İslamda Aile Mahremiyeti Koruma Kuralları

'İslamda Aile ve Kadın' forumunda SeLeN tarafından 25 Kasım 2010 tarihinde açılan konu

  1. SeLeN

    SeLeN Site Yetkilisi Editör

    Sponsorlu Bağlantılar
    İslamda Aile Mahremiyeti Koruma Kuralları konusu İslamda Aile - İslamda Aile Mahremiyeti Hakkında - İslam ve Aile


    İslam'da aile mahremiyetini koruma kuralları..

    Avrupa'da yaşayan Müslümanlar, aile içi kuralsızlıkların sebep olduğu ahlaki sapmalardan şikâyet ederek, 'Müslüman'ın aile içinde uymaya mecbur olduğu mahremiyet kuralları yok mu, bizim neslimiz de onlar gibi sapmalara aday mı yoksa buralarda?' diye sormaktalar.

    Bu önemli konuda bilgiye ihtiyaç vardır anlaşılan. Kısa da olsa aile mahremiyetini korumaya ait kurallardan bir özet arz etmeliyim bu sorular karşısında.

    Gerçekten de İslam'dan önceki cehalet devrinde aile mahremiyetini koruyacak herhangi bir kural yoktu. İnsanlar herhangi bir eve izinsiz girebilir, tesettürsüz şekilde odasında yüz yüze gelmekte mahzur görmezlerdi.

    Müslümanlar geçmişten gelen bu kuralsızlıktan rahatsızlık duymaya başladılar, aile mahremiyetini koruyacak kurallar konulması ihtiyacını duydular. Hazreti Ömer'den (ra) gelen bir ihtiyaç ifadesi ise şöyle oldu:

    - Ya Resulellah! Beni çağırması için gönderdiğiniz çocuk, izin istemeden evimin içine girip yattığım odama kadar geldi, beni yatağımda yorgansız gördü. Keşke Rabb'imiz bir yasak koysa da evimize, odamıza kimse izinsiz girmese, kimse kimseyi tesettürsüz bir halde görmese... İşte bu türlü isteklerin çoğaldığı sıralarda Nur Suresi'ndeki izin isteme ayetleri peş peşe geldi. Şu şekilde kurallar koyuyordu gelen ayetler:

    -Ey iman edenler! Birinin evine girmek istediğinizde önce dışarıdan izin isteyerek selam verin, izin verilirse içeriye girin; verilmezse geriye dönüp gidin, izin almadığınız eve girmeyin. Kendi evinizin içindeki hane halkı da, birbirinin odalarına geceleri izinsiz girmesinler. Gündüzleri de istirahat anlarında üzerlerinin açık olabileceği vakitlerde habersiz odaya dalmasınlar! Sizin için doğru ve hayırlı olan bu mahremiyet kurallarına uymaktır.

    Bu mealdeki diğer ayet ve hadislerle artık cehalet devri pervasızlıkları yasaklanıyor, Müslüman'ın aile hayatı korumaya alınıyor, eve ve odaya girmek izne bağlanıyordu.

    Artık İslam terbiyesinde, dışarıdan gelen birinin izinsiz eve dalması yasaktı. Yabancılar önce hem de üç defa dışarıdan izin isteyecek, içeriden izin verme sesi gelirse girecek, gelmezse dönüp gidecek, üçten fazla izin isteme ısrarında da bulunmayacaktı.

    İzin isteme sırasında içeriden 'Kimsiniz?' diye gelen soruya belirsiz bir kelimeyle 'benim' denmeyecek, 'ben falanım, filan iş için geldim' şeklinde tanıtıcı bilgi de vererek izin istenecekti... Nitekim bir gün Hazreti Cabir, Efendimiz'in kapısına gelip:

    -Esselamü aleyküm, ben geldim! diyerek izin istemişti. Efendimiz şöyle düzeltmede bulundu:

    -Niçin sadece ben geldim diyorsun? Sen kimsin nasıl bilinecek? Önce kendini tanıt, sonra izin iste!.

    Bu sırada bir sahabiden de şöyle soru geldi:

    -Ayetler hane halkının dahi geceleri kendi aralarında birbirlerinin odalarına izinsiz girmelerini yasaklıyor, şimdi ben anamın odasına da mı izinle gireceğim?

    Efendimiz'in bu soruya da cevabı kesin oldu:

    -Evet, geceleri istirahate çekildikten sonra anan da olsa odasına ancak izinle gireceksin! İzinsiz girmek yoktur.

    Böylece İslam'da aileyi koruma kuralları kesinleşmiş oluyordu. Artık kimse kimsenin evine, odasına izinsiz giremez, tesettürsüz görüntüsünü göremez, hissi sapmaya sebep olacak bakışlarla yüz yüze gelemezdi. Hane halkı içinde de olsa mahremiyete riayet edilecek, saygı hissi, sapmaya maruz kalmadan korunacaktı. İşte bu türlü mahremiyeti koruma kuralları Müslüman'ın aile hayatını tam bir emniyet altına aldı. İslam'dan önceki devam edip gelen hissi ve ahlaki sapmalar böylece önlenmiş oldu. Bu disiplinden mahrum yaşayan yabancılarda görülen aile içi sapmalar Müslümanlarda görülmez oldu. Bundan dolayı da yabancılar, 'Müslümanlarda aile yapısı çok sağlam, kolay yıkılmıyor' diye itiraf etmekten kendilerini alamadılar.

    Okuyucumun kuralsız yaşayan yabancılarda gördüğü aile içi sapmalar, mahremiyeti koruma kurallarını uygulayan Müslümanlarda söz konusu olmamaktadır.

    24 Kasım 2010, Çarşamba
    Ahmed Şahin​
     

Bu Sayfayı Paylaş