Şarkıcı Bülbül (Çocuk Masalı)

'Çocuklara Masallar Fıkralar' forumunda Mavi_Sema tarafından 11 Ekim 2009 tarihinde açılan konu

  1. Mavi_Sema

    Mavi_Sema Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Şarkıcı Bülbül (Çocuk Masalı) konusu
    Uzaklardan gelen nağmeler kulaklarından ruhunun derinliklerine yayılmıştı, İhtiyar Kaplumbağanın Yuvasından çıktı Büyük ve ağır kabuğunu zorlukla sırtında taşıyordu Ayakları ağrıyordu, ama olsundu Sıkıntıya katlanacak fakat en güzel öten, en güzel şarkı söyleyen Bülbül’ün konserini kaçırmayacaktı O Bülbül ki, aman efendim, bir ses bir nefes! Duyanlar elindeki işini bırakır, dinlemeye koşardı Zalim, bir de yakışıklıydı ki Şöyle bir yan döner, kafasını yukarıya kaldırıp şarkı söylemeye başladığı zaman, dinleyenler mest olur “ Ah “ çekerler, biçareler, mecnunlar “ Of “ çekerlerdi

    İki ay önce tüm çevre ormanları şampiyonlarının katıldığı güzel ses yarışmasında birinci olup “ Şampiyonlar Şampiyonu “ ünvanını almıştı Kendisine armağan edilen büyük bir yuvada yaşıyordu Yuvanın temizliğine ve yiyecek işine yardımcıları bakıyordu Konserler veriyor, çok kazanıyor, çok harcıyordu Yakın dostları, arkadaşları yüzleri aşmıştı Hepsi, iltifat ediyor, övgüler yağdırıyor, çevresinde pervane oluyordu Bu böyle dört ay daha devam etti Havalar soğumaya başlamıştı Orman hayvanları kış uykusuna yatmaya başladılar Bülbül, yakın arkadaşları ile görkemli yuvasında eğlenceler tertipliyor, şarkılar söyleyip, sabahlara kadar zevk ve eğlence ile vakit geçiriyordu

    Karlı bir kış günü Bülbül yuvasından çıktı Daldan dala neşe ile uçarken yoruldu Terledi Susuzluğunu gidermek için, biraz kar yedi Tekrar havalandı UçtuUçtuAkşamüstü yuvasına geri döndü Arkadaşları evde toplanmışlardı Bülbül’ün gelmesiyle eğlenceler tekrar başladı Sabahlara kadar yediler, içtiler, güldüler, oynadılar Arkadaşları gittikten sonra, Bülbül odasına girdi Yatağına yattı Derin bir uykuya daldı

    Vakit öğle üzerini geçmişti Bülbül uyandı Başı sersem gibiydi Ter içindeydi Yutkunmaya çalıştı, yutkunamadı Boğazı yanıyordu Aklını toplamaya çalışırken, dün terliyken soğuk kar yediğini hatırladı Hastalanmıştı Hemen doktor Sincap Bey’i çağırdı Doktor Sincap, Bülbül’e dinlenme tavsiye etti Çeşitli ilaçlar yazdı, haplar verdi Bülbül, bu tavsiyeleri aynen uyguladı Birkaç gün sonra iyileşti, ayağa kalktı Ertesi gün odasında yalnız olduğu bir sırada canı şarkı söylemek istedi Kendisini ne kadar zorladıysa da fark etmedi; sesi eskisine göre, daha kalın, boğuk ve çatallı çıkıyordu “ Bu sesle şarkı söylemeye kalkarsam herkesin yanında rezil olurum Beni alaya alırlar En iyisi hiç kimseye bundan söz etmemek “ dedi kendi kendine Sonraki üç ay aynı şekilde eğlenceler devam etti

    Nisan ayı geldiğinde kış bitmiş, havalar ısınmıştı Orman hayvanlarının çoğu kış uykusundan uyanmışlardı Hemen ormanda konser tertipleyen organizatörler harekete geçtiler İlk durakları Bülbül’ün yuvasıydı Büyük paralar vaat ettikleri halde Bülbül bütün teklifleri geri çevirdi Aslında paraya çok ihtiyacı vardı Kış mevsimi boyunca dostlarıyla birlikte, geçen yaz kazandığı paraları harcamıştı Hazıra dağlar bile dayanmazdı Çok uğraşıp, çalışıp çabaladığı halde, eskisi gibi güzel şarkı söyleyemiyordu Sonunda, orman hayvanları arasında Şampiyon Bülbül’ün sesini kaybettiği hakkında söylenti çıktı Kimseler evine uğramaz oldu Hizmetçiler, evi terk etmeye başladılar Bülbül, maaşlarını ödeyemez duruma gelmişti

    Eski şarkıcı Bülbül, görkemli yuvasında yalnız kaldı Çaresizdi Tarifsiz acılar içindeydi En güzel şarkı söyleyen şarkıcı seçilmiş, konserlerde büyük paralar kazanmış, kısa sürede baş döndürücü bir hızla yükselmişti Gençti, tecrübesizdi, aldanmıştı Dostları, can arkadaşları neredeydiler şimdi? Fakat onlara da kızamıyordu: “ Beni hiçbirisi zorlamadı ki, her gece eğlenceler düzenle, paralarını bizim için harca diye “ Ayrıca, soğuk bir kış günü terli terli kar yemişti Ya buna ne demeliydi?

    İhtiyar Kaplumbağa günlerdir çok üzgündü Sesine hayran olduğu yakışıklı Bülbül’ün haline kahroluyordu Duydukları doğruysa, Bülbül sesini kaybetmişti Bülbül’ü evinde arıyor, fakat bulamıyordu Bir gün ormanın tenha bir yerinde Bülbül’le karşılaştı

    Kaplumbağa:
    “ Merhaba Sayın Bülbül Ne zamandır sizinle tanışmak istiyordum Geçen yıl siz şarkı yarışmasını kazandığınızda ben de seyirciler arasındaydım Sesinizi ilk kez orada duydum, hayran kaldım Daha sonra verdiğiniz konserlerden hiçbirini kaçırmadım Siz şarkı söylerken, kendimi bulutların üzerinde gibi hissediyorum “ dedi

    Bülbül:
    “ Ne yazıktır ki, hepsi mazide kaldı Hatıralar hayal oldu O bülbül yok artık aramızda Duymuşsunuzdur, karlı bir kış günü uçarken yorulmuş ve biraz kar yemiştim Hastalandım Hastalık birkaç günde geçti Fakat sesimi kaybetmiştim Param çokken yanımdan ayrılmayan dostlarım beni terk ettiler…Her neyse, sizi de meşgul etmeyeyim, belki işiniz vardır “ dedi

    Kaplumbağa:
    “ Bakın Sayın Bülbül Ben tam yüz on yaşındayım Nice olaylara tanık oldum Bunca uzun süren yaşamım boyunca kimseye zararım dokunmadı Aksine birçoklarına yardım ettim ve karşılık beklemedim Anladığım kadarıyla, sesinizi etkileyen, ses tellerinizin iltihaplanmasıdır Dumanlı dağdaki “ Şifa Veren İksiri “ ağır hastalıklar sonucu oluşan arazların giderilmesine birebirdir Bu iksirin içinde bulunan elementler, çeşitli hastalıklara iyi geldiği gibi, ses telleri ve gırtlak üzerinde de olumlu etkileri vardır İksirden günde üç bardak olmak üzere dört gün boyunca içeceksin, dört gün sonunda sesinin düzeldiğini göreceksin Haydi bakalım Sayın Bülbül, yolun açık olsun “ dedi

    Bülbül, Kaplumbağa ile vedalaştıktan sonra, bir ok gibi gökyüzüne yükseldi Kaplumbağanın söyledikleri doğru ise ve sesi düzelirse, tekrar eski güzel günlere dönebilecekti Fakat çok daha bilinçli ve tutumlu olacaktı Bülbül, uzun ve yorucu bir yolculuktan sonra, dumanlı dağa vardı İksirin aktığı pınarı buldu Dört gün sonunda, sesi eski sağlığına kavuştu Tekrar ormana döndü İlk işi kaplumbağa ile buluşmak oldu Son derece sevinçliydiler Hemen gidip konser tertipleyen bir organizatörle anlaştılar Bülbül’ün konserler vereceği haberi ormanda büyük yankı uyandırdı Orman hayvanları akın akın Bülbül’ün büyüleyici sesini dinlemeye koştular

    İki hafta sonra: Bülbül eski güzel günlere nihayet dönmüştü Kazandıklarını harcarken tutumlu davranıyor, gereksiz harcamalardan şiddetle kaçınıyordu Bir işe karar vermeden önce Kaplumbağa’ya danışıyor, onun söylediklerini harfiyen uyguluyordu Organizatörlere yardımcısı olduğunu söyleyip ayrıca Kaplumbağa’nın para kazanmasını sağlıyordu Zevk ve eğlence arkadaşları: “ Neden tekrar evinde eğlence düzenlemiyorsun?“ diye sorduklarında buruk bir şekilde gülümsüyor, “ Yakında arkadaşlar, yakında…” diyerek geçiştiriyordu Bu arkadaşlarıyla daima arasında belirli bir mesafe bırakıyordu

    En acılı günlerinde karşılık beklemeden yardımcı olan, üstün bilgi ve engin hayat tecrübesine sahip bulunan yüz on yaşındaki ihtiyar Kaplumbağa’ya sarılıyor ve “ Bir gerçek dost bin posttan iyidir” diyordu.
     

Bu Sayfayı Paylaş