İslam'da Gençliğin Önemi

'Dini Sohbetler Dini Forum' forumunda _Mr.PaNiK_ tarafından 1 Kasım 2008 tarihinde açılan konu

  1. _Mr.PaNiK_

    _Mr.PaNiK_ Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    İslam'da Gençliğin Önemi konusu
    İslam'da Gençliğin Önemi

    Hazret-i Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem), gencleri sorumluluk gerektiren en yuksek gorevlere hazirlamis, hicbir zaman onlerine engel koymamis, bilakis yerlesIk anlayislari degistirerek cok onemli seferlerde sancagi onlara vermistir.

    Peygamberimiz Hazret-i Muhammed Mustafa (sallallahu aleyhi ve sellem), Islam toplumunun sekillenmesinde genclere buyuk gorevler vermistir. Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem), genclerin kendine guvenli, saglam bir kisilik gelistirmelerine imkan saglanmasinin onemini cok iyi biliyordu. Resûlullah’in (sallallahu aleyhi ve sellem) asiladigi onemli ilkeler sayesinde genclik oyle bir seviyeye gelmistir ki; en zor savaslara katilmislar ve dusmanla en on safta carpismislardir. Gencler, cogu yasli sahabilerden olusan orduya komutanlik yapmislardir. Cogu zamanlarda sancagi Hazret-i Peygamber’in (sallallahu aleyhi ve sellem) bizzat kendisi genclere vermistir. Tebuk Savasi’nda Beni Neccar Kabilesi’nin sancagini henuz 20 yaslarinda olan Hazret-i Zeyd bin Sabit’e (radiyallahu anh - Allah razi olsun) vermistir. Bedir Savasi’nda 21-22 yaslarinda olan Hazret-i Ali’yi sancaktar yapmistir. Hayber’in fethi esnasinda da ayni sekilde Hazret-i Ali (radiyallahu anh) en onemli gorevi yerine getirmistir. Resulullah, Beni Kudaa uzerine gondermek uzere hazirladigi birligin sancagini, Hazret-i Usame bin Zeyd’e (radiyallahu anh) vermistir. Bu birlik aralarinda Hazret-i Ebu Bekir (radiyallahu anh), Hazret-i Omer (radiyallahu anh) ve Hazret-i Ebu Ubeyde (radiyallahu anh) gibi muhacirler ve Ensar’dan onde gelen sahabilerin de yer aldigi mucahitlerden olusuyordu. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) savas oncesi Usame’yi ovmus ve desteklemistir. Rivayete gore, Usame’nin yasi henuz 18 idi. Diger yandan Allah Resulu zeka ve kabiliyetine guvendigi genclerin ilimde uzmanlasmalari icin ne gerekiyorsa yapmis, ozellikle Ashab-i Suffa’yi ozel olarak egitmistir.

    Hazret-i Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) vahiy katiplerini de genel olarak gencler arasindan secmistir ve Islam’a davet mektuplarini da genclere yazdirmistir. Bazi gencleri de Suryanice ve Ibranice gibi, o gun icin ihtiyac duyulan yabanci dilleri ogrenmeye tesvik etmistir. Bu konuda kendisiyle yahudiler arasinda elcilik yapmak uzere Hazret-i Zeyd bin Sabit’i (radiyallahu anh) gorevlendirmistir. Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem), Hazret-i Muaz bin Cebel (radiyallahu anh) hakkinda; “Ummetimin icinde helal ve harami en iyi bilen Muaz’dir” buyurmustur. Sonucta ilimde en yuksek dereceye ulasmis olanlarin gencler olmasi, Allah Resûlu’nun (sallallahu aleyhi ve sellem) bu olumlu yaklasimindan cokca pay alindigini ortaya koymaktadir.

    Islam genclerin omuzunda yukseldi

    Islam hareketini asil yonlendiren ve onu toplumun yeni kimligine uygun hale gelmesinde canla-basla destekleyerek Hazret-i Peygamber’e (sallallahu aleyhi ve selem) yardimci olan genis bir idealist gencler grubu vardi. Musluman olduklarinda bunlarin cogu 30 yasin altinda bulunuyorlardi. Bu anlamda Islam’in bir genclik hareketi oldugunu soylemek mumkundur. Islam’in gencleri arasinda,

    * Hazret-i Ali (10 yas),

    * Hazret-i Zeyd bin Harise, Hazret-i Talha (15-17 yas),

    * Hazret-i Abdurrahman bin Avf (17 yas),

    * Hazret-i Sa’d bin Ebi Vakkas (17 yas),

    * Hazret-i Abdullah bin Mesud (15 yas),

    * Hazret-i Abdullah bin Omer (13 yas),

    * Hazret-i Zubeyr bin Avvam (16 yas),

    * Hazret-i Mus’ab bin Umeyr (18-20 yas),

    * Hazret-i Osman bin Afvan (24 yas),

    * Hazret-i Ebu Huzeyfe (30 yas),

    * Hazret-i Ebu Udeybe bin Cerrah (31 yas)

    gibi isimler yer aliyordu. Genc erkekler gibi genc kiz ve hanimlar da Islam’i ilk secenler ve Peygamber Efendimiz’in ilim ve irfan halkasina katilanlar arasinda yer aliyorlardi. Hazret-i Fatima binti el-Hattab (Hazret-i Omer’in kardesi) (radiyallahu anha), Hazret-i Ebubekir’in kizlari Hazret-i Esma (radiyallahu anha) ve Hazret-i Aise (radiyallahu anha) bunlarin basinda gelir.

    Hazret-i Mus’ab bin Umeyr (radiyallahu anh), zengin bir ailenin cocugu idi. Mekke’de Kureys gencleri arasinda onun kadar mureffeh bir hayat geciren bir baska genc yoktu. Islam’i hic itirazsiz kabul etti. Musluman oldugunu ogrenen ailesi onu yakalayip eve hapsetti.

    Hazret-i Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem) henuz 21 yasinda iken Hazret-i Muaz bin Cebel’i (radiyallahu anh) Yemen’e vali tayin etmis, ona vefa ve sevgi duygulari icerisinde davranmisti.

    Yine baska bir genc olan Hazret-i Ebu Huzeyfe (radiyallahu anh), Kureys liderlerinden inancsiz olarak olen Utbe’nin ogluydu. Babasindan sonra Kureys liderligi kendisini bekliyordu. O butun servet, itibar ve rahatligi terk ederek, Islam’i, birlikte cileyi ve fakirligi secti.
     

Bu Sayfayı Paylaş