Şeyx Ehmed-I Xani Kimdir

'Düşünürler-Filozoflar' forumunda DeMSaL tarafından 15 Haziran 2010 tarihinde açılan konu

  1. DeMSaL

    DeMSaL Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Şeyx Ehmed-I Xani Kimdir konusu Şeyx Ehmed-I Xani Kimdir - Şeyx Ehmed-I Xani Hayatı - Şeyx Ehmed-I Xani Biyografisi - Şeyx Ehmed-I Xani Resimleri




    Toplumsal gelişme ve aydınlanma merkez noktası olarak kabul edilen büyük âlim, büyük Mutasavvıf, büyük evliya, büyük deha, büyük filozof, büyük dil bilimcisi, Büyük tarihçi, büyük öğretmen Şeyx Ehmed-i Xani Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgeleri ile İran, Irak ve Suriye deki Kürtlerin ve daha doğrusu Mezopotamya coğrafyasından yaşayan halkların geneli arasında âlim, evliya olarak meşhurdur.

    Ancak medrese tahsilini görmüş veya ilk dinî bilgilerini hocalardan öğrenmiş insanların arasında ise, âlim, mutasavvıf ve bir Kürt şair olarak tanınmaktadır.
    Zira onun Kürtçe yazdığı "Nûbıhara Bıçukan" ve '"Eqîda îmanı" adlı eserleri ders olarak okunup ezberlenmiştir. Ayrıca onun "Mem û Zîn" adlı eseri de medreselerde ders olarak okunmamışsa bile, öğrenci ve hocalar ders olmaksızın sürekli tekrarlamışlardır.

    "Mem û Zîn" halk arasında dengbejler tarafından söylenmekte ve bu ilahi hikâye çoğu zaman geceleyin sohbetlerde uzun uzadıya anlatılmaktadır.
    Üstad Bedüllzman SAİD NURI başta olmak üzere, Bölgemizde çok etkin bazı âlimlerin onun türbesine gitmiş olması ve ondan ilham aldığını belirtmesi, bize Şeyx Ehmed-i Xanî'nin hem manevî olarak mükemmel bir şahsiyet olduğunu hem de halk arasında meşhur ve etkin birisi olduğunu göstermektedir.
    Şeyx Ehmed-i Xanî'nin ismi Ehmed, mahlasları ise, Mela", "pepuk" "Xanî" ve "Kurdî"dir.

    Mela mahlasından Ehmed-i Xanî'nin âlim olduğu anlaşılmaktadır. Müslüman milletlerden bazıları molla, mele ve mela kelimelerini âlimler için kullanmışlardır. Kürtler arasında ise, âlimler için mela ve mele kelimelerinin kullanılması yaygındır.

    "Pepûk" ise, zavallı, perişan anlamlarına gelmektedir. Bu,onun mütevazı bir şahsiyet ve zahidâne bir yaşantı sahibi olduğunu göstermektedir. Takva ve züht sahibi birçok âlim buna benzer lakapları kullanmıştır.

    Xanî lakabı ise, onun Ailesinin ismi olmasından ve ailesinin kökenin geldiği yerden kaynaklanmaktadır.
    Kürdî ise, açık bir şekilde anlaşılıyor ki Kürt olmasından dolayı kullanılmıştır.

    Hakiri’nin Çukurca ilçesine bağlı Xan köyünden gelen Xan aşiretinden olan Şeyx Ehmed-i Xanî, Ağrı'nın Doğubayazıt ilçesinde doğmuştur. Kaynaklarda Şeyx Ehmed-i Xanî'nin annesinin ismi Gulnigâr, babasının ismi, Ilyas', dedesı İyaz (Eyaz), büyük dedesı, Rüstem dır.

    [​IMG]

    İfade ettiğimiz gibi aslen Hakkâri’nin Çukurca ilçesinin Xan köyünden olan ve Xanî ailesinin bir ferdi olan Mîr Hasan'ın liderliğinde Xanî ailesi, Hoşap bölgesine gelmiş ve Hakkari beyliğine bağlı Zerînâk kalesine yerleşmiştir. Mîr Hasan dan sonra Bu kalenin yönetimi yaklaşık yetmiş yıl boyunca torunu Şeyx Abdurrahman'a kadar onun soyundan gelenlerin elinde olmuştur. Daha sonra Şeyx Abdurrahman ve ailesi, Osmanlılar tarafından Dozasor (kırmızı kale)( dızı Köyü,) de bulunan Mahmûdî aşiretinin arasına gönderilmiştir. Kale emîri olan Mîr Necmuddîn onu kalenin kadısı olarak atamıştır. Şeyh Abdurrahman'dan sonra oğlu Mîr Rüstem kadılık görevini ifa etmiştir. Mîr Rüstem, daha sonra Beyazid emrinin yanına gitmiştir. Onun vefatından sonra oğlu İyad gelmiştir. Iyad kendini ilme vermiş ve bu nedenle Mela lakabı ile meşhur olmuştur. İyad'dan sonra oğlu îlyas gelmektedir. İlyas Xanî'nin babasıdır. Xanî'nin babası da dedesi gibi alim ve müderristir. Xanî'nin babası ayrıca Beyazid beyinin divanında kâtiplik görevini de üstlenmiştir.

    Sürekli bölgenin ilmî ve dinî sorunlarını halleden bir Ailede doğan Xhmed-i Xanî ailede adet olduğu üzere küçük yaşlardan itibaren ilim öğrenmeye başlamıştır. Öncelikle Kur'ân-ı Kerim ve ilk dinî bilgilerini babasından almıştır. Babasının vefatından sonra Abisi Mela Kasım'ın yanında tahsiline devam etmiştir. Ondan sonra zamanında adet olduğu üzere medreseye gitmiştir. O, önce bir süre Muradiye Medresesinde okumuştur. xanî'nin kendisinde okuduğu ikinci medrese ise, Gulgûn İlim Medresesi'dir. Bunların dışında onun Doğubayazıt, Ahlât, Şanlıurfa ve Bitlis medresınde öğrenım gördükten sonra Botan ve Mezopotamyada devam etti. . Bağdat, Şam, Halep ve İran medreselerinde uzunca yıllar öğrencilik hayatı yaşadı. Kabe’yi tavaf ettiği, Mısır’a gittiği yazdığı eserlerin içeriğinin de açıkça görülmektedir. Bilhassa Suriye medreselerinde antik Yunan Felsefesini, Mezopotamya ve İran medreselerinde de tasavvufu (İslam Felsefesi), Astronomi, şiir ve sanat tekniğini öğrendiğine karar vermekte zor değildir

    Kimden ilmi icazet aldığı hususunda elimizde net bir bilgi bulunmamaktadır.

    Bazı araştırmacılar onun icazetini Mısır'da, bazıları ise, Cizre'de aldığını ifade etmektedirler. Ehmed-i Xanî hakkında araştırma yapan Abdullah Varlı, onun îcâzetini Hoşap’ta 'Ataiyye Medresesi'nin müderrisi olan Mele Camî'den aldığını ifade etmektedir.

    Şeyx Ehmed-i Xanî, ilmî tahsil ve Sebahatlardan sonra memleketi Doğubayazıt’a döner, orada bir mescit ve medrese bina eder. O, o tarihten vefat edinceye kadar orada imamlık görevi yanı sıra dini ve Felsefi eğitim ve öğretimle meşgul olur. Yani müderresilik görevlerini yürütür. Ayrıca Beyazıt Muradiye caminde de İmamlık yaptığı belirtilmektedir.
    Xanî'nin üstlendiği diğer bir görev ise, divan kâtipliğidir. O, babası ve abisi gibi o zaman bölgenin beylerinden olan Mir Muhammed Pır Bela’nın sarayında divan kâtibi olmuştur.

    Şeyx Ehmed-i Xanî'nin evlenip evlenmediği konusunda net bir bilgi yoktur. Ancak onun evlenmediği yönü daha ağır basmaktadır.

    Şeyx lakabı ile tanınmasına rağmen geride klasik bir tarikat bırakmayan Şeyx Ehmed-ı Xani’nın

    << Şeyx u sofiti, keramet; İ’lm, xwendin u hem e’mel
    Xilwe te hucre, teriqa te şerie’t be xelel.>>

    ‘’Şeyhlik, sofilik ve keramet; ilim, okumak ve Amel etmektir
    Kuşkusuz yerin sınıfın, tarikatın İslam, bundan yok bir halel.’’

    Diziler meşrep ve mesleğinin ilim olduğunu ifade etmektedir.
    Şeyx Ehmed-i Xanî'nin anadili Kürtçe dışında en az Farsça, Arapça ve Türkçe yi anna dili gibi konuşan ve yazan bir âlim olduğunu görüyoruz. Xani bu dilleri ile şiir yazacak kadar edebi bir üsluba da sahiptir. Zira onun divanında, bu dört dil ile şiiri mevcuttur.

    Şeyx Ehmed-i Xanî, nın doğum yeri hakkında kesin bir bilgi yoksa da Şeyx Ehmed-ı Xaniyi anlatan kaynaklardan ve halk arasında doğum yeri hakkında çeşitli görüşler mevcuttur.
    Emin BOZARSLAN, Mem û Zîn’in Türkçe çevirisinde doğum yeri hakkındaki savları aktarmıştır. Ehmed-i Xani’nin ailesinin 1592’de Beyazıt’a gelip yerleştiğidir. Buna göre Hani, Beyazıt yöresinde doğmuştur. Bazı kaynaklara göre de Hakkâri Xan köyünde doğduğudur.
    Neden doğum yeri belirsizdir? Çünkü Şeyx Xhmed-i xani’nin ilmi kişiliği gibi doğuş yeri de sabah karanlığındadır.
    Kendi kalemiyle doğum tarihi Hicri 1061 (Miladi 1650 ya da 1651)’dir. Nubehara Biçukan 1683, Eqideya imanı 1687, Mem û Zîn’in bitişinin 1695, yaşının da 44 olduğunu ve yazı alanına 14 yaşında başlayıp 30 yıl uğraştığını detaylarıyla anlatıyor.
    Doğum tarihini bizzat o aşağıdaki beyti ile ifade etmiştir. O, söz konusu beyitte Xanî doğduğunda, tarihin hicri olarak 1061 olduğunu ifade etmektedir. Bu tarih miladî olarak 1650 veya 1651 'e tekabül etmektedir.

    Lewra ku dema ji xeybe fek bû
    Tarîx hezar û şest û yek bû
    Anlamı:
    Çünkü vaktaki Xanî doğdu
    Tarih bin altmış bir oldu.

    Ölüm tarihi ise, Ehmed-i Xani mezar taşına yazılmış bir beyitten çıkarılmaktadır. Bazı kaynaklara göre de, yazma bir eserde;

    <<Tare Xani ila Rabbih>
    "Xanî rabbine doğru uçtu."

    Cümlesi bulunmaktadır. Bu beyit Ebced hesabına göre, değerlendirildiğinde ölüm tarihinin 1119/1707 yılına rastladığı görülmektedir. Bazı tarihçilere göre de Miladi 1736 ya da 1737’de vefat ettiği belirtilmiştir.
    Vefatından sonra ders okuttuğu, Medresenin ve imamlık yaptığı caminin yanına defedilmesini talebelerine vasiyet eden Xani Hazretleri bazı kaynaklara göre Emir Abdulfettah tarafından oraya defnedildi.
    Âlim, mutasavvıf ve bir Kürt şair olan Şeyx Ehmed-i Xanî tasavvuf, edebiyat, dil ve din alanlarında eser vermiş önemli bir şahsiyettir. Ona birçok eser nispet edilmektedir. "Mem û Zîn", "Dîwan", "Nûbıhara Bıçukân" ve 'Eqîdâ îmane" adlı eserlerin ona ait olduğu kesindir. Bunların dışında da bazı eserler Xanî’ye nispet edilmektedir. Ancak onların ona ait olup olmadığı hususunda farklı şeyler söylenmiştir.

    Ona ait olduğu şüpheli olan eserler
    1 -Yûsuf û Zelîha
    2-Leylâ û Mecnûn
    3-Qavle Newala Sîseban
    4-Qavle Hespe Reş
    5-Tuhfetu'l-'Ewam
    6-Coğrafya Kitabı
    7-Sekerata Mirine
    8-Nehcu'l-Enâm ve T'arîz
    9-'Eqîdeya İslame

    Şeyx Emed-i Xanî tarafından yazıldığı kesin olan eserlere bakıldığında, onların din, dil, edebiyat, tasavvuf, felsefe vb. birçok yönden birçok insanı ilgilendirdiği görülmektedir. Bununla birlikte Xanî'nin hem insanlara faydalı olmayı hem de Allah rızasını kazanmayı hedeflediğini anlamaktayız. Onun her eserinde bu hususlar açık bir şekilde anlaşılmaktadır. Örneğin, onun eserlerinden olan "Mem û Zîn" adlı kitapta Kürt halkı arasında yüzyıllar boyunca dilden dil anlatılmış bir ilahi aşk hikâyesi edebî ve dinî bir dil kullanılarak manzumlaştırılmıştır. Sözü edilen hikâyenin bu şekilde kitaplaştırılması, Kürt edebiyatına büyük bir katkı sağlamıştır. Bir kısım kitaplarını ders kitabı olacak şekilde yazması ve kitaplarında okuyucularından ona fatiha okumalarını talep etmesi ise, eserlerini yazarken İnsanlara faydalı olma ve ahiret sevabını elde etmeyi çok önemsediğini göstermektedir.
    Eserleri üzerinde ciddi ve bilimsel bir tahlil yapıldığında Mevlana, Yunus Emre, Haci Bektaş-ı Veli, Şeyh Ahmed Yesevi gibi arif ve mutasavvıf; Gazali, İbni Sina, Farabi gibi bir filozof; Nizami, Molla Cami, Hafız, Molla Ahmed-ı Ceziri gibi bir edip ve şair; İbn Haldun gibi bir sosyolog, Zernuci gibi bir pedagog-eğitimci, alim, arif bilge kişi olduğu anlaşılmaktadır.
    Araştırmacılar arasında Felsefede, Aristo ve Farabi’ den sonra üçüncü Öğretmen olarak kabul edilmektedir.
    Xani’ den sonra ilim ve düşünce yöntemini, eğitim ve felsefesini takip eden öğrencileri giderek çoğalmıştır. Arkada büyük bir düşünce mirası bırakan Xani’ nın bilinen en meşhur talebesi İsmail-i Beyazidi’dır. Murathan-i Beyazidi, Mella Mahmud-i Beyazidi, Şeyx Muhammed Celalı, Xelife Yusuf Topçu, mella Musa Celalı, Duzmeydanlı Mella Şefik Yakar gibi zatlar kendisinden etkilenen ve bıraktığı ilim mirasını takip eden ilim adamlarıdır. Allah bizi onun şefatıne nail etsin.

    SEYİTHAN KAYA
    MALİ MÜŞAVİR
    DOĞUBAYAZİT
     

Bu Sayfayı Paylaş