İzmir-Çeşme'de Tatil

'Türkiye Tatil Yerleri Hoteller' forumunda Fatma tarafından 16 Şubat 2009 tarihinde açılan konu

  1. Fatma

    Fatma Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    İzmir-Çeşme'de Tatil konusu Çeşme Hakkında

    Çeşme tatil beldesi, kendi adıyla anılan yarımadada, İzmir'in batısında yer alan Çeşme, İzmir'e yakınlığı ile özellikle İzmir'de oturan ve keyifli yaz akşamlarına düşkün İzmirliler için Çeşme tatil yerleri listesinin başında geliyor. İzmir gibi bir merkeze yakınlığı, Ege insanının sıcaklığı, doğa açısından şanslı bir yöre olması, Çeşme'yi mutlaka görülecek tatil mekanları arasında üst sıralara çıkarıyor. Anadolu'nun her köşesinde rastlayabileceğiniz antik eserleri Çeşme'de de görebilirsiniz, ama bizce Çeşme'yi tarihi için değil güneşi, kumu ve cıvıl cıvıl gece hayatı için tercih etmelisiniz.

    Çeşme tatil cennetinde ilginizi çekebilecek başlıca eserler ya da bölgeler şunlardır: Çeşme Kalesi, Kervansaray, Çeşme Ilıcaları, Şifne (Reisdere) Kaplıca ve Çamuru, Yat Limanı, Alaçatı İskelesi, Çeşme-Altınyunus Yat Limanı.

    Çeşme Hakkında

    Çeşme, kuzey rüzgarlarını almadığı için durgun suları olan Altınkum, Pırlanta, Tursite gibi muhteşem koylara sahiptir. Aynı zamanda ILDIRI beldemiz Tunç çağından kalma çok önemli tarihi eserlerle bezenmiştir.Eskiden cüzzamlıların yaşadığı bir manastır olduğu söylenen AYAYORGI, yarım ay şeklinde doğal bir koydur.

    İlk çağda CYSSUS adıyla bilinen Çeşme, Anadolu'nun batı kıyısında MÖ.1000 yıllarında tahmin edilen 12 İyonya kentinden biri olan Erythrai (ERİTRE)'nin Ildırı İskelesiydi.Bu nedenle Çeşme'nin tarihi ile bir arada ele alınması gerekir. Bugün arkeolojik ve turistik yönden büyük önem taşıyan ERİTRE,MÖ.7. ve 8. Yüzyıllarda büyük bir iktisadi güce sahip olmuştur.

    Bu dönemde kent,Doğu Akdeniz ve özellikle Kıbrıs ile ticari ilişkilerde bulunuyor ve (CHIOS) -SAKIZ adası ile birlikte esir ve şarap ticaretini elinde tutuyordu.

    MÖ.2.yüzyılda kent , Bergama krallığına ,daha sonra da Roma İmparatorluğuna bağlanmıştır. Romalılar zamanında Çeşme yöresi CYSSUS adını almıştır.Roma imparatorluğu ikiye bölününce Bizans topraklarında kalan ERİTRE,önemini kaybetmiş,özellikle Put'a ve çok Tanrılı dinlere karşı olan inancın güçlendiği dönemde,kentteki antik yapıların çoğu yıkılıp yakılmıştır.

    Ortaçağda Bizans İmparatorluğu'na bağlı olan ERİTRE ve Çeşme Yöresi ilk olarak ÇAKA BEY zamanında Türklerin eline geçmiştir.M.S. 1081 de Birinci Kılıçaslanın kayınbabası ÇAKA BEY tarafından Selçuklular devrinde KLOZEMENE Yarımadası ele geçirilmiştir. Osmanlılar zamanında Yıldırım Beyazıt tarafından yeniden Osmanlı İmparatorluğu'na bağlanan kent 1402 Ankara Savaşından sonra Timur tarafından tekrar Aydınoğullarına bağlanmış,1422 yılında yeniden Osmanlılara geçmiştir. Birinci Dünya Savaşından sonra yurdumuzun paylaşılmasıyla Çeşme Yunanlılar tarafından işgal edilmiş, fakat Kurtuluş Savaşı'nda,Fahrettin Altay Paşa birlikleri tarafından,16 Eylül 1922'de düşman işgalinden kurtarılmıştır. İlçenin adından da anlaşılacağı gibi birçok tarihi Çeşme'yi bünyesinde barındırmaktadır.


    Çeşme Tarihi Yerleri , Çeşme Gezilecek Yerleri

    Tarihi ve Turistik Mekanlar

    Çeşme Kalesi ve Müzesi

    Çeşme'nin en çok ziyaret edilen tarihi eseri II. Beyazıt'ın yaptırdığı kale bugün müze olarak kullanılmaktadır. Çeşme kalesi ise, 1508 yılında Osmanlı Padişahı II. Beyazıt tarafından, Aydın Valisi Mir Haydar aracılığıyla, Mimar Ahmet oğlu Mehmet'e yaptırılmıştır. Kalenin ilk inşaatı tam deniz kıyısına yapılmıştır. Ancak, sonraki yıllarda denizin doldurulması sonucu bugünkü konumunu almıştır. Kale ve liman, ticaret ve savaş gemilerini kötü hava koşullarına ve düşman saldırılarına karşı korumaktaydı. Kalenin güney kapısı, Osmanlı mimarisinin bütün özelliklerini taşımaktadır. Günümüze kadar çok iyi bir şekilde korunarak gelen kale içinde Çeşme Arkeoloji Müzesi yer almaktadır. Çeşme Müzesi ilk defa 1965 yılında İstanbul Topkapı Müzesi'nden getirilen silahlarla silah müzesi olarak ziyarete açılmış olup, 1984 yılına kadar böyle devam etmiştir. Müzede bulunan silahlar salondaki aşırı nemden dolayı oksitlenerek bozulmaya başladığından, İzmir Arkeoloji ve Ödemiş müzelerine devredilmiştir. Aynı teşhir salonu düzenlenerek 1964 yılından beri devam eden Ildırı (Erythrai) antik şehrinde yapılan kurtarma kazılarından elde edilen eserler sergilenmektedir.

    Kervansaray


    1529 yılında Kanuni Sultan Süleyman tarafından yaptırılan iki katlı kervansaray, tipik Osmanlı dönemi kervansaraylarından biridir. Bir benzeri de Kuşadası'nda (Öküz Mehmet Paşa Kervansarayı) bulunan yapının mimarı, Ali Pabuççu'nun oğlu Ömer'dir. "U" biçiminde bir plana sahip olan yapının ortasında geniş bir avlu, bu avlunun çevresinde de dükkan, depo ve odalar yer almaktadır. Merdivenle birinci kata çıkılır, burası da biçim bakımından zemin katına benzer. Zamanında kervansarayın misafirleri özellikle yabancı tüccarlarmış. Bunlar mekanı ya hayvanlarıyla geceyi geçirebilecekleri bir konut ya da şehirlerde mallarını koyacak ve satacak bir yer olarak kullanırlarmış. Bu kervansarayın restorasyonu tamamlanmış olup günümüzde otel olarak hizmet vermektedir.

    Erythra


    Erythrai, Çesme merkezine 27 Km. uzaklıkta küçük adacıkları olan güzel bir koyun üzerinde kurulmuştur. Arkeolojik kalıntılarda M.Ö. 3000 de Erythoros yönetiminde olan kolonistler tarafından kurulduğu anlaşılmaktadır. Şehrin kuruluşunu takiben bir süre krallıkla yönetildiği bilinmektedir. M.Ö. 7. yüzyıl da İyon şehirleri arasında oluşturulan dini ve siyasi birlik olan "Panionion" a girmiştir. Pers egemenliğinden kurtulmak için gerek Yunanistan`daki gerekse Anadolu`daki şehirler zaman zaman girişimlerde bulundukları bilinmektedir. Nitekim Erythrai de Yunan donanmasının yakılması ve başarısızlıkla sonuçlanan Lade Deniz Harbine (M.Ö. 494) katılmışlar ve daha sonra Attik-Delon Deniz birliğine de üye olmuşlardır. M.Ö. 4 yüzyılda Karia`daki Pers satrap Mausolos ile de dostane ilişkilerinin olduğu bilinmektedir. Öyle ki Erythrai'liler Mausolos`a duydukları şükran hissinin bir ifadesi olarak onun Tunç`tan yapılma, altın saçlı heykelini Agora'ya dikmişlerdi. Perslerle Mausolos dolayısıyla olan bu yakınlaşma, Erythrai`lilerle büyük ilişkileri bulunan Atameus Kralı Hermias'ın M.Ö. 345'de Perslere karşı harekete geçmesiyle bozulmuştur. Erythrai otonomisini kaybetmiş, ancak M.Ö. 334'de İskender`in şehri almasıyla bağımsızlığa kavuşmuştur. Erythrai hakkında milattan sonraki asırlara yönelik pek bilgi bulunamamaktadır. Önemini yitirdiği için, Bizans egemenliğinde köy hüviyetine girmiştir. On birinci asra kadar Ephesos metropolitine bağlı psikoposluk şeklinde görülen Ertyhrai`nin Çaka Bey`den sonra Türk egemenliğine girdiği bilinmektedir. Kesin olarak Türk egemenliğine girdiği 1336'dan sonra Erythrai, Erythre, Rhtrai, Lythri şeklinde isim değişikliklerine uğrayan bu yerleşim yeri, 16.yüzyıldan sonra İlderen ve Ildırı halini almıştır. Kaynaklardan Erythrai akropolünde Athena mabedinin bulunduğu bilinmektedir. Yapılan kazılarda mabedin kendine ait mimari elemanı çıkmamış olmakla beraber Arkaik devre ait altın, fildişi, bronz ve fayanstan mamul birçok küçük eserle, birinci sınıf işçilik gösteren vazo parçaları, heykel ve heykelcilikle ilgili adak eserleri bulunmuştur. Akropolün batı eteğinde köyün evleri ile düz alan arasında resmi Agora'nın bulunması kuvvetle muhtemeldir. Antik kaynaklardan Agora`da Artemisia`nın altın çelenkli heykelinin bulunduğunu öğrenmekteyiz. Ancak şu anda bunun yeri belli değildir. Erythrai'den çıkarılan taşınabilir eserlerin tümü İzmir Arkeoloji Müzesi'nde sergilenmektedir.Bunlardan bazıları: pişmiş topraktan yapılmış olan tanrı ve tanrıça heykelleri, büstler, mermer heykeller, gümüş ve bronz sikkeler, altın varak, amphoralar vb.

    Ildırı'da gözle görülen kalıntıların başında şehir surları gelir. Bunun yanında akropolis, kuzeyinde tiyatro ve yapılan kazılarda ortaya çıkan Hellenistik ve Roma Döneminden kalma villa yapıları, Arkaik Döneme ait Athena tapınağı, Bizans döneminde inşa edilmiş kilise, Cennettepe olarak adlandırılan yerde Roma villası ve mozaikleri, Geç Roma-Bizans Döneminde inşa edilmiş hamam yapısı görülebilir. Ildırı antik şehrinde yapılan kazı ve araştırmalar sonucunda ortaya çıkarılan askeri ve sivil yapıları ziyaretçiler ücretsiz olarak ziyaret etmektedirler.

    Çeşmeler

    Çesme'nin tipik Ege mimarisi özelliklerine sahip pek çok yapısının yanı sıra, adını aldığı Osmanlı dönemi çeşmeleri de, bu mimari zenginliğine ayrı bir değer kazandırır. İlçe merkezi planında yerleri belirlenen bu çeşmelerden Anonim Çeşme 1792 yılında, Kaymakam Çeşmesi de 1829 yılında yaptırılmıştır.

    Çeşmeköy

    "Eski Camii" olarak da anılan yer, Çeşme ilçe merkezinin 2 Km. güneyindedir. Bizans egemenliği sırasında I. Kılıç Arslan`ın kayınpederi Emir Çaka, yarımadayı ele geçirince, 1081 yılında Çeşme`ye gelmiş ve Oğuz Boyundan gelen Türkleri bu merkeze yerleştirmiştir. Halen bir cami kalıntısı ve geniş mezarlığıyla 11. yüzyıl Türk yerleşmelerine ait ilginç bir örnektir.

    Altın kumsallar ve Ilıca

    2 Km`ye yakın uzunluktaki geniş ve beyaz kumlu plajları, nitelikli konaklama tesisleri ve termal olanaklarıyla Çeşme'nin en büyük ve popüler turizm merkezidir. Denizin içinden kaynayan sıcak termal sular, Ilıca plajını ve yöredeki diğer plajları büyük birer termal havuz haline getirir. Ilıca`daki büyük, küçük konaklama tesisleri, yoğun turist kapasitesinin ihtiyacını karşılayabilecek durumdadır. Birçok küçük otel ve pansiyonlar da bile kaplıca suyu vardır. Çeşme plajlarının ve özellikle Ilıca plajının en önemli özelliklerinden biri de, kıyıdan denize doğru yaklaşık yüz metrelik bir şeridin insan boyunu geçmeyecek derinlikte olmasıdır. Özellikle termal kaynaklarla beslenen sığ sularda, ultraviyole ışınlarının insan sağlığına çok daha fazla yararlı olduğu bilimsel bulgularla kesinleşmiştir. Bunların yanı sıra, bu plajlardan çocukların yararlanma olanakları sağlık ve can güvenliği bakımından elverişlidir.

    Boyalık Koyu


    Yaklaşık 5 Km. uzunluğunda çok güzel plajlara sahip bir koydur. Ilıca plajının karakteristiklerini gösteren bu koy, bugün Çeşme`nin en hızlı gelişen turizm alanlarından biridir. Koyun orta kısmında yer alan Kalem Burnunun karayla birleştiği yerde, yapıldığı yıllarda Türkiye`nin en büyük ve en modern konaklama tesisleri olan yapılar bulunur.


    [​IMG]


    [​IMG]


    [​IMG]


    [​IMG]
     
  2. Fatma

    Fatma Üye

    Altın Yunus Otel Fotoğrafları

    Altın Yunus Hakkında

    Hakkımızda


    Tüm konukların kullanımına açık 5 tenis kortunu içeren Tenis Klubü, Kapalı ve açık yüzme havuzları, sörf klubü, dalış okulu, kanolar, su bisikleti, plaj voleybolu, basketbol, Otelimiz Yaşar Holding'in bir kuruluşu olup, Egemizin incisi, güzel İzmir'in 80 km. batısındaki Çeşme Kazasının Kalemburnu mevkiinde 140.000 m2'lik alanda kurulmuş Türkiye'nin en büyük tatil belelerinden biridir. İnşaasına 1972 yılında başlanmış olup, 18 ay gibi kısa bir sürede tamamlanarak, 1974 yaz sezonunda faaliyete geçmiştir.

    Otelimizin adı ve amblemi mitolojik bir öyküden oluşturulmuştur. Bugün ki Güllük Körfezi karşısında Lasos şehrinde HERMAİS adında bir çocuk yaşarmış. Bir gün arkadaşlarıyla yüzmeye gitmişler. Yüzmüşler. Arkadaşları dönüp kıyıya çıktığı halde Hermais dönmemiş. Kara haber Lasos halkını üzüntüye boğmuş. Aradan yıllar geçmiş, günün birinde bir balıkçı Hermais'i bir yunus balığının üzerinde görmüş, ancak dalgaların büyüklüğünden ona yetişememiş. Şehre döndüğünde gördüklerini anlatmış. Hermais'in annesi ümitle kıyıya koşmuş, fakat kimseleri görememiş.

    Ölüm herkesin başında. Bir gün Hermais de ölmüş. Yunus onu omzunda taşıyıp Lasos'a getirmiş ve sahile bırakmış. Tekrar sulara dönüp oradan uzaklaşmak istemiş fakat gidememiş. O da Hermais'in hemen yanında ölmüş. Kasaba halkı "balığın ve dostluğun böylesi ancak altından bir anıtla yaşatılabilir" demişler ve onların altın heykelini dikmişler. O günden sonra Yunus üzerindeki Hermais heykeli sadakat ve dostluğun heykeli olarak anıtlaşmış olup, günümüze kadar gelmiştir. Otelimizin isim ve ambleminde yaşamaya devam edecektir. Mini futbol, fun club, internet cafe ve animasyon ekibimizin sizler için hazırladığı pek çok oyun ile geçirilecek çok eğlenceli dakikalar. Tatilinizin nasıl geçtiğini anlayamayacaksınız...


    [​IMG]


    [​IMG]


    [​IMG]


    [​IMG]
     
  3. Fatma

    Fatma Üye

    Arinnanda Otel Fotoğrafları

    Arinnanda Hakkında

    Çeşme; güneşi, denizi, kumu, iklimi ve eşsiz gece hayatı ile tanınan bir tatil beldemizdir.Otelimiz Çeşme ve alacatı'ya 5 km, Ilıca'ya 3 km uzaklıktadir. Denize 250 m,yörenin en güzel plajlarından boyalık kumsalına 800 m uzaklıktadır

    Arinnanda Otel yeşillikler içinde ve kervansaray stilindedir.200 m2 yüzme havuzu,cocuk havuzu ve havuz restoranı vardır.54 odasında TV,minibar,fön makinası ve 43 odasında klima vardır.Otelimizin lobisinde kablosuz internet hizmetinizdedir.



    [​IMG]


    [​IMG]


    [​IMG]


    [​IMG]
     
  4. Fatma

    Fatma Üye

    Hotel Babaylon Otel Fotoğrafları

    Hotel Babaylon Hakkında

    Ege kiyisinda Çiftlik koyunda bulunan Hotel Babaylon, Çesme'ye 7 km, Izmir'e 80 km, uluslararasi Adnan Menderes havaalanina 90 km uzakliktadir.

    Tümü deniz manzarali 111 oda
    Klima
    Merkezi ısıtma
    Mini bar
    Telefon
    Radyo
    Özel plaj
    Yüzme havuzu
    Sauna
    Kuaför
    Su sporlar
    Jimnastik salonu
    Tenis cortu
    Restoran
    American bar
    Snack bar
    Pool bar
    Disko
    Konferans salonu
    Oyun salonu
    Çocuk bahçesi
    Çocuk havuzu
    Otopark
    Dükkanlar
    Yangin alarmı
    220 V Elektrik


    [​IMG]


    [​IMG]


    [​IMG]


    [​IMG]
     
  5. Fatma

    Fatma Üye

    Dalyan Plaza Hotel Otel Fotoğrafları

    Dalyan Plaza Hotel Hakkında

    Dalyan Plaza Hotel'in sımsıcak atmosferi daha
    girişte sizi kucaklar. Tüm konuklarımız;

    Çeşme Aktiviteleri,
    Günlük Turlar,
    Oto ve Tekne Kiralama,
    Çevre Gezileri
    gibi bilgileri ön büro görevlilerimizden alınabilir.

    Ege Denizi, Dalyan Plaza Hotel lobisinde gözlerinizin önüne serilir.

    Teras Café'de bu doyumsuz manzara eşliğinde içkinizi yudumlayabilirsiniz.

    Dalyan Plaza Hotel'de geceler ayrı güzel ve ayrı bir keyif.

    İster havuz başında oturup yıldızları izleyin, ister Ristorante Mario Plaza'nın doyumsuz lezzetlerini keşfedin.

    Deniz, plaj, güneş.

    Dalyan Plaza Hotel'de unutulmaz anılarla
    harika bir tatil geçirmeye hazır mısınız?

    [​IMG]


    [​IMG]


    [​IMG]


    [​IMG]
     

Bu Sayfayı Paylaş