Şeyh Gâlib Dede

'Sahabeler ve Alimler' forumunda Dine tarafından 14 Nisan 2010 tarihinde açılan konu

  1. Dine

    Dine Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Şeyh Gâlib Dede konusu ŞEYH GÂLİB DEDE

    Mevlevî büyüklerinden meşhûr şâir. İsmi Mehmed'dir. Es'ad ve Gâlib lakaplarıyla tanınmıştır. 1757 (H.1171) senesinde İstanbul'da doğdu. 1799 (H.1213) senesinde İstanbul'da vefât etti. Türbesi Galata Mevlevîhânesindedir. Babası Mevlevî yolunda yetişmiş ârif ve şâir bir zât olan Mustafa Reşîd Efendidir. Annesi Emine Hâtun da Mevlevî yolunda tasavvuf ehliydi.Babasından ders aldı. Süleymân Neşet Efendiden Farsça öğrendi. Arapçayı da öğrenip küçük yaşta tasavvufa yöneldi. Bir müddet Dîvân-ı Hümâyûn kalemlerinden birinde çalıştı. 1784 senesinde Konya'da bir müddet Mevlânâ Dergâhında kaldı. SeyyidEbû Bekir Dede'ye talebe olup Mevlevî yolunda yetişmek için çalıştı.Sonra İstanbul'daYenikapı Mevlevîhânesinde tasavvuftaki çalışmalarını tamamlayıp Mevlevî yolunda yetişti. Seyyid Ali Nutkî Dede Efendiden hilâfet alıp GalataMevlevîhânesinde şeyh olarak vazîfelendirildi ve ömrünün sonuna kadar bu hizmeti yürüttü. Sultan Üçüncü Selîm Han ile de dost olup saraya sık sık gidip sohbet ederlerdi.

    Şeyh Gâlip güçlü bir şâir olup dîvân şiirinin hemen hemen bütün türlerinde şiir yazmıştır. Zengin hayal gücü geniş kültürü kuvvetli sanatı ve ince üslûbu ile dîvân edebiyâtının meşhur şâirlerinden olmuştur. Şiirlerinde tasavvufî yön ağırlıktadır. Yirmi dört yaşındayken yazdığı Dîvân'ı genellikle gazellerden meydana gelmiştir. Hüsn ü Aşk adlı manzûmesi dîvân edebiyâtının en meşhûr mesnevîlerindendir. İki bin beytten fazla olan bu eserinde tasavvufî konuları ve ilâhî aşka kavuşmanın güçlüğünü işlemiştir. Ayrıca Şerh-i Cezîre-iMesnevî Er-Risâlet-ül-Behriyye fî Tarîkat-il-Mevleviyye adlı eserleri vardır.

    Şeyh Gâlib Dede'nin Peygamber efendimiz için yazdığı bir şiiri:

    Hutben okunur minber-i iklim-i bekâda
    Hükmün tutulur mahkeme-i rûz-i cezâda

    Gülbank-i kudûmün çekilir arş-ı Hüdâda
    Esmâ-i şerîfin anılır arz u semâda

    Sen Ahmed ü Mahmûd ü Muhammedsin efendim.
    Haktan bize Sultân-ı müeyyedsin efendim.
     

Bu Sayfayı Paylaş