İslamiyette Evlilik Şartmıdır ?

'Dini Sorular ve Cevaplar' forumunda Mavi_Sema tarafından 23 Ocak 2010 tarihinde açılan konu

  1. Mavi_Sema

    Mavi_Sema Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    İslamiyette Evlilik Şartmıdır ? konusu İslamiyette Evlilik Şartmıdır ?


    "Size hemcinslerinizden kendilerine ısınasınız diye eşler yaratmış olmasi, aranıza bir sevgi ve şefkat koyması, Onun ve kudretinin delillerindendir"(1) mealindeki âyet-i kerime, aile müessesesinin temelini beyan etmektedir. Ailede kadın ve erkeğin karşılıklı sevgi ve şefkat duyguları içinde hayatlarını devam ettirmeleri, Allah'ın kudret ve rahmetinin delillerinden sayılmaktadır.

    İslâmiyet ilâhî bir din olması itibarıyla insan yaratılışına en uygun bir prensipler bütünüdür. Her İslâmî meselede sonsuz hikmet, fayda ve denge müşahede edilmektedir.

    İslâm, sayısız ilâhları reddederken, Tevhid inancını bütün berraklığıyla zihinlere nakşetmektedir. Zulmü ve haksızlığı yasaklarken, adaleti ve hakperestliği en ince noktalarına kadar öğretip, göstermekte, insanı harama sürükleyen duygularını hep doğruya ve orta yola kanalize etmektedir. Fertleri yoldan çıkaran, cemiyeti sarsan ve aile yuvasını kökünden kazıyan zinayı yasaklarken; nikâhı, kadın-erkek münasebetlerini çok güzel bir şekilde düzenlemektedir.

    Her meselede zaman, mekân ve şartlar gözetildiği gibi, evlenmede de aynı hususlar mevcuttur. Âyet ve hadislerde evlenme hakkında geçen emir ve tavsiyeler mezhep imamları ve müçtehitler tarafından belli kaide ve esaslara bağlanmıştır. Bu esaslar üzerinde kısaca duralım:

    "Kadınlardan hoşunuza gidenleri nikahlayınız"(2) İlâhî emri ile "Evlenin çoğalın"(3) hadis-i şerifindeki emir, mutlak olmadığı gibi, belli şartlara bağlıdır ve "herkes için ve her vakit değildir." Nikâhdaki en mühim hikmet neslin devamıdır. İnsanın şehevânî hislerini helâl dairede tatmin etmektir. Bu sayede sırat-ı müstakim olan iffet hasletine kavuşulmuş, zulüm ve tecavüzden sakınılmış olur.

    Evlenmediği takdirde nefsini gayr-ı meşru yoldan men edemeyecek durumda bulunan ve evleneceği kadının nafakasını temin imkânına sahip olan erkeklerin evlenmeleri farzdır. Aksi takdirde harama girme tehlikesi bahis mevzuudur. Hadis-i şerifte gücü yeten gençlerin evlenmeleri, fakir olanların da oruç tutmaları, bu hikmete binâen tavsiye buyurulmuştur.(4)

    Diğer taraftan, aile hukukunu ifâya gayret eden ve itidal içinde bulunan, aşırı bir iştiyak hissetmeyen erkekler için nikâh sünnet-i müekkededir. Başka bir görüşe göre, bir farz-ı kifayedir.

    Evlenmek, aile hukukunu ihlâl edip, evleneceği kadına eziyet ve zulmedeceğinden korkulan bir kimse için tahrîmen mekruh; bu hukuku ihlâl edeceği kesin olan kimse için de haramdır. Ayrıca sıhhî yönden müsait olmayıp, evlenince hastalığı artabilecek kimse için de aynı hüküm geçerlidir.

    Şafii mezhebine göre nikâh esasta sünnet, bazı durumlarda ise müstehaptır. Yalnız fâcir erkeklerin tecavüzünden sadece evlendikleri zaman kurtulabilecek kadınlara evlenmek vacip görülmektedir. Yine Şafii'ye göre mehir ve nafakaya gücü yettiği halde, nikâha ihtiyacı olmayan kimseler için nafile ibadetle meşgul olmak daha faziletlidir.

    1. Rûm suresi, '21.
    2. Nisa Sûresi, 4.
    3. Beyhakî, 7: 81.
    4. Tirmizî, Nikâh: 1.

    Kaynak : Mehmet Paksu, Kadın, Aile, Hayat, Nesil Yayınları
     

Bu Sayfayı Paylaş