Şanlıurfa el Sanatları Ağaç Oymacılığı

'G.Anadolu Bölgesi' forumunda KaRDeLeN tarafından 9 Şubat 2010 tarihinde açılan konu

  1. KaRDeLeN

    KaRDeLeN Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Şanlıurfa el Sanatları Ağaç Oymacılığı konusu
    Şanlıurfa EL SANATLARI AĞAÇ OYMACILIĞI
    AĞAÇ OYMACILIĞI

    Evlerdeki ve Şanlıurfa Müzesi'ndeki kapı, pen¬cere, dolap kanatlarına, sandık ve ayna gibi diğer ahşap eserlere bakıldığında ağaç oymacılığın Şanlıurfa'da çok eski ve parlak bir geçmişe sahip olduğu anlaşılmaktadır.
    [​IMG]
    Marangozluk sanatı Urfa'da "İnce Neccârlar" ve "Kaba Neccârlar" olmak üzere iki ayrı gruptaki us¬talar tarafından sürdürülmektedir. Kaba neccârlar bugünkü Neccâr Pazarı denilen çarşıda halen sanat¬larını sürdürmekte, adından da anlaşılacağı üzere kaba ürünler imal etmektedirler.
    İnce Neccârlar ise, Karameydan mevkiinde bugünkü Postanenin ye¬rinde bulunan Halkevi ile Yusuf Paşa Camii arasın¬daki dükkânlarda çalışırlardı. İşlemeli kapı, pencere kanatları, çeyiz sandıkları ve aynalar bu esnaf tara¬fından üretilmekteydi. Buradaki dükkânlar za¬manla kapatılmış olup, kapı ve pencere kanatları günü¬müzde her türlü oyma ve süslemeden yoksun ola¬rak değişik yerlere dağılmış marangozlar (İnce Neccârlar) tarafından imal edilmektedir.



    Evlerdeki kapı ve pencere kanatları Urfa'daki ağaç eserler arasında önemli bir yer tutmaktadır. Ağacın çabuk yıpranan bir madde olması, hele bu¬nun her gün bir çok kez açılıp kapanarak, zaman zaman hızla çarpılarak, evin yıkandığı sıralarda su değdirilerek daha da çabuk tahrip olmasına yol açı¬lan kapı ve pencerelerde kullanılmış olması, ağaç eserlerinin çok eski örneklerinin günümüze kadar ulaşmamasına neden olmuştur. 1716-1721 tarihle¬rine ait Rızvaniye Camii'nin bu tarihten kalma ka¬pısı, Eyyûbi Medresesi'nin yerine 1781 tarihinde inşa edilen Nakibzâde Hacı İbrahim Efendi Medresesi Kütüphânesi'nin aynı tarihten kalan ka¬pısı dışında, tarihleri daha öncelere götürülebilecek ağaç eser Urfa'da bulunmamaktadır.

    Urfa evlerindeki ağaç süslemeli kapı ve pencere kanatlarının üzerlerindeki kitabelerden, bu eserle¬rin 1835, 1854, 1859, 1868 ve 1875 tarihlerine ait ol¬dukları ve Neccâr Mehmet, Yeşilneccârzâde Bekir, El-Hac Hüseyin ve
    Ahmet Hamdi adlarındaki yerli ustalar tarafından yapıldıkları anlaşılmaktadır.
    Urfa evlerindeki ağaç süslemeli kapı ve pencere kanatlarının üzerlerindeki kitabelerden, bu eserle¬rin 1835, 1854, 1859, 1868 ve 1875 tarihlerine ait ol¬dukları ve Neccâr Mehmet, Yeşilneccârzâde Bekir, El-Hac Hüseyin ve Ahmet Hamdi adlarındaki yerli ustalar tarafından yapıldıkları anlaşılmaktadır.

    Ancak, kitabesiz bazı kapı ve pencere kanatlarının daha başka tarihlerde ve başka ustalar tarafından yapılmış olabileceği düşünülecek olursa usta sayı¬sını arttırmak mümkündür. Kapı ve pencere kanatları dışında, Urfa'daki ağaç oymacılığının güzel örneklerine oda duvarları kap¬lamalarında, tavanlarda, camhâne tabir edilen niş¬lerde, sandıklarda ve ayna çerçevelerinde rastla¬nılmaktadır.

    Urfa'daki ağaç eserlerde başlıca iki üslûp göze çarpmaktadır.

    1- Urfa'nın yerli ustalarına mal edemeyeceğimiz, 18. yüzyıl Türk Süsleme Sanatı özelliklerini yansı¬tan eserler.
    Bunlara Rızvaniye Camii kapısı ile müezzin mahfilinin alt kısımı ve Nakipzâde Hacı İbrahim Efendi Medresesi Kütüphâne odasının kapısı örnek olarak gösterilebilir.

    2- Urfalı sanatkârlar tarafından yapılan ve ma¬halli üslûp taşıyan eserler.
    Bu gruba örnek olarak evlerdeki kapı ve pencere kanatları, duvar kaplamaları, sandıklar ve ayna çer¬çeveleri gösterilebilir.
    Urfalı sanatkârlar tarafından yapılan ağaç eser¬lerde 50'nin üzerinde değişik kompozisyon dikkat çekmektedir. Bir vazodan çıkan dallara bağlı pal¬metler, tam ve yarım dairelerin kesişmesinden olu¬şan kompozisyonlar, dairesel bir eksen çevresinde biribirini kesen çemberlerin oluşturdukları çeşitli rozetler, bir çiçek rozeti etrafından çark-ı felek şek¬linde dönen dallara bağlı çok dilimli palmetler, rumi ve palmetlerden oluşan değişik bordürler ev¬lerdeki ağaç eserlerde en çok rastlanılan mahalli üslûptaki süslemelerdir.


    [​IMG]
    Kapı ve pencere kanatlarındaki süslemelerde simetri esası göz önünde tutulmuş, motifler bulun¬dukları yerlerin şekline göre değerlendirilmiştir. Urfa'daki ağaç eserlerde ağaç işçiliği tekniklerinden oyma, geçme (kündekâri), kafes, muşarabiye ve kakma teknikleri büyük bir ustalıkla uygulanmıştır.
    Kapı kanatlarında görülen bitkisel ve geometrik süslemeler yanında, Arap harfleriyle ustalıkla ya¬zılmış ve hat sanatının güzel örneklerini içeren ki¬tabeleri ayrı bir süsleme ögesi olarak değerlendir¬mek gerekmektedir.

    Bu kitabelerde çok güzel istif edilmiş; "Maşaallah", "Ya müfettihül ebvab-İftah lena hayrül bab", "Allahu Veliyül Tevfik-Nimel mevla ve nimel refik", "İlahi ta felek daim ki arşu ferş ola kaim-Sana ömrü ebed versin Hüda-i Baki daim", "Açıldıkça kapansın çeşm-i ada-Bihakki sure-i inna fetahna" dizelerine rastlanılmaktadır.

    Bugün tamamen terkedilmiş olan ağaç oymacı¬lığı sanatından günümüze kalan ve eski Urfa evle¬rini süsleyen değerli birer tablo güzelliğindeki süs¬lemeli kapı ve pencere kanatlarını, bilinçsizce yapı¬lan tahribatlarla kırılıp yakılmak veya hor kullan¬mak suretiyle tahrip edilmelerini önlemek amacıyla geçtiğimiz yıllarda Şanlıurfa Müzesi'nin toplama çalışmaları olumlu sonuçlar vermiş, ata yadigârı bu eserlerin en güzel örnekleri müzede toplanmıştır.
     

Bu Sayfayı Paylaş