğün?”
    Cevabını alamadan uzaklaştım oradan, biliyordum geride kırılan bir kalp bırakmıştım.

    Sonra bir ekmeğe uzandı elim, sımsıcak, fırından yeni çıkmış, alıp kopardım. Sıcakken ekmek ne güzel kokardı.
    Biri geldi;
    “Benimle ekmeğini paylaşır mısın,bende açım” dedi.
    Hepsini verdim, bir dilim ekmekle doymasını bilirdim ben. Karnı doyduktan sonra yüzüme baktı, derin, manasız. Boştu bakışları, dudaklarını büzüştürdü;
    "Biraz sıcaktı ekmek, birazdan kesin karnım ağrır".
    Sinirlendim yüzüne tokatı atmamak için kendimi zor tuttum.

    Ardından başkası, diğerlerinden farklıydı, benden sevgi dilendi. En değerli varlığımdı sevgim, ona nasıl verirdim. Acaba layık olabilecek miydi?
    Sevgi istedi,
    sevgi,
    bir bardak su ile susuzluğu giderebilecek, bir dilim ekmekle karnı doyurabilecek en büyük değerdi sevgi.
    Benden sevgimi istedi, ben ise beraberinde aşk, sadakat,kocaman bir kalp verdim.
    Onu kalbime kilitleyip, anahtarını attım uçurumdan aşağıya, bir daha bulmam mümkün olmasın diye.
    İlk sevgi, ilk aşk, ilk göz ağrısıydı bende.
    Zaman sonra yüzüme baktı, gülümsedi;
    "Sevgin yetiyor ama..."

    Amasını dinlemedim söylediğinin.
    Sevgide ama olmazdı, yüzüne kapadım açtığım tüm kapıları.

    Sana bakan bir çift güzel göze değiyor gözlerin, sonra elleri ellerine.
    Aldığın nefesten bile değerli olduğunu sanırken, sevgi cümlesinin sonunda kocaman bir “ama” kelimesini söyleyebilecek kadar cesareti bulabiliyor kendinde.

    Yıllar geçti, aynadan baktığımda kendimi görmem gerekirken yaşadıklarımı gördüm.
    Hep bir yerlerde yanlış yaptım diye düşündüm evet yanlışı ben yapmıştım.
    İnsanın hatalarını anlaması için neden saçlarına aklar düşmesi, ellerinin üzerinde çizgiler belirmesi gerek hala anlamadım.

    Bu yüzden kara kaplı bir kitap, içinde boş sayfalar, yazamadım.
    Düşündüm, gözlerimi gece nemine sakladım,
    ağladım, fakat bir kelime dahi yazamadım.
    Kara kaplı bir kitaba sadece boş sayfalar yakışırdı.

    Alıntıdır...
     
  16. Fatma

    Fatma Üye

    Artık bir seLam verişin dünyaLar değiL benim için...iNaN...Hep bir fırtınaLar kopardı yüreğimde...Sen yok ettinhepsini bir kaç günde...

    BeLki seninLe hiç bir araya geLmedik ama ben geLdik sayıyorduM...Sen ve ben ''biz'' olduk sayıyorduM...Sonra bir anda yokoLdu...Bitti...

    NedensiZ !!
    SebepsiZ !!
    HabersiZ !!
    Bitti . . .
    Sen BiLe FarketmediN !!!!!

    Hani birşeyLer isterdim ya ben...Hani sevmeni isterdim...oLmadı...Sen imkansızLıkLar denizi,Ben o denizde batan bir gemi...oLmadı...sevmediN...yine ve yine...Lanet oLsun ki...SeviLmediM...SeviLemediM...Sen hariç herkese acı çektirdim...Ama bitti işte...Her güzeL şey gibi bu da bitti...Acı oLdu...ÇekiLmez oLdu...Ama bitti...
    SeN biLe FarKeTmediN !!!

    Şimdi o karanLıkLarda buLduLar beni...Sana inat çıktım o denizden...Sana inat hayatın ucundan yakaLadım...Sana inat yaşamaya çaLıştım...Ve ben sana inat bir başkasını SevdiM...

    Şimdi SuS !
    Hep konuşmanı isterdim yaa !
    Artık tam tersini istiyorum !
    SuS !!!

    Çünkü o öLüme terk ettiğin yerde senin yüzünden kaybettiğim gururum tekrar bana döndü...Sana inat artık gurursuz yaşamayacağım....Sensiz yaşarım ama gurursuz asla yaşamam bundan sonra...Beni sen kurtarmadın o denizden...Ne kadar acı dimi...Hayatımı Feda ettiğim insan beni orda tek başıma bıraktı...
    Şimdi git kendin gibi birini buL...
    İçinde merhamet oLsada vurdumduymaz gözüken birini....
    Hadi git !!! Beni düşünme bundan sonra...Ben kendime uygun birini buLdum...MutLuyum...SeviyoruM...SeviLiyoruM...Seni- n yerine asla koymadım onu...İLk önce seni yok ettim içimde...Sonra ona yer verdim yüreğimde...

    YıLLarca boşuna sevdiğim insaN...
    SeN !!!
    Daha önce hiç duydun mu biLmem ama iLkte oLsa benden duy...
    eLveda !!!
    => Beni Seven Bir Kadın Var Deme Artık
     
  17. Fatma

    Fatma Üye

    Bazı duygular vardır anlatılamaz, anlaşılır sadece.
    Sevenin sevdiğini bilmesi kadar ;
    Sevilen de anlar sevildiğini.
    Sevgi her zaman belirli kelimelerle söylenmez.
    Çoğu defa bir bakış yeter de artar bile...
    Yeryüzünde hiçbir kuvvet insanoğlunu sevme hakkından alıkoyamaz.
    Sevmek çoğu zaman var olmaktır.
    Sonunda bizi yok olmaya ***ürse bile.



    Ben şimdi varım ve seni sevmek hakkımı kullanıyorum.
    Sen bile buna karşı koyamazsın.
    Sana gelinceye kadar sonu gelmez bir arayıştı sevgilerim.
    Bir zaman başkalarında aradım seni,
    Başka yüzlerde, başka ellerde aradım.
    Aldandım , fakat bir gün seni bulmak ümidini kaybetmedim .
    Nasıl olsa gelecektin bir gün.
    Ve işte geldin de !

    Bana tatmadığım hüzünleri tattırmaya, bilmediğim kederleri öğretmeye geldin.
    Acıdan yana ne kalmışsa yaşamadığım hepsini bir bir sen yaşatacaksın bana .
    Bir gün yaşamanın gereksizliğini de senden öğreneceğim.
    Bu selin akışını hiç bir şey durduramaz artık .
    Ummadığım ve ummadığın bir anda çıktın karşıma.
    Coşkun ırmaklar gibi, amansız seller gibi geldin, mutlaka yıkarak ve benden birçok şeyleri beraberinde sürükleyerek gideceksin.
    İşte o zaman yoklukların en dayanılmazı ile karşı karşıya kalacağım . Er geç gideceksin; beni anlayamadan, beni sevemeden gideceksin .
    Yalnız bir iç kırıklığı kalacak senden, tesellisiz bir hüzün kalacak .

    Yıllardır aradığım sendin, ama sen gittikten sonra başkasını aramayacağım .
    Gelmeyecek bile olsan, ömrümün sonuna kadar arardım seni.
    Ama geldin bir kere; ister bilerek gelmiş ol, ister bilmeden ...
    Geldin ya ! Şimdi her şey güzel seninle.
    Yürümenin konuşmanın, nefes almanın bir başka anlamı var artık.
    Sen varsın ya her şey bambaşka gözlerimde...

    Alıntıdır....
     
  18. Fatma

    Fatma Üye

    Bu gece'nin diğerlerinden farkı ne biliyo musun?
    Cevabı kolay aslında sen...
    Rüyalarımı giren ve sadece rüyalarımda mutlu eden sen...
    Bir zamanlar cok üzdüğüm sen warsın...
    Ama hep sevdigimden üzmüştüm seni...
    Belkide yakarışların hoşuma gidiyordu seni her üzüşümde...
    Bu hoşnutluk bende bağımlılık yaptı galiba...
    Senin bana yakarışlarını hep ister oldum...
    O yüzden mi üzdüm seni...
    Kafam karışık düşünceler savaş veriyo..
    Ancak kazanan yok bazen iyiler kazanıo mutlu oluorm..
    Bazen kötüler kazanıor mutsuz oluorm...
    Aslında kalbim ve beynimin savaşıydı iyi ve kötülerin savaşı...
    Ama bişey wardı...
    Yanımdayken kötüler olmuordu...
    Seni görünce hepsi gidiyordu sanki senden korkuorlar gibi...
    İşte artık yoksun yine başladı kafamdaki kötülerle iyilerin savaşı...
    Kötüler iyiler derken...
    Kötüler başkasını bulmuştur,unutmuştur dior..
    İyiler oda sevdi,unutmamıştır ne anılarınız gecti dior...
    Beynimi yiyen sorular...
    Ancak şunu da biliorum ne bunları düşünmem seni bana getirecek...
    Nede düşünemeyip unutmam...
    İşte caressizligin adı bu...
    Bunlardan geriye kalan keşkelerle dolu pişmanlıklar...
    Ve cekicegim acılar...
    İnsan bazı şeylerin degerini kaybedince anlıo...
    Meger ne kadar da degerliymişsin be...
    Gecelerimi günlerimi götürecek kadar...
    Suskunluga sürükleyecek kadar...
    Evet bitti artık beynim alıor ancak kalbim almıor...
    Ne başkası durdurabilir bu beynimdeki karmaşayı ne de ben...
    Zamanla durur derdi arkadaşlarım bu karmaşa...
    Ancak zaman durdu gecmior o nasıl dursun...
     
  19. Fatma

    Fatma Üye

    Bir tohum ektim toprağa sonra da suladım her gün
    Büyüdü filiz oldu…
    Biraz daha su, biraz daha güneş, biraz daha sevgi
    Her geçen gün büyüyordu, kök salıyordu toprağın derinliklerine…
    Adını Ayrılık koydum…
    Her gün gözyaşlarımla suladım ektiğim tohumu
    Sevgiyle, hasretle, acıyla büyüttüm.
    Büyüdü sığmaz oldu yerine, attı köklerini toprağın derinliklerine
    Suladım…
    Sanki hasretti bir damla suya, yağmura.
    Dalarında adını yazdığım sen vardın uzayan
    Yapraklarında sana olan sevgim vardı yeşeren
    Gövdesinde rüzgârlara, fırtınalara rağmen yıkılmayan aşkımız vardı büyüyen
    Daha sonra bir nefeste yıkıldık…
    Bir tohum ektim toprağa sonra da suladım her gün
    Her geçen gün biraz daha biraz daha büyüyordun
    Acı veriyordun…
    Büyümemeliydin, sevmemeliydim, görmemeliydim seni
    Bana inat büyüdün, kök saldın toprağa, acıttın canımı
    Sığmaz oluyordun artık bu kalbe
    Atasım,sökesim geliyordu seni
    Olmuyordu… Atamıyordum…
    Büyüyordun… Ayrılığın adı hasret oldu
    Büyüdün, suladı gözyaşlarım seni
    Hasretle, sevgiyle, acıyla büyüttüm içimde seni
    Hasretin adı Aşk oldu, nefret oldu
    Karar vermiştim seni içimde öldürmeye
    Dur diyemedim büyümene, hasret tohumuna…


    Büyümüştü artık…
    Dallarında sen,yapraklarında sen,gövdesinde sen
    Sendin ektiğim tohum,büyüttüğüm filiz
    Adını ayrılık koymuştum,büyüdü içimde ayrılık
    Hasret oldun…
    Biraz daha büyüdü,biraz daha özledim
    Sonrada aşk oldun…
    Dur diyemedim…


    Keşke koparabilseydim seni büyümeden, büyütmeden
    O zaman bu kadar ağlamazdım, üzülmezdim
    Söküp atsaydım, unutsaydım seni
    Bu kadar acı vermezdi unutmam
    Keşke koparabilseydim seni büyümeden, büyütmeden
    Şimdi koskoca çınar oldu yüreğimde
    Yıkılsa bile yeniden büyüyen, acı veren
    Keşke koparabilseydim seni büyümeden, büyütmeden…
    Gözyaşlarıma engel olsaydım…
    Bir tohum ektim toprağa sonrada suladım her gün
    Bilseydim ayrılığın ölümden beter olduğunu
    Sevmezdim seni, büyütmezdim içimde
    Keşke koparabilseydim seni büyümeden, büyütmeden…
    Dur Diyemedim…
     
  20. Fatma

    Fatma Üye

    Varlığına alışmıştım tam sen gittiğinde.
    Yokluğun varlığından daha durgun daha huzurluydu.
    Sen yokken seni özlemek
    sen varken özlemekten daha az incitti beni.
    Ömür boyu yanımda olma sözlerini
    hiçbirzaman ciddiye almamış olmam sadece şansımdandı,
    yoksa seni sevecek kadar salaktım.
    Gidersin diye korkuyla geçen onca gece geçti,
    seni düşünerek.
    Sen asla gitmedin.
    Ama gelmedin de.
    Paylaşmayı daha küçük bir çocukken öğrenmiştim.
    Bilmezdim büyüyünce acıtacağını konu sen olduğunda.
    En son senin için çarptı bu kalp deli gibi.
    En son senin için gözlerim dalıp gitti uzaklara
    her gece olduğu gibi.
    Benim değildin belki ama.
    Hep sen, benimle tamamlanmış olan
    eksiklerine bakıp daha fazlasını isterken,
    ben sende yeni boşluklar yaşyırodum.
    Daha çoğunu isterken sen,
    bense yarımlarında kayboluyordum.
    Kaç kez vazgeç dedi bu yürek,
    kaç kez yolun kenarındaki ormana girip
    yok olmak istedi.
    Senin varlığını bilmek bile yeterken bana,
    sende kendimi yok hissetmek
    "yok olduğumdan başka" ne düşündürebilirdiki bana?
    Oysa düşünsene, ne coşku doluydu yüreklerimiz
    başlarken yeni bir hayata.
    Gecelerimizide, gündüzlerimizi de
    adamaya hazırdık birbirimize,
    koşulsuz, içten ve sımsıcak duygularımızla.
    Yaşadığımız her an unutulmaz,
    doyumsuz ve vazgeçilmez olacaktı.
    Sen bir sonbahar rüzgarında
    savrulmuş bir gül yaprağı bense taç olacaktım sana.
    Şimdilerde, kim savruluyor ve
    kim onu sarmaya çalışıyor karıştırıyorum artık.
    Ben bu uykuları, böyle uykuları unutalı çok olmuştu.
    Acı uykusu, hüzün uykusu, korku uykusu.
    Ama çok sürmez esaretim biliyorum,
    Içimdeki bu yenilginin acısı sürsede yıllarca,
    bir yolunu bulup kavuşurum özgürlüğüme.
    Şimdi gitmek zamanı belki,
    geride yaşanmış yada yarım kalmış anları bırakarak.
    Sende tüm ürkekliğinle, tüm hatalarınla,
    tüm eksiklerinle, tüm haklı gördüğün yalanlarınla
    vede vicdanınla başbaşasın şimdi.
    Hepbir şeyler tamamlancak değil ya,
    bu da böyle yarım kalsın.
    Yine yanıldım.
    İlk acım diil ama en büyük acımsın.
    Sevmemeye yemin etmiştim kimseleri
    kendimden daha fazla sevmeycektm
    uğruna hiç bir şey feda etmeyecektim.
    SENİ SEVMEK İÇİN SANA İHTİYACIM YOK Kİ BENİM
     

Bu Sayfayı Paylaş