Şiir Günlüğümüz

'Şairlerimiz Ve Şiirleri' forumunda Asi_isyankar tarafından 10 Ağustos 2008 tarihinde açılan konu

  1. Sponsorlu Bağlantılar
    Şiir Günlüğümüz konusu Yaşım Yirmi Dört, rotam şiir, hareket durağım ise bir taşra Kentinin sıkıyönetim günleriydi. Malvarlığım kalbim, cüretim de cebimdeki son maaş tutarıydı. Yola çıkma zamanıydı.. ("Şarkısı Beyaz" kitabından.)

    [​IMG] Yılmaz ODABAŞI
    --------------------------------------------------------------------

    YAKARIM GECELERİ


    [​IMG]

    Bu aşkın nüshası rüzgarlarda
    Aslı bende kalacak
    Bizi hasret saracak
    Bulutlar çıldıracak

    Ayrılık başımı döndürüyor
    Kavuşmayı özlettin
    İntiharlar kuşandım
    Bu aşkı sen kirlettin

    Geçtim borandan kardan
    Yitirdim bahçeleri
    Ellerimi tutmazsan gülüm
    Yatamam geceleri

    Bu aşkın nüshası rüzgarlarda
    Kahrı bende duracak
    Sende ihanet gülüm
    Bende matem kalacak

    Bu aşkın efkarı şarkılarda
    Yüzün bende solacak
    Bizi zaman yenecek
    Ve anılar kalacak

    Geçtim borandan kardan
    Yitirdim bahçeleri
    Ellerini tutmazsam gülüm
    Yakarım Geceleri

    Yılmaz ODABAŞI

    [​IMG]

    Not: Sevgili Arkadaşlar, isterseniz şairlerin
    en beğendiğiniz şiirlerini zaman içerisinde
    güzel bir şekilde bu başlık altında
    bizimle paylaşabilirsiniz..

    DostçaKalın
     
    En son bir moderatör tarafından düzenlenmiş: 14 Ağustos 2008
  2. HASRETİNDEN PRANGALAR ESKİTTİM

    Seni, anlatabilmek seni.

    İyi çocuklara, kahramanlara.
    Seni anlatabilmek seni,
    Namussuza, halden bilmeze,
    Kahpe yalana.

    Ard- arda bilmem kaç zemheri geçti,
    Kurt uyur, kuş uyur, zindan uyurdu.
    Dışarda gürül- gürül akan bir dünya...
    Bir ben uyumadım,
    Kaç leylim bahar,
    Hasretinden prangalar eskittim.
    Saçlarına kan gülleri takayım,
    Bir o yana
    Bir bu yana...

    Seni bağırabilsem seni,
    Dipsiz kuyulara,
    Akan yıldıza,
    Bir kibrit çöpüne varana,
    Okyanusun en ıssız dalgasına
    Düşmüş bir kibrit çöpüne.

    Yitirmiş tılsımını ilk sevmelerin,
    Yitirmiş öpücükleri,
    Payı yok, apansız inen akşamlardan,
    Bir kadeh, bir cıgara, dalıp gidene,
    Seni anlatabilsem seni...
    Yokluğun, Cehennemin öbür adıdır
    Üşüyorum, kapama gözlerini...

    Ahmed ARİF

    [​IMG]
     
  3. UquR

    UquR Üye

    Konu guzel gorunuyor googlede eline saglık
     
  4. mynq

    mynq Üye

    Yine akşam, yine gurbet, yine başımda efkar

    Ve yine içimde şarkılı sesin.

    Gözlerimde çizgi çizgi duraklar

    Duraklarda hayal- meyal senmisin?



    Senmisin yanyana gezemediğim?

    İnce sitemini sezemediğim

    Sırrını bir türlü çözemediğim

    İçimdeki çetin sual senmisin?



    Bu nasıl yürekten söylenmiş makam?

    Dinlediğim bütün türkülerde gam

    Laleli-Aksaray arasında her akşam

    Dinlediğim tatlı masal senmisin?



    Ne derse aldırma şimdi artık el

    Gel bir akşam yine türkülerle gel! ..

    İstanbul seninle çok daha güzel

    İstanbul'dan güzel hayal senmisin?



    Biliyorum seni türküler yaktı,

    Türkülü gözlerin ıslak ıslaktı.

    Şimdi beni sokak sokak her akşam vakti

    Dolaştıran 'Dişi kartal' senmisin?



    Yine akşam, yine gurbet, yine başımda efkar

    Ve yine içimde şarkılı sesin.

    Gözlerimde çizgi çizgi duraklar

    Duraklarda hayal meyal senmisin?

    Bu da benden :)

     
  5. Sokaktayım,kimsesiz bir sokak ortasında ;
    Yürüyorum,arkama bakmadan yürüyorum.
    Yolumun karanlığa saplanan noktasında
    Sanki beni bekleyen bir hayal görüyorum.
    [​IMG]
    Kara gökler kül rengi bulutlarla kapanık
    Evlerin bacasını kolluyor yıldırımlar
    İn,cin uykuda yalnız iki yoldaş uyanık
    Biri benim , biride serseri kaldırımlar
    [​IMG]
    İçimde damla damla bir korku birikiyor
    Sanıyorum her sokak başını kesmiş devler
    Üstüme camlarını,hep simsiyah,dikiyor;
    Gözüne mil çekilmiş bir ama gibi evler.
    [​IMG]
    Kaldırımlar;çilekeş yanlızların annesi;
    Kaldırımlar;içimde yaşamış bir insandır.
    Kaldırımlar;duyulur ses kesilince sesi;
    Kaldırımlar;içimde kıvrılan bir lisandır.
    [​IMG]
    Bana düşmez can vermek,yumuşak bir kucakta;
    Ben bu kaldırımların emzirdiği çocuğum!
    Aman,sabah olmasınbu karanlık sokakta;
    Bu karanlık sokakta bitmesin yolculuğum
    [​IMG]
    Ben gideğim,yol gitsin,ben gideğim,yol gitsin;
    İki yanımdan aksın,bir sel gibi fenerler.
    Tak tak,ayak sesimi aç köpekler işitsin;
    Yolumun zafer takı, gölgeden taş kemerler.
    [​IMG]
    Ne sabahı göreyim,ne sabah görüneyim;
    Gündüzler size kalsın,verin verin karanlıkları!
    Islak bir yorgan gibi,sımsıkı bürüneyim;
    Örtün üstümü örtün,serin karanlıkları.
    [​IMG]
    Uzanıverse gövdem,taşlara boydan boya;
    Alsa buz gibi taşlar alnımdan bu ateşi.
    Dalıp,sokaklar kadar,esrarlı bir uykuya,
    Ölse,kaldırımların,kara sevdalı eşi...


    N.F.K
     
    1 kişi bunu beğendi.
  6. mynq

    mynq Üye

    Necip fazıl'ın en sevdiqim şiiridir bu :)
    çok çok teşekkürler :)
     
  7. Necip Fazıl Kısakürek çok değerli bir şairimiz.
    Bende kendisini çok severim.
    Eyvallah
     
  8. [​IMG]
    KAÇAK VE ANNE
    Uçtum ateş üstüne, dağlansın diye sızım
    Sorma halim ne olur, yoruldum anlamsızım.
    Yağmur doldu içime, açım sigarasızım
    Uyuyor musun anne ben geldim, vefasızım.
    Suç oldu suç üstüne, her şarkım her yazım
    Vuruştum türkülerle, kanla beslendi sazım.
    Bir rüzgarın önünde, kaçağım kuralsızım
    Duyuyor musun anne, yalnızım çok yalnızım.
    Ah dalsam dizine, uyusam doymaksızın
    Sabah olmasa gece, kaçmasam dermansızım.
    Sür beni gül yüzüne, gitsem de kalsın sızım
    Ağlıyor musun anne, gidiyor hayırsızım.
    Yusuf Hayaloğlu
     
  9. PİRAYE İÇİN

    [​IMG]

    Ne güzel şey hatırlamak seni;
    ölüm ve zafer haberleri içinden,
    hapiste
    ve yaşım kırkı geçmiş iken...

    Ne güzel şey hatırlamak seni:
    bir mavi kumaşın üstünde unutulmuş olan elin
    ve saçlarında
    vakur yumuşaklığı canımın içi İstanbul toprağının...
    İçimde ikinci bir insan gibidir
    seni sevmek saadeti...
    Parmaklarının ucunda kalan kokusu sardunya yaprağının,
    güneşli bir rahatlık
    ve etin daveti:
    kıpkızıl çizgilerle bölünmüş
    sıcak
    koyu bir karanlık...

    Ne güzel şey hatırlamak seni,
    yazmak sana dair
    hapiste sırtüstü yatıp seni düşünmek:
    filanca gün, falanca yerde söylediğin söz,
    kendisi değil
    edasındaki dünya...

    Ne güzel şey hatırlamak seni.
    Sana tahtadan bir şeyler oymalıyım yine:
    bir çekmece
    bir yüzük,
    ve üç metre kadar ince ipek dokumalıyım.
    Ve hemen
    fırlayarak yerimden
    penceremde demirlere yapışarak
    hürriyetin sütbeyaz maviliğine
    sana yazdıklarımı bağıra bağıra okumalıyım...

    Ne güzel şey hatırlamak seni:
    ölüm ve zafer haberleri içinden,
    hapiste
    ve yaşım kırkı geçmiş iken...


    NAZIM HİKMET
     
  10. [​IMG]

    SEN BENİM HİÇBİR ŞEYİMSİN

    Sen benim hiçbir şeyimsin
    Yazdıklarımdan çok daha az
    Hiç kimse misin bilmem ki nesin
    Lüzumundan fazla beyaz
    Sen benim hiçbir şeyimsin
    Varlığın yokluğun anlaşılmaz

    Galiba eski liman üzerindesin
    Nasıl karanlığıma bir yıldız olmak
    Dudaklarınla cama çizdiğin
    En fazla sonbahar otellerinde
    Üniversiteli bir kız uykusu bulmak
    Yalnızlığı öldüresiye çirkin
    Sabaha karşı öldüresiye korkak
    Kulağı çabucak telefon zillerinde

    Sen benim hiçbir şeyimsin
    Hiçbir sevişmek yaşamışlığım
    Henüz boş bir roman sahifesinde
    Hiç kimse misin bilmem ki nesin
    Ne çok çığlıkların silemediği
    Zaten yok bir tren penceresinde

    Sen benim hiçbir şeyimsin
    Yabancı bir şarkı gibi yarım
    Yağmurlu bir ağaç gibi ıslak
    Hiç kimse misin bilmem ki nesin
    Uykumun arasında çağırdığım
    Çocukluk sesimle ağlayarak

    Sen benim hiçbir şeyimsin...

    Atilla İlhan
     
  11. BÖYLEDİR İNSAN

    [​IMG]

    Öyle anlar gelirki bazen,
    bu hayat karmaşası içinde
    ruhu yaralandığında
    içten incitildiğinde
    umutsuzluğa kapılır insan...
    tutamaz ki kendini...
    dizginleri bırakır elinden
    güçlü olması gerekirken yüzüstü düşer bazen.
    ve rüzgarın oradan oraya savurduğu yaprak gibi savrulur insan...
    tutamaz ki kendini!
    neylersin onun anatomisi böyle yazılmıştır bir kez.
    neylersin suçu yoktur ki onun..
    neylersin...
    kendini iter bilinçsizce mutsuzluğun akıntısna doğru...
    farkında değildir boğulacağının...
    durup düşünmeden...
    sadece kaçmak ister o an..
    herkesten ve herşeyden...
    ya da uzun bir uykuya dalmak ister masaldaki prenses misali...
    önemini yitirmiştir ya herşey...
    hayatı,çevresindekiler
    sevdikleri,dostları ve bazen en büyük aşkı bile...
    herşey bitmiş ve yapacaklarını yapamadan sönmüştür hayat.
    işte bir yıldızı daha kaybetti gökyüzü...
    biri daha kayboldu...
    biri daha söndü...
    hayalleri,emelleri herşey bitti
    kaçmanın onu nereye kadar tutacaığnı bilmeden kaçtı o...
    kısaydı hayat ama
    anlamsız değildi hiç.
    yapacak bişeyler vardı hep
    ama o
    kaçmayı seçti..
    ya sen...?
     
  12. Sen benim sarhoşluğumsun
    ne ayıldım
    ne ayılabilirim
    ne ayılmak isterim
    başım ağır
    dizlerim parçalanmış
    üstüm başım çamur içinde
    yanıp sönen ışığına düşe kalka giderim.

    NAZIM HİKMET

    [​IMG]
     
  13. SEN ORADASIN

    Sen oradasın
    Yazılmamış bir şiir gibi...
    saf ve masum
    bütün öfkem bu sana
    başeğmem ve sonsuzca
    arzulamam

    CEZMİ ERSÖZ

    [​IMG]
     
  14. [​IMG]

    SENİ ANMAKLA ARTIYORUM

    Korkak değilim umutsuz değilim bundan böyle
    değiştirdim sana yaraşmayan günlerimi verdiklerinle

    sana yaraşmayan ne varsa bir bir çıkarıp attım
    yeller esiyor şimdi o büyük karanlığımın yerinde

    geldin kutsal bildiklerimi yeniden tanımladın
    ülkemi bir bakışta bağladın güzelliğine

    en varılmaz yerlere vardırdın ellerimi
    en gizli denizleri açtın gemilerime

    sensin artık adı bir dönülmezliği çağıran
    kelimeleri ölümsüz kılan şiire

    Kemal Özer
     
  15. KaRDeLeN

    KaRDeLeN Özel Üye

    AYRILIK KAPIYI ÇALIYOR




    Ayrılık kapıyı çalıyor açma
    Biraz daha düşün zamanımız var..
    Ne günler yaşadık bak sayfa sayfa
    Seninle yazılmış romanımız var..

    Gönül kapısından hemen uçma dur!
    Selamsız vedasız böyle kaçma dur!
    Bilinmez yerlere yelken açma dur!
    Seninle mutluluk limanımız var! ...

    Bir anda yokuşa çevirme düzü
    Dargınlık bir aşkın tadı ve tuzu
    Hatırla Tanrıya verdiğin sözü
    Ayrılmak yok diye yeminimiz var...

    AHMET SELÇUK İLKAN
     
  16. YİNE SANA DAİR...

    Sende; ben, kutba giden bir geminin sergüzeştini,

    Sende; ben, kumarbaz macerasını keşiflerin,
    Sende uzaklığı,
    Sende; ben, imkansızlığı seviyorum.

    Güneşli bir ormana dalar gibi dalmak gözlerine
    Ve kan ter içinde, aç ve öfkeli,
    Ve bir avcı iştahıyla etini dişlemek senin.

    Sende, ben, imkansızlığı seviyorum,
    Fakat asla ümitsizliği değil...

    NAZIM HİKMET...

    [​IMG]
     

Bu Sayfayı Paylaş