İzmir'in Sorunları

'Ege Bölgesi' forumunda ASİ MARDİNLİ tarafından 22 Mart 2009 tarihinde açılan konu

  1. Sponsorlu Bağlantılar
    İzmir'in Sorunları konusu İzmir'in Sorunları

    İlimiz tarımsal, sınai, ticari, sosyal ve kültürel faaliyetlere sahip olan ender coğrafyalardan bir tanesinde konumlanmaktadır. Dünyanın özel ve istisna mekanlarından bir tanesini yurt edinmiş durumdayız. Ancak, bu şansı en iyi şekilde değerlendirdiğimiz söylenemez.

    Yine de ilimiz 81 il arasından sıyrılarak, ülke ihracatının % 19'unu, ithalatının % 12'sini, imalat sanayiinde yaratılan katma değerin % 12'sini, sanayi üretiminin % 8'ni, ticaretin % 8'ni, GSYİH'nın % 7,5'ni, vergi gelirlerinin % 6'sını üstlenmiş durumdadır.

    Bu verileri kabullenmemiz elbette mümkün değil, çükü İzmir'in hedefleri çok büyük. Kentimiz; "Dünya Kenti İzmir", "Akdeniz'in Yıldızı İzmir" gibi unvanları taşıyacak seviyeye ulaşmalı; ulusal ve küresel arenada başa koşan bir şehir olmalıdır. Nasıl Batı Akdeniz'in Parlayan yıldızı Barcelona ise Doğu Akdeniz'in de İzmir olmalıdır.

    Bizim devamlı olarak betimlemeye çalıştığımız İzmir;

    · Sanayi faaliyetlerinin kent merkezinden desantralize edildiği,
    · Bölgenin ticaret ve kültür merkezi olduğu,
    · Uluslar arası ihtisas fuarları ve kongrelerin düzenlendiği,
    · Turizm odaklı,
    · Tarihi değerlerimizi ve kültürümüzü yansıtan estetik görünümlü,
    · Kimlik sahibi, çağdaş bir kent izlenimi uyandırmalıdır.

    İzmir, bu izlenimi uyandırma yolunda hedefe koşar adım ilerlemesi gerekir iken; adeta sürünüyor. Potansiyelini yeterince kullanamıyor ve hiçte hak etmediği bir süreçte tarih sayfalarını aşındırıyor.

    Bizler şunu unutmamalıyız ki;

    * Limanını bir türlü genişletemeyen,
    * Akdeniz'in en büyük limanı olacak Çandarlı Limanı için 1994 yılından beri ÇED raporunu tamamlatamayan,
    * Yüzyıllardır liman kenti olmasına karşın, liman kalsın mı kalksın mı tartışmasını yapan,
    * 28 yıldır çevre yolunu tamamlayamayan,
    * Fuarlar kenti olmayı hedefleyen ancak, gerçek anlamda bir fuar alanı bulunmayan,

    * Ülkenin en işlek ekonomik trafik yoğunluklarından bir tanesi olan İzmir-Manisa arasını dahi bölünmüş karayolu haline getiremeyen,
    * Kanalizasyon problemini körfezin dibini çamurla doldurduktan sonra ancak 2002 Ekim tarihinde çözebilen,
    * Doğalgazı ülkeye gaz geldikten 15 sene sonra nihayet kullanmaya başlayacak olan,
    * 19 OSB'si olan ancak, yatırımlarını bitiremeyen ve içlerini dolduramayan,
    * Uluslararası uçuşlara kapalı bir uluslararası havalimanına sahip olan,
    * Ülkenin en verimli havzalarına değil baraj; bent, gölet, sulama kanalları dahi yapamayan,
    * Jeotermal, rüzgar ve güneş enerjisi gibi yenilenebilir enerji kaynakları olan ancak bu kaynakları asgari düzeyde kullanan,
    * Ülkenin en gelişmiş demiryolu ağına sahip olan ancak onu kullanmayan,
    * 5.000 yıllık tarihi olan ancak, kent merkezine turist uğramayan bir kentte yaşıyoruz.

    Yıllar boyunca siyasiler, kendine has sebepler ile gerek İzmir'i cezalandırarak, gerek potansiyeline güvenerek, gerekse de başka yörelere öncelik vererek İzmir'in ihtiyaç duyduğu yatırımları devamlı olarak ertelemişlerdir.

    Halbuki, güzel kentimiz ödediği vergi ile, yaptığı atılımlar ile, her türlü alandaki üretkenliği ile Ankara'yı en az sıkıntıya boğan kent olmuştur. Belki de Ankara'nın başını ağrıtamadığımız için İzmir hep ihmal edildi

    Devletin 2002 yılı içerisinde yapacağı toplam 15,5 Katrilyon TL. yatırım harcaması içinde İzmir'e düşen pay sadece 435 Trilyon TL. dır. Bu rakam toplam pastanın % 3'ü bile değildir.

    İzmir, ödeneklerin zamanında gelmesi halinde, ödediği verginin ancak % 10'nunu yatırım olarak geri alabiliyor. İzmir 2001 yılında 2,3 Katrilyon TL. vergi öderken bunu sadece 228 Trilyon TL.'si yatırım olarak geri dönmektedir.

    Öte yandan, geçmişi 20-30 sene öncesine dayanan projelerimiz halen devam ediyor. Örneğin bir Büyük Kanal Projesi 34 yıl, İzmir Çevre Yolu 28 yıldır, Alsancak Limanı tevsii çalışmaları ise yarım yüzyıldır devam ediyor.

    Somut bir örnek vermek gerekir ise, içme suyu amaçlı Gördes Barajı için 2002 yılı ödenek ihtiyacı 28 trilyon TL. iken; verilen ödenek 4 trilyon TL.dir. Ayrıca İzmir ilindeki 5 tarımsal sulama projesi için ihtiyaç 77 trilyon TL. iken; verilen ödenek 6 trilyon TL. dir.

    Durum böyle olunca; liman, ulaşım, doğal gaz, çarpık ve altyapısız kentleşme, enerji, fuar alanı gibi kronik sorunları devam etmekte olan İzmir; ismine, tarihine ve potansiyeline yakışır bir metropol olamamakta, gerekli çekim kuvvetini sağlayamamakta ve bölgedeki ticari, sanayi ve diğer faaliyetlere yeterli hizmetleri verememektedir.

    İzmir'in bu görünümünden sıyrılması, hak ettiği yere gelmesi ve dünya kenti olabilmesi için aşağıda belirtilen sorunların giderilmesi gerekmektedir.

    Bu çalışma Hitay Baran tarafından yapılmıştır
     

Bu Sayfayı Paylaş