Şiir gelenekleri nelerdir? - Şiir geleneğinin özellikleri

'Şiirler' forumunda KaRDeLeN tarafından 29 Nisan 2010 tarihinde açılan konu

  1. KaRDeLeN

    KaRDeLeN Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Şiir gelenekleri nelerdir? - Şiir geleneğinin özellikleri konusu Şiir gelenekleri nelerdir? - Şiir geleneğinin özellikleri


    Serbest ölçü kullanılır.
    ■ Kafiye ve redif çok sık olmamakla birlikte kullanılır.
    ■ Söz sanatlarına çok fazla yer verilir.
    ■ Sade ve anlaşılır bir dil kullanılır.
    ■ Şiirlerin temaları çok farklıdır.
    ■ Şairler kendilerine has imgeler oluştururlar.
    ■ Konularda bireysellik ön plandadır.
    ■ Toplumsal konular da şiirlerde işlenir.
    ■ Şairler, kendi benlerini şiirlerine yansıtırlar.
    ■ Şiirin biçimsel kalıpları yoktur. Kimi şair dize, kimi beyit, kimi de dörtlüğü kullabilir
     
  2. KaRDeLeN

    KaRDeLeN Özel Üye


    ŞİİR VE GELENEK



    Bir toplumda kuşaktan kuşağa iletilen kültürel değerlere, alışkanlıklara bilgi, töre ve davranışlara gelenek denir. Düğün geleneği,mevlid geleneği,bayram geleneği… gibi.

    Şiir geleneği daha önce yaşamış şairlerin eserleriyle oluşmuştur. Geleneği oluşturan şairler arasında sanat anlayışı bakımından ilişki vardır. Halk ve aydın, tarihi akış içerisinde kendi dilleriyle kendi şiir geleneklerini oluşturmuşlardır.

    Mesela Murat Çobanoğlu, geleneği Türk edebiyatının başlangıç tarihine dayanan halk edebiyatının bir temsilcisidir. O, dörtlüklerle ve hece vezniyle şiir kozasını oluştururken içinde yaşadığı kültürel ortamın etkisiyle farklı kavramlara ve kelimelere yer vererek geleneğin içinde özgünleşmiştir.

    Türk edebiyatında üç şiir geleneği vardır:


    1-Halk Şiiri Geleneği ve Özellikleri

    Halkın içinden yetişmiş ve çoğu okur-yazar olmayan sanatçılar tarafından oluşturulmuştur.
    Şiirler, sade bir halk Türkçesiyle söylenmiştir.
    Nazım birimi olarak dörtlük kullanılmıştır.
    Hece vezni kullanılmıştır.
    Kafiyeye önem verilmiştir.
    Aşk, tabiat,tasavvuf,yiğitlik gibi konular işlenmiştir.
    Şiirler hazırlıksız olarak söylenmiştir.
    Genellikle yarım kafiye kullanılmıştır.
    Gelenek usta-çırak ilişkisiyle bugüne kadar gelmiştir.
    Koşma,semai,varsağı,destan,ila hi,nefes,mani,türkü gibi nazım şekilleri vardır.
    Halk şiiri geleneğinin en güçlü temsilcileri Karacaoğlan,Aşık Seyrani,Pir Sultan Abdal, Dadaloğlu,Yunus Emre, Kaygusuz Abdal, Erzurumlu Emrah,Gevheri’dir.
    Bu geleneğin son dönem temsilcileri arasında Aşık Veysel, Murat Çobanoğlu ,Aşık Reyhani, Aşık Şeref Taşlıova ve Aşık Mahzuni’nin önemli bir yeri vardır.


    2- Divan Şiiri Geleneği ve Özellikleri

    Divan edebiyatı, saray ve çevresinde gelişen ve aydın zümreye hitap eden bir edebiyattır. "Klasik Türk Edebiyatı" ismiyle de anılır.
    Bu döneme ait şairlerin, şiirlerini topladıkları "divan" adı verilen birer defterleri vardır. Her şairin bir divanı olduğu için, divan edebiyatı ifadesi daha yaygındır.
    Divan şiirinin dilinde Arapça ve Farsça kelime ve tamlamalar sıkça görülür. Bu dönemin Türkçesine "Osmanlı Türkçesi" denir.
    Nazım birimi beyittir.
    Aruz vezni kullanılmıştır.
    Şiirlerde aşk, tabiat, din, tasavvuf gibi genellikle ferdi konular işlenmiştir.
    Şiirlerde konu bütünlüğüne ve bütün güzelliğine değil, beyit güzelliğine yer verilmiştir. Yani en güzel şiiri yazmak değil, en güzel beyti yazmak amaçlanmıştır
    Kaside, gazel, mesnevi, murabba, terkib-i bend, rubai, şarkı gibi nazım şekilleri vardır.
    Gazel
    Tahammül mülkünü yıktın Hulagu Han mısın kâfir
    Aman dünyayı yaktın ateş-i sıızan mısın kâfir

    Nedir bu gizli gizli ahlar çak-i giribanlar
    Aceb bir şuha sende aşık-ı nalan mısın kâfir

    Sana kimisi canım kimi cananım deyü söyler
    Nesin sen doğru söyle can mısın canan mısın kâfir

    Niçin sık sık bakarsın öyle mirat-ı mücellaya
    Meğer sen dahi kendi hüsnüne hayran mısın kâfir

    Nedim-i zarı bir kafir esir etmiş işitmiştim
    Sen ol cellad-ı din ol düşmeni iman mısın kâfir

    Nedim

    Kelimeler: ateş-i suzan: yakıcı ateş, çak-i giriban yaka yırtmalar, şuh: sevgili, âşık-ı nalan: ağlayıp inleyen aşık, mirat-ı mücella: cilalı ayna, hüsn: güzellik, Nedim-i zar: dertli Nedim,


    3- Modern Şiir Geleneği

    Bu geleneğin özellikleri şunlardır:
    ·Bu şiir geleneğinde şiirde ölçünün, nazım biriminin ve kafiyenin şart olmadığı savunulmuş ve ölçüsüz ve kafiyesiz şiirlerin örnekleri verilmiştir.
    ·Sanatlı söyleyişin yerine yalın ve tabiî söyleyiş benimsenmiştir.
    ·Her türlü konu işlenmiştir.
    ·Nazım birimi kullanılmamıştır.
    ·Serbest şiir tarzı benimsenmiştir.
    ·Şiirlerde sözcük dizilişi ve iç ahenk ön plandadır.

    ÖRNEK METİN: MODERN ŞİİR

    ANLATAMIYORUM
    Ağlasam sesimi duyar mısınız, Mısralarımda; Dokunabilir misiniz, Gözyaşlarıma, ellerinizle?
    Bilmezdim şarkıların bu kadar güzel, Kelimelerinse kifayetsiz olduğunu Bu derde düşmeden önce.
    Bir yer var, biliyorum;
    Her şeyi söylemek mümkün;
    Epeyce yaklaşmışım, duyuyorum;
    Anlatamıyorum.

    Orhan Veli KANIK
     

Bu Sayfayı Paylaş