İtalyan Tiyatrosu

'Tiyatro ve Skeçler' forumunda Mavi_Sema tarafından 26 Ağustos 2009 tarihinde açılan konu

  1. Mavi_Sema

    Mavi_Sema Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    İtalyan Tiyatrosu konusu İtalya’da tiyatro, ortaçağlarda, kiliselerde ve açık kamusal alanlarda dinsel ve şenliksel günlerde dinsel ve başkaca öykülerin topluca sunulmasından doğmuştur. Ortaçağda dramatik önemde bir başka edebi tür de contrasto ve laude gibi dialoglu koşukların okunması olmuş; bu dinsel ve laik lirik biçimleri, kilise ve açık alanlarda gerçekleştirilen sacra rappresentazione (kutsal gösteriler) olarak gelişmiştir. 14-16. yüzyıllar daha İtalyan diline geçilmeden önce, hümanistlerin (Mussato, Loschi, Vergerio, Bruni, Piccolomoni) Plautus ve Terentius ile Seneca’yı örnek alarak Latince yazdıkları oyunlara tanıklık eder; Avrupa seçkinlerine seslenen lingua france’yla yazılmış oyunların yanısıra, 15. yüzyılın ortalarında Seneca’nın tüm yapıtları dışında, Sophokles, Euripides ve Aiskhylos’un oyunlarının, özellikle de Aristoteles’in Poetika’sının İtalyan diline çevrilmesi ve eleştirel basımlarının yapılmasıyla, klasik tiyatronun yeniden yaratılması düşüncesi doğrultusunda yaratıcı bir tiyatro hareketi başlamış; ilk modern klasik oyun sahnelemesi Plautus’un İkizler oyunuyla 1486’da gerçekleşmiş, Papalık ve Prenslikler bu tür dramatik etkinliklere sahne olmuşlardır. Roma geleneklerinin İtalyan anadilindeki edebiyatla (novella) bileşimi, oyun yazarlarına zengin oyun konusu olanağı açmış ve ilk İtalyan oyunu (Orfeo, 1840), Poliziano tarafından kaleme alınmıştır.

    İtalyan Tiyatrosu’nun 16. ve 17. yüzyıllarda dünya tiyatrosuna katkıları şöyle gösterilebilir: (Tragedya, komedya, tragikomedya, pastoral oyun,melodram, opera ve commedia dell’arte gibi) çeşitli drama türlerinin oluşması; oyunculuk ile sahnelemeye ilişkin yenilikçi tekniklerin geliştirilmesi ve yeni bir drama uramı ve tiyatro eleştirisi anlayışının doğması. Bu dönemde, Seneca ve sophokles örneğini yaygınlaştıran, karmaşık dolantılı oyun örgüsü olan ve dramatik üç birlik kuralına bağlı yeni klasik drama sanatının başlıca türü olarak trajik oyun Aretino, Della Valle, Tasso, Trissonni, Dolce, Cinzio, Speroni gibi yazarlarca ele alınırken, Plautus ve Terentius örneğine dayanan commedia erudita Bibbiena, Bealco, Ariosto ve Machiavelli elinde geliştirlmiş; tragi komedyalarıyla Guarini, ve Aretino, Cecchi, Bruno, Grazzini, Giraldi ile Della Porte gibi yazarlarla Rönesans dönemi İtalyan Tiyatrosu, dünya tarihindeki özgün yerini almış, 16. yüzyılda commedia dell’arte ise, İtalyan Tiyatrosu’na özgü halk tuluat tiyatrosu olarak bütün bir avrupa komedya geleneğini etkilemiştir (commedie itallienne). Bu dönem, tiyatro mimarisinin, sahne tekniklerinin ve sahne tasarımının İtalyan mimar ve teknik sanatçılar (Serlio, Peruzzi, Palladio, Alectti, Sabbatini, Parigi, Bernini, Burnacini, Galli-Bibiena) elinde İtalya’da boyatmasına olduğu kadar, yine bu kişiler eliyle Avrupa’da yaygınlık kazandırılmasına tanıklık eder. Drama kuramı alanında ise, Castelvetro gibi yazarlar, Aristoteles’in ilke ve kurallarını kendi günlerine getirmişlerdir. Öte yandan pastoral oyun ile melodram yanısıra, opera da Rönesans İtalyan Tiyatrosu’un özgün bir tarzı olarak ortaya çıkmıştır. (Monteverdi, Pergolesi ve Scarlatti’nin müziğine Rinuccini, Striggio ve Rospigliosi gibi yazarlar librettolar yazmışlardır.)

    17-18. yüzyılda İtalyan Tiyatrosu, yabancı edebiyatın, özellikle de Fransız örneklerin etkisi altında kalmış; Maffei ve Torelli yanısıra Metastiasio, Barok tragedyalarla öne çıkarken; Goldoni İtalyan Aydınlanma dönemi burjuva tiyatrosunun en büyük temsilcisi olarak, commedia dell’arte uzantısında, gerçekçi komedyayı getirirken, tutucu görüşleri doğrultusunda Gozzi, pericelik oyunlara yönelmiş, Chiari ise edebi koşuklu oyunu sürdürmüştür.

    19. yüzyılın başı, başlıcalıkla Manzoni’nin yeni-klasikçi drama ilkelerine karşı romantikçi oyunları ile Rossini, Donizetti, Puccini ve Verdi’nin lirik tiyatrosuna; 19. yüzyılın sonu ise, İtalyan gerçekçi natüralizminin, verismo’nun Verga, Giacosa ve Bertolazzi gibi yazarlar elinde işlenişine tanıklık eder.

    20. yüzyıl, çeşitli çağdaş akımların İtalyan Tiyatrosu’nda kendini göstermesine olanak vermiştir: d’Annunzio’nun simgeciliği, Bracco’nun teatro intimista’sı, avangart yenilikler getiren Chiarelli’nin grotesk tiyatrosu ile Marinetti’nin fütürizmi, başlıcalıkla da Pirandello tiyatrosu; De Filipppo’nun bölgesel ağıza dayanan çağdaş halk tiyatrosu, Svevo’nun psikanalitik oyunları, Betti’nin ahlaki ve dinsel oyunları, Moravia ve Ginzburg gibi romancıların tiyatro deneyimleri ve sinema yönetmeni Passolini’nin oyunları. 2. Dünya Savaşı’ndan sonra, İtalyan Tiyatrosu, tiyatro yönetmenliği alanında zengin deneyimleri yaşamıştır: Strehler, Grassi, D’Amico, Visconti, Triono, Squarzina, Zefirelli, De Bosio, Bragaglia, Puecher,Ronconi, Fo, Gruccuardini, Costa, Bene ve Barba. 1980’lerden sonra İtalya’da 12 yerleşik kadrolu tiyatro ile 120 teatri cooperativi, 50 özel tiyatro ve çok sayıda amatör ve deneysel tiyatro topluluğu etkinlik göstermiş; yılda yaklaşık 25 milyon tiyatro izleyicisi tiyatrolara gitmiş; hükümet yaklaşık 200 tiyatroya 14 milyar liretlik yardımda bulunmuştur.
     

Bu Sayfayı Paylaş