Şentürk: Körüm ama nankör değilim

'Magazin Haberleri' forumunda Google tarafından 4 Nisan 2010 tarihinde açılan konu

  1. Google

    Google Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Şentürk: Körüm ama nankör değilim konusu Röportaj: ALİ EYÜBOĞLU
    Hepimizin içinde Metin Şentürk’ün aslında kör olmadığına dair bir şüphe var. Şentürk “Çözemeyeceğiz bunu” diyor: “Ölüp gideceğim görüp görmediğimi kimse anlayamayacak.” Bu rekordan sonra işi daha da zor!
    Tarih 2 Nisan 2010. Saat 11.00. Yer; Şanlıurfa GAP Havaalanı. Uçuş trafiğine kapatılan dört kilometrelik pistin başında biri mavi, diğeri kırmızı renkte iki Ferrari. Birinin sürücü koltuğunda görme engelli şarkıcı Metin Şentürk, diğerinde ise telsizle onu yönlendirecek Türkiye eski ralli şampiyonu Volkan Işık. Ve telsizden geri sayım başlıyor: 5, 4, 3, 2, 1...
    Şentürk’ün kullandığı mavi Ferrari önde, Işık’ın sürdüğü kırmızı Ferrari arkada. Dört kilometrelik pist 50 saniyede bitti. Pistin bitimine bir metre kala durdurabildiği Ferrari’den inen Metin Şentürk gözyaşlarını tutamadı. Çok geçmeden Guinness temsilcileri merakla beklenen sonucu açıkladı. Metin Şentürk, dokuz gün boyunca asfaltını ağlattığı Urfa GAP Havaalanı’nda 292.9 kilometre hıza çıkarak, 268 kilometre ile İngiliz bir görme engelliye ait ‘Görme Engelliler Hız Rekoru’nun sahibiydi. Başkanı olduğu Dünya Engelliler Vakfı adına ‘Dünya Engelliler Hız Rekoru’nu kıran Şentürk’le sıcağı sıcağına rekor yolculuğunda yaşadıklarını konuştuk.
    Hayırlı olsun, artık dünya çapında bir rekor sahibisin. Öncelikle tebrik ediyor ve ardından bu işe niye baş koyduğunu öğrenmek istiyorum.
    Engellilerin neler yapabileceğini göstermek, Türkiye’deki 8.5 milyon engellinin ve Türk halkının gururunu okşamak için. Dünya Engelliler Vakfı’nı kurdum. Önümüzdeki sene de Dünya Engelliler Birliği’ni kuracağım. Dünyada yok bu. Bunu Güney Afrika’da bir kör yapmış, İngiliz yapmış. Bunun kategorisi var Guinness’te. Ben de alıp bunu Türkiye’ye getirdim. Bunu bütün engelli arkadaşlarıma, Türk halkına armağan ediyorum. Bunun bana bir katkısı yok. Ben zaten popüler bir adamım. Bununla daha mı popüler olacağım?
    Şu anki duyguların neler?
    Hayatımda bu kadar duygulandığım başka bir olay yaşamadım.
    ‘Dokuz gün yüksek gerilim vardı’
    Dokuz gün boyunca test sürüşü yaptın. Nasıl geçti bu süreç?
    Şark hizmetiydi, ama çabuk geçti. (Kahkahalar) Şaka bir yana çok güzeldi. İlk gün Volkan Işık yanımdaydı, o arka arabaya geçince süreç yeniden başladı. Aynı zorlukları yeniden yaşadım, hem de fazlasıyla. Yanında bir insan varken daha bir emniyettesin. Ama arka arabadan telsizlerle kontrol edilmek daha başka bir şey, anlatamam onu. Korku yoktu, ama stres vardı. Bir yüksek gerilim vardı.
    Bu sürede seni en zorlayan şey neydi?
    Havaalanı tespiti uzun bir zaman aldı. Zaman da kaybettik bu yüzden, ama en doğru kararı verdik. Gecikmenin şöyle de bir yararı oldu. Hazır gündemde ‘demokratik açılım’ varken biz de bir anlamda ‘engelli açılımı’ yapmış olduk.
    Peki bundan sonra hedefin ne?
    Birisi bu rekoru kırarsa, o rekoru ondan alıp, yine Türkiye’ye getiririm. Bu bizde kalacak ve ‘dünyanın en hızlı körü’nün Türkiye’de olduğunu bütün dünya anlayacak. (Kahkahalar)
    Sen 300 kilometre hıza çıkınca neler hissettin Ferrari’nin içinde?
    O araba bir canavar ve ben o canavarın ağzındayım. Ölümle dans gibi bir şey bu. Volkan’la çok iyi bir dil oluşturduk. Yapan kadar yaptırana da baktırmak lazım. İnanılmaz güzel bir uyum içinde çalıştık. En küçük bir hata her şeyin sonu olabilirdi.
    ‘Körüm ama nankör değilim’
    Bir duyu organının kaybetmiş insanların, diğer duyu organlarından biri acayip gelişmiş oluyor. Senin hangi duyu organın daha gelişmiş peki?
    Benim de suratıma değil de süratime vurmuş demek ki! (Kahkahalar)
    Hepimizde, Metin Şentürk, ‘az da olsa görüyor şeklinde bir kuşku var.
    O kuşku bende de var, karımda da var. Çözemeyeceğiz onu. O öyle kalacak. Karıma da söyledim, “Ben ölüp gideceğim, ama sen benim görüp görmediğimi anlayamayacaksın” diye.
    Başbakan’ı da davet ettin, ama gelmedi. Gelmeyeceğini söylemiş miydi?
    Gelemeyeceğini söylememişti, ama bu kadar yoğunluk arasında gelmesini de beklemiyordum. Aldığım destek davet etmemi gerektiriyordu. Güzel dileklerini gönderdi. Körüm, ama nankör değilim.
    Bu işin maliyeti ne oldu?
    Bir milyon euro’luk bir projeydi bu, ama bu para harcanmadı. İki arabanın maliyeti 800 bin euro. İkisini de sağ salim teslim ettiğimiz için bir sorun yok. Bu arada şoför kör olduğu için sigorta edilmediğini de söyleyeyim. O yüzden riske edilen bir paraydı bu. Prodüksiyon masrafı 100 bin euro civarında oldu.
    Yarışın başında ben, sonunda Metin ağladı
    Fulya Hanım, süreci bir de sizden dinleyelim.
    Çok kararlı olduğunu ve yapacağını biliyordum. Endişe duydum, çünkü nereden bakarsanız bakın, tehlikeli bir durum çünkü. O benim canım, her şeyim. Yapacağını biliyordum, ama korkuyordum. Bugün mutluluk sarhoşuyum ve çok rahatım. Onunla gurur duyuyorum.
    Yarış bitti, arabadan çıktı. O an neler oldu?
    Yarış başladığında ben gözyaşlarımı tutamamıştım, Yarış sonrasında Metin.
    Milliyet-Cadde
     

Bu Sayfayı Paylaş