Şafi Mezhebinde Namaz Sünnetleri

'Dinimizin Direği Namaz' forumunda KaRDeLeN tarafından 5 Haziran 2009 tarihinde açılan konu

  1. KaRDeLeN

    KaRDeLeN Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Şafi Mezhebinde Namaz Sünnetleri konusu
    ŞAFİİ MEZHEBİNDE "NAMAZIN SÜNNETLERİ"

    Fıkıh'ta sünnet, Hz Peygamber'in vacib olmayarak yapmış olduğu şeyleri ifade eder Namazın sahih olması için birtakım şart ve rükûnların olduğunu söylemiştik Bir de namaz kılan kişiden istenen, namazın bir*takım sünnetleri vardır Fakat bunlar farz gibi zorunlu olarak istenmez Bu sünnetlere riayet eden sevap alır, riayet etmeyen ise günahkâr olmaz Bu sünnetler namazdan öncej namaz içinde ve namazdan sonra olmak-üzere üç kışıma ayrılır:

    A, Namazdan Önceki Sünnetler


    Namazdan önceki sünnetler üç tanedir:
    1 Ezan
    Ezanın tarifi, delilleri, şartlarının beyanı ve bununla ilgili meseleler daha önce geçmişti
    2 İkâmet (Kamet)
    Kâmet'in tarifi, şartlarının beyanı, ezan ile kamet arasındaki farklar daha önce zikredilmişti
    3 Sütre
    Kişinin namaz kılarken önüne -duvar, direk, baston gibi- bir sütre alarak önünden geçenlerle kendi arasında bir perde yapması, hiçbir şey yoksa önüne bir çizgi çekmesi sünnettir
    Abdullah b Ömer şöyle rivayet ediyor: "Hz Peygamber bayram günü (namaza) çıktığında (hizmetçisine) bir harbe taşımasını emrederdi (O harbe namazda) karşısına dikilir, kendisi de ona doğru namaz kılar, halk da arkasında namaza dururdu Bunu seferde de yapardı"[1]
    En efdal olanı, sütrenin secde yerine yakın olmasıdır; zira Sehl b Sa'd şöyle rivayet ediyor: 'Hz Peygamber'in musallası (namaz kıldığı yer) ile (kıble cihetindeki) duvar arasında bir davar geçebilecek kadar yer vardı1[2]

    B Namaz İçindeki Sünnetler


    Namaz içindeki sünnetler ikiye ayrılır:

    1 Eb'az
    2 Heyet
    Eb'az, namazda terkedildiği takdirde sehiv secdesiyle telafi edilmesi*nin sünnet olduğu şeylerdir
    Heyet, terkedildiği takdirde sehiv secdesiyle telafi edilmesinin sünnet olmadığı şeylerdir
    Sehiv secdesini ve onunla ilgili hususları namazın amelleri bahsinde açıklayacağız Namazdaki eb'âzlar ise şunlardır:

    Eb'âz


    a Birinci Teşehhüd

    Birinci teşehhüd, arkasından selâm gelmeyen teşehhüd'dür Bu da öğle, ikindi, akşam ve yatsı namazlarında ikinci rekattaki oturuştur Bu oturuşta teşehhüd okumak sünnettir Çünkü namazını güzel kılmayan bir kişiye Hz Peygamber şöyle demiştir:
    Namazın ortasında oturduğun zaman önce istikrar bul, sonra sol ayağını yay, sonra teşehhüd oku[3]
    Bu teşehhüd'ün sünnet olduğunun delili, Abdullah b Buhayne'nin rivayet ettiği şu hadîstir: 'Hz Peygamber bir namazda bize iki rekât kıldırdı Sonra (birinci teşehhüd için) oturmadan kalktı Cemaat (ona uya*rak) ayağa kalktı Namazını tamaladığı zaman biz selâm vermesini bekler*ken selâm vermeden önce tekbir aldı ve oturduğu halde (yanılmaktan dolayı) iki secde yaptı, sonra selâm verdi'[4]
    Eğer bu teşehhüd rükün olsaydı, Hz Peygamber onu yerine getirir, sehiv secdesiyle telafi etmezdi
    b Teşehhüd'den sonra Hz Peygamber'e salâvat getirmek Salâvat terkedildiği zaman sehiv secdesi yapmak onu telafi eder
    c Birinci teşehhüd için oturmak
    Böylece birinci teşehhüd'de-, oturmak, teşehhüd okumak ve Hz Pey*gamber'e salât etmek olmak üzere üç tane sünnet olduğu anlaşılmaktadır
    4 Rükün olan son teşehhüd'den sonra Hz Peyğamber'in âline salât etmek
    Son oturuşta rükün olan teşehhüd'ü okuduktan ve Hz Peygamber'e salâvat getirdikten sonra Hz Peyğamber'in âline de salât etmek sünnet'tir Çünkü salât'ın lafzında âl kelimesi de geçmektedir
    5 Sabah namazında ikinci rekâtın itidaline kalkıldığında, Ramazan'ın ikinci yarısında, vitir'in son rekâtında ve hangi namazda olursa olsun son rekâttaki itidâl'de felaketler için kunut okumak sünnettir
    Enes b Mâlik şöyle rivayet ediyor: 'Hz Peygamber dünyadan ayrılıncaya kadar sabah namazında kunut yaptı[5]
    Enes b Mâlik'e, Hz Peyğamber'in sabah namazında kunut yapıp yapmadığı sorulduğunda, şöyle demiştir:
    - Evet, kunut yaptı
    - Rükû'dan önce mi sonra mı?
    - Rükû'dan sonra az bir müddet[6]
    Namaz kılan kişi hangi lafızla olursa olsun Allah'a övgü ve duada bulunursa kunut sünnetini yerine getirmiş olur Meselâ Aüahummağfirli yâ gafuru dese yeterlidir Kunut'un en mükemmel şekli ise, Hz Peygamber'den rivayet edilen kunut duasını okumakla yerine getirilmiş olur
    Hasan b Ali şöyle demiştir: Hz Peygamber bana birkaç kelime öğ*retti, vitir'de onları okuyordum:
    Ey Allahim! Verdiğin hidayetinde beni daim kıl! Verdiğin afiyetlerle beni afiyette kıl Emanına aldığın yerde beni de emanına al! Bana verdiğini mübarek kıl! Kaza ettiğin şeyin şerrinden beni koru! Sen hükmedersin, fakat kimse sana hükmedemez Senin dost edindiğin zelil kılınamaz Senin düşman olduğun aziz olamaz Sen yücesin, ey Allahım sen büyüksün[7]
    İmam'ın bu lafızları cermsigası olarak; ihdini yerine ihdim, afini ye*rine afim, tevelhnî yerine tevellena şeklinde okuması gerekir
    Hişam'ın, Muhammed b Sirin'in ashabından rivayet ettiğine göre Ubey b Ka'b (Ramazan'da) onlara imamlık yapıp Ramazan'ın son yansında kunut yapmıştır[8]
    Ebu Hüreyre şöyle rivayet ediyor: 'Hz Peygamber sabah namazının ikinci rekâtında başını rükû'dan kaldırdığı zaman ellerini kaldırıp kunut duası okurdu'[9]
    Âlimler şu ibarenin eklenmesinin de müstehab olduğunu söy*lemişlerdir
    Namazın Sünnetleri
    Hükmettiğine karşılık hamd sana mahsustur Ey Rabb'imiz! Senden mağfiretini diler ve sana yöneliriz Peygamber Efendimiz (en-Nebiyyü'l-timmî olan) Hz Muhammed'e, âline ve ashabına salât u selâm eyle! Nitekim bu hususta dua ve zikirden sonra Hz Peygamber'e getirilen
    sa/âvat hakkında sahih hadîsler vardır[10]
    Kunut okurken elleri kaldırmak sünnettir Ellerin iç kısımları göğe doğru olmalıdır
    • Heyetler
    Biz daha önce heyetlerin, namazın sünnetlerinden olduğunu, terke- dilmesi halinde sehiv secdesiyle telafi edilmesinin sünnet olmadığını, Eb'azlann ise sehiv secdesiyle telafi edileceğini söylemiştik Namazdaki heyetleri şöyle sıralayabiliriz:
    1 Tahrim tekbiri alırken, rükû'ya giderken ve rükû'dan kalkarken el*lerin kaldırılması sünnettir
    Bu sünneti yerine getirmenin keyfiyeti şöyledir: Ellerin ayaları kible'ye doğru açılıp parmaklar yayılmalıdır Baş parmaklar kulak memeleri hizasında olup ellerin ayaları açık olmalıdır
    İbn Ömer şöyle rivayet ediyor: 'Hz Peygamber namaza durduğu zaman ellerini omuzları hizasına kadar kaldırır, sonra tekbir alırdı Rükû'a gitmek istediği zaman da, rükû'dan kalktığı zaman da böyle yapardı Fakat secdeye gittiğinde ve secdeden kalktığında böyle yapmazdı'[11]
    2 Vakfe'de sağ eli sol elin üzerine koymak
    Bunun şekli şöyledir: Sağ eli sol elin üzerine koyup sağ elin parmak*larıyla sol elin bileğini tutmalı, elleri göbeğin üstüne göğsün de altına koymalıdır
    Vail b Hucr şöyle rivayet ediyor: 'Hz Peygamber namaza başladığı zaman ellerini kaldırıp tekbir alır, sonra sağ elini sol bileği üzerine ko*yardı'[12]
    3 Kıyamdayken secde yerine bakmak
    Namaz kılan kişinin bakışlarını sağa sola çevirmesi mekruhtur Yukarıya veya önündeki birşeye -Kabe bile olsa- bakması mekruhtur' Sünnet olan, devamlı secde yerine bakmaktır Kişi teşehhüd okurken işaret ettiği parmağına bakabilir Böyle yapılmasının delili Hz Peygamber'in fiilidir ,
    Teveccüh
    4 Tekbir'den sonra namaza teveccüh okuyarak başlamak Teveccühün lafzı, Hz Ali'nin rivayet ettiği şu lafızlarla okunmalıdır
    Şüphesiz ki ben, yüzümü bir muvahhid olarak o gökleri ve yerleri yaratmış olan Allah'a yönelttim Ben müşriklerden değilim Şüphesiz benim namazım, ibadetlerim, hayatım ve ölümüm hiçbir ortağı olma*yan âlemlerin rabbi Allah'ındır Ben ancak bununla emrolundum ve ben müslümanlardanım[13]
     
  2. KaRDeLeN

    KaRDeLeN Özel Üye

    Teveccüh'ün Müstehab Olduğu Yerler


    Teveccüh duasını, farz ve nafile namazların başında Fatiha okuma*dan önce -tek başına kılan için de imam için de- cemaat içinde okumak müstehab'dır
    Eğer besmele çekilmiş veya Fatiha okunmuş veya euzübillahi min'eş-şeytan'ir-racim denmişse, başa dönüp yeniden teveccüh duasını okumak uygun değildir Unutarak böyle yapmak da hükmü değiştirmez
    Cenaze namazında teveccüh duası okumak müstehab değildir Vakit dar olduğu zaman farz namazda da okumak müstehab değildir Teveccüh duası okunduğunda vaktin çıkma ihtimali varsa okunma*malıdır
    5 Teveccüh'ten sonra eûzu billahi min'eş-şeytan'irracim demek
    Bunu takiben Fatiha okunmalıdır Fatiha okunduktan sonra eûzu çekilmez Tekrar başa dönüp eûzu çekmek mekruh'tur
    Kur'an okuduğun (okumak istediğin) zaman kovulmuş şeytandan
    Allah'a sığın!
    (Nahl/98)
    6 Kur'an'ı, sesli okunması gereken yerde sesli, sessiz okunması gere*ken yerde sessiz okumak
    Kur'an'ı sabah namazında, akşam ve yatsı namazının ilk iki rekâtında, Cuma, Bayram, Ay Tutulma, Yağmur, Teravih ve Ramazan'da kılınan Vitir namazında tek başına kılan için de, imam için de, cemaat için de açıktan okumak sünnettir Bunların dışındaki namazlarda işe gizli okumak sünnettir Bunun böyle olduğuna bir çok hadîs delâlet eder Onlardan bazılarını aşağıda zikrediyoruz:
    Cübeyr b Mut'im babasından şöyle rivayet etmektedir: 'Ben Hz Peygamber'in akşam namazında Tur sûresini okuduğunu işittim'[14]
    Berâ b Âzib şöyle rivayet etmiştir: 'Hz Peygamber'in yatsı na*mazında Tin sûresini okuduğunu işittim Ondan daha güzel sesli bir kim*seyi dinlemiş değilim' [15]
    İbn Abbas şöyle rivayet ediyor: 'Hz Peygamber, ashabına namaz kıldırıyordu Onlar namazda okuduğu Kur'an'ı işitince kulak verdiler'[16]
    Ebu Katade şöyle demiştir: 'Hz Peygamber bize namaz kıldırdı Öğle ve ikindi namazlarındaki ilk iki rekâtta Fatihatu'l-Kitab ile birer sûre okurdu'[17]
    Hz Peygamber'in aşikâr okuduğunu bildiren hadîsler daha önce geçmişti
    Ubade b Samit şöyle rivayet ediyor: Biz Hz Peygamber'in arkasında sabah namazını kılıyorduk Hz Peygamber okurken cemaatin okuması ona ağır geldi Namazı kılınca 'Siz imamınızın arkasında okuyor musu*nuz?' dedi Biz 'Evet, okuyoruz1 dedik Hz Peygamber 'Fatiha'dan
    başkasını okumayın Hakikat şu ki Fatiha okumayanın namazı olmaz' bu*yurdu[18]
    İmam işitmediği zaman gizli okunmuş sayılır İşte bu hadîsler Hz Peygamber'in, hazır olanlara işittirecek kadar yüksek sesle okuduğuna delâlet eder Sözü geçen yerlerin dışında gizli okumanın delili de şu ha*dîstir:
    Bir kişi Habbab'a şöyle sordu:
    - Hz Peygamber öğle ve ikindi namazlarında okuyor muydu?
    - Evet
    - Peki, okuduğunu nasıl anlıyordunuz?
    - Sakalının hareketinden anlıyorduk[19]
    Ebu Hüreyre şöyle demiştir: 'Hz Peygamber her namazda okurdu Hz Peygamber'in bize açıktan okuduğu yerde biz de size açıktan okuyo*ruz Gizli okuduğu yerde biz de size gizli okuyoruz'[20]
    Sahabîler, Hz Peygamber'in sözü geçen yerlerin haricinde sesli okuduğunu nakletmemişlerdir Özel namazların delilleri ise yerlerinde belirtilecektir
    Gece kılınan mutlak nafile namazlarda ne gizli ne de aşikâre olma*dan, kıraat normal şekilde yapılmalıdır
    Namazında açıktan okuma, sesini fazla da kısma, ikisi arasında bir yol tut
    (İsra/110)
    7 Fatiha'dan sonra âmin demek
    Veleddâllîn'den hemen sonra âmin denilmelidir Namaz kılan kişinin her namazda Fatiha'dan sonra âmin demesi sünnettir Sesli kılınan na*mazlarda sesli olarak, sessiz kılınan namazlarda sessiz olarak âmin den*melidir Cemaat de imam'a tâbi olarak yüksek sesle âmin demelidir Âmiriin anlamı 'Yâ rabbî! Duamızı kabul et!' demektir Hz Peygamber şöyle demiştir:
    Sizler (namazda) âmin dediğiniz zaman melekler de semada âmin derler Kimin âmin demesi, meleklerin âmin demesine tevafuk ederse o kişiye geçmiş günahları bağışlanır[21]
    İmam âmin dediği zaman arkasından siz de âmin deyin Çünkü ki*min âmin demesi, meleklerin âmin demesine tevafuk ederse o kişiye geçmiş günahları bağışlanır[22] Ebu Hüreyre şöyle rivayet etmiştir: 'Hz Peygamber ğayri'l-mağdûbi aleyhim veleddâllîn dediği zaman, birinci saftakilerin işitebileceği şekilde (açıktan) âmin derdi'[23]
    Hz Peygamber âmin dediği zaman mescid âdeta sallanıyordu
    [24] 8 Fatiha'dan sonra Kur'an'dan birşey okumak
    Ne kadar kısa olursa olsun Kur'an'dan herhangibir sûre okumak veya peşpeşe gelen üç ayet okumakla sünnet yerine getirilmiş olur
    Farz namazların birinci ve ikinci rekâtlarında zammı sûre okumak da sünnettir Bu tek başına kılan için de imam için de böyledir İmarn'a uyan kişinin gizli okunan namazlarda ve imam'ın okumasını işitmediği durumlarda okuması sünnettir
    Sabah ve öğle namazlarında Hucurât ve Rahman sûreleri gibi Tıva-İ'ul-Mufassal denilen sûreleri okumak sünnettir İkindi ve yatsı na*mazlarında Şems sûresi gibi Avasıt'uî-Mufassal denilen sûreleri okumak sünnettir Akşam namazında ise îhias sûresi gibi kısa sûreleri okumak sünnettir
    Ebu Hüreyre şöyle demiştir: 'Namazı, falan adamın namazından daha fazla Hz Peygamber'in namazına benzeyen bir kimsenin arkasında namaz kılmadım Onun arkasında namaz kıldığımda öğle namazının bi*rinci ve ikinci rekâtlarını uzatıyor, üçüncü ve dördüncü rekâtlarını hafif tutuyordu İkindi namazında hafif, akşam namazında ise Kusar'ul-Mufassai denilen sûrelerden okuyordu Yatsı namazında Şems ve benzeri sûreleri, sabah namazında da iki uzun sûre okuyordu[25]
    Cuma sabahında birinci rekâtta Secde, ikinci rekâtta Hel Eta sûresini okumak sünnettir
    Ebu Hüreyre şöyle rivayet ediyor: 'Hz Peygamber Cuma günü sabah namazının birinci rekâtında Secde, ikinci rekâtında ise Hel Eta sûresini okuyordu'[26]
    Bütün namazların birinci rekâtını, ikinci rekâtından daha uzun tut*mak sünnettir Çünkü Hz Peygamber birinci rekâtta uzun, ikinci rekâtta kısa okuyordu[27]
    9 İntikal tekbirlerini almak
    Daha önce namazda tahrim tekbiri'nin rükün olduğunu ve onsuz namazın sahih olmadığını belirtmiştik Tahrim tekbirini alıp namaza du*rulduktan sonra her intikal'de (kıyam'dan rükû'ya, itidal'den secde'ye gittiğinde), tahrim tekbiri gibi tekbir almak sünnettir Ancak rükû'dan kal*karken tekbir yerine semiallahu lknen hamideh, Rabbena ve leke'1-hamd (Allah, hamdini yapan kimsenin duasını kabul eder Rabbimiz! Hamd sana mahsustur) denmelidir
    Ebu Hüreyre şöyle rivayet etmiştir: "Hz Peygamber namaz kıldığında ayakta iken (ihram) tekbiri alırdı Sonra rükû'ya giderken tekbir alırdı Sonra rükû'dan belini doğrulturken semiallahu limen hamideh, sonra ayakta iken rabbena ve leke'1-hamd derdi Sonra secdeye giderken tekbir alırdı Sonra başını secdeden kaldırırken tekbir alırdı Sonra ikinci secdeye giderken tekbir alır, sonra başını ikinci kez kaldırırken tekbir alırdı Sonra tamamlayıncaya kadar bütün namazda böyle yapardı İkinci rekâtı bitirip oturduktan sonra ayağa kalkarken de tekbir alırdı"[28]
    10 Rükû ve secde'de tekbir getirmek
    Rükû ve secde'de tekbir getirme şöyledir: Rükû'ya varıp da itminana kavuştuktan sonra üç defa subhane rabbiye'1-azim ve bi hamdihi denir Secde'ye gidip istikrar bulunca da üç defa subhane rabbiye'1-a'lâ ve bi hamdihi denir Bu en az derecesidir Eğer beş, yedi ve daha fazla söyle*nirse sevabı daha çok olur
    11 Teşehhüd için oturulduğunda elleri dizlerin üzerine koymak Bu şöyle yapılır: Sol el açılıp parmakların bir kısmı diğerlerine yapıştırılır Parmak uçları diz kapaklarına kadar uzatılır İşaret parmağı hariç sağ el kapatılır Bu parmağa sebbabe parmağı denir Bu parmak bükülerek diz üzerine konur İllallah kelimesi söylenirken bu parmakla tevhid'e işaret edilir; birliğin sembolü olarak kaldırılır İşaret yapılmadığı takdirde namazın sonuna kadar parmağı kalkık tutmak sünnettir
    İbn Ömer şöyle rivayet ediyor: 'Hz Peygamber namazda oturunca ellerini dizleri üzerine koyardı Sağ elinin işaret parmağını kaldırır, onunla Allah'ın birliğine işaret ederdi Sol elini de -parmaklarını uzatarak-sol dizi üzerine koyardı'[29]
    12 İlk celse'de iftiraş, son celse'de de teverruk yapmak Teverruk, namaz kılan kişinin sol kalçası üzerine oturup sağ ayağını dikmesi, sol ayağını da sağ ayağı altından çıkararak oturmasıdır Teverruk un kökü olan verk, bacak demektir
    İftiraş ise namaz kılan kişinin sağ ayağını dikip sol ayağı üzerine oturmasıdır
    Ebu Humeydî es-Saidî şöyle rivayet ediyor: 'Ben Hz Peygamber'in namaz kılışını hepinizden daha iyi hatırlıyorum' dedikten sonra şöyle de*vam etti: 'Hz Peygamber ikinci rekâtın sonunda sağ ayağını dikip sol ayağı üzerine otururdu Son oturuşta ise sol ayağını sağ ayağının altından çıkarıp sağ ayağını da dikerek makatı üzerine otururdu1[30]
    13 İbrahimî salâvatlan getirmek ve teşehhüd'den sonra dua etmek Son teşehhüd'de Hz Peygamber'e salâvat getirmenin farz (rükün) olduğu daha önce söylenmişti Bu salât hangi lafızla söylenirse söylensin yeterlidir İster Alhhumme saîli ala Muhammed densin, ister Allahumme salli alâ âl-i Muhammed densin, farketmez Fakat İbrahimî salâvatları okumak sünnettir Bu salâvatların lafızları daha önce geçmişti Bu salâvatlardan sonra kabir azabından, ateş azabından Allah'a sığınmak veya kişinin dilediği şekilde kendisi için dua etmesi sünnettir Ancak bu dua ve istiazeler, teşehhüd ve salâvatın toplamından fazla olmamalıdır Hz Peygamber şöyle buyurmuştur:
    Sizden biri teşehhüd yaptığı zaman şu dört şeyden Allah'a sığınarak şöyle desin: 'Ey Allahım! Cehennem azabından, kabir azabından, hayat ve ölüm fitnelerinden ve Mesih Deccal fitnesinin şerrinden Allah'a sığınıyorum!'[31]
    14 Namazda ikinci selâmı vermek
    Daha önce sağ tarafa verilen birinci selâmın rükün olduğunu söy*lemiştik Birinci selâm verildikten sonra rükün ve vacibler tamamlanmış olur Sol tarafa ikinci selâmı vermek ise sünnettir
    Sa'd şöyle rivayet ediyor: 'Ben Hz Peygamber'i sağ ve sol tarafına selâm verirken gördüm Hatta (bu sırada arkadan) yanağının beyazlığını da görürdüm'[32]
    Abdullah b Mes'ud şöyle rivayet etmiştir: 'Hz Peygamber -yanağının beyazının (arkadan) görüneceği şekilde- sağ ve soluna es-seîâmu aleykum ve rahmetullahi, es-selâmu aleykum ye rahmetullahi diye selâm verirdi'[33]
    15- Namazda huşu içinde olmak
    Huşu dilin okuduğu Kur'an, zikir ve dualara kalbin uyanık olarak dikkat etmesi, okunanların anlamını düşünüp onlarla hemhal olup rabbi ile münacaat ettiğinin bilincinde olması demektir Bu huşu, en azından namazın bir bölümünde bulunmalıdır Zira gaflet, namazın tümünde de*vam ederse namaz fasid olur Namazın tümünde huşu içerisinde olunduğu takdirde sünnete en mükemmel şekilde uyulmuş olur Hz Peygamber şöyle buyurmuştur:
    Bir namaz (vakti) geldiğinde abdestini, huşû'unu ve rükû'unu güzel yapan her müslümana -büyük günah işlemediği müddetçe- o namazı önceki günahlarına kefaret olur Namazın kefaret olması her zaman sözkonusudur[34]
    İşte bütün bunlara namazın heyetleri denir Namaz kılan kişi bunlar*dan birini terkederse, onun için sehiv secdesi yapması sünnet değildir Ama namazın Eb'az'Ianndan biri terkedilirse, onu telafi etmek için na*mazın sonunda sehiv secdesi yapmak sünnettir
     
  3. KaRDeLeN

    KaRDeLeN Özel Üye


    C Namazdan Sonraki Sünnetler


    1 Namazın akabinde zikir ve dua etmek sünnettir
    Sevban şöyle rivayet ediyor: Hz- Peygamber selâm verip namazı bi*tirdiği zaman üç defa istiğfar eder ve şöyle derdi:
    Ey Allahım! Selâm sensin, selâmet ancak senden olur Çok ulusun, ey celâl ve ikram sahibi![35]
    Cemaatin öğrenmesi için imam'm bunları sesli okumasında bir mah*zur yoktur Fakat cemaat öğrendikten sonra imam sessiz okumalıdır
    İbn Abbas şöyle diyor: 'Hz Peygamber zamanında cemaat namazı bittikten sonra sesli olarak zikredilirdi'[36]
    Hz, Peygamber şöyle buyurmuştur:
    Birtakım muakkibat (namazdan sonra söylenecek güzel kelimeler) vardır ki onları söyleyen kimse hiçbir vakit ziyanda olmaz: Her farz namazın arkasından 33 kere teşbih, 33 kere tahmid ve 33 kere de tekbir[37]
    Her namazdan sonra kim 33 kere Allah'ı tekbir ederse (33 kere Allah'a hamdeder ve 33 kere de Allah'ı teşbih eder) -ki bunlar böyle*likle 99 eder- ve akabinde de Lâ ilahe illallahu vahdehu lâ şerike leh lehu'l-mülkü ve lehu'î-hamdu ve huve alâ külli şey'in kadîr diyerek bunu 100'e tamamlarsa, o kulun günahları deniz köpükleri kadar çok olsa bile bağışlanır[38]
    Kim sabah namazından sonra ayağı kıvrık olduğu halde konuş*madan önce on defa Lâ ilahe illallahu vahdehü lâ şerike îehu, lehu'l-mülkü ve lehu'î-hamdu yuhyt ve yumîtu ve huve aîâ külli şey'in kadîr derse ona on hasene yazılır, on seyyiesi silinir ve on derece de yükseltilir Ayrıca o gün akşama kadar her türlü kötülükten ve şeytanın şerrinden korunur[39]
    Muaz b Cebel şöyle rivayet ediyor: Hz Peygamber elimden tuttu ve şöyle dedi: "Ey Muaz! Allah'a yemin ederim ki ben seni seviyorum Ey Muaz! Sana her namazın arkasından (Ey Allahım! Sana zikretmek, şükretmek ve ibadet etmek hususunda bana yardım et!' diye dua etmeni tavsiye ederim"[40]
    Namazdan sonra okunması gereken birçok zikir ve dua varid olmuştur Bunlar Hadîs ve Ezkar kitaplarından öğrenilebilir
    2 Secde yerlerinin çoğalması için farz namazı kıldıktan sonra, nafile namaz için biraz kaymazdır
    Çünkü o yerler kıyamet günü namaz kılan kişi lehinde şehadet eder*ler Fakat farz namazı mescidde kıldıktan sonra, nafile namazları evde kılmak daha efdaldir Hz Peygamber şöyle buyurmuştur:
    (Nafile) namazları evinizde kılın Çünkü farz namaz hariç insanın hayırlı namazı, evinde kıldığı namazdır[41]
    Herhangibiriniz farz namazını gittiği mescidde kılacak olursa, kendi evini de namazdan nasibdâr etsin Çünkü Allah Teâlâ namaz sebe*biyle onun evinde bir hayır yaratır[42]
    3- Mescidde kadınlar varsa erkeklerin -kadınlar çıkıncaya kadar- na*maz kıldıkları yerde durmaları sünnettir
    Çünkü erkeklerle kadınların aynı anda çıkmaları; birbirlerine karışma*ları fesada yol açabilir
    Ümmü Seleme şöyle rivayet ediyor: Hz Peygamber zamanında farz namaz bittikten sonra kadınlar kalkarlardı Hz Peygamber ve ashabı Allah'ın dilediği kadar yerlerinde kalır, sonra Hz Peygamber kalkar, sa-habîler de onunla birlikte kalkarlardı'[43]
    Yine Ümmü Seleme şöyle rivayet etmektedir: (Hz Peygamber selâm verdiği zaman kadınlar selâmlarını verip kalkarlardı Hz Peygamber ise yerinde biraz durduktan sonra kalkardı'[44]
    Ravilerden İbn Şihab ez-Zührî şöyle demiştir: 'Allah daha iyisini bilir Hz Peygamber'in böyle yapması, kadınlarla erkeklerin birbirlerine karışmamaları içindir1​
     

Bu Sayfayı Paylaş