Şanlıurfa El Sanatları Bakırcılık

'G.Anadolu Bölgesi' forumunda KaRDeLeN tarafından 9 Şubat 2010 tarihinde açılan konu

  1. KaRDeLeN

    KaRDeLeN Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Şanlıurfa El Sanatları Bakırcılık konusu
    Şanlıurfa EL SANATLARI BAKIRCILIK
    Şanlıurfa EL SANATLARI BAKIRCILIK

    İnsanoğlunun bakırı bulması ve işlemesini öğ¬renmesi M.Ö. 5000-3000 tarihlerinde Kalkolitik Çağ denilen Bakır Çağı ile başlamıştır.
    Şanlıurfa il sınırları içindeki Hassek Höyük, Kurban Höyük, Lidar Höyük gibi höyüklerde yapılan arkeolojik kazılarda kalkolitik çağa ait bakır kaplar, ok ve mızrak uçları ile iğne¬lere bol sayıda rastlanılmıştır. Ayrıca Harran'da 1950 yıllarında yapılan Türk-İngiliz ortak kazıla¬rında, içkale içersindeki bir odanınn tavanının tesa¬düfen çökmesi sonucu bulunan, 11. yüzyıl sonu ve 12. yüzyıl Eyyûbiler dönemine tarihlenen 199 parça nadide madeni eser bakırcılık sanatının bu bölgede ileri bir düzeyde olduğunu vurgulamaktadır.
    Ankara Etnografya Müzesi'nde muhafaza edilen bu eserler; işlemeli havanlar, siniler, kazanlar ve çe¬şitli kaplardan oluşmaktadır. Geçtiğimiz yıllarda Harran Kazıları Başkanı Dr. Nurettin Yardımcı'nın girişimleri sonucunda bu eserlerin çok az bir bölümü Şanlıurfa Müzesi'ne getirtilebilmiş ve teşhire sunulmuş¬tur.Urfa'daki tarihi geçmişi bu kadar eskilere daya¬nan bakırcılık sanatı 1960'lı yıllara kadar önemini korumuş, Kazancı Pazarı ve Hüseyniye Çarşıları'ndaki dükkânlarda çok sayıda usta tara¬fından sürdürülmüştür. 1960'lı yıllarda alüminyum, plastik ve daha sonraları çelikten imal edilmiş fab¬rikasyon türü mutfak gereçlerinin piyasaya hakim olması ile bu sanat önemini yitirmiştir.
    1950'li yıllarda 100 iş yerinde 300 usta ve kalfa ile sürdürülen bakırcılık sanatı günümüzde 10 iş¬yeri ve 30 civarında usta ile sürdürülmeye çalışıl¬maktadır.
    Şanlıurfa bakır işleri "dövme çekiç" tekniğiyle ün salmıştır. Urfalı bakırcı ustalarının bu teknikteki maharetlerinin tartışılmaz olduğu söylenmektedir. Son zamanlarda bazı genç
    ustalar tarafından "Kabartma Çekiç" tekniğine yönelinerek turistik amaçlı, tarihi yerleri ve özel amblemleri konu alan kabartmalı tepsiler, cezveler yapılmaya başlanmış¬tır.

    BAKIRCILIK ÜRÜNLERİ
    0.70 mm. ile 1.5 mm. arası kalınlıklardaki düz ya da disk (yuvarlak) pirinç veya bakır levhalar işlene¬rek çeşitli formlarda şekillendirilmektedir. Şanlıurfa ve çevresi mutfağının zengin olması, bulgur kay¬natma, pekmez ve şire yapma (üzüm suyunun kay¬natılması ile yapılan "bastık" (pestil), çekçek, kesme, sucuk ve benzeri tatlıların genel adı "şire"dir), süpha yemeği, hacı yemeği, tirit (fakirlere verilen bir çeşit yemek) gibi 300-500 kişiye verilen ziyafet¬ler bakırdan yapılan mutfak gereçlerinin zengin bir çe¬şitlilik göstermesine neden olmuştur.
    Yemek çeşitlerinin zengin olması, her yemek türü için ayrı bir kazan, ayrı bir tencere, ayrı bir sa¬han türünün gelişmesine neden olmuştur. Mesela, Tas Kebabı yemeği için özel bir tas biçimi gelişti¬rilmiştir ki sadece bu yemeğin yapımında kullanılır. Sac kavurma yemeği için özel saclar, pilav çeşitleri için özel lengerler imal edilmiştir. Yine aynı şekilde "Bulgur Kazanı", "Köfte Leğeni", "Hamur Teşti", "Ges Teşti" (Çamaşır Teşti) gibi amacına uygun ola¬rak üretilmiş kaplar vardır. Sadece bulgur ve pek¬mez kaynatmada kullanılan ve "Kollu Tas" denilen tas çeşidi de özel amaçla üretilmiş bakır gereçler arasında yer almaktadır.
    [​IMG]
    I. KAZANLAR
    1. Arap Kazanı: Çapı 30-45 cm. arasında de¬ğişen ve birkaç kulpu bulunan bir kazan türüdür. Üzeri "Çekiç Nakışı" ile süslenmiştir.
    2. Hamam Leğeni: Çapı 35-40 cm. arasında değişen kulpsuz bir kazan türü olup "Leğen" adıyla anılmaktadır. Kadınlar tarafından hamama götürü¬lerek içersine su doldurulup kullanılır. Yemek ka¬zanlarından farklı olarak özel bir biçimi olan ha¬mam leğeninin ağız kısmı tırnaksızdır.
    3. Aş Kazanı (Kelle Kazanı): Hamam le¬ğeni büyüklüğünde ve biçimindedir. Kapaklı olup ağız kısmı tırnaklıdır. Kelle ve sulu yemek pişiril¬mesinde kullanılır.
    4. Bulgur ve Şire Kazanı: Taban çapı 60 ile 100 cm. arasında değişen çift kulplu büyükçe bir kazandır.
    5. Ges Kazanı (Kaynar Kazanı): Şanlıurfa'da çamaşır yıkamaya giysi kelimesinin bozulmuş şekliyle "Ges Yıkama" denilmektedir. Çamaşır suyunun ısıtıldığı ve çamaşırların kayna¬tıldığı bu kazan, çift kulplu olup, 50-60 cm. taban çapındadır.


    II. KUŞHANALAR (TENCERELER)
    1. Karpuz Kuşhana : Taban kısmı düz olup, yanları yukarıya doğru iki kademede genişlemek¬tedir.
    2. Yuvarlak Kuşhana: Taban kısmı yuvar¬laktır.
    3. Dik Kuşhana: Taban kısmı düz, yan taraf¬ları dik şekildedir.
    Yukarıdaki her üç kuşhana da tek parçadan olup kapaklıdırlar.
    [​IMG]
    III. TAVALAR
    1. Aş Tavası: Kazan Kebabı, Karnıyarık, Bütün Patlıcan gibi yemeklerin pişirilmesinde kullanılır. 35-45 cm. çapındadır. Kapaklı ve iki kulplu bir ta¬vadır.
    2. Yağ Tavası: Çapı 20-25 cm. arasında deği¬şen tek kulplu kapaksız bir tavadır. Yağ dağlamaya (eritmeye) yarar.
    3. Sac Kavurma Tavası: Çukur biçimde, kenarsız ve iki kulplu bir tavadır. Çapı 40-45 cm. arasında değişir. Kuzu etinin kavurulmasıyla yapı¬lan ve halk arasında "Sac Kavurması" denilen ye¬meğin yapımında kullanılır.
    4. Zingil Tavası: 25-30 cm. çapında, taba¬nında zingil tatlısı hamurunu dökmeye yarayan yuvarlak çukurlar bulunan tek ya da çift kulplu bir tavadır.

    IV. SİNİLER-TEPSİLER
    1. Yemek Sinisi: Çapı 60-90 cm. arasındadır. Aile fertlerinin yemek sofrasında kullanılır.
    2. Divan Sinisi: Çapı 110 cm.'dir. Misafir sof¬ralarında kullanılır.
    3. Bekmez Sinisi: Çapı 100-110 cm. arasında değişir. Yüksek dik kenarlı ve dört kulplu bir sini¬dir. "Gün Pekmezi" yapımında kaynamış üzüm su¬yunun güneşe bırakılmasında kullanılır.
    4. Kaburgalı Sini: Değişik boyları vardır. Kenar kısmı "Kaburgalı" tabir edilen dövme çekiç süslemelidir.
    5. Mangal Sinisi: Çapı 60-70 cm. arasında değişir. Kül ve ateşin halıya düşmesini engellemek amacıyla mangalın alt kısmına yerleştirilir.
    6. Kadayıf Sinisi: Kadayıf pişirmede kullanı¬lan özel bir sinidir.
    7. Kadayıf Teli Sinisi: 110 cm. çapındadır. Kadayıf telinin kavrulmasında kullanılır.
    8. Sac Kavurma Sinisi: 100-110 cm. çapın-dadır. Sac kavurma tavasında kavrulan et, bu sinide misafirlere servis yapılır.
    9. Çay-Kahve Tepsisi: Çapları 25-45 cm. ara-sında değişen bu tepsiler, elips veya yuvarlak bi¬çimde olur. İç kısımları dövme, oyma ve ka-bartma tekniğinde nakışlı olanları vardır.
    10. Şıllık Tepsisi: Şanlıurfa'ya özgü bir tatlı çeşidi olan Şıllık yapımında kullanılır.
    Sinilerin taban yüzeyleri 5 veya 6 kollu yıldızlar, kartal, kuş, balık gibi figürler, selvi ve çiçek gibi bitki motiflerin yer aldığı dövme ve oyma tekni-ğinde zengin süslemelerle donatılmıştır.
    Tepsilerde, son yıllarda kullanılmaya başlanan kabartma tekniğindeki süslemelerde, isim, amblem, hat eserleri örnekleri, Şanlıurfa'nın turistik yerleri¬nin görünümleri gibi motifler kullanılmaktadır.
    [​IMG]
    V. LENGERLER
    Kebap ve pilav çeşitlerinin konulmasına yara¬yan, fazla yüksek olmayan, tabandan yanlara doğru ge¬nişleyen kaplara "Lenger" denilmektedir.
    1. Ayaklı Lenger: Taban kısmını çevreleyen 4-5 cm. yüksekliğinde ayağı vardır. Ağız çapı 30-45 cm. arasında değişen ayaklı lengerlerin yüzeyleri "çakma" tekniğinde çeşitli motiflerle süslenmiştir.
    2. Düz Lenger: 30-35 cm. ağız çapındadır. İç kısmı "çakma" süslemelidir.
    3. Kaburgalı Lenger: Kenar kısmı taban¬dan yukarıya doğru "kaburga" tabir edilen dövme tekniğinde süslemelidir.
    4. Kuzu Lengeri: İç pilav, kaburgalı pilav gibi yemeklerin konulmasına yarar. Ağız çapları 90-100 cm. arasında değişen bu lengerlerin iç yüzeyleri çakma ve oyma (kazıma) tekniğinde motiflerle süs¬lüdür. Ayaklı ve ayaksız çeşitleri vardır.
    5. Cefni: Kuzu lengerinin büyüğüdür. Çapı 160 cm.'ye kadar olur. Ayaksız olan Cefni'nin oval ve yuvarlak tipleri vardır.
    6. Süzek (Süzgeç): Sebze, meyve ve tahıl gibi gıdaların yıkandıktan sonra süzülmesinda kullanılır.

    VI. SAHANLAR
    1. Kapaklı Kayık Sahan: Elips biçiminde olup kapaklıdır.
    2. Çukur Sahan: Yüksek kenarlı olduğundan bu isimle anılmaktadır.
    3. Kapaklı Sahan: Normal büyüklükte, yu¬varlak biçimli ve kapaklıdır.
    4. Çirtikli Sahan: Normal büyüklükte olup kenar kısmı "Çirtik" tabir edilen dövme süslemeli¬dir.
    5. Kaburgalı Sahan: Yan kenarları dövme çekiç ile "Kaburga" tabir edilen süslemelidir.
    6. Sütlaç Sahanı: Küçük boyutta, çukur bir sahandır.
    7. Kaymak Sahanı : Küçük ve basık biçim-dedir.
    [​IMG]
    VII. SITILLAR
    1. At Sıtılı: 30 cm. ağız çapında, 40 cm. yük¬sekliğinde ve kulplu bir sıtıldır. Su konulmaya ya¬rar.
    2. Beri Sıtılı: 25 cm. ağız çapında, 30 cm. yük¬sekliğindedir. At sıtılı gibi tek kulpu vardır. Süt sa¬ğımında kullanılır.
    3. Yoğurt Sıtılı: 15 cm. ağız çapında, 20-25 cm. yüksekliğinde ve tek kulplu bir sıtıldır.
    4. Çocuk Hamam Sıtılı: 6-7 cm. ağız ça¬pında, 10 cm. yüksekliğinde minyatür bir sıtıldır.

    VIII. TASLAR
    1. Hamam Tası: 20 cm. çapında, 4 cm. kenar yüksekliğindedir. Taban yüzeyinin orta kısmı ya¬rım küre şeklinde tümsektir. Bu tümseğin üzerin¬deki bir mile, gövdesi hareket edebilen parçalardan meydana gelmiş balık motifi yerleştirilmiştir. Su ile doldurulmuş tas içersinde hareket eden bu balık, suda yüzer gibi tasa ayrı bir güzellik vermektedir.
    2. Su Tası: 10-15 cm. ağız çapındadır.
    3. Üsküre: Su tasının büyüğü olup ayran için kullanılır.
    4. Şorba (Çorba) Tası: Üsküre büyüklü¬ğünde olup, kapaklıdır.
    5. Gümüş Örneği Tas: Tabandan yukarıya doğru genişleyen, yanları kabartma ve çakma tek¬niğinde bitkisel süslemeli, ayaklı bir tas türüdür. Kalaylandığında gümüş görünümü verdiğinden "Gümüş Örneği" adıyla anılmaktadır.
    6. Tas Kebabı Tası: Tas Kebabı için kullanılır. Gümüş Örneği Tas'ın büyükçesidir.
    7. Kollu Tas: Pekmez, bulgur vb. gıdaların kaynatma işleminde kullanılır.

    IX. LEĞENLER-TEŞTLER
    1. El Leğeni: Berberler tarafından, traş olan ki¬şinin yüzünün yıkanmasında kullanılır. Kenarının bir kısmı insan boğazına geçebilecek şekilde yarım yuvarlak oyulmuştur.
    2. Slepçe: Üzerinde el yıkanılan, ortası çukur, kenarları yassı ve geniş bir leğendir. El leğenine benzer, ondan farklı olarak boğaz geçecek oyuk yeri yoktur ve kapaklıdır. Kapağının üzeri delikli olup sabun konulur.
    3. Hamur Leğeni (Arap Leğeni): Çapı 45-60 cm. arasında değişir.
    4. Köfte Leğeni: Çapı 40-45 cm. arasında de¬ğişir. Kenar yüksekliği 10-15 cm. arasındadır. Çiğköfte yoğurmada kullanılan bu leğenin taban yüzeyi, bulgurun çabuk ezilmesi ve kaymasının önle¬mesi için "Katar Çekici" ile dövülmüştür.
    5. Aş Leğeni (Çorba Leğeni): Çapı 20-30 cm., kenar yüksekliği 6-8 cm. arasında değişen le¬ğenlerdir.
    6. Teşt: Çapı 60 cm.'den büyük olan leğenlere teşt denilmektedir. Çamaşır yıkamada, hamur yo¬ğurmada vb. işlerde kullanılır.

    X. İBRİKLER- SÜLEHYELER (SÜRAHİLER)
    1. Abdest İbriği: Abdest almada kullanılır.
    2. Sulaklık İbriği: Çiçek sulamada kullanılır.
    3. Şekerli Kahve İbriği (Cezve): Şekerli kahve (Türk Kahvesi) pişirmede kullanılır.
    4. Su ve Ayran Sülehyesi (Sürahisi): Kapaklı olur.

    XI. GÜMGÜM VE CEZVELER
    Pirinç levhalardan yapılan gümgümler, acı kah¬venin kaynatılmasında, cezveler ise servis yapılma¬sında kullanılırlar. Üzerleri oyma ve kabartma tek¬niğinde motiflerle süslenmiştir.

    BAKIRCILIKTA KULLANILAN ALETLER
    I- KALEMLER
    Bakırcılıkta, uç kısımlarında kabartma motifler bulunan ve üzerine çekiçle vurulmak suretiyle bu motifleri bakır eşya üzerine basan veya uç kısımları düz olup kazıma tekniği ile süsleme yapan, uzun¬lukları 5-8 cm. arasında değişen çelik çubuklara "Kalem", "Nakış Kalemi" denilmektedir.
    Üzerlerindeki kabartma süslemelere göre ad¬landırılan bu kalemlerin başlıca çeşitleri şunlardır:
    Düz Keski, Eğri Keski, Balık, Kuş, Çiçek, Yarım Ay, Çirtikli Ay, Oluklu, Kuş Gözü, Selvili, Dal ve Kırma.

    II- ÖRSLER
    1. Kenar Örsü: Çok amaçlı bir örstür. Genellikle teşt ve leğenlerin kenar ve diplerinin çe¬kiçlenmesinde, toplanmasında kullanılır.
    2. Düz Nay: Ahşap "Nay Eşeği"ne geçirilerek üzerinde dövme işlemi yapılan demir çubuklara nay denilmektedir. Düz Nay, bunların düz olan türleridir. Düz Nay, Büyük Nay, Orta Nay ve Küçük Nay olmak üzere üç türü vardır. Büyük Nay 2 m., Orta Nay 1.5 m. ve Küçük Nay ise 1m. uzun¬luğundadır. Düz Nay'da kazan ve leğen yanı vuru¬lur.
    3. Acem Nayı: Baş kısmı yuvarlaktır. Sürahi karnı, çaydanlık karnı gibi işlerin yapılmasında kullanılır.
    4. Nay Eşeği: Üs kısmındaki deliğe Nay geçiri¬len kalın ağaçtan yapılmış bir gereçtir.
    5. Mingil: Acem Nayı'na benzer. 50 cm. yük¬sekliğinde, baş kısmı top bir demirdir. Yere çakıla¬rak kullanılır.
    6. Çirtik Örsü: Tepsi, sahan ve sini ağızlarının çirtiklenmesinde kullanılır.
    7. Kümmük (Kuşak Örsü): Leğenlerin kena¬rına kuşak yapımında ve sini kenarı vurmada kul¬lanılır.
    8. Lüllük Örsü: İbrik lüllüklerinin yapımında kullanılır. Huni biçiminde bir demir olup yere gö¬mülmeyerek üzerinde çalışılır.
    9. Mıh Kalıbı Örsü: Üzerinde çeşitli çaplarda delikler bulunan ve kazan kulplarının mıhını çakmada kullanılan bir örstür.

    10. Tas Mıhı Örsü: Teşt gey'ini çekiçlemede, at sıtılının ağız yerini çıkarmada kullanılır.
    11. Sindan: Üzerinde sini işlemeye, teşt, leğen telleri sarmaya yarayan bir örstür.
    12. Kıskaç: Ateş üzerinde bakır tavlamada, kapları kalaylamada kullanılan kerpetene benzer bir alettir.
    13. Gaziç: Kapların ağızlarına kenar çizgisi çizmeye yarayan demir bir alettir. Üzerindeki hare¬ket edilebilir demir parçası vasıtasıyla çizgiler ara¬sındaki mesafe ayarlanmaktadır.
    14. Yege (Eğe): Bakır üzerindeki çapakları düzlemeye yarar.
    15. Demir Pergel: Kapların tabanına, daire motifler çizmeye yarar.
    16. Endirek: Bakır kapların ateşte tavlanma¬sında kullanılan ucu eğri şiş. Bu alet kalaycılar ta¬rafından da kullanılmaktadır.

    III- ÇEKİÇLER
    1. Miyene: Düz çekiçleme ve şekil vermede kullanılan bir çekiçtir.
    2. Neri: Çırtma çıkarılan teşt ve sinilerin toplan¬masında kullanılır. İnce ve orta neri'den daha kaba bir çekiçtir.
    3. Uzun Neri: 25 cm. boyundadır. Yüksek ke¬narlı teştlerin gey'ini doğrultmada kullanılır.
    4. İnce Neri: Teşt ve sininin geyini düzle¬mede, kümmük vurmada kullanılan bir çekiç türü¬dür. İnce ağızlıdır.
    5. Orta Neri: Çırtma çıkarmada (kenar dalgası yapma) kullanılır. İnce neri'ye göre biraz kalındır.
    6. Katar Çekici (Ağzı Yuvarlak Neri): Köfte leğeninin taban yüzeyini çekiçlemede kullanı¬lan, ağız kısmı yuvarlak demir bir çekiçtir. Çiğköfte leğeninin tabanında pürüzlü bir yüzey meydana getirir ki, bu da bulgurun çabuk ezilmesini ve yoğurma esnasında bulgurun kaymamasını sağlar.
    7. Tel Sarma Çekici: Bakır kapların ağız ke¬narlarına sarılan teli sıkıştırmaya yarar.
    8. Ablasım: İki ağızlı bir çekiçtir. Ağızlardan biri kare (miyene), diğeri dikdörtgen (ince nerı) bi¬çimindedir. Kunduracı çekicine benzeyen bu çekiç, tel doğrultmada kullanılır.
    9. Tokmak: Ahşaptandır. Toplama ve dü¬zeltme işinde kullanılır.

    BAKIRCILIKTA KULLANILAN TERİMLER

    Ağız Bağlama: Tel sarmak amacıyla leğenin ağzına yuva açılarak şekil verilmesi.
    Çırtma Çıkarmak : Sini kenarının toplan¬ması.
    Çirtik: Sahanların kenarlarına yapılan tırnaklı süsleme.
    Gaziçlemek: Kaplara ağız ve kenar çizgisi çizmek. Bunu çizen alete "Gaziç" denilir.
    Gey: Leğen ve kazanların taban yüzeyinin ke¬narla birleştiği nokta.
    Gey Vurma: Leğen ve kazanların taban yüzey¬lerinin kenarla birleştiği kısmının (Gey) yapılması.
    Kaynak: Bakır levhanın bir tarafına açılan dişler vasıtasıyla diğer bir levha ile birleştirilmesi. Çekiçle dövülerek birleştirilen bu kısım, daha sonra kaynak yapılır.
    Ham Almak: Kaynağın dövülerek düzlen¬mesi.
    Kümmük Vurma (Kabara): Teştin ağız kısmının ince Neri ile vurulması.
    Lüllük: İbrik ve cezvelerde suyun aktığı ince uzun ağız.
    Melemet: Eski ve kırık kapların onarılması.
    Toplama: Teşt ve leğenlerin kenarlarının ah¬şap tokmakla düzeltilmesi.
    Yan Vurma: Leğen ve teşt yanlarının çekiç¬lenmesi.

    Eski Bakırcı Ustaları:
    Kör Müslüm, Ebu Davud, Kazancı Müsbeh, Kazancı Ömer, İbrahim Kalaycı, Ahmet Bakırcı, Nuri Örs, Yasin Örs, Hasan Diyar, Hakkı Tamkoç, Salih Aktaş, Şükrü Atlıoğlu, Arap Maksut, Mehdi Kazancı, Hadi Kazancı, Aziz Uçar, Halil Uçar, Kadir Uçar, Mehmet Uçar, Abdullah Bakır, Hacı Osman Bakır, Mustafa Kalaycı, Yusuf Kalaycı, Ramazan Toprak, Nabi Toksöz, Yahya Çavuş, Ahmet Halfe, Mehmet Çirkin, Aziz Demirözü, Şefik Döğücü, Halil Bal, Hacı Ahmet Canbaz, Mahmut Nehir, Mehmet Külekçi ve Mahmut Güzel.
    Yukardaki isimlerden de anlaşıldığı gibi, ustala¬rın büyük bir kısmı Bakırcılık sanatı ile ilgili "Kazancı", "Kalaycı", "Bakır", "Bakırcı", "Örs", "Demirözü" ve "Döğücü" soyadlarını almışlardır.

    Genç Kuşak Bakırcı Ustaları:
    Genç kuşak bakırcı ustalarının tamamı, eski us¬taların çocukları ya da torunlarından oluşmaktadır.
    Mehmet Demirözü, Ömer Bakır, Halil Toprak, Mehmet Çirkin, Adil Külekçi, Hüseyin Çirkin, Halil Nehir, Mustafa Bakır, Durak Toprak ve Mahmut Çirkin genç kuşak bakırcı ustalarıdır.
     

Bu Sayfayı Paylaş