İZMİR Elaia

'İzmir Tanıtımı' forumunda ASİ MARDİNLİ tarafından 22 Mart 2009 tarihinde açılan konu

  1. Sponsorlu Bağlantılar
    İZMİR Elaia konusu
    İZMİR Elaia Resimleri ve Tarihi

    [​IMG]



    İzmir-Bergama karayolunda Kazıklı Bağlar’ın 1 km. uzağındadır. Eski Çağın önemli bir yerleşim yeri olup, Bakırçay’ın getirdiği alüvyonlardan ötürü denizden uzaklaşarak bir tepenin üzerinde kalmıştır. Kentin deniz kenarında olduğunu Strabon’un şu satırlarından da anlıyoruz:
    “Pitane’den sonra Kaikos nehrine gelinir. Bu nehir otuz stadia ötede Elaitikos körfezine dökülür. Kaikos’un karşı kıyısında,nehirden oniki stadia ötede bir Aiol kenti olan Elaia bulunur.Pergamon’dan yüzyirmi stadia uzaklıkta bulunmasından ötürü burası Pergamonluların limanıdır[.”
    Helen dilinde bir sözcük olan “Elaia” zeytinlik anlamındadır. Bu sözcüğün Luwi dilindeki “geçit” veya “boğaz” dan türetildiği sanılmaktadır. Eski çağda burasının zeytinlik olduğunu antik kaynaklardan öğreniyoruz. Ayrıca yine burada kentin yakınındaki bir tepede kaliteli Sal üretiminde büyük payı olan baldan da söz edilmektedir. Bunun yanı sıra Elaia’nın 4 km. kuzeydoğusunda bulunan zeytinyağı işlenen köy de bu kentin zeytinle olan bağlantısına işaret etmektedir.
    Elaia’nın tarihi tam olarak aydınlanamamakla beraber İon göçünden önce kurulmuş olduğu sanılır. Nitekim Troia savaşı sırasında buradan söz edilmiştir. Mitolojiye göre kentin kurucusu Menestheus’dur. Hellasların önderi olan Menestheus, Troia’ya karşı düzenlenen sefere katılmıştır.
    Aiol göçünden önce kurulduğu söylenen Elaia, Aiol Birliğinin on iki üyesi arasına alınmamıştır. Klâsik dönemde önemsiz bir kent konumunda olmuş, Delos Birliğine ödediği vergiler de çok aşağı bir düzeyde olmuştur. Ancak Helenistik dönemde önem kazanmaya başlamış ve bu gelişim Bergama Krallığı döneminde en üst düzeye çıkmıştır. Attaloslar döneminde önemli liman konumunda olup,Bergama Krallığının deniz gücü burasını üs olarak kullanmıştır.

    [​IMG]

    Elaia tarihte çoğu kez baskınlara, istilalara da uğramıştır. Bir ara kral Antiochos tarafından yağmalanmış.M.Ö.337’den sonra da uzun bir barış dönemi yaşamıştır.
    Pergamon Krallığının çöküşü ile birlikte Elaia’da önemini yitirmiştir. Roma döneminde pek ismi duyulmayan kent Erken Bizans Döneminde kısmen de olsa varlığını sürdürmüştür.
    Elaia’nın arkeoloji yönünden yeterince araştırılmamıştır. Prof.Dr. Schanmann 1918’de burada küçük çapta sondajlar yapmış, W.M.Ramsay ile G.E.Bean da küçük notlarla yetinmişlerdir.
    Elaia,Yaklaşık 18-19 m. yüksekliğindeki akropol çevresinde kurulmuştur. Yüzey araştırmaları zengin veriler ortaya koymamakla beraber, tarlalarda zaman zaman antik taşlar ortaya çıkmaktadır. Ayrıca sur duvarları çevreye yayılmıştır. Prof.Dr.Schazmann sur duvarlarının 3.35 m. kalınlığında olduğunu ve bunların M.Ö.234'te yapıldığını ileri sürmüştür.
    Elaia kentinin liman ve mendirek kalıntılarının izleri bugün görülebilmektedir. Liman duvarları 182-183 m. devam ettikten sonra çamurlar arasında kaybolmaktadır. Bu duvarları oluşturan büyük taş blokları birbirleriyle uyumlu biçimde yerleştirildikten sonra madeni kenetlerle daha da sağlamlaştırılmıştır. Bugün bazı taşlar üzerinde madeni kenetlerin izleri açıkça görülebilmektedir. Ayıca kentin bu kesiminde boyalı Yunan keramiklerine de rastlanmıştır.

    [​IMG]

    Antik kaynaklar burada Asklepios Mabedi ile Apollon Mabedinden söz etmişlerse de bunlara ait bir ize rastlanamamıştır. Ancak, Elaia sikkeleri üzerinde görülen Apollon tipleri de bu tezi kuvvetlendirmektedir.
    Günümüzde Maltepe ve Lalelik tepe denilen yerlerde bazı mezar stellerine rastlanmış oluşu da Nekropolün varlığını göstermektedir. Bunun yanı sıra Kazıklı Bağlar denilen yerde, bağ evlerinde kullanılan mimari parçalar kentin önemli yapıları olduğunun kanıtıdır. Bu yapı ve buluntuların yanı sıra bazı kuyulara rastlanmış, ancak tiyatro ile stadyuma ait hiçbir ize rastlanmamıştır.
     

Bu Sayfayı Paylaş