İsm-i Azam’ın Altı Nurundan Bir Nur Olan “FERD” İsmi

'İman ve İslam Forumu' forumunda kultur_bilgisayar tarafından 13 Aralık 2008 tarihinde açılan konu

  1. Sponsorlu Bağlantılar
    İsm-i Azam’ın Altı Nurundan Bir Nur Olan “FERD” İsmi konusu Cenab-ı Allahın Ferd ismi kainatın tamamına ve her bir nevine ve her bir ferdine birer tevhid sikkesi, birer vahdaniyet mührü koymuştur. Yani kainatın tamamında veya her nevinde ve her bir ferdinde cenab-ı Allahın birliğine işaret eden tevhid mühürleri vardır.

    Cenab-ı Allah’ın Vahid ve Ehad isimlerini içine alan bir ism-i azam ve ism-i azamın altı nurundan bir nuru olan Ferd ismi hakiki tevhidi gösterir. Şöyle ki; Ferdiyet cilvesi, kainat yüzünde öyle bir vahdet sikkesi (Cenab-ı Allahın birliğine işaret eden delil,mühür)koymuştur ki kainatı bölünmez bir bütün hükmüne getirmiştir. Bütün kainata tasarruf edemeyen bir zat hiçbir cüzüne hakiki malik olamaz .

    O sikke de şudur; Kainattaki bütün varlıklar en muntazam bir fabrikanın çarkları gibi birbirine yardım eder, birbirinin vazifesini tamamlamaya çalışır. Varlıklar arasındaki bu dayanışma bu birbirine yardım etme ve birbirinin ihtiyacını karşılamak ve birbirinin yardımına koşmak ve birbirine sarılmak ve birbiri içine girmek suretiyle öyle bir vahdet-i vücud (tek vücud) meydana getiriyorlar ki;adeta bir insanın bedenindeki unsurlar gibi birbirinden ayrılmaz. Bir unsurun dizginini tutan,umumun dizginlerini tutamazsa o tek unsurun dizginini zabtedemez.

    İşte kainatın simasındaki bu yardımlaşma,dayanışma ,birbirinin ihtiyacını karşılama pek parlak bir surette Cenab-ı Hakkın birliğine işaret eden ferdiyet cilvesinin büyük bir parıltısıdır.

    Evet yeryüzünde ve bahar mevsiminde ism-i ferdin cilvesiyle Cenab-ı Allahın birliğine işaret eden o kadar çok vahdet sikkeleri varki; Yeryüzünde bütün hayat sahiplerini bütün fertleriyle idare eden, onların umumunun bütün ihtiyaçlarını birden karşılayan kainatın tamamına hükmeden Ferd-i Vahid-i Ehaddir. Zemin yüzünde ikiyüzbin hayvanat taifesi ve ikiyüzbin bitki nevileri adeta atkı ipleriyle dokunan nakışlı bir sikkedir.

    Evet bütün bu hayvan ve bitki türlerinin birbiri içinde,beraber,ayrı ayrı şekilleri,ayrı ayrı hizmetleri,ayrı ayrı rızıkları, ayrı ayrı cihazatları, hiçbirini şaşırmayarak,yanlış etmeyerek, gayet hassas bir ölçüyle herbir şeye lazım olan herşeyleri, külfetsiz, tam vaktinde umulmadığı yerden verildiğini gözümüzle görüyoruz. İşte zeminin simasındaki bu keyfiyet, bu tedbir,bu idare bütün bu acip işlerin bir elden yürütüldüğünü gösterir. Hangi varlığa bakarsak bakalım ,o varlığın Cenab-ı Allahın kudret kalemiyle yazılmış bir sanat eseri olduğunu ve varlığıyla Cenab-ı Hakkın birliğine işaret eden Allahın bir mührü olduğunu gösterir.

    Nasıl ki belgelerde kullanılan mühür,kullanan kimse yada kuruma işaret eder. Aynen öylede her bir varlık,her bir mahluk cenab-ı hakkın birliğine işaret eden bir mührüdür. Bu mührü okuyabilmek için ise iman gözlüğünü takmak gerekir.Evet iman herşeyi ünsiyetli gösteren parlak, şeffaf, nurani bir gözlükdür.

    Ve yine insanın yüzünde bir Ehadiyyet sikkesi vardır ki; Adem(A.S) zamanından ta kıyamete kadar gelmiş ve gelecek bütün insanların yüzleri birbirine benzemez. Çünkü yüce Allah(c.c) herbir yüzde bir alamet-i farika(Ayırıcı özellik) koymuştur. Aslında herbir insanın siması;göz kulak,ağız gibi azalarda birbirine benzediği halde,birer alamet-i farika ile,hiçbirisine tamam benzemez. Evet insanın simasında göz kulak gibi azalar bütün insanlarda birbirine benzemesi gösterir ki ; İnsanın yaratıcısı bir,vahid olduğuna şehadet eder.

    Evet Cenab-ı Allah’ın Ferd isminin cilvesiyle adeta herşey Allah’ın birliğini ilan ediyor. Mesela ; Bu kainatın lambası olan güneşin bir olması ,umum kainat, birinin olmasına işaret ettiği ğibi, hayat sahiplerinin çevik hizmetcisi olan hava unsurun bir olması ve aşçıları olan ateş bir olması ve zemin bahçesini sulayan bulut süngeri bir olması ve bütün canlıların imdadına yetişen yağmur bir olması ve heryere yetişmesi...ve bütün hayvan ve bitki türlerinin zemin yüzünde serbest yayılmaları gayet kat'i bir surette işaret eder ki bütün bu varlıklar bir tek zatın malıdır. Bir bahçede bir sarı çiçek , o bahçe nakkaşının bir mührü hükmündedir. O çiçek mührü kimin ise bütün zemin yüzündeki çiçeklerde onun mührüdür. Demek oluyor ki herbir şey umum eşyayı yaratıcısına isnad edip azami bir tevhide işaret ediyor.

    Cenab-ı Allah bizleri Ferd isminin hatırına tevhidi hakkıyla anlayanlardan eylesin. Amin.
     

Bu Sayfayı Paylaş