Şanlıurfalı çocuklar da Mickey ile buluşuyor

'Köşe Yazıları' forumunda Dine tarafından 17 Ocak 2010 tarihinde açılan konu

  1. Dine

    Dine Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Şanlıurfalı çocuklar da Mickey ile buluşuyor konusu YALÇIN Balcı ile Kemal Gürkaynak’ın 20 Ocak’ta çocukların özlemle bekledikleri “Disney Live” Projesi’nin sponsorlarından biri de Türkiye’nin önde gelen mutfak markası Lineadecor.


    Lineadecor’un patronu Ercan Ecemiş ile İstanbul’da bir Tasarım Merkezi kurma hayallerini kurduğu günlerden tanışırız.
    O hayalini gerçekleştiremedi ama şimdi başka hayallerin peşinde.
    Yalçın Balcı önüne projeyi koyunca sponsorluğu hemen kabul etmiş ama aklına başka bir fikir de gelmiş.
    Lineadecor mutfaklarının peynir ekmek gibi satıldığı Şanlıurfa ve Diyarbakır’dan çocukları “Mickey’nin Masal Dünyası”nı izlemeleri için İstanbul’a getirtmek.
    Yani yatırım yaptığı şehirlerin çocuklarını unutmamış Ecemiş.
    Şimdi 20 Ocak günü, Şanlıurfa’dan 75, Diyarbakır’dan 75 çocuk olmak üzere 8 ile 14 yaşlarında kızlı erkekli toplam 150 çocuk THY seferleriyle İstanbul’a geliyorlar.
    Denize nazır (denizi tanımayan çocuklar için bu önemli) bir öğle yemeğinden sonra Mickey’nin Masal Dünyası ’na yolculuğa çıkıyorlar.
    ŞANLIURFA’DA POTENSİYEL İYİ
    Gece vakti evlerine dönmeden önce programda bir de Miniatürk’e uğramak var.
    Lineadecor’ un patronu böylelikle, Diyarbakır ve Şanlıurfa’dan başka bir yer tanımayan küçük çocuklara hayatlarında unutmayacakları bir “gün” hediye ediyor.
    Balcı’nın Disney’in şovlarını getirtmek için kurduğu İstanbul Çocuk Tiyatrosu’na ilerde aynı şekilde o yörelerden çocukları getirtmeyi de planlıyor.
    Ecemiş’in Lineadecor’un sosyal sorumluluk projelerini konuşurken
    Şanlıurfa ve Diyarbakır’da işlerin nasıl gittiğini merak ettim.
    “Şanlıurfa bayimiz Ankara bayimiz gibi çalışıyor. O yörelerdeki insanlar artık evlerine özen gösteriyor. Bizim sektör için potensiyel var” diyor.
    Mutfakta lüks marka sınıfına giren Lineadecor’un, Şanlıurfa, Diyarbakır,
    Van gibi şehirlerde iyi iş
    yapması Türkiye’de kimi insanların yaşam standartlarının yoksulluk ve krize rağmen yükseldiğinin işareti.
    Yılda ürettiği 9 bin 400 adet mutfakla aynı sektördeki rakiplerini açık farkla arkada bırakan Lineadecor’un Kuzey Irak, İran, Azerbaycan, Ermenistan, Kırgizistan, İsrail, KKTC gibi ülkelerde dükkanları var.
    WASHINGTON’DA DÜKKÂN AÇIYOR
    Doğudan sonra şimdi rotasını ABD’ye çevirmiş durumda.
    Lineadecor, New York’ta, Brooklyn Williamsburg’da bazı Amerikalı müteahhitlerle anlaşmış ve yeni inşaatların mutfakları İstanbul’dan ABD’ye doğru yola çıkıyor.
    Üç ay sonra Washington’da ilk mağazasını açmaya hazırlanan Ercan Ecemiş “ABD’de bu sektörde yavaş yavaş İtalyanların yerini alacağız” diyor.
    Peki Lineadecor İtalyan mutfaklarından ucuz mu?
    “Tam aksine biraz daha pahalıyız. Ama 24 saat hizmet sunuyoruz. Amerikalılara bu cazip geliyor” diyor.
    Geçen akşam Washington’a yeni atanan Büyükelçisi Namık Tan onuruna bir davet veren Türk-Amerikan İş Konseyi Başkanı Haluk Dinçer ile sohbet ediyorduk.
    Dinçer, Türk-Amerikan ekonomik ilişkilerinin istenilen düzeyde olmadığını ve Amerikan pazarının “zor bir pazar” olduğunu bir kez daha hatırlattı.
    Ecemiş, ABD’de İtalyanların at koşturdukları bir alanda şeytanın bacağını kırmış...

    Borusan sanatla nefes nefese
    MATARONUMUZ geçen hafta İstiklal Caddesi’nde Borusan Müzik Evi’nin açılmasıyla başladı.
    O gece, Borusan Orkestrası’nın rahatça prova yapması için tasarlanan Müzik Evi’nin altı katını gezdikten sonra kendimizi Borusan Yaylı Çalgılar Dörtlüsü ile Mercan Dede’nin ezgilerine bıraktık.
    Klasik Batı müziğiyle doğu ezgilerinin mükemmel sentezi.
    Müzik Evi’nin neonlu enstalasyonlarıyla daha büyülü hale gelen Mercan Dede’li konserin etkisinden kurtulmadan bu kez hafta başında Les Ottomans’da yine Borusan’ın bir etkinliğinde bulduk kendimizi.
    Geçtiğimiz yıl 230 bin kişi tarafından izlenmiş olan Salzburg Festivali’nin açılışının genç şef Sacha Goetzel yönetimindeki Borusan Filarmoni ve Fazıl Say tarafından yapılacağının müjdesini aldık.
    1920’lerde, Avrupa’nın karanlık günlerinde başlayan festival bu yıl 90. yıldönümü kutlamalarına bir Türk orkestrasıyla başlayacak.
    Borusan Kültür Sanat Yönetim Kurulu üyesi Melih Fereli’nin dediği gibi, “Koyu bir milliyetçiliğin kıskacındaki Avusturya’da hayal edilemeyecek bir şey bu”.
    SALZBURG’A TÜRKİYE’DEN DE İZLEYİCİ
    Ünlü şef Daniel Barenboim’in de sanat hayatında 60. yılını kutlayacağı Salzburg Festivali’ne bu yıl Türkiye’den çok sayıda izleyici gideceğinden kuşku yok.
    Salzburg Festivali müjdesini taçlandıran ise Borusan Yaylı Çalgılar Dörtlüsü eşliğinde Mozart ve Handel’den parçalar seslendiren genç İtalyan soprano Maria Grazia Schiavo oldu.
    Maraton önceki gece Borusan Filarmoni ’nin Lütfi Kırdar’daki Ocak ayı konseri kapsamında Beethoven’in ölümsüz
    9. Senfonisi’ni
    seslendiren Slovakya Filarmoni Korosu’yla devam etti.
    Orkestra ve solistler öylesine müthiş bir performans sergilediler ki alkışlar dinmedi.
    Borusan’ın sanat maratonu, önceki gece orkestranın Avrupa’da satışa çıkartılacak CD’sinin tanıtım gecesiyle devam etti.
    Ne yazık ki pes edip Avrupa’nın önde gelen müzik eleştirmenlerinin de davetli olduğu tanıtım gecesine katılamadım.



    Gila Benyamor / Hürriyet
     

Bu Sayfayı Paylaş